(İSTANBUL) - İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İBB Davası kapsamında Ekrem İmamoğlu'nun savunmasına ilişkin yaptığı açıklamada, "Bugün duruşmayı da yerinde izledim. Kimin yerinde olmak istemezsiniz diye bana sorarsanız, bu mahkemenin savcısının ve hakimlerinin yerinde olmayı hiç istemezdim. Dolayısıyla bütün düşüncelerini açık ve net biçimde ortaya koyan, hakkı, hukuku, adaleti savunan, gasp edilmiş haklarını bile şahsileştirmeyen bir tarihi savunma izledik" dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Davası kapsamında Ekrem İmamoğlu'nun savunma yaptığı üçüncü gün duruşmasını takip etti. Duruşmanın ardından açıklama yapan Dervişoğlu, şunları kaydetti:
"Bu süreç başladığı andan itibaren, yani sayın İmamoğlu’nun bir sabah evinden önce karakola, ondan sonra adliyeye getirdikleri andan itibaren, hep yanındaydım. Tutuklandığı günün sabahında da yine genel başkanımızla birlikteydim. Her gelişimde bana teşekkür ediliyor ama aslında benim yaptığım, bir vazifenin yerine getirilmesi anlamına gelmektedir. Dolayısıyla ben sayın Ekrem İmamoğlu‘nun yabancısı olmadığım gibi, ailesinin de yabancısı değilim. Ayrıca YENİ Parti'nin saygıdeğer Genel Başkanının da yakın bir mesai arkadaşıyım.
Mesele haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizlik olunca, ortak vaziyet almamız icap eden durumlar kendini hissettiriyor. Burada bulunuşum aslına bakarsanız, insani, vicdani ve bir ahlaki sorumluluğun yerine getirilmesi anlamına gelir. Bugün 100. gün. 100 gün burada partimizi temsil eden bir arkadaşımız En fazla nöbeti sayın Hakan Şeref Olgun Bey tutmuştur, Buğra Kavuncu Bey tutmuştur.
"EKREM İMAMOĞLU'NUN TUTUKLANMASINI GEREKTİRECEK BİR İSNAT DAHİ YOK"
Her duruşmadan sonra ben kendilerine şu soruyu yönelttim; tutuklamayı icap ettirecek bir şey var mı? Bu yargılama devam ediyor ama tutuklama istisnai bir durumdur, cezalandırmaya yönelik bir hale geldi tutuklamayı icap ettirecek bir durum var mı? Yani verilen ifadelerde bunları gözlemleyebildiniz mi diye sorup sorguladım. Bana hiç kimse Ekrem İmamoğlu’yla ilgili tutuklanması icap ettirecek bir isnadın dahi olmadığını söylediler. Mademki buraya geldik, bir çözümü de tanımlamak mecburiyetindeyiz: Bugün duruşmayı da yerinde izledim kimin yerinde olmak istemezsiniz diye bana sorarsanız, bu mahkemenin savcısının ve hakimlerinin yerinde olmayı hiç istemezdim. Dolayısıyla bütün düşüncelerini açık ve net biçimde ortaya koyan, hakkı, hukuku, adaleti savunan, gasp edilmiş haklarını bile şahsileştirmeyen bir tarihi savunma izledik.
"HER ZAMAN SİZİN YANINIZDAYIM"
İnsanların önce hukukun üstünlüğüne inanması lazım. Hukukun üstünlüğüne inanacak ki, adaletin tesis edilmesine katkı sağlasın. İnsanların yine demokrasiye inanması lazım, demokrasiye inansınlar ki, kişisel hak ve özgürlüklerin önemini anlasınlar. Türkiye’de 25 yıldır kişilerin kendilerine göre uydurduğu hukuk, yargılama kendilerine göre inşa ettikleri sürdürebilme gayretleri var. Milletinin de ortak değerleri var. Her şeyden önemlisi ortak bir ahlakımız var. Hangisi siyasi görüşün sahibi olursak olalım, hangi siyasi partinin temsilcisi olursak olalım, ilk korumamız gereken şey hukuk, adalet ve özgürlük duygusudur. Dediğim gibi, burada bulunmayı inandığım şeylerle ilişkilendirilsin diye diliyorum ve umuyorum ama şunu da tekrar söyleyeyim: Ne zaman gelsem sizi burada görmek güzel diyorlar. Ben her zaman sizin yanınızdayım. Her zaman hakkın, hukukun, adaletin, özgürlüğün yanında olmaya da devam edeceğim. Bana bugün burada gösterdiğiniz ilgi için çok teşekkür ediyorum.
En yakın zamanda sayın Ekrem İmamoğlu’na da kendisine layık olan hürriyete kavuşmasını temenni ediyorum, çalışma arkadaşları ile birlikte. Kendimi de ailenin bir ferdi saymanın gururunu yaşıyorum. Onun da bilinmesini istiyorum, bunu da herkesin ayrıca bilmesinin gerekli olduğuna inanıyorum."