Haber: ÇAĞATAN AKYOL
(İSTANBUL) - İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Davası’nın 95’inci gününde savunma yapan eski İBB Park, Bahçe ve Yeşil Alanlar Daire Başkanı Prof. Dr. Yasin Çağatay Seçkin, "2014-2019 yılları arasındaki resmi ihale kayıtları, aynı tedarik modelinin benim göreve başlama tarihimden önce de uygulandığını göstermektedir" dedi.
Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 53’ü tutuklu 436 sanıklı İBB Davası’nın yargılamasına devam ediliyor. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda görülen davada 95’inci gün yapılıyor.
Duruşmada, hakkında gözaltı kararı verildiği 8 Mayıs tarihinde babasını son yolculuğuna uğurlayan ve daha sonra savcılığa ifade için kendisi giden mimar Prof. Dr. Yasin Çağatay Seçkin’in savunmasına geçildi.
İstanbul Teknik Üniversitesi'nde (İTÜ) profesör olarak görev yaparken, 2019 yılında, İBB Park, Bahçe ve Yeşil Alanlar Daire Başkanlığı görevine getirildiğini, bu görevi 2023 yılına kadar sürdürdüğünü anlatan Seçkin, yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle görevinden ayrıldığını anlattı.
"KURUM HAFIZASININ BİR PARÇASIYDI"
Kendisinin kalp rahatsızlığı ve annesinin, babasının artan sağlık sorunları nedeniyle İTÜ Mimarlık Fakültesi görevinden de 2025 yılında emekli olduğunu ve halen çalışmadığını belirten Yasin Çağatay Seçkin, şunları söyledi:
"Ben 2019 yılında göreve başladığımda, bitkisel materyal ve diğer tamamlayıcı unsurların birlikte tedarik edilmesi Park, Bahçe ve Yeşil Alanlar biriminin geçmişten gelen uygulamasının ve kurum hafızasının bir parçasıydı. 2014-2019 yılları arasındaki resmi ihale kayıtları, aynı tedarik modelinin benim göreve başlama tarihimden önce de uygulandığını göstermektedir. İhale şartlarında yer alan süs bitkisi üretici belgesi bakımından da durum aynıdır. Geçmiş yıllardan beri talep edilen bir belgedir.
Benim görev yaptığım dönemde de süs bitkisi üretici belgesi, ilgili bakanlık sistemi içerisinde düzenlenen ve üretim faaliyetinin teknik koşullarıyla ilişkili olan resmi bir belgeydi. Bu belgenin aranmasının benim açımdan mesleki anlamı, canlı bitkisel materyalin sağlıklı biçimde muhafaza edilmesi için gerekli teknik altyapı ve kapasitenin ortaya konulmasıdır. O yüzden bu koşulu, canlı materyalin niteliği ve işin gerektirdiği kapasiteyle ilişkili olarak değerlendirmek gerekir. Eğer bu belgenin rekabeti sınırlandırdığı ileri sürülüyorsa, ilgili tarihlerde kaç işletmenin bu belgeye sahip olduğu ve teklif vermeyen firmaların gerçekten bu nedenle mi teklif vermediği de ortaya konulmalıydı."
“TALİMAT VERİLMEDİ”
Prof. Dr. Yasin Çağatay Seçkin, savcılık tarafından, ihalelerin Ağaç AŞ’ye verilmesi konusunda herhangi bir kişinin talimat verip vermediği veya üzerinde bir baskı kurulup kurulmadığının da açıkça sorulduğunu belirterek, "Bu konudaki beyanım nettir. Görev yaptığım süre boyunca herhangi bir kişi tarafından bana veya çalıştığım birime, belirli bir ihalenin Ağaç AŞ’ye ya da başka herhangi bir firmaya verilmesi yönünde bir talimat verilmemiştir. Bu konuda herhangi bir baskıya ya da zorlamaya maruz kalmadım. Bu vesileyle ifade etmeliyim ki benim de herhangi bir firmaya hukuka aykırı avantaj sağlamak amacıyla verdiğim bir talimat, yaptığım bir yönlendirme veya gerçekleştirdiğim bir müdahale bulunmamaktadır" diye konuştu.
Ağaç AŞ’nin şirket içindeki ticari ve operasyonel karar mekanizmalarının, kendisinin görev ve sorumluluk alanı kapsamında olmadığını ifade eden Seçkin, "Ağaç AŞ, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bir iştirakidir ve benim şirketin kendi iç işleyişine ilişkin herhangi bir görevim veya sorumluluğum da bulunmamaktadır. Bu nedenlerle hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum. Hakkımdaki değerlendirmenin bu anlattıklarım çerçevesinde yapılmasını ve beraatime karar verilmesini talep ederim” dedi.
