(ANKARA) - Köy Enstitüleri'nin mimarı İsmail Hakkı Tonguç, 66. ölüm yıl dönümünde mezarı başında anıldı. CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, "İsmail Hakkı Tonguç ne ise Yusuf Tekin tam tersi. Bugün öğretmenlerimiz, 100 yıl sonra bambaşka sorunlarla mücadele ediyor" dedi.
Köy Enstitüleri'nin mimarı İsmail Hakkı Tonguç, 66. ölüm yıl dönümünde Cebeci Asri Mezarlığı'nda CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, CHP ilçe teşkilatları, CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, Eğitim-İş Genel Mali Sekreteri Doğan Dağdelen ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası MYK Üyesi Rabia Aybaş’ın da katıldığı törenle mezarı başında anıldı.
Dağdelen, şunları söyledi:
“Bugün hâlâ onların bizlere miras bıraktığı değerleri anıyor, arıyor ve günümüze baktığımız zaman çocukların sofrasından bir lokma ekmeğini çalan; özel sektörde çalışan öğretmenlerin, Cumhuriyet döneminden beri verilmiş haklarını ellerinden alan ya da almaya çalışan; okulları birer hapishaneye çeviren; okulların ne güvenliğini, ne temizliğini ne de eğitim ortamını düzgünce sağlayabilen bir yönetim anlayışıyla karşı karşıya olmanın acısını yaşıyoruz.
Tonguç Baba, ‘iş için, iş içinde, iş vasıtasıyla eğitim’ anlayışıyla toplumun aydınlanması ve yükselmesi için mücadeleyi örmüş; yeri geldiğinde Köy Enstitülerinin çatısına çıkıp bir tamirata ortak olmuş, yeri geldiğinde çocuklarımızla birlikte bir okulun inşaatını yürütmüş kıymetli bir değerimizdir. Eğitim-İş Sendikası olarak onların bize miras bıraktığı o yüce değerleri taşımaya, onları geleceğe aktarmaya yemin ettik. Cumhuriyetçi eğitimi gelecek nesillere aktarmaya yemin ettik. Bu emanetlere sahip çıkabilmek için Tonguç Baba’nın huzurunda bir kez daha Eğitim-İş Sendikası adına söz veriyorum.”
“TONGUÇ’UN IŞIĞINDA MÜCADELEMİZE DEVAM EDİYORUZ”
Aybaş ise özel sektör öğretmenlerinin son günlerdeki direnişine dikkat çekerek, şunları söyledi:
“Biz 10 gündür bir direniş sergiliyoruz Ankara’da. 9 gündür açlık grevindeyiz. Açken buraya gelmiş bulunuyoruz. Elimizde suyumuzla gelmiş bulunuyoruz. İsmail Hakkı Tonguç’un geçmişte eğitime dair verdiği bütün mücadelelerin bize örnek olduğunu biliyoruz. Bugüne ışık oldu. Biz de onun ışığında mücadelemize devam ediyoruz. Bugün burada olsaydı hepimizin bu mücadelesiyle gurur duyardı. Bundan çok eminiz.
Onun verdiği geleceğin ışığıyla mücadelemize büyük bir güvenle, büyük bir bağlılıkla ve dayanışmayla devam ediyoruz. Onlar olmasaydı bugün bu mücadeleyi sergiliyor olmazdık. Onların ışığı bize ışık oldu, yolumuzu aydınlattı. O yüzden bizim için çok değerli. Köy Enstitüleri’nin kurucusu. O yüzden bizim için çok değerli; onu saygıyla anıyoruz. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası olarak her zaman onu dilimizden düşürmeyeceğimize, tarihsel açıdan yaptıklarının bizim mücadelemize ışık olacağına buradan söz veriyoruz.”
“TONGUÇ, TÜRK AYDINLANMASININ ÇOK ÖNEMLİ BİR DEĞERİDİR”
Genç ise Tonguç’u saygıyla anarak, şunları kaydetti:
“Sayın Tonguç, Köy Enstitüleri’nin babasıdır. Türk aydınlanmasının, Cumhuriyet aydınlanmasının çok önemli bir değeridir. Ben Pazarören köyünün kurucusu olması vesilesiyle bugün gelip kendisinin mezarı başında anmaktan son derece mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum. 12 Nisan 1936 tarihinde Sayın Tonguç bir trenle Kayseri’ye geliyor. O gün Kayseri merkezde konaklıyor. Ertesi gün de İl Millî Eğitim Müdürü ile Kayseri’de incelemeye çıkıyor. Yaklaşık 20 köyü gezdikten sonra Pazarören’e geliyor. O kadar beğeniyor ki Pazarören’i… Ve orada Pazarören Köy Enstitüsü’nü kurmaya karar veriyor. Uzun yıllar Pazarören Köy Enstitüsü Kayseri ve Orta Anadolu bölgesine büyük hizmetler vermiştir. Çok değerli öğretmenler, millî eğitimciler yetiştirmiştir. Ben onların şahsında Sayın Tonguç’a tekrar Allah’tan rahmet diliyorum.”
Özçağdaş ise İsmail Hakkı Tonguç’un önemine dikkat çekerek, şunları söyledi:
“İsmail Hakkı Tonguç, Türkiye Cumhuriyeti’nin büyük evlatlarından biri. Türkiye Cumhuriyeti’ni bugün var eden, ona bu şeklini veren ve coğrafyasındaki bütün olumsuzluklara rağmen dimdik ayakta kalmasını sağlayan önemli isimlerden birisi aynı zamanda. Bir köy çocuğu İsmail Hakkı Tonguç. Hayatı boyunca araştırmaktan, öğrenmekten vazgeçmiyor.
“HASAN ALİ YÜCEL VE İSMAİL HAKKI TONGUÇ İKİLİSİYLE BÜYÜK GURUR DUYUYORUZ”
İsmail Hakkı Tonguç, eğitimin yaşamın doğal bir parçası olduğunu benimsemiş birisi. Yaşamdan kopuk, sadece bilgi transferine dayalı bir eğitimi benimsemiyor. Bütün görevlerini yenilikçi bir bakış açısıyla yürütüyor. Hepimizin bildiği, Türkiye’nin yüzyılına katkı yapmış olan Köy Enstitüleri süreci var. Biz Köy Enstitüleri’ni Hasan Âli Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç ikilisiyle büyük bir gururla anıyoruz.”
İktidarın eğitim politikalarını eleştiren Özçağdaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bugün öğretmenine değer vermeyen, onu kamuda yoksulluk sınırının altında maaşlara; özel sektörde açlık sınırının altında maaşlara mahkûm eden bir anlayış vardır. Bugün özel sektör öğretmenleri, 1965’te elde ettikleri hakkı 2014’te bir gece yarısı operasyonuyla ellerinden alanlara karşı taban maaş haklarını savunmaktadır. Bir özel sektör öğretmeni 9 ay maaş almaktadır. Belirli süreli sözleşmeli olduğundan bir sonraki yıl ne olacağı belli değildir. Her türlü mobbinge ve angaryaya itiraz etme şansı bulamamaktadır. Asgari ücretle ya da onun altında maaşlarla çalışmak zorunda kalmaktadır. Bu zulüm son 10 günde öğretmenleri otellerinden çıkarmayacak, sendikalarından 20 metre ileri götürmeyecek kadar bir zorbalık düzeyine ulaşmıştır. Gazlamak, zarar vermek noktasına gelmiş bir şiddet döngüsü vardır. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Tüm muhalefet partileri olarak Meclis komisyonunu toplamaya çalıştık. Maalesef AK Partili komisyon başkanına ulaşmak bile mümkün olmadı.
“İKTİDAR OLDUĞUMUZDA KÖY OKULLARINI YENİDEN AÇACAĞIZ”
İsmail Hakkı Tonguç ne ise Yusuf Tekin tam tersi. Bugün öğretmenlerimiz, 100 yıl sonra bambaşka sorunlarla mücadele ediyor. İktidar olduğumuzda köy okullarını yeniden açacağız. Öğretmenlerimiz orada çocuklarıyla buluşacak. Ama kentte de yapacaklarımız var. Bir tür kent enstitüleriyle öğretmenlerimize haklarını vererek yapacak çok işimiz var. Genel Başkanımız Özgür Özel’le birlikte milletvekillerimiz, il ve ilçe başkanlarımız, uzmanlarımız ve hocalarımız hep beraber çalışmaya devam edeceğiz. İsmail Hakkı Tonguç’un ruhu şad olsun. Vatan ona minnettardır. Bir vatan evladı bir ülkeye nasıl hizmet edecekse, o da ülkesine öyle hizmet etmiştir. Ölümünün altmış altıncı yılında kendisini rahmetle ve minnetle anıyorum. Ruhu şad olsun.”
