Haber: ZUHAL ÇİLOĞLAN
(İSTANBUL) - İBB Davası’nın 87'inci gününde savunma yapan isimlerden biri de etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak tahliye edilen Süleyman Atik oldu. Atik, iddianamede yer alan ses kaydının kesildiğini savunarak kaydın tamamının mahkeme tarafından dinlenmesini istedi. Soruşturma aşamasında kaydın bağlamından koparıldığını savcıya anlattığını ancak bu beyanının tutanağa geçmediğini söyleyen Atik, “O ses kaydının hukuksuz olduğu için iddianameye gireceğini düşünmemiştim” dedi. Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin ise Atik’in yanıtının ardından, “Savcılığın ifadeleri tutanağa geçirirken nasıl seçici davrandığını görüyorsunuz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 436 sanıklı İBB Davası’nın görülmesine devam ediliyor. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda görülen davada 87. gün sona erdi.
Tutuksuz sanıkların beyanlarının alındığı duruşmada bugün, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak tahliye edilen Süleyman Atik savunma yaptı. Atik, İBB dosyası kapsamında 10 kez ifade vermişti.
“FATİH KELEŞ BELLİ BİR SOSYAL DESTEK YA DA NAKİT ÜZERİNDEN BİR ŞEY İLETİRDİ”
Savunmasında, savcılıkta verdiği ifadelerin hepsini tekrarladığını söyleyen Atik, 2015 yılından bu yana özellikle Boğaziçi öngörünüm bölgesi ve eski eser yapılar konusunda danışmanlık yaptığını anlattı. Atik, 2019 yerel seçimlerinin ardından takip ettiği bazı dosyalar nedeniyle Ertan Yıldız aracılığıyla Fatih Keleş ile tanıştığını, Keleş’in de kendisini teknik konularda Yakup Öner’e yönlendirdiğini söyledi.
Savcının, Boğaziçi İmar Müdürlüğü’ndeki işleyişe ilişkin sorusu üzerine Atik, reddedilen ve teknik olarak yapılabileceğini düşündüğü dosyaları Yakup Öner’e götürdüğünü, Öner’in uygun bulduğu dosyalarda ise Fatih Keleş’ten randevu istediğini anlattı.
Atik, “Fatih Bey belli bir ya sosyal destek ya bir nakit üzerinden bir şey iletirdi bana. Müvekkilimle görüşürdüm. Kabul etmesi durumunda süreci başlatırdık” dedi.
Savcının, “Para verilip de olmayan bir iş oldu mu?” sorusuna ise Atik, “Yok. Olmadı hatırladığım kadarıyla” yanıtını verdi.
“PARA TESLİMİNİ ARABADAN ARABAYA YAPARDIK”
Atik, savcının Zafer Keleş’e yapıldığını söylediği para teslimatlarına ilişkin soruları üzerine, teslimatlar için Basınköy’deki Plevne Sokak’ta buluştuklarını anlattı.
Savcının, “Para teslimi nasıl olurdu? Arabadan arabaya mı?” sorusuna Atik, “Evet, arabadan arabaya” yanıtını verdi.
Atik, teslim sırasında herhangi bir görüşme veya sohbet olmadığını belirterek, “Arabadan arabaya teslim eder, işimize devam ederdik” dedi. Zafer Keleş’in aldığı paraları daha sonra nereye götürdüğüne ilişkin ise bilgisinin olmadığını söyledi.
ATİK’TEN “250 BİN DOLAR” ANLATIMI
Mahkeme Başkanı, Atik’e 55 numaralı eylem kapsamında daha önce ifadesinde yer alan yaklaşık 250 bin dolarlık ödemeyi de sordu.
Atik, Fatih Keleş’in kendisine bir otelle ilgili bilgi sorduğunu, daha sonra söz konusu yerle ilgili tahsilat yapılacağını söyleyerek kendisinden yardımcı olmasını istediğini anlattı. Verilen telefon numarası üzerinden irtibat kurduğunu söyleyen Atik, ödemenin yaklaşık yarısını kendisinin teslim aldığını belirtti.
Mahkeme Başkanı’nın, “Ne parasıydı bu?” sorusuna Atik önce, “Oradaki daha önceden yapılmış olan aykırılıkların açığa çıkarılması içindi” dedi, ardından “Orada yapılacak olan işlemlere göz yumulması içindi” ifadesini kullandı.
Atik, kendisinin aldığı miktara ilişkin de “Vallahi yarısını aldım ama 150 miydi, 125 mi? Çok geçmiş gün. 150 bin civarı olması lazım” dedi. Kalan kısmın tahsilatında bulunmadığını söyledi.
“500 BİN DOLARLIK MARKET KARTI” SORUSU
Mahkeme Başkanı daha sonra Süleyman Çetinsaya’dan alındığı belirtilen 500 bin dolara ilişkin Atik’e soru yöneltti.
Atik, Fatih Keleş’in kendisine Çetinsaya’yı tanıyıp tanımadığını sorduğunu ve “Süleyman Bey’den market kartları alınacak. Sen halledebilir misin?” dediğini öne sürdü.
Çetinsaya ile ofisinde görüştüğünü anlatan Atik, 500 bin dolar karşılığında kart temin edilmesinin konuşulduğunu, daha sonra Çetinsaya’nın parayı nakit olarak getirdiğini iddia etti.
Atik, “Ben de bu şekilde alıp ilettim” dedi.
Mahkeme Başkanı’nın paranın neyin karşılığında alındığını sorması üzerine Atik, bunun bir inşaatla bağlantılı olduğunu ancak projeyi kendisinin yürütmediğini ve ayrıntılarına vakıf olmadığını söyledi.
İMAMOĞLU'NUN AVUKATI ATİK’E SORDU: “İMAMOĞLU İLE HAYATINIZ BOYUNCA KAÇ KEZ YÜZ YÜZE GÖRÜŞTÜNÜZ?”
Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin, Süleyman Atik’e İmamoğlu ile ilişkisine ve soruşturma aşamasındaki ifadelerine ilişkin sorular yöneltti.
Pekin’in, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu ile hayatınız boyunca kaç kez yüz yüze görüştünüz?” sorusuna Atik, “Gözaltından önce hiç karşılaşmadık, yüz yüze görüşmedik, telefonda da konuşmadık. İlk defa gözaltı sürecinde gördüm kendisini” yanıtını verdi.
Pekin’in mesajlaştıklarını hatırlatması üzerine Atik, İmamoğlu ile mesajlaştığını ancak telefonda görüşmediğini söyledi.
ATİK: HUKUKSUZ OLDUĞU İÇİN O SES KAYDININ İDDİANAMEYE GİRECEĞİNİ DÜŞÜNMEMİŞTİM
Atik, Capacity AVM ile ilgili Mustafa Keleş'e yönlendirildiğini ifade etti ve buluşmada alınan ses kaydının bir kısmının basına ve savcılığa verildiğini belirtti. Atik, "Konuşmanın tamamı verilsin, bunu kabul ediyorum ve dinlenmesini istiyorum" dedi. Konuşmanın montajlandığını savunan Atik, mahkeme başkanına seslenerek, "Siz rüşvet davasıyla ilgileniyorsunuz. Rüşvetin pazarlığı, taksidi olur mu? Rüşvet parasıyla belediye otopark yapar mı?" ifadelerini kullandı.
Pekin de iddianamede yer alan ses kaydını gündeme getirdi. Atik, duruşmadaki savunmasında kullandığı “montajlanmış” ifadesini düzelterek ses kaydının kesildiğini savundu.
Atik, “Montaj değil, kesilmiş. Belki montaj deyip yanlış söyledim. Kesilmiş olduğunu beyan ettim” dedi.
Ses kaydının tamamının mahkeme tarafından incelenmesini isteyen Atik, soruşturma aşamasında da savcıya kaydın bağlamından koparıldığını anlattığını belirterek şunları söyledi:
“‘Bu cümlenin önü bu, arkası bu. Bu cümlenin devamı bu ama bunu cımbızladığınızda bu çıkıyor. Lütfen bunun tamamını dinlerseniz oradaki amacın ne olduğunu, rüşvet olmadığını her şeyi çıkarabiliriz’ dedim.”
Atik, bu açıklamasının ifade tutanağına geçmemesine ilişkin ise ses kaydının hukuka aykırı olduğunu düşündüğü için iddianameye gireceğini tahmin etmediğini söyledi.
PEKİN: SAVCILIĞIN İFADELERİ TUTANAĞA GEÇİRİRKEN NASIL SEÇİCİ DAVRANDIĞINI GÖRÜYORSUNUZ
Pekin, Atik’in yanıtının ardından mahkeme heyetine dönerek, “Siz de görüyorsunuz yani Savcılığın nasıl seçici davrandığını ifadeleri tutanağa geçirirken” dedi.
Atik’in 13 Mayıs ve 4 Haziran 2025 tarihli ifadelerini karşılaştıran Pekin, ikinci ifadede Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş ve Zafer Keleş’e ilişkin bölümlerin eklendiğini belirterek, “Savcılıktan size ‘Bu isimleri eklersen tahliye olursun’ gibi bir teklif, öneri geldi mi?” diye sordu.
Atik, “Kesinlikle yok” yanıtını verdi.
Pekin’in tahliye tarihini sorması üzerine Atik, “Haziran, yanılmıyorsam 5 Haziran olması lazım” dedi.
Pekin ise Atik’in ifadelerine ilişkin, “İfadelerin son derece çelişkili olduğunu hem kendi içinde hem diğer dinlediğimiz sanıkların ifadeleriyle çelişkili olduğunu hem tarihsel olarak olaylarla uyuşmadığını gözlemliyoruz. Hiçbirini kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.
İMAMOĞLU: CEBİNİZE DİKKAT EDİN, ÇALAN OLUR
Atik'in çapraz sorgusu ve avukat savunmasının ardından tutuksuz sanık itirafçı Burak Karakuş dinlendi. Karakuş'un savunmasının ardından avukatı konuştu. Avukatı, Karakuş'un ifadelerinin etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilmesini ve beratını istedi. Ardından oturum sona erdi. Duruşma, haftaya pazartesi devam edecek.
İmamoğlu ise salondan ayrılırken "fon soruşturmasına" değindi ve izleyicilere dönerek "Cebinize dikkat edin, çalan malan olur" dedi.
