(İZMİR) - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Uzundere Cemevi’nde Tokat Artova Yenice Köylüleri Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen aşure ve kurban lokması etkinliğine katıldı. Semahın dönüldüğü, türkü ve deyişlerin söylendiği etkinlikte, 2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak Katliamı’nda canlarını yitirenler de anılarak oratoryo seslendirildi.
Etkinlikte, depremde hasara uğradıktan sonra kullanılamayan Uzundere Cemevi'ne ilişkin konuşan Tugay, “Karabağlar Belediye Başkanım ile görüştüm. ‘İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak cemevinin bir an önce yapılması için bize düşen neyse yapmaya hazırız, tamamının yapımını da üstlenmeye hazırız’ dedim. Onların cevabını bekliyorum” dedi.
Tugay, bu anlamlı buluşmada yer almaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, şunları söyledi:
"SİZLERLE AYNI DUYGULARI PAYLAŞMAK ÇOK DEĞERLİ"
"Böyle anlamlı bir vesileyle bir arada olmak çok kıymetli. İçinde bulunduğumuz günler yas günleri. Kendimi bildim bileli Kerbela olayı anlatılır; İmam Hüseyin ve yanındaki 72 canın yaşadığı zulüm hatırlatılır. Ama aynı zamanda sonraki yıllarda da bu zulmün farklı yerlerde, farklı biçimlerde devam ettiği söylenir. Bir tarafta haklı ve doğru olanlar, diğer tarafta ise gücü elinde bulundurduğu için zulmü kendinde hak görenler vardır. İnsanı tarif eden şey, bu mücadelede hangi tarafta durduğudur. Burada bulunan hiç kimsenin haksızlığın, yanlışın ve zulmün yanında yer alacağına inanmıyorum. Her zaman doğrunun yanında durmaya ve mücadele etmeye hazır olduğuna inanıyorum. Bu nedenle sizlerle aynı duyguları paylaşmak benim için çok değerli."
Hacı Bektaş Veli'nin "Doğruluk dost kapısıdır" sözünü hatırlatan Tugay, toplumsal dayanışmanın önemine dikkati çekerek sözlerine, şöyle devam etti:
"DAYANIŞMAYI HİÇ BIRAKMAMALIYIZ"
"Bizim dost kapılarına ihtiyacımız var. Aramızda yanlış insanların olmamasına ihtiyacımız var. Kendimizden başlayarak hiçbirimizin kötü ve yanlış insan olmamasına özen göstermeliyiz. Çünkü bazen bir damla mürekkep, koca bir kazan suyun rengini bozabiliyor. Birbirimize iyiliği ve doğruluğu telkin etmeli, zulme karşı mücadele ederken dayanışmayı hiç bırakmamalıyız. Ancak o zaman yeni Kerbelalar yaşanmaz. Sivas'ta yaşamını yitiren canlarımızın da aynı zulmün kurbanı olması bunu hepimize tekrar tekrar düşündürüyor. Yas günlerinde tutulan oruçların, edilen duaların ve paylaşılan lokmaların Hak katında kabul olmasını diliyorum."
"BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZ DAİMİ KALACAK"
Tokat Dernekleri Federasyonu Başkanı Cemalettin Can da "2 Temmuz 1993’te 37 canımızı yitirdik. Bu yara bize sadece Sivas’tan kalmadı. Bu yaranın özü Kerbela’dan Banaz’a devam etti ama böyle gitmeyeceğini, birlikten kuvvet doğacağını, beraberliğin bunların üstesinden geleceğine inanıyoruz. Aşure bizim birliğimizin ve beraberliğimizin daimi kalacağının kanıtıdır" ifadelerini kullandı.
"BİRLİKTELİĞİMİZ BİZE GÜÇ VERİR"
Tokat Artova Yenice Köylüleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Selami İyier ise "Kerbela olayı bir yas değil, bir dik duruşun simgesidir. Hz. Hüseyin ve yanındaki 72. kişi öleceklerini bile bile Kerbela’ya gitmişlerdir ve bu yol uğuruna şehit olmuşlardır. 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta sanatçılarımızı, aydınlarımızı sözde dini korumak ve kurtarmak adına katlettiler. Hepsini saygıyla, özlemle anıyorum. Madımak’ın ateşi sönmedi. Madımak Oteli müze yapılana, failler hak ettiği cezayı alana kadar da sönmeyecek. Bu birlikteliği aşurenin içindeki tanelere benzetiyorum. Birleştiğimizde, bir olduğumuzda aşure gibi tadımız güzel olur, gücümüz büyür, birlikteliğimiz bize güç verir" diye konuştu.