Haber: Hilal SOLMAZ
(İSTANBUL) - 54. İstanbul Müzik Festivali’nin açılışında Onur Ödülü’nü alan besteci Turgay Erdener, Ahmet Adnan Saygun’un yıllardır sahnelenmeyen Köroğlu operasının yeniden repertuvara alınması çağrısında bulundu. Erdener, Türk bestecilerin eserlerinin yeni kuşaklarla buluşturulması gerektiğini söyledi.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 54. İstanbul Müzik Festivali, Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu’nda Yetkin Dikinciler’in sunumuyla gerçekleştirilen açılış töreniyle başladı. Ancak gecenin en dikkat çekici anlarından biri, festivalin bu yılki Onur Ödülü’nü alan besteci Turgay Erdener’in yaptığı konuşma oldu. Erdener, hem Türk operasının geçmişine hem de Türkiye’de klasik müzik üretiminin bugününe dair önemli mesajlar verdi.
Ödülünü İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı’nın elinden alan Erdener, konuşmasına İKSV’nin Türkiye kültür sanat hayatındaki öncü rolüne vurgu yaparak başladı. İlk İstanbul Festivali’nin 1973 yılında gerçekleştirildiğini hatırlatan besteci, festival tarihinde önemli bir yere sahip olan Ahmet Adnan Saygun’un Köroğlu operasına dikkati çekti.
“1973’te ilk festival yapıldığında Ahmet Adnan Saygun’un Köroğlu operası sahnelendi. Yanılmıyorsam bir ya da iki temsilin ardından bir daha sahnelenmedi” diyen Erdener, son yıllarda Devlet Opera ve Balesi’nin Türk bestecilerinin eserlerini yeniden repertuvara kazandırma yönündeki çabalarını memnuniyetle izlediğini söyledi.
Geçtiğimiz yıl Saygun’un Gilgameş operasının yeniden sahnelenmesini önemli bir gelişme olarak değerlendiren Erdener, "Gilgameş’i izledim ve sahnelemesine hayran kaldım. Şimdi aynı görevin Köroğlu için yerine getirilmesi gerekiyor. Köroğlu’nun yeniden sahnelenmesini istiyorum. Bu yalnızca bir temenni değil, bir zorunluluk" dedi.
Türk operasının gelişiminin ancak kendi klasiklerinin yeniden yorumlanmasıyla mümkün olacağını belirten Erdener, "Türkiye’de müzik kültürün taşıyıcılığını üstlenecekse, Ahmet Adnan Saygun’un yaptığı çalışmaların yeni kuşaklarla buluşması gerekiyor. Bu eserlerin yalnızca arşivlerde kalmaması, sahnelerde yaşamaya devam etmesi şart" diye konuştu.
"TÜRK BESTECİLERİN ESERLERI BASILMALI"
Konuşmasının ilerleyen bölümünde Türkiye’de müzik yayıncılığına dair eleştirilerde bulunan Erdener, kültür politikaları açısından dikkat çekici bir sorunu gündeme taşıdı.
“Bir ülkede şiirin olup olmadığını nasıl anlarsınız?” diye soran besteci, şu değerlendirmeyi yaptı: “Slovenya’da, İspanya’da ya da başka bir ülkede şiir kitapları basılıyorsa, insanlar o kitaplara ulaşabiliyorsa, o ülkede şiirin yaşadığını söyleyebilirsiniz. Türkiye’de de şiir kitapları var. Peki müzik için aynı şeyi söyleyebiliyor muyuz? Hayır.”
Türkiye’de bestecilerin eserlerinin yayımlanması konusunda ciddi eksiklikler bulunduğunu belirten Erdener, nota basımının ve eserlerin erişilebilir hale getirilmesinin kültürel üretimin temel şartlarından biri olduğunu vurguladı.
“Bestecilerin eserlerinin düzenli olarak yayımlandığı bir sistemden söz etmek mümkün değil. Elbette geçmişte çeşitli girişimler oldu ama bunlar yeterli değil. Türk bestecilerinin eserlerinin yazılması, basılması ve müzisyenlerin kullanımına sunulması için daha fazla çaba gösterilmesi gerekiyor” dedi.
“BU SESİ DUYURMAK ZORUNDAYIZ”
İKSV’nin bu konuda doğrudan sorumlu bir kurum olmadığını bildiğini ifade eden Erdener, buna rağmen festival sahnesini bu çağrıyı yapmak için önemli bir fırsat olarak gördüğünü söyledi.
“Belki bunun adresi İKSV değil ama bu sesi duyurmanın gerekli olduğunu düşünüyorum” diyen besteci, müzik kurumlarına, kültür yöneticilerine ve müzikseverlere seslenerek Türk bestecilerinin eserlerinin korunması ve dolaşıma girmesi için ortak bir çaba gerektiğini belirtti.
Yaklaşık yarım asrı aşan sanat yaşamı boyunca opera, bale, tiyatro ve senfonik müzik alanlarında çok sayıda eser veren Turgay Erdener, konuşmasını kendisine verilen Onur Ödülü için teşekkür ederek tamamladı.
"ANIN İÇİNDE" TEMASIYLA 22 KONSER”
Açılış töreninde konuşan İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı da festivalin yalnızca konserlerden oluşan bir etkinlik olmadığını vurgulayarak, klasik müziği kentin farklı noktalarına taşıyan kapsayıcı bir program hazırladıklarını söyledi. Eczacıbaşı, bu yıl ilk kez gerçekleştirilecek "rahat konser" uygulamasına da dikkatİ çekti. Otizm spektrumundaki bireyler ve nöroçeşitliliğe sahip katılımcılar düşünülerek tasarlanan konserde izleyicilerin salona girip çıkmakta serbest olacağını belirten Eczacıbaşı, sanat etkinliklerinin daha erişilebilir hale gelmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.
Eczacıbaşı, bu yıl "Anın İçinde" temasıyla düzenlenen festivalin 22 konser, atölye ve söyleşinin yanı sıra üç dünya prömiyerine ev sahipliği yapacağını söyledi. Festival programının Atatürk Kültür Merkezi ve Süreyya Operası gibi salonların yanı sıra Yıldız Parkı, Yoğurtçu Parkı ve Kapalıçarşı gibi kamusal ve tarihî mekânlara da yayıldığını belirten Eczacıbaşı, klasik müziği İstanbul'un farklı noktalarına taşıyarak daha geniş kitlelerle buluşturmayı amaçladıklarını ifade etti. Eczacıbaşı ayrıca, festivalin gerçekleşmesine katkı sunan kamu kurumlarına, sponsorlara, destekçilere, sanatçılara ve izleyicilere teşekkür etti.
Festival Sponsoru ve Yüksek Katkıda Bulunan Gösteri Sponsoru Borusan Holding adına konuşan Borusan Grup CEO'su Özgür Günaydın ise İstanbul Müzik Festivali'nin kentin kültür yaşamında özel bir yere sahip olduğunu vurguladı. Festival kapsamında 16 Haziran'da gerçekleştirilecek "BİFO: Morricone – Sinemanın Sesi" konserine dikkat çeken Günaydın, festival boyunca İstanbul'un farklı mekânlarının müzikle buluşacağını ve Borusan olarak bu kültürel yolculuğun parçası olmaya devam edeceklerini belirtti.
AYDIN GÜN TEŞVİK ÖDÜLÜ KEREM TUNÇER'E
Festival kapsamında verilen ödüller de sahiplerini buldu. 2025 Aydın Gün Teşvik Ödülü, genç orkestra şefi, besteci ve keman sanatçısı Kerem Tunçer'e verildi. Ödül, İKSV Genel Müdür Yardımcısı Yeşim Gürer Oymak tarafından takdim edildi.
BEHZOD ABDURAIMOV VE TEKFEN FİLARMONİ SAHNEDEYDİ
İstanbul Müzik Festivali’nin açılış gecesi, Aziz Shokhakimov yönetimindeki Tekfen Filarmoni Orkestrası ve Özbek piyanist Behzod Abduraimov’un konseriyle tamamlandı. Tekfen Vakfı’nın desteğiyle gerçekleştirilen konserde, Rachmaninoff’un 2. Piyano Konçertosu ile Stravinsky’nin Ateş Kuşu Süiti müzikseverlerle buluştu.
54. İstanbul Müzik Festivali, 26 Haziran’a kadar İstanbul’un farklı mekânlarında gerçekleştirilecek konserlerle devam edecek.

