Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN
(İSTANBUL) - İBB davasının 86’ıncı gününde tutuksuz sanık eski İBB Genel Sekreter Yardımcısı Turgut Tuncay Önbilgin savunma yaptı. Ekrem İmamoğlu, Özbilgin'e, iddianamede yer alan “suç örgütü” ve “sistem” iddialarına ilişkin, görev yaptığı dönemde böyle bir yapı veya talimat mekanizmasına tanık olup olmadığını sordu. Önbilgin, “Başkanım, öyle bir şey söz konusu olmaz. Yani biz de böyle bir şeyi kabul etmeyiz” diyerek, görev yaptığı 1 yıl 8 aylık dönemde böyle bir yapıya rastlamadığını söyledi.
Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 436 sanıklı İBB Davası’nın görülmesine devam ediliyor.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda görülen davada 86. gün başladı. Davada, ek iddianame hazırlanmasıyla sanık sayısı 414'ten 436'ya yükselirken, birleşen iki dosyayla birlikte tutuklu sayısı 57'ye çıktı.
Tutuksuz sanıkların beyanlarının alındığı duruşmada Mehmet Karataş’ın ardından Erdinç Karataş, İsmail Oygur, Ömer Gürdoy, Kamil Timur Delibaş savunma yaptı.
Daha sonra ise Eski İBB Genel Sekreter Yardımcısı Turgut Tuncay Önbilgin de Eylem 61, 62, 65, 66, 77, 109 ve 117 ile “örgüt üyeliği” suçlamaları kapsamında dinlendi. Önbilgin, iddianamede kendisiyle ilişkilendirilen işlemlerin, uzman birimler ve komisyonlar tarafından hazırlanan ihale süreçlerinde verdiği üst yönetici onaylarından ibaret olduğunu söyledi.
Hakkında herhangi bir menfaat, hukuka aykırı talimat veya gizli bilgi aktarımı tespiti bulunmadığını savunan Önbilgin, “İddiaların önemli bir bölümü görev tarihlerimin dışındadır. Hakkımda ise tek bir menfaat tespiti, hukuka aykırı talimat, gizli bilgi aktarımı veya bir kişinin engellendiğine dair delil bulunmamaktadır” dedi.
Önbilgin, Temmuz 2019’da İBB Genel Sekreter Yardımcılığı görevine başladığını, Mali İşler Daire Başkanlığı ile Emlak Yönetimi Daire Başkanlığı’ndan sorumlu olduğunu, bu görevinin 8 Mayıs 2021’de sona erdiğini anlattı. Daha sonra dört ay İstanbul Yatırım Ajansı Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptığını söyleyen Önbilgin, 8 Kasım 2021’de İBB ile tüm görev ilişkisinin sona erdiğini belirtti.
“BENİM İMZAM ENCÜMENE SEVK EDİLMESİNE İLİŞKİN ÜST İDARİ ONAYDIR”
İhale süreçlerinin birkaç kişinin iradesiyle hazırlanıp sonuçlandırılamayacağını savunan Önbilgin, kendi imzasının niteliğine ilişkin, “İhaleler yıllık bütçeden bağımsız ve aniden ortaya çıkan işlemler değildir. Müdürlükte belirlenen ihale çeşitli birimlerden geçtikten sonra, benim imzam, Belediye Encümenine sevk edilmesine ilişkin üst idari onaydır. İhaleye çıkılmasına Encümen karar verir, İhale Komisyonu süreci yönetir, nihai sonuç yetkili makamın onayına sunulur” dedi.
Turgut Tuncay Önbilgin, belediye iştiraklerinin ayrı tüzel kişilikleri bulunduğunu belirterek, görevinden önce iştirak yöneticilerini tanımadığını, görev döneminde de ihale şartnameleri, katılımcılar veya ihale kararları konusunda bu kişilere talimat vermediğini savundu.
“PANDEMİ İDDİANAMEDE GÖZ ARDI EDİLDİ”
Suçlamalara konu bazı ihalelerin Kovid-19 salgını döneminde gerçekleştirildiğini vurgulayan Önbilgin, bilirkişi raporlarında dönemin koşullarının dikkate alınmadığını savundu.
Eylem 61 kapsamındaki, 2 bin raket ve 400 megalight reklam uygulamasının 10 yıl süreyle işletilmesine ilişkin ihalenin 2020 yılında yapıldığını belirten Önbilgin, ihalenin salgın nedeniyle yaklaşık altı ay ertelendiğini, buna rağmen muhammen bedelin üzerinde 61 milyon TL bedelle sonuçlandığını söyledi. Önbilgin, iddianamede kamu zararı olarak gösterilen hesabın, bilirkişinin kesin tespiti olmadığını, kısa süreli reklam satış fiyatlarının yüzde 100 doluluk varsayımıyla 10 yıla yayılmasına dayandığını öne sürdü.
ÖNBİLGİN: “SUÇ TARİHİ, GÖREVDEN AYRILDIĞIM TARİHTEN SONRA”
Eylem 65 kapsamında, M6 ve M7 metro hatları ile T5 tramvay hattındaki dijital bilgi platformlarına ilişkin ihaleyi de anlatan Önbilgin, kendisinin görev dönemine rastlayan tek işlemin, 31 Mart 2021 tarihli ana ihale dosyasındaki üst idari onay olduğunu söyledi. Önbilgin, “İddianamenin nitelikli dolandırıcılık için gösterdiği 23 Haziran 2021 tarihi, benim görevden ayrıldığım 8 Mayıs 2021 tarihinden sonradır” dedi. Eylem 66’ya konu ihale sürecinin ise tamamen 2023 yılında yürütüldüğünü belirten Önbilgin, bu tarihte de İBB Genel Sekreter Yardımcılığı görevinde bulunmadığını söyledi.
ÖRGÜT ÜYELİĞİ SUÇLAMASINA YANIT: “FATİH KELEŞ’İN ÜZERİMDE TALİMAT YETKİSİ YOKTUR”
Turgut Tuncay Önbilgin, “örgüt üyeliği” suçlamasını da reddederek, iddianamede Fatih Keleş’in kendisinin “hiyerarşik üstü” gibi gösterildiğini savundu. Keleş’in, İBB’nin resmi teşkilat yapısında kendisi üzerinde imza veya talimat yetkisinin bulunmadığını belirten Önbilgin, “Bu kişiden herhangi bir danışmandan veya herhangi bir İBB personelinden İBB ihale sonucunu, şartnameyi, muhammen bedeli veya katılımcıyı belirlemeye yönelik hiçbir talimat almadım; ben de hiçbir kimseye böyle bir talimat vermedim” diye konuştu.
Önbilgin, MASAK kayıtlarında kendisi yönünden şüpheli para transferi, olağan dışı mal varlığı artışı veya suçlamaya konu şirketlerle para ilişkisi bulunmadığını da savunarak, hakkındaki tüm suçlamalardan ayrı ayrı beraatini istedi.
İMAMOĞLU ÖNBİLGİN’E SORDU: “GÖREVE GELMEDEN ÖNCE TANIŞIYOR MUYDUK?”
Ekrem İmamoğlu, savunmasını tamamlalan eski İBB Genel Sekreter Yardımcısı Turgut Tuncay Önbilgin'e soru yöneltti. Önbilgin’in, TÜPRAŞ’taki yöneticilik geçmişini ve 2019 yılında İBB Genel Sekreter Yardımcılığı görevine getirilme sürecini hatırlatan İmamoğlu, göreve gelmeden önce aralarında herhangi bir tanışıklık bulunup bulunmadığını sordu.
Önbilgin, “Ben sizi daha öncesinde hiç tanımıyordum” diyerek göreve başlamadan önce İnsan Kaynakları sürecinden geçtiğini ve İmamoğlu ile ilk kez görevlendirme öncesindeki toplantıda görüştüğünü söyledi. Önbilgin, “Sizinle zaten 1 yıl 8 ay içerisinde belki 3-4 defa görüşmüşüzdür. Sonuçta 5 yıldır da görüşmüyoruz” dedi.
İMAMOĞLU: “HANGİ FİRMAYI ÖNCE ÖDEYECEKSİNİZ DİYE BİR TOPLANTIMIZ OLDU MU?”
İmamoğlu, Önbilgin’e görev yaptığı dönemde şirketlere yapılacak ödemelerin sırasına ilişkin kendisinden herhangi bir talimat alıp almadığını da sordu. İmamoğlu'nun, "'Tuncay, al şu ödeme listesini bir getir bakalım’ ya da ‘Genel Sekreter, Genel Sekreter Yardımcısı birlikte bir gelin bakalım, şuradaki yüzlerce, binlerce firmanın hangisini önce ödeyeceksiniz, hangisini sonra ödeyeceksiniz bir bakalım’ diye bir toplantımız oldu mu?" sorusuna Önbilgin, ödemelerin oluşturulan mekanizma kapsamında gerçekleştirildiğini belirterek, “Yok Başkanım, öyle bir sistem yok. Yani bizim kendi kurduğumuz sistemde, gelen para belirli bir mekanizma çerçevesinde önce vergi borcu veya SGK ödenir, diğer şeyler ödenir. Öyle bir şey, talebinizi almadım, öyle bir usul de kullanmadınız” yanıtını verdi.
İMAMOĞLU’NDAN “50 MİLYAR LİRA” SORUSU
İmamoğlu, daha sonra iddianamede, dış kredilerin kullanımına ilişkin yer alan ve yaklaşık 50 milyar liraya karşılık geldiğini söylediği suçlamayı gündeme getirdi. Yurt dışından temin edilen yatırım kredilerinin, metro hatları ve atık yakma tesisi gibi projelerde kullanıldığını belirten İmamoğlu, söz konusu kredilerin şirketlere aktarılarak, başka amaçlarla kullanıldığı yönündeki iddiayı Önbilgin’e sordu. Ekrem İmamoğlu, “Biz krediyi alacağız yurt dışından, dünyanın en önemli finans kuruluşlarından, yüksek denetime tabi olacağız, 50 milyarı da alacağız firmalara boca edeceğiz ve orada harcatacağız. Allah aşkına Tuncay Bey, bu kadar yüksek denetim, mali uzman, böyle bir şey mümkün müdür?” dedi.
Önbilgin de proje kapsamında tahakkuku bulunmayan bir ödeme yapılamayacağını, İBB, İSKİ ve iştiraklerin mali yapılarının birbirinden ayrı olduğunu belirterek, "İBB'nin, 1 kuruş bile dışarıya ödeme yapması söz konusu değil. Zaten siz idari silsile içerisinde bir şey oluşur. Yani o 50 milyar denen şeyin ne olduğunu bilmiyorum ama biz kredileri bu metrolar ve şeyler için aldığımızda benim dönemimde 1,3 milyarı, 1,6’ydı, şimdi 2,9 ila 3,1 olmuş galiba, 3,1 milyar avro kredi alınmış, bunun kullanımı 3,1 milyar avro. Bu metrolara harcandı” dedi.
Eski İBB Genel Sekreter Yardımcısı Turgut Tuncay Önbilgin, hesap hareketlerinin BDDK raporuna da yansıdığını belirterek, “Ödemenin 1 kuruş bile başka bir tahakkuk oluşmayan bir şeye yapılması mümkün değil. Önceden öz kaynaktan ödenen avanslar mahsuplaşılır ve orada hiçbir sorun olmaz" diye konuştu.
İMAMOĞLU "SİSTEM" İDDİASINI SORDU
Ekrem İmamoğlu, son olarak iddianamede yer alan "suç örgütü" ve "sistem" iddialarına ilişkin Önbilgin’e, görev yaptığı dönemde böyle bir yapı veya talimat mekanizmasına tanık olup olmadığını sordu. Önbilgin, “Başkanım, öyle bir şey söz konusu olmaz. Yani biz de böyle bir şeyi kabul etmeyiz” diyerek, görev yaptığı 1 yıl 8 aylık dönemde böyle bir yapıya rastlamadığını söyledi. Önbilgin, “Öyle bir sistem olduğunu zannetmiyorum. Yani benim dönemimde rastlamadım. Zaten öyle bir sistem olsa ben 1 yıl 8 ay değil, daha önce ayrılırdım” dedi.
İmamoğlu, mahkeme heyetine yaptığı değerlendirmede, dava süresince özellikle yöneticilerin görev ve yetkilerine ilişkin bu konuları sormaya devam edeceğini belirtti. Etkin pişmanlıktan yararlanan bazı sanıklara ise soru yöneltmediğini söyleyen İmamoğlu, bu kişilerin beyanlarının hangi koşullarda alındığına ilişkin eleştirilerini dile getirdi.
Duruşma, sanık savunmalarıyla devam ediyor.
