(İSTANBUL) - İSKİ Genel Müdürü Doç. Dr. Şafak Başa, İSKİ’nin 2019-2026 Yatırım ve Proje Tanıtım Töreni'nde, "İSKİ; iş güvenliği alanından kayıp-kaçak yönetimine, dijital dönüşüm projelerinden deprem ve taşkın risk analiz çalışmalarına kadar yürüttüğü faaliyetlerle 2019-2026 yılları arasında toplam 22 ödüle layık görüldü. Bu ödüller bizim için yalnızca bir başarı belgesi değil; İSKİ’nin özellikle dijitalleşmede geldiği seviyenin uluslararası ölçekte tescilidir" dedi.
Ekrem İmamoğlu’nun göreve geldiği 2019’dan bu yana altyapı yatırımlarına kesintisiz şekilde devam eden İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin (İSKİ) yatırımları ve projeleri, Yenikapı’da Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen törende tanıtıldı.
Törene İBB Başkanvekili Nuri Aslan, İBB Genel Sekreteri Prof. Dr. Volkan Demir, İSKİ Genel Müdürü Doç. Dr. Şafak Başa, meclis üyeleri, muhtarlar, üniversiteler, kamu kurumları ve meslek kuruluşlarının temsilcileri, bilim insanları ve akademisyenler, siyasi parti, sendika ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, İBB ile İSKİ bürokratları ve çalışanları katıldı.
“2019’DAN BUGÜNE HALİÇ’E 665 MİLYON METREKÜP CAN SUYU VERDİK”
Törende Haliç’in su kalitesinin ve ekosisteminin korunması amacıyla yürütülen çalışmaları da anlatan Başa, “Alibeyköy ve Kâğıthane dereleriyle Haliç’e taşınan çamur ve teressubatın Haliç’in su kalitesi ve canlı yaşamı üzerindeki olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak amacıyla Haliç Dip Çamur Tarama ve Susuzlaştırma Tesisimizin inşasını tamamlayarak işletilmek üzere İBB’ye devrettik. Özel olarak tasarlanan çamur tarama gemisiyle Haliç’in dip çamuru taranıyor ve çıkarılan çamur Çamur Susuzlaştırma Tesisi’ne taşınıyor” dedi.
Tesise getirilen çamurun hacminin önemli ölçüde azaltıldığını belirten Başa, “Tesise ulaştırılan çamuru minimum yüzde 50 oranında susuzlaştırarak bertaraf ediyoruz. Bunun yanında İstanbul Boğazı’ndan aldığımız suyu Haliç’e aktararak su sirkülasyonunu destekliyor, Haliç’i kirlilikten ve kötü kokudan arındırmaya ve ekosistemini korumaya yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 2019’dan bugüne Haliç’e toplam 665 milyon metreküp can suyu verdik” ifadelerini kullandı.
“2 BİN 100 KİLOMETRE ATIK SU ŞEBEKESİ, 250 KİLOMETRE KOLEKTÖR İMALATI YAPTIK”
İstanbul’un atık su altyapısının artan ihtiyaçlara göre geliştirildiğini belirten Başa, “Şehrimizin ihtiyaçlarını öngörerek atık su altyapımızı güçlendirmeye devam ediyoruz. İhtiyaç duyulan bölgelerde yeni atık su şebeke hatları inşa ediyor, mevcut hatlarımızı yeniliyoruz. 2019’dan bugüne kadar atık suların çevreye zarar vermeden uzaklaştırılabilmesi amacıyla 2 bin 100 kilometre atık su şebeke imalatı yaptık. Diğer bir ifadeyle İstanbul’dan Mardin’e kuş uçuşu gidip dönecek kadar atık su şebeke hattı imalatı gerçekleştirdik” dedi.
Kolektör altyapısının da genişletildiğini ifade eden Başa, “Farklı bölgelerden gelen atık suların toplanarak ana iletim hatlarına güvenli ve kontrollü şekilde aktarılmasını sağlamak amacıyla yeni atık su kolektörleri inşa ediyor, mevcut kolektörlerimizi yeniliyoruz. 2019’dan bugüne kadar toplam 250 kilometre atık su kolektör imalatı yaptık ve mevcut kolektör uzunluğumuzu yüzde 48 artırdık. Böylece atık suyun kaynağından toplanarak arıtma tesislerine ulaştırılmasını sağlayan altyapımızı İstanbul’un büyüyen ihtiyaçlarına uygun şekilde güçlendirdik” ifadelerini kullandı.
“16 KİLOMETRE ATIK SU TÜNELİ, 285 KİLOMETRE YAĞMUR SUYU HATTI İNŞA ETTİK”
İstanbul’un atık su altyapısında şebeke ve kolektör yatırımlarının yanı sıra iletim tünellerinin de önemli bir yer tuttuğunu belirten Başa, “Atık su şebekesi ve kolektör hatlarıyla topladığımız atık suları arıtma tesislerine ulaştırmak üzere atık su iletim tünelleri yapmaya devam ediyoruz. 2019-2026 döneminde 16 kilometre atık su tüneli inşa ettik. Bu tünellerle atık suyun arıtma tesislerine ulaşmasını daha etkin hale getirirken İstanbul’un atık su altyapısında daha entegre bir sistem oluşturuyoruz” dedi.
Yoğun yağışların kent üzerindeki etkilerini azaltmak amacıyla atık su ve yağmur suyu sistemlerinin ayrıştırıldığını kaydeden Başa, “Atık su yönetiminin yanında yağışın kent üzerindeki etkilerini azaltmak için de altyapımızı düzenliyoruz. Özellikle yoğun yağışlarda yaşanan su baskınları ve taşkınların önlenmesi için atık su ve yağmur suyu hatlarını ayrıştırıyor, yeni yağmur suyu hatları inşa ediyoruz. 2019-2026 döneminde 285 kilometre yağmur suyu hattı inşa ettik. Bu çalışmalarla değişen iklim koşullarına karşı altyapımızın dayanıklılığını artırıyoruz” ifadelerini kullandı.
“YAĞMUR SUYU TÜNELİ İMALATINI 706 METREDEN 16 KİLOMETREYE ÇIKARDIK”
Yağmur suyu altyapısında yüksek kapasiteli tünel yatırımlarına ağırlık verdiklerini belirten Başa, “Yağmur suyu hatlarımızı güçlendirirken özellikle kritik bölgelerde yüksek kapasite sağlayan tünel yatırımlarımıza da ağırlık verdik. 2012-2018 döneminde yalnızca 706 metre olan yağmur suyu tüneli imalatını, 2019-2026 döneminde önemli ölçüde artırarak 16 kilometreye ulaştırdık. Bu yatırımlarla İstanbul’u yağmur suyu tünelleriyle tanıştırırken yoğun yağışlarda suyun daha hızlı tahliye edilmesini sağlayan güçlü bir tünel ağı oluşturduk” dedi.
Denizlere ve Haliç’e ulaşan atık su kaynaklı kirliliğin önlenmesine yönelik çalışmaların da sürdürüldüğünü ifade eden Başa, “2019’dan bu yana 189 noktada atık su girişini keserek Haliç’e, Boğaz’a ve denizlerimize ulaşan kirliliği önemli ölçüde azalttık. Bu çalışmalar sayesinde kötü koku ve renk değişimi risklerini azaltırken özellikle Kurban Bayramı sonrasında yaşanan deniz kirliliği görüntülerinin de önüne geçtik” ifadelerini kullandı.
“MELEN HAVZASI’NDAKİ YATIRIMLARIMIZIN GÜNCEL TUTARI YAKLAŞIK 8 MİLYAR LİRA”
İstanbul’un içme suyu kaynaklarının yalnızca kent sınırları içerisinde değil, suyun toplandığı havzalardan başlayarak korunması gerektiğini belirten Başa, “İstanbul’un içme suyu ihtiyacının önemli bir kısmını karşılayan Melen İçme Suyu Havzası’nı atık su tehdidinden korumak amacıyla 109 kilometre atık su şebeke ve kolektör imalatı ile 6 kilometre dere ıslahını tamamladık. Ayrıca günlük 9 bin metreküp kapasiteli Cumayeri İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi’nin inşa çalışmaları devam ediyor. Bu yatırımlarımızın güncel tutarı yaklaşık 8 milyar liradır” dedi.
Düzce’deki atık su arıtma yatırımlarının da havza koruma yaklaşımının bir parçası olduğunu kaydeden Başa, “Günlük 50 bin metreküp kapasiteli 1. etabı İSKİ tarafından yapılan Düzce İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi’nin günlük 35 bin metreküp kapasiteli 2. etabının da İdaremiz tarafından yapılması kararını aldık. Böylece su kaynağını İstanbul’a ulaşmadan önce kendi havzasında koruyan kapsamlı bir yaklaşım uyguluyoruz” ifadelerini kullandı.
Su kaynaklarının korunmasına yönelik çalışmaların Kırklareli’ne kadar uzandığını belirten Başa, “İstanbul’un iklim koşullarına uyumunu ve suya olan direncini korumak amacıyla altyapı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda Kırklareli’nin Vize ilçesinde bulunan 7 köyde 25 kilometre atık su ve 320 metre yağmur suyu hattı inşa ettik. Ayrıca bölgeye 27 kilometre içme suyu hattı kazandırdık. Bu çalışmalarla atık suların havzaya kontrolsüz şekilde ulaşma riskini azaltıyor, su kaynaklarımızın korunmasına katkı sağlıyoruz. Su güvenliğini yalnızca İstanbul il sınırları içerisinde değil, suyun doğduğu ve toplandığı havzalardan başlayarak bütüncül bir anlayışla ele alıyoruz” dedi.
“181 KRİTİK NOKTADA KALICI ALTYAPI ÇÖZÜMLERİ HAYATA GEÇİRDİK”
Taşkın ve sel riski taşıyan derelerde yürütülen ıslah çalışmalarına ilişkin bilgi veren Başa, “Taşkın ve sel riski taşıyan derelere öncelik vererek ıslah çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 2019-2026 döneminde 100 kilometre dere ıslahı gerçekleştirdik. Esenyurt Haramidere’nin en sorunlu bölgeleri bu çalışmalarla çözüldü. Ayamama’da da ıslah çalışmalarında sona yaklaştık. Yaptığımız çalışmalarla dere kesitlerini ve akış kapasitesini iyileştirerek yoğun yağışlarda sel ve taşkın riskini azaltıyor, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğinin korunmasına katkı sağlıyoruz” dedi.
İstanbul’da geçmişte kuvvetli yağışlarla birlikte tekrar eden su baskını sorunlarının yaşandığı noktaların tek tek ele alındığını ifade eden Başa, “İstanbul’da bazı noktalarda yıllar boyunca her kuvvetli yağışta sorunlar yaşanıyordu. Bu alanları tek tek ele alarak yağmur suyu hatları, dere ıslahları, kolektörler ve tüneller aracılığıyla 181 kritik noktada su baskını ve taşkın sorunlarına yönelik kalıcı altyapı çözümleri hayata geçirdik. Bu çalışmalar yalnızca yağmur suyunu güvenli ve hızlı bir şekilde tahliye etmekle kalmadı; ulaşımın ve günlük yaşamın kesintisiz devam etmesine de katkı sağladı” ifadelerini kullandı.
“7 BİN 500 KİLOMETRELİK AKIŞ MECRASINI DİJİTAL ORTAMDA MODELLEDİK”
Taşkınlarla mücadelede fiziksel altyapı yatırımlarının teknolojik sistemlerle desteklendiğini belirten Başa, “Yine bir ilke imza atarak teknolojik bir yatırım olan İstanbul Taşkın Erken Uyarı Sistemi’ni, İTEUS’u hayata geçiriyoruz. İstanbul’umuzu taşkınlara karşı dirençli bir şehir haline getirmek artık bir zorunluluktur. ‘Doğru Veri, Doğru Tahmin ve Zamanında Uyarı’ hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.
Sistemin oluşturulması için İstanbul’un yağmur suyu ve dere altyapısının geniş ölçekte dijital olarak modellendiğini kaydeden Başa, “2 bin 200 kilometre yağmur suyu kolektörünü ve 5 bin 300 kilometre dere akışını, yani toplam 7 bin 500 kilometrelik devasa bir akış mecrasını dijital ortamda modelledik. Bu verilerle şehrimizin taşkın risk haritalarını çıkardık ve imar planlama süreçlerine entegre ettik. Geliştirdiğimiz projenin 1. Fazını başarıyla tamamlayarak Cendere Havzası’nda sistemi operasyonel hale getirdik. Tüm İstanbul’u kapsayacak 2. Faz geliştirme çalışmalarımız ise hızla sürüyor” ifadelerini kullandı.
“850 BİN METREKARE YAŞAM VADİSİ ALANINI İSTANBUL’A KAZANDIRDIK”
Dere ıslahlarının yalnızca altyapı yatırımı olarak değerlendirilmediğini, uygun alanların kent yaşamına kazandırıldığını ifade eden Başa, “2019 yılında kent bünyesinde hiç yaşam vadisi bulunmazken, ıslah ettiğimiz derelerde sadece İSKİ olarak bugüne kadar 850 bin metrekare yaşam vadisi alanını İstanbul’a kazandırmış durumdayız. Bu alanlarda oluşturduğumuz yürüyüş, dinlenme ve yeşil alanlarla altyapı yatırımlarımızı yalnızca teknik çözümler olmaktan çıkararak kent yaşamının kalitesini artıran ve İstanbullulara yeni yaşam alanları sunan çok yönlü kazanımlara dönüştürdük” dedi.
Derelerin akış kapasitesinin korunması amacıyla düzenli temizlik çalışmalarının da gerçekleştirildiğini kaydeden Başa, “2019-2026 yılları arasında gerçekleştirdiğimiz çalışmalarla 2 bin 722 kilometre uzunluğundaki dereden 5 milyon 500 bin metreküp teressubatı uzaklaştırdık. Bu çalışmalarla dere yataklarının akış kapasitesini koruyor, kötü koku ve taşkın riskini azaltıyoruz. Böylece derelerimizi daha temiz ve güvenli hale getirerek İstanbul’un yaşam kalitesine katkı sağlıyoruz” ifadelerini kullandı.
“ATIK SU TRANSFER İZLEME SİSTEMİ’Nİ İLK DEFA BU DÖNEMDE DEVREYE ALDIK”
Atık suların kontrolsüz şekilde çevreye bırakılmasının önlenmesi amacıyla teknolojik takip sistemlerinin kullanıldığını belirten Başa, “Hizmet alanımızda vidanjörlerle atık suların kanalizasyon hatlarına, derelere ve çevreye kontrolsüz şekilde boşaltılmasını önlemek amacıyla ilk defa bu dönemde Atık Su Transfer İzleme Sistemi’ni, ATİS’i devreye aldık. Şehir genelinde faaliyet gösteren vidanjörleri sisteme kaydederek atık suyun hangi noktadan alındığını ve nereye taşındığını online olarak takip ediyoruz” dedi.
Başa, “Atık Su Transfer İzleme Sistemi’ne 67 araç kayıtlı. Sistem üzerinden toplam 37 kaçak döküm tespit edildi. Böylece atık suyun alınmasından taşındığı noktaya kadar olan süreci takip ederek çevreye kontrolsüz deşarjlara karşı denetim kapasitemizi güçlendirdik” ifadelerini kullandı.
Çevresel sürdürülebilirliğin kurumun kendi tesislerinde de yaygınlaştırıldığını ifade eden Başa, “Çevreye duyarlı yaklaşımımızı yalnızca sahadaki yatırımlarımızla sınırlı tutmuyor, kendi tesislerimizde de sıfır atık anlayışını yaygınlaştırıyoruz. Bu kapsamda 128 tesis ve hizmet noktamız için Sıfır Atık Belgesi aldık. 2026 itibarıyla belge oranımızı yüzde 91’e çıkardık” dedi.
“31 İLDE, 100’ÜN ÜZERİNDE İLÇE VE BELDEDE TEKNİK DESTEK SAĞLADIK”
İSKİ’nin İstanbul’da sahip olduğu teknik kapasite ve tecrübenin ihtiyaç duyan diğer kentlerle de paylaşıldığını belirten Başa, “İstanbul’daki güçlü teknik birikimimizi dayanışmaya dönüştürerek ihtiyaç duyan şehirlerimizin hizmetine sunuyoruz. 2019’dan bugüne 31 ilimizde, 100’ün üzerinde ilçe ve beldemizde şehirlerimizin altyapı ihtiyaçlarına hızlı ve etkin çözümler sunduk. Kombine kanal temizleme araçlarımız ve uzman ekiplerimizle hat temizliğinden terfi merkezlerine kadar sahada tam zamanlı teknik ve operasyonel destek sağladık” ifadelerini kullandı.
“26 BİN 658 KİLOMETRE TEMİZLİK, 26 BİN 240 KİLOMETRE GÖRÜNTÜLEME ÇALIŞMASI GERÇEKLEŞTİRDİK”
Altyapı sorunlarına arıza meydana gelmeden müdahale edilmesinin önemine dikkati çeken Başa, “Altyapının en etkili müdahale şekli, sorun büyümeden yapılan müdahaledir. Kamera sistemleriyle hatlarımızın içini düzenli olarak görüntülüyor; tıkanıklık, çatlak ve deformasyonları erken aşamada tespit ediyoruz. 2019-2026 döneminde yaklaşık 26 bin 658 kilometre temizlik ve 26 bin 240 kilometre görüntüleme çalışması gerçekleştirdik. Böylece arızalara daha erken müdahale ederek taşkın ve hizmet kesintisi riskini oluşmadan azaltıyor, altyapımızın güvenli çalışmasını sağlıyoruz” dedi.
Kazısız teknolojilerin de daha yaygın kullanılmaya başlandığını belirten Başa, “Yoğun kent dokusunda her arızayı açık kazıyla çözmek trafik ve günlük yaşam üzerinde ciddi yük oluşturabiliyor. Bu nedenle uygun hatlarda kanal kaplama gibi kazısız rehabilitasyon yöntemlerini daha yaygın kullanıyoruz. 2019-2026 döneminde geçmiş dönemle kıyasla kazısız teknolojiyle arızalara müdahale oranımızı yüzde 194 artırdık. Böylece hem altyapı sorunlarına müdahale ediyor hem de İstanbul’un günlük yaşamı üzerindeki etkiyi azaltıyoruz” ifadelerini kullandı.
Sahadaki yatırımların bağımsız denetimlerle de kontrol edildiğini kaydeden Başa, “Yüklenici çalışmalarını İSKİ ekiplerimizle düzenli olarak denetliyor; trafik ve yaya güvenliğinden çevre düzenine, iş programına uyumdan çalışma alanlarının güvenliğine kadar tüm süreci yakından takip ediyoruz. Denetim mekanizmamızı yalnızca kurum içi süreçlerle sınırlamıyor, UGETAM’ın bağımsız saha denetimlerinden de yararlanıyoruz. 2019 yılında 82 olan saha denetimi sayısını 2026 yılında 880’e çıkardık” dedi.
“ONLINE İŞLEM ORANINI YÜZDE 50 SEVİYESİNE ÇIKARDIK”
Abone hizmetlerinde dijital kanalların yaygınlaştırıldığını ifade eden Başa, “2019 yılında online işlem kanallarımız oldukça sınırlıyken hayata geçirdiğimiz projelerle dijital hizmet altyapımızı önemli ölçüde güçlendirdik ve online işlem oranını yüzde 50 seviyesine çıkardık. Bugün abonelerimiz birçok işlemini şubelere gelmeden hızlı ve kolay bir şekilde gerçekleştirebiliyor. Bu dönüşüm vatandaşlarımızın zaman kazanmasını sağlarken şubelerimizdeki işlem yoğunluğunun azalmasına da katkı sunuyor” dedi.
Dijital Fatura Uygulaması’nın bu dönüşümün önemli adımlarından biri olduğunu kaydeden Başa, “2019 yılında İSKİ’de faturalarımız tamamen basılı olarak sunuluyordu. Dijitalleşme adına önemli bir adım atarak Dijital Fatura Uygulaması’nı hayata geçirdik. Bugün yaklaşık 853 bin abonemiz dijital fatura kullanıyor” ifadelerini kullandı.
Başa, “İlk kez hayata geçirdiğimiz ‘Kendi Faturan, Kendin Oluştur’ uygulamasıyla abonelerimizin işini kolaylaştırıyoruz. Vatandaşlarımız sayaç endeks ve görsellerini dijital ortamda girerek hem zamandan tasarruf ediyor hem de faturalarını hızlı ve güvenli şekilde kendileri oluşturabiliyor” dedi.
“AKILLI SAYAÇ SAYIMIZI 18 BİNDEN 114 BİNİN ÜZERİNE ÇIKARDIK”
Sayaç altyapısında gerçekleştirilen teknolojik dönüşümü anlatan Başa, “2018 yılında yaklaşık 18 bin olan akıllı sayaç sayımızı bugün 114 binin üzerine çıkararak 5 katın üzerinde artış sağladık. Akıllı sayaçları İstanbul genelinde yaygınlaştırarak uzaktan okuma imkânı sunan bu sistemlerle hem işlemleri hızlandırıyor hem de hizmetin kesintisiz devam etmesini sağlıyoruz” dedi.
Sayaç okumada karşılaşılan sorunların azaltılması için farklı teknolojilerden de yararlanıldığını belirten Başa, “Yüksek hassasiyetli ölçüm sağlayan eğik kadranlı sayaçların kullanımını yaygınlaştırıyoruz. Bugüne kadar 1 milyon 520 bin abonemize eğik kadranlı sayaç taktık. Özellikle dar alanlarda veya sayaçların görüş açısının zor olduğu noktalarda bu sayaçlar ekiplerimizin işini kolaylaştırıyor ve daha doğru okuma yapılmasını sağlayarak hatalı okuma riskini azaltıyor” ifadelerini kullandı.
Eski ve arızalı sayaçların düzenli olarak yenilendiğini kaydeden Başa, “10 yıllık kullanım ömrünü tamamlayan ve çeşitli nedenlerle arızalanan sayaçlarımızı düzenli olarak yeniliyoruz. 2019 yılından bu yana toplam 3 milyon sayacın değişimini gerçekleştirdik. Sayaçların zamanında yenilenmesi su tüketiminin doğru ölçülmesi ve faturalandırmanın güvenilir şekilde yapılması açısından büyük önem taşıyor. Bu çalışmalarla sayaç kaynaklı sorunları azaltırken abonelerimizin mağduriyetlerinin de önüne geçiyoruz” dedi.
Kurumlar arası iş birliğiyle sayaç okuma süreçlerinin de yeniden düzenlendiğini belirten Başa, “Kamu kaynaklarını daha etkin ve verimli kullanmak amacıyla İdaremiz ve İGDAŞ tarafından yürütülen su ve doğal gaz sayaçlarının okuma işlerini Ortak Sayaç Okuma Projesi altında birleştirerek süreç verimliliğimizi artırdık” ifadelerini kullandı.
“2 BİN 511 MUHTARIMIZIN TALEP, ÖNERİ VE ŞİKÂYETLERİNİ DOĞRUDAN DİNLEDİK”
Katılımcı hizmet anlayışı doğrultusunda Abone Konseyi toplantılarının başlatıldığını ifade eden Başa, “Birlikte yönetim anlayışımızı güçlendirmek ve İstanbulluların talep ve beklentilerine daha hızlı cevap verebilmek için tüm ilçelerimizden temsilcilerin katıldığı Abone Konseyi toplantıları düzenliyoruz. Bu dönemde başlattığımız uygulamayla 5 Abone Konseyi toplantısı gerçekleştirdik. İSKİ’nin hizmetlerini İstanbullularla birlikte daha iyi bir noktaya taşıyabileceğimize inanıyoruz” dedi.
Mahalle ölçeğindeki ihtiyaçların daha hızlı tespit edilmesi amacıyla yeni bir kurumsal yapı oluşturulduğunu belirten Başa, “Muhtarlarımızla koordinasyonu ve iletişimimizi güçlendirmek, mahallelerimizden gelen talep ve şikâyetleri en kısa sürede çözüme kavuşturmak amacıyla 2023 yılında Muhtarlıklar Şube Müdürlüğümüzü kurduk. Bu kapsamda 2 bin 511 muhtarımızı yerinde ziyaret ederek talep, öneri ve şikâyetlerini doğrudan dinledik. Muhtarlarımızla sürekli iletişim halinde olarak mahallelerimizin ihtiyaçlarını yerinde tespit ettik ve çözüm süreçlerini hızlandırdık” ifadelerini kullandı.
“ASKIDA FATURA İLE 55,5 MİLYON LİRALIK DESTEK SAĞLANDI”
Sosyal destek uygulamalarına ilişkin verileri de paylaşan Başa, “Askıda Fatura uygulamamızla ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın su faturalarının ödenmesine destek oluyor, İstanbullular arasındaki dayanışmayı büyütüyoruz. Bugüne kadar uygulama kapsamında yaklaşık 250 bin işlem gerçekleştirildi ve toplam 55,5 milyon liralık destek sağlandı. Bu bizim için sadece bir fatura ödemesi değil; İstanbul’da dayanışmanın, paylaşmanın ve birlikte hareket etmenin örneklerinden biridir” dedi.
"İnsani Su Hakkı" uygulamasına da değinen Başa, “2019 yılında başlattığımız İnsani Su Hakkı uygulamasıyla vatandaşlarımızın temel su ihtiyacının bir bölümünü doğrudan destekliyoruz. 2019’dan bugüne İstanbullulara toplam 676 milyon metreküp ücretsiz su sağladık. Bugün 15 metreküp su tüketen bir haneye aylık yaklaşık 126 liralık destek sunuyoruz. Bugüne kadar sağladığımız toplam destek ise 10 milyar liraya ulaştı. Vatandaşlarımızın su faturasındaki yükünü azaltarak aile bütçelerinde diğer temel ihtiyaçlara daha fazla kaynak ayrılmasına katkı sağlıyoruz” ifadelerini kullandı.
“İSTANBUL’DA 14 VEZNEYİ ORTAK HALE GETİRDİK”
Tahsilat hizmetlerinin erişilebilirliğinin artırılması amacıyla mobil hizmet modelinin devreye alındığını belirten Başa, “Bu yıl hizmete aldığımız mobil veznemizle tahsilat hizmetini vatandaşlarımızın ayağına götürüyoruz. Şehrin farklı mahalle ve meydanlarında, özellikle sabit vezne bulunmayan bölgelerde hizmet vererek vatandaşlarımızın işlemlerini kolayca yapabilmesini sağlıyoruz” dedi.
İSKİ ve İGDAŞ arasında ortak vezne uygulamasının da başlatıldığını kaydeden Başa, “Su ve doğal gaz faturalarını kurum vezneleri aracılığıyla ödemek isteyen İstanbullular, İSKİ ve İGDAŞ Ortak Vezne Projesi sayesinde farklı adreslere gitmeden ortak uygulamanın bulunduğu noktalarda her iki faturasını da ödeyebiliyor. Böylece abonelerimiz zamandan kazanırken kurumlarımızın işletme maliyetleri de düşüyor. Bu kapsamda İstanbul’da şu ana kadar 14 vezneyi ortak hale getirdik. Sayının artırılması için çalışmalarımız devam ediyor” ifadelerini kullandı.
“ABONE SAYIMIZ 7 MİLYONUN ÜZERİNE ÇIKTI”
İSKİ’nin hizmet verdiği abone sayısındaki değişime de dikkati çeken Başa, “2019’dan bugüne hizmet verdiğimiz abone sayısı 6 milyon 514 bin 780’den 7 milyon 32 bin 424’e çıktı. Aynı dönemde personel başına düşen abone sayısı 666’dan 751’e yükselerek yüzde 12 artış gösterdi. Hizmet kalitemizden ödün vermeden daha etkin bir yapı oluşturduk” dedi.
“KADIN YÖNETİCİ ORANIMIZI YÜZDE 33,27’YE ÇIKARDIK”
Kurumsal kapasitenin güçlendirilmesine yönelik çalışmaların insan kaynağı politikalarıyla birlikte yürütüldüğünü belirten Başa, kadınların çalışma hayatındaki ve yönetim kademelerindeki temsilinin önemli ölçüde artırıldığını söyledi. Başa, “Kurumsal kapasitemizi güçlendirirken kadınların çalışma hayatındaki ve yönetimdeki rolünü de önemli ölçüde artırdık. 2019’da yüzde 15,63 olan kadın yönetici oranımızı 2026’da yüzde 33,27’ye, kadın personel oranımızı ise yüzde 17,85’ten yüzde 25,57’ye yükselttik” dedi.
“TERKOS’TA 369 ETKİNLİK DÜZENLEDİK, 35 BİN 330 VATANDAŞIMIZI AĞIRLADIK”
İSKİ’nin endüstriyel su mirasının korunarak gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla kültür yatırımları da gerçekleştirdiğini ifade eden Başa, “Endüstriyel su mirasının önemli örneklerinden biri olan Terkos Pompa İstasyonu’nu restore ederek İstanbul Su Medeniyetleri Müzesi’ne dönüştürdük. Yaklaşık 70 bin metrekarelik bir alana sahip müze sahası içerisinde çeşitli kültürel etkinliklerin yapılabildiği Terkos Kültür Evi ve Yaşam Parkı’nı da hizmete aldık” dedi.
Yerleşkenin İstanbullular tarafından yoğun şekilde kullanıldığını belirten Başa, “Yerleşkenin halka açıldığı 2024 yılından bu yana 369 etkinlik düzenledik ve 35 bin 330 vatandaşımızın katılımını sağladık. Böylece su kültürümüzün önemli bir parçasını korurken bu tarihî alanı kültür, sanat ve sosyal yaşamla yeniden buluşturduk” ifadelerini kullandı.
Kuzguncuk Kültür Evi’nin de İstanbul’un kültür ve sanat yaşamına kazandırıldığını kaydeden Başa, “2023 yılında hizmete aldığımız Kuzguncuk Kültür Evi’ni, sanatseverlerle buluşturuyoruz. Kuzguncuk Kültür Evi’nin açılışından bugüne kadar 94 sergiyi yaklaşık 20 bin sanatseverle buluşturduk” dedi.
“AKILLI ÖLÇÜM İÇİN 500 BİN EURO TUTARINDA HİBE ANLAŞMASI İMZALADIK”
Dijital dönüşüm ve akıllı ölçüm alanındaki uluslararası iş birliklerine ilişkin bilgi veren Başa, “İSKİ, Fransız Kalkınma Ajansı (AFD) ve ATOS arasında Akıllı Ölçüm Teknik Yardım Pilot Projesi kapsamında 500 bin Euro tutarında hibe anlaşması imzaladık. Projeyle İSKİ’nin faturalandırma ve tahsilat süreçlerini daha verimli yönetmesini sağlayacak verilerin elde edilmesini ve etkin şekilde kullanılmasını hedefledik. Akıllı ölçüm uygulamaları sayesinde işletme giderlerinin azaltılması ve kaçak su kullanımının önlenmesine yönelik önemli kazanımlar elde ettik” ifadelerini kullandı.
“SUNUCULAR ARASI VERİ İLETİM HIZINI 50 KAT ARTIRDIK”
İSKİ’nin dijital hizmetlerinin arkasındaki teknolojik altyapının da kapsamlı biçimde yenilendiğini belirten Başa, “Sunucu, haberleşme, network ve siber güvenlik altyapımızı güçlendirdik. Sunucular arası veri iletimi hızını 50 kat, veri merkezleri arasındaki iletişim hızını ise 160 kat yükselttik. Böylece İSKİ’nin dijital hizmetlerinin arkasında daha hızlı, güvenli ve kesintisiz çalışan güçlü bir teknoloji altyapısı oluşturduk” dedi.
Dijital dönüşümün doğrudan hizmet kalitesine yansıdığını kaydeden Başa, “Dijital dönüşümü yalnızca teknolojik bir yenilik olarak değil, vatandaşımıza daha hızlı ve daha kaliteli hizmet sunmanın temel aracı olarak görüyoruz. Yazılım, CBS ve veri tabanı altyapımızı yenileyerek dijital hizmetlerimizi genişlettik; online işlemlerden dijital tahsilata, otomatik ödemeden dijital mukaveleye kadar birçok süreci yeniden yapılandırdık. Bu dönüşümün sahadaki sonuçlarından biri arızalara müdahale süresinin yüzde 80 oranında kısalması oldu. Dijital fatura kullanıcılarımızın sayısı da 850 bini geçti” ifadelerini kullandı.
“SU TÜKETİMİNİ YÜZDE 97 DOĞRULUKLA ÖNGÖRÜYORUZ”
Veriye dayalı yönetim anlayışının su yönetim süreçlerine de taşındığını ifade eden Başa, “Veriyi sadece izleyen değil, veriden geleceği öngören bir İSKİ inşa ediyoruz. Dijital ikiz altyapımızla su tüketimini yüzde 97 doğrulukla öngörüyor, kayıp ve kaçakları tespit ediyor, tarifelerimizi ve iş süreçlerimizi veriye dayalı olarak optimize ediyoruz” dedi.
Teknoloji altyapısının afet koşullarında da hizmetlerin devamlılığını sağlayacak şekilde güçlendirildiğini belirten Başa, “İstanbul dışında bir Felaket Kurtarma Merkezi oluşturarak kritik sistemlerimizin afet anında da çalışabilir durumda olmasını sağladık. Veri merkezlerimiz ile haberleşme sistemlerimizi yedeklilik ve deprem riskine karşı güçlendirdik. Radyo link kapasitemizi 12 kat, uydu haberleşme kapasitemizi ise 16 kat artırdık. Böylece iletişim altyapımızı daha güçlü, daha güvenli ve afet koşullarına daha dayanıklı hale getirdik” ifadelerini kullandı.
“İSKİ AI YAPAY ZEKÂ ASİSTANI 'DAMLA'YI DEVREYE ALDIK”
Yapay zekânın kurumun hizmet ve çalışma süreçlerine entegre edildiğini kaydeden Başa, “Yapay zekâyı İSKİ’nin hizmet ve çalışma süreçlerinin önemli bir parçası haline getiriyoruz. İSKİ AI Yapay Zekâ Asistanımız DAMLA’yı devreye aldık; abone uygulamalarımızla entegrasyonunu önümüzdeki yıl tamamlayacağız. Yapay zekâ destekli çağrı merkezi altyapımızı tamamladık ve yeni nesil hizmet modelimizi bu yıl vatandaşlarımızla buluşturacağız” dedi.
Yapay zekâ teknolojilerinin farklı çalışma alanlarında da kullanılmaya başlandığını ifade eden Başa, uzak tesislerin yapay zekâ destekli güvenlik sistemleriyle 7 gün 24 saat izlendiğini, tespit ve kurum içi bilgiye erişim gibi farklı alanlarda yapay zekânın günlük çalışma süreçlerine entegre edildiğini belirtti.
Başa, “Kurumsal Varlık Yönetim Sistemi (KUVARS) ile varlıklarımızı dijital ortamda tek merkezden izliyor, güncel verilere hızlıca ulaşarak karar alma ve planlama süreçlerimizi güçlendiriyoruz. Sistemlerimizdeki yüzde 56’lık entegrasyon oranıyla kurumumuzun dijital altyapısını sürekli geliştiriyoruz” ifadelerini kullandı.
“30’UN ÜZERİNDE ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİNE İMZA ATTIK”
Bilimsel araştırma, akademik çalışma ve uluslararası iş birliklerinin geleceğin su yönetiminin önemli unsurları olduğunu belirten Başa, “Geleceğin su yönetimini bugünden tasarlarken temel hedefimiz, yenilikçi projeleri stratejik yatırımlara dönüştürmek ve İstanbul’un su altyapısını bilimsel modellerle geleceğe hazırlamaktır. Bu vizyonla güçlü bir ekosistem kurduk. Bugüne kadar 30’un üzerinde uluslararası iş birliğine imza attık, 40’tan fazla akademik ve teknik yayın gerçekleştirdik. 500’ün üzerinde üniversite öğrencisine destek sağlarken İstanbul’umuzu 50’den fazla farklı kuruluş ve organizasyonda temsil ettik” dedi.
Mühendislik ve araştırma alanlarında Türkiye’de ilk niteliğinde çalışmaların hayata geçirildiğini belirten Başa, “Türkiye’de ilk kez atık su ve içme suyu arıtma tesisimizde 2 ayrı projeyle halk sağlığını doğrudan koruyacak DNA tabanlı mikrobiyal risk haritaları oluşturduk. Türkiye’de bir ilke daha imza atarak atık suyumuzu karakterize ettik ve en verimli arıtım için gereken tasarım kriterlerini standartlaştırdık” ifadelerini kullandı.
Enerji verimliliği konusunda da bilimsel modellemelerden yararlanıldığını ifade eden Başa, “İçme suyu terfi merkezlerimizi ve boru hatlarımızı 3 boyutlu olarak modelledik. Deneysel ve sayısal akış analizleri ile enerji yönetim eylem planlarımızı oluşturarak bu alanda da Türkiye’de öncü olduk” dedi.
“2019-2026 DÖNEMİNDE 22 ÖDÜLE LAYIK GÖRÜLDÜK”
Gerçekleştirilen çalışmaların ulusal ve uluslararası kuruluşlar tarafından ödüllendirildiğini belirten Başa, “İSKİ; iş güvenliği alanından kayıp-kaçak yönetimine, dijital dönüşüm projelerinden deprem ve taşkın risk analiz çalışmalarına kadar yürüttüğü faaliyetlerle 2019-2026 yılları arasında toplam 22 ödüle layık görüldü. Bu ödüller bizim için yalnızca bir başarı belgesi değil; İSKİ’nin özellikle dijitalleşmede geldiği seviyenin uluslararası ölçekte tescilidir” ifadelerini kullandı.
Araç ve iş makinesi filosunun da yenilendiğini kaydeden Başa, “Destek araçlarımızın ve iş makinelerimizin sayısını 246’dan 370’e çıkarırken filomuzun yaş ortalamasını 20’den 12’ye indirdik. Yenilenen iş makinelerimiz sayesinde sahadaki operasyonel kapasitemizi ve hizmet gücümüzü artırdık” dedi.
Uluslararası bilgi ve deneyim paylaşımına önem verdiklerini belirten Başa, “2019-2026 döneminde Azerbaycan, Karadağ, Tunus, Maldivler, Romanya ve Bulgaristan’dan 8 kurumla Mutabakat Zaptı imzaladık. Bu iş birlikleriyle su yönetimi alanındaki bilgi ve tecrübemizi karşılıklı olarak paylaşırken ortak projelerin ve yeni iş birliklerinin de önünü açıyoruz. Kamerun ve Moğolistan’dan 2 kurumla ise Mutabakat Zaptı imzalama sürecimiz devam ediyor” ifadelerini kullandı.
“AFET VE ACİL DURUM ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ'NÜ KURDUK”
İstanbul gibi büyük bir kentte afetlere hazırlığın zorunluluk olduğunu vurgulayan Başa, “Bu anlayışla İSKİ bünyesinde Afet ve Acil Durum Şube Müdürlüğünü kurarak afet anında kurum içi ve kurum dışı tüm paydaşlarla koordinasyonu daha hızlı ve etkin hale getirdik. Türkiye Afet Müdahale Planı kapsamında olası bir afet sonrasında İstanbul’a destek olmak üzere 18 ilden 576 uzman personelimize 3 kez sahada eğitim verdik. Böylece ihtiyaç anında ekiplerimizin hızla sahaya çıkmasını, temiz su ve atık su hatlarında müdahaleyi en etkin şekilde gerçekleştirmesini hedefliyoruz” dedi.
İstanbul Afet Risk Azaltma Planı kapsamındaki çalışmalara da değinen Başa, “14 sorumlu eylem ve 379 eylem planında çalışmalarımıza destek birimi olarak devam ediyoruz. Kısacası biz afet yaşanmadan önce hazırlığımızı yapıyor, altyapımızı her türlü olasılığa karşı daha dirençli hale getiriyoruz” ifadelerini kullandı.
“ARAMA KURTARMA PERSONELİMİZİ 35’TEN 130’A ÇIKARDIK”
Deprem ve diğer afetlere müdahale kapasitesinin önemli ölçüde artırıldığını belirten Başa, “Deprem gerçeğine karşı hazırlığımızı her geçen gün güçlendiriyoruz. 2019’dan bu yana 35 olan arama kurtarma personelimizi 130’a, 1 olan araç sayımızı ise 12’ye çıkardık. Tam donanımlı komuta araçlarından mobil yemekhane, yatakhane ve duş-tuvalet araçlarına kadar afet anında ihtiyaç duyulacak imkânlarımızı güçlendirdik” dedi.
Arama kurtarma kapasitesine yeni uzmanlık alanlarının eklendiğini kaydeden Başa, “Ayrıca ilk kez oluşturduğumuz köpekli arama timimiz ve 5 kişilik su altı arama kurtarma ekibimizle müdahale kapasitemizi daha da artırdık. İstanbul’un afetlere karşı daha hazırlıklı ve dirençli olması için İSKİ olarak sahadayız” ifadelerini kullandı.
“20 AYRI ŞEHRİMİZDE AFET ÇALIŞMALARINA DESTEK OLDUK”
İSKİ’nin afet müdahale kapasitesinin İstanbul dışında yaşanan afetlerde de kullanıldığını belirten Başa, “‘İhtiyaç Nerede, İSKİ Orada’ diyerek memleketimizin zor günlerinde sorumluluk almaktan hiçbir zaman geri durmuyoruz. Depremden yangına, selden su baskınına ve heyelana kadar farklı doğal afetlerin yaşandığı 20 ayrı şehrimizde, teknik araçlarımız, ağır iş makinelerimiz ve alanında uzman ekiplerimizle yürütülen çalışmalara destek olduk” dedi.
Başa, “Ülkemizin neresinde bir ihtiyaç varsa uzman ekiplerimiz, teknik imkânlarımız ve güçlü lojistik altyapımızla orada olmayı hem insani hem de kurumsal bir sorumluluk olarak görüyoruz. Zor zamanlarda dayanışmanın, birlikte hareket etmenin ve ihtiyaç duyulan yerde el uzatmanın hepimizin ortak görevi olduğuna inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
“45 ESNEK BORU BAĞLANTI PARÇASININ MONTAJINI TAMAMLADIK”
Deprem sırasında ana içme suyu hatlarında meydana gelebilecek hasarların azaltılmasına yönelik mühendislik çalışmalarını anlatan Başa, “Jeoloji uzmanlarıyla yürüttüğümüz deprem güvenlik ve kırılganlık analizleri sonucunda tespit edilen riskli bölgelerde, deprem sırasında hatların esnek hareket edebilmesini sağlamak amacıyla isale hatlarına esnek boru bağlantı parçaları monte ediyoruz. Başlangıçta Japonya’dan ithal edilen bu parçaları artık Türkiye’de yerli imkânlarla ürettiriyoruz. Ülkemizde ilk kez uygulanan bu yöntemle 45 adet esnek boru bağlantı parçasının montajını tamamladık” dedi.
Afet koşullarında temiz içme suyuna erişim için mobil sistemlerin de oluşturulduğunu belirten Başa, “Olası bir deprem ve afet durumunda vatandaşlarımızın temiz ve güvenli içme suyuna hızlıca ulaşabilmesi için her biri günlük 100 metreküp kapasiteli 2 adet mobil içme suyu arıtma sistemini hayata geçirdik. Bu sistemlerle afet bölgelerine ihtiyaç duyulan içme suyunu ulaştırabilecek mobil bir çözüm oluşturduk” ifadelerini kullandı.
“YANGIN HİDRANTI ÇALIŞMALARIMIZI YAKLAŞIK YÜZDE 15 ARTIRDIK”
İstanbul’un yangınlara müdahale altyapısının da güçlendirildiğini ifade eden Başa, “2021 yılında yangın hidrantları için ilk kez özel bir birim kurarak çalışmalarımızı daha etkin hale getirdik. 2012-2018 döneminde 5 bin 935 hidrantın değişimi ve yeni tesisi gerçekleştirilirken, 2019-2026 döneminde bu sayıyı 6 bin 800’e çıkardık. Böylece yangın hidrantı değişimi ve yeni tesis çalışmalarımızı yaklaşık yüzde 15 artırdık” dedi.
Deprem hazırlıklarının hizmet binalarını da kapsadığını belirten Başa, “Deprem hazırlığımızı yalnızca altyapı hatlarımızla sınırlı tutmuyor, tesis ve hizmet binalarımızın güvenliğini de ele alıyoruz. Riskli görülen tesis ve yapılarımız için uygulama projeleri hazırlıyor, projeleri tamamlanan yapıları inşa ediyoruz. Bu kapsamda Zeytinburnu, Çatalca, Beşiktaş-Sarıyer ve Sağlık Hizmet Binalarımızın inşasını tamamladık. Küçükçekmece ve Gaziosmanpaşa Hizmet Binalarında ise inşaat çalışmalarımız devam ediyor. Kartal, Güngören, Adalar ve ihtiyaç duyulan diğer hizmet binaları için projelendirme çalışmaları yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
“AFETLERE KARŞI LOJİSTİK ALTYAPIMIZI YENİDEN YAPILANDIRDIK”
Afet anında doğru malzemenin ihtiyaç duyulan noktaya hızlı şekilde ulaştırılmasının önemine dikkati çeken Başa, “Afet anında doğru müdahalenin en önemli şartlarından biri doğru malzemenin doğru noktaya, doğru zamanda ulaştırılmasıdır. Bu amaçla lojistik altyapımızı yeniden yapılandırdık. 2019-2026 yılları arasında Bağcılar Mahmutbey, Ataşehir Ferhatpaşa, Kâğıthane ve Silivri Selimpaşa ile Parlaköy Lojistik Merkezlerimizi tamamladık” dedi.
Başa, “Kâğıthane Yerleşkemizde Avrupa Bölgesi Su İsale Lojistik Merkezi’nin inşa çalışmalarına devam ediyoruz. Depreme dayanıklı olarak inşa edilen bu merkezlerimiz afet anlarında kritik görev üstlenerek sahada ihtiyaç duyulacak imkânlara hızla ulaşılmasını sağlayacak” ifadelerini kullandı.
Afet koordinasyonu amacıyla sosyal tesislerde de çalışmalar yürütüldüğünü belirten Başa, “İkitelli Ekrem Talu Konukevimiz ile Silivri Sosyal Tesisleri Afet Koordinasyon Merkezimizdeki yenileme çalışmalarını tamamladık. Bu merkezlerimiz olası afetlerde İdaremizin koordinasyon ve operasyon süreçlerinin kesintisiz yürütülmesine önemli katkı sağlayacak. Güvenli çalışma alanları ve güçlü koordinasyon yapısıyla en zorlu koşullarda dahi görevimizin başında olmayı hedefliyoruz” dedi.
“İSKİ, İSTANBUL’UN YARINLARINI PLANLAYAN VE GELECEĞİ İNŞA EDEN GÜÇLÜ BİR KURUMDUR”
Konuşmasının son bölümünde İSKİ’nin kurumsal geçmişine değinen Başa, “İSKİ; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vizyonuyla yabancı imtiyazlı şirketlerin millileştirilmesi sonucu temelleri atılan, suyu ticari bir meta değil, kamusal bir hak olarak gören köklü bir Cumhuriyet kurumudur. 2019 yılında göreve gelir gelmez tören alanımızı Atatürk Büstü’yle taçlandırdık. Kurumumuzda 29 Ekim’de Cumhuriyet kutlamalarını gelenekselleştirdik. Personel arasında kaynaşmayı sağlamak, millî birlik ve değerlerimizi pekiştirmek amacıyla Çanakkale gezileri ve Anıtkabir ziyaretleri gerçekleştirdik” dedi.
2019’dan bu yana gerçekleştirilen çalışmaları değerlendiren Başa, İstanbul’un suyunun güvence altına alınması, atık suların daha yüksek standartlarda arıtılması, taşkın risklerinin azaltılması, hizmetlerin dijitalleştirilmesi ve kurumun afetlere karşı daha hazırlıklı hale getirilmesi amacıyla geniş bir alanda çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.
Çalışmaların kent yaşamındaki karşılığına dikkati çeken Başa, “Ortaya koyduğumuz bu çalışmaların her birinin İstanbul’da somut karşılığı; musluktan kesintisiz akan su, yağmurda daha güvenli hale gelen caddeler, denize karışması önlenen atık sular, şubeye gitmeden kolayca tamamlanan işlemler ve afet anında hızla devreye girecek ekipler ve tesislerdir. Ve gururla ifade etmek isterim ki; İSKİ artık yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılayan değil, İstanbul’un yarınlarını da planlayan, geleceğe hazırlanan ve geleceği inşa eden güçlü bir kurumdur” dedi.
Başa sözlerini, “Çünkü biz biliyoruz ki İstanbul’un suyunu korumak, İstanbul’un yaşamını korumaktır. İstanbul’un altyapısını güçlendirmek, İstanbul’un geleceğini güvence altına almaktır. Bizim görevimiz, bugünün ihtiyacını karşılamakla bitmiyor. İstanbul’un suyunu, çevresini ve altyapısını gelecek kuşaklara daha güçlü, daha güvenli ve daha dirençli biçimde bırakmak zorundayız. Bu sorumlulukla çalışmaya, üretmeye ve kadim şehir İstanbul’a hizmet etmeye devam edeceğiz” ifadeleriyle tamamladı.
