(İSTANBUL) - YENİ Parti Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Halk TV İstanbul Bürosu önünde yaptığı açıklamada, "86 milyonu bizlerle birlikte, sizlerle birlikte Halk TV'ye, basına, demokrasiye sahip çıkmaya davet ediyoruz. Ve umutsuz olsam da bu yanlıştan dönün. Ülkeyi gerçekten bir felakete götürüyorsunuz. Bu demokrasi, bu mikrofon, bu kalem, bu kanal, bu kanallar hepimize lazım. Yarınlarda bizleri de eleştirecekler. Her eleştireni fırsatını bulduğunuz ilk noktada el koyarak susturursanız, biz bir yere varamayız" dedi.
YENİ Parti Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Utku Çakırözer, İstanbul Milletvekilleri Ali Gökçek ve Gökan Zeybek ile İzmir milletvekili Ümit Özlale’dan oluşan YENİ Parti heyeti, kayyım atanan Halk TV'nin İstanbul bürosu önüne giderek basın açıklaması yaptı. YENİ Parti Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, şunları söyledi:
"Yine güne üzüntü verici, utanç verici bir kararla uyandık. Demokrasimiz açısından, basın özgürlüğü açısından, ifade özgürlüğü açısından üzüntü verici, kaygı verici gelişmeler bunlar. Halk TV uzun süreden beri bu ülkede yayın yapan aslında emeği, alın terini yansıtan, milletin, halkın kanalıydı. Sahibine, Cafer Mahiroğlu'na yapılan bir operasyondan dolayı kanala el koyuldu. Bakın, Türkiye'de gerçeği, doğruyu söyleyen muhalefet demiyorum ama muhalefet yapabilen gördüğünü olduğu gibi anlatabilen üç dört tane kanal kaldı zaten sadece. Bugün televizyondaki kumandaya baktığımız zaman ilk 100'de yaklaşık 70 kanal iktidarın. Birçoğuna da el konulmuş. El konulduktan sonra bu kanallar da yandaş şirketlere verilmiş.
"BUNU KABUL ETMEK MÜMKÜN DEĞİL"
Şimdi Halk TV'ye bu şekilde el koymak, kayyım atamak, yayın yönetmeninin, gazetecilerin bilgisayarındaki tüm yazışmaları almak neyin aklı? Tedbir koyamaz mıydınız? Tedbir koyduktan sonra bu insanlar yayınlarına devam edemez miydi? Buradaki amaç susturmak. Buradaki amaç sorgulamanın gerçeklerin konuşulmasını engellemek. Sabahın erken saatlerinde 05.00'te kayyım geliyor. Niye? Yayın başlamadığı için. Canlı yayın başlamadığı için. Bakın, Tele1'de böyle olmadı. Akşam saatlerinde oldu. Yayın varken herkes bu rezaleti gördü. Burada 05.30'da. 05.30'da Türkiye'nin en çok izlenen halkın kabul ettiği bir kanala çökülüyor, el koyuluyor. Bunu kabul etmek mümkün değil. Geldiğimiz nokta endişe verici. Bakın, seçimler sadece insanların gidip oy kullandığı, zarfı kapattığı, sandığa attığı bir olgu değil. Seçimlerde sizlerin büyük önemi var. Biz sizlere söylediklerimiz, anlattıklarımızla yurttaşlarımıza ulaşabiliyoruz. Ama bu kadar kolay kanallar susturulursa, bu kadar kolay kanallar kapatılırsa, sabah 05.00'te bilgisayarlara el konulursa, el konulduktan sonra sadece belgeseller yayınlanırsa, nasıl olacak?
"ÜLKEYİ FELAKETE GÖTÜRÜYORSUNUZ"
O yüzden 86 milyonu bizlerle birlikte, sizlerle birlikte Halk TV'ye, basına, demokrasiye sahip çıkmaya davet ediyoruz. Ve umutsuz olsam da bu yanlıştan dönün. Ülkeyi gerçekten bir felakete götürüyorsunuz. Bu demokrasi, bu mikrofon, bu kalem, bu kanal, bu kanallar hepimize lazım. Yarınlarda bizleri de eleştirecekler. Her eleştireni fırsatını bulduğunuz ilk noktada el koyarak susturursanız, biz bir yere varamayız. Bugün milletvekillerimizle birlikte sabahın erken saatlerinde genel başkan yardımcılarımızla buradayız. Burada olmaya, dayanışmamızı göstermeye devam edeceğiz. Milletimize de buradan bir kez daha sesleniyoruz: Gelin, kanalınıza, gazetelerinize, basına, demokrasiye sahip çıkın."