Haber: Vural EFECİK
(MUĞLA) - Ege ve Akdeniz’i istila eden zehirli balon balığı hem Türkiye’nin hem de Yunanistan’ın en büyük çevre ve balıkçılık sorunlarından biri haline geldi. Ancak destek açısından Türkiye - Yunanistan karşılaştırması büyük farkı ortaya koyuyor.
Akdeniz’in en tehlikeli istilacı türlerinden biri olan balon balığı, deniz ekosistemini tahrip etmeye, yerli balık türlerini yok etmeye ve balıkçıların ağlarına zarar vermeye devam ediyor. Türkiye kıyılarında yıllardır büyüyen soruna karşı uygulanan teşvik sistemi ise yeniden tartışma konusu oldu.
BALON BALIĞI DESTEĞİ NE KADAR?
Yunanistan Tarım Bakanlığı, Avrupa Birliği destekli yeni program kapsamında balıkçılara yakaladıkları balon balıkları için kilogram başına 5,33 avro, yani bugünkü kurla yaklaşık 283 lira ödeme yapacağını açıkladı. Üstelik balıkların taşınması, depolanması ve imha edilmesi gibi tüm operasyonel maliyetler de devlet tarafından karşılanacak.
Türkiye’de ise Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yürüttüğü destek programında balıkçılar, getirdikleri her balon balığı kuyruğu için 30 lira teşvik alıyor. Yunanistan bu yıl mücadeleye 1,5 milyon avro ayırırken Türkiye'de 2025 yılında Ege ve Akdeniz kıyılarında istilacı türle ilgili balıkçılara 524 bin lira ödeme yapıldı.
İki ülkenin aynı istilacı türle mücadele etmesine rağmen uyguladığı teşvik politikaları arasındaki fark dikkati çekiyor. Yunanistan, balıkçıyı ekonomik olarak sisteme dahil ederek balon balığının popülasyonunu hızla azaltmayı hedeflerken, Türkiye’deki destek miktarının yıllardır artan maliyetler karşısında yetersiz kaldığı yönünde değerlendirmeler yapılıyor.
Özellikle yakıt, bakım ve avlanma giderlerinin ciddi şekilde yükseldiği bir dönemde, balıkçılar 30 liralık desteğin mücadeleyi teşvik etmekten uzak olduğunu dile getiriyor.
İSTİLACI BALON BALIĞININ ZARARLARI
Türkiye’nin Ege ve Akdeniz kıyılarında balon balığı popülasyonu her geçen yıl artıyor. Uzmanlar bu istilacı türün denizlerde biyolojik çeşitliliği tehdit ettiğini, ekonomik değeri yüksek yerli balıkların yaşam alanlarını daralttığını ve balıkçılık sektörüne milyonlarca liralık zarar verdiğini belirtiyor.
Balon balığı "tetrodotoksin" isimli ölümcül bir sinir zehri taşıyor. Balon balığının derisinde, üreme organlarında, karaciğerinde ve bağırsaklarında bu zehir yoğun olarak bulunuyor. Siyanürden 1200 kat daha güçlü olan bu zehrin tüketimi felç ve solunum yetmezliği ile ölümlere yol açabiliyor.
Balon balığı pişirildiğinde bu zehir yok olmuyor. Balon balığı tüketildikten kısa bir süre sonra dudaklarda ve dilde uyuşma ile başlıyor. Daha sonra baş dönmesi, konuşma bozukluğu, kas güçsüzlüğü ve kusma görülüyor.
Ayrıca balon balığı güçlü çeneleriyle balıkçılık ekipmanlarını parçalayarak balıkçıların ekonomik kayıplara uğramasına neden oluyor. Diğer balık türlerini de tehdit eden balon balığı, Kızıldeniz'den Süveyş Kanalı yoluyla Akdeniz'e göç etti. Kküresel ısınma nedeniyle deniz suyu sıcaklıklarının artmasıyla Türkiye kıyılarında (Akdeniz, Ege ve Marmara) kalıcı yerli türler haline geldi.

