(İSTANBUL) İklim Adaleti Koalisyonu tarafından NATO zirvesi nedeniyle yapılan açıklamada "Bizim güvenlik anlayışımız silahların gölgesinde değil, yaşamın sürdürülebilirliğindedir. NATO’nun güvenlik anlayışı; askerî kapasite, tahakküm, nükleer caydırıcılık ve stratejik üstünlüktür. Bizim güvenliğimiz ise temiz su, sağlıklı gıda, enerji adaleti, toplumsal eşitlik, ekolojik onarım ve bütün canlıların yaşam hakkıdır" denildi.
İklim Adaleti Koalisyonu "NATO’ya, Savaşa, Sınırlara Karşı Yaşamdaşlığı Savunuyoruz!" başlıklı bir açıklama yaptı. Ankara’da yapılan NATO toplantısının, 'egemenlerin şiddeti, sömürüyü, fosil yakıt bağımlılığını, savaş ekonomisini kurumsallaştırma girişimi' olarak tanımlandığı açıklamada "NATO; militarizmin, sınır rejimlerinin, müştereklerimizi yutan güvenlikçi düzenin adıdır" denildi.
Koalisyon açıklamasında şu görüşler savunuldu:
"HER SAVAŞ PİRUS SAVAŞIDIR"
"Her savaş Pirus Savaşıdır! Savaşın kazananı olmaz. Savaş; toprağı, suyu, havayı, geleceği, tüm canlılığı hedef alan yıkım rejimidir.
Modern savaş makinesi fosil yakıtlarla işler. Orduların devasa karbon ayak izi iklim krizini derinleştirirken, krizin yarattığı kıtlık, göç ve güvencesizlik yeni çatışmaların bahanesine dönüştürülür. Savaş, hem iklim krizinin faili hem de krizden beslenen güvenlikçi politikaların kalkanıdır.
İnsanmerkezci kapitalist dünya görüşü, gücü konsolide etmek için yaşamı nesneleştirir. Ürettiği asimetri piramidiyle doğa sömürülecek kaynağa, insan işgücüne, yoksul halklar ise militarizmin taşıyıcısına dönüştürülür. Böylece ölümcül kısır döngü yaratılır: Güç asimetrisinden sömürü, sömürüden çatışma, çatışmadan militarizm doğar. NATO, tam da bu ekolojik ve toplumsal yıkım döngüsünü sürdüren küresel aygıtların en büyüğüdür.
"BİZİM GÜVENLİĞİMİZ TEMİZ SU, SAĞLIKLI GIDA, BÜTÜN CANLILARIN YAŞAM HAKKIDIR"
Bizim güvenlik anlayışımız silahların gölgesinde değil, yaşamın sürdürülebilirliğindedir. NATO’nun güvenlik anlayışı; askerî kapasite, tahakküm, nükleer caydırıcılık ve stratejik üstünlüktür. Bizim güvenliğimiz ise temiz su, sağlıklı gıda, enerji adaleti, toplumsal eşitlik, ekolojik onarım ve bütün canlıların yaşam hakkıdır. Barış, yalnızca silahların yeniden patlamak için geçici olarak sustuğu negatif barış değildir; adaletin, hakikatin, güvenin ve eşitliğin tesis edildiği pozitif barış iklimidir. Bu iklimi kurmanın yolu, insanın kendini yaşam ağının efendisi değil, eşit bir parçası olarak gördüğü yaşamdaşlık bilincinden geçer"
Bir başka yaşam anlatısının mümkün olduğunun vurgulandığı açıklama, "Ankara’da toplanan savaş aygıtına karşı tüm halkları, emekçileri, kadınları, gençleri, vicdani retçileri, ekoloji hareketlerini ve tüm yaşamdaşları yaşamı savunmaya çağırıyoruz: Savaş sanayine değil; ekolojik onarıma bütçe! Adil bölüşüm hakkı! NATO’nun güvenlik illüzyonuna karşı; doğanın, halkların ve tüm canlıların müşterek güvenliği!
Şiddetsiz bir dünya, silahsız bir siyaset, fosilsiz bir yaşam ve yaşamdaş bir gezegen için: NATO’ya, militarizme, fosil yakıt bağımlılığına hayır!
Yaşama, barışa ve iklim adaletine evet!" çağrısıyla sonu erdi.
