(TBMM) - Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, son 6 ayda kayıtlı çalışan sayısının 931 bin kişi artarken yalnızca 19 bin kişinin sendikalı olduğunu belirterek hak kayıplarına karşı örgütlenme çağrısını yineledi. Baş, "Maaşın eriyorsa bu siyasi bir karardır kardeşim, hem iş yerimizde hem sokakta örgütlü bir işçi sınıfı hareketini inşa etmek zorundayız" dedi.
TİP Genel Başkanı Erkan Baş, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Güne Üsküdar Belediyesi'ne dönük bir operasyonla başlandığını belirten Baş, Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'a ve mesai arkadaşlarına geçmiş olsun dileklerini iletti.
Birkaç ay önce isimleri sıkça anılan kadın belediye başkanlarını ve sonrasında yaşanan süreçleri hatırlatan Baş, iktidar partisine geçen belediye başkanları hakkında herhangi bir işlem yapılmadığına dikkati çekerek şunları söyledi:
"Bakın neler konuşuluyordu? Aydın Belediyesi, İzmit Belediyesi konuşuluyordu. Beykoz'a daha sonradan vekil olarak gelen belediye başkanı hanımefendi konuşuluyordu. Şimdi tabloya bakın. Aydın Belediye Başkanı AKP'ye geçti. Herhangi bir operasyon, bir soruşturma, herhangi bir kovuşturma, herhangi bir gözaltı yok. Afyon Belediye Başkanı AKP'ye geçti. Herhangi bir hukuki süreç yaşanmıyor. Beykoz Belediye Başkanı Vekili AKP'ye geçti. Ama İzmit Belediye Başkanı tutuklandı. Üsküdar Belediye Başkanı'na operasyon yapılıyor. Aklı ve vicdanı olan, süreci takip eden herkesin görebileceği netlikte bu operasyonların siyasi niteliği bir kez daha ortaya çıktı. Kuşkusuz bunları kabullenmeyeceğiz, sindirmeyeceğiz, normalleştirmeyeceğiz. Bunlarla mücadeleye devam edeceğiz ama neyle mücadele ettiğimizi bilelim."
YENİ PARTİNİN KURULUŞU VE "BUTLAN" AÇIKLAMASI
Geçtiğimiz hafta Özgür Özel ve 90 milletvekilinin YENİ Parti'nin kuruluş dilekçesini sunduğunu hatırlatan Baş, partisi adına hayırlı olsun ve başarı dileklerini iletti. TİP'in tutumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Baş, şöyle konuştu:
"Bu butlan kararı ilan edildiği anda herhalde, hani ilk değilse bile, ilk net karşı duruş sergileyen partilerden bir tanesi Türkiye İşçi Partisi oldu. Açıkça Cumhuriyet Halk Partisi'ne çökme girişiminin karşısında olduğumuzu ve bu kararı tanımadığımızı ifade etmiştik. Bir toplumsal karşılığı olduğunu hiç görmediğimiz, böyle bir desteği olmayan bir grup, iktidarın kendileri için hazırladığı oyunda figüranlık yapıyor. Biz o gün buna nasıl karşı çıktıysak, o çizginin bize yüklediği bir sorumluluk gereği bu butlancı anlayışa karşı durduysak bugün de aynı yerdeyiz. Biz Ali'nin, Veli'nin, Ekrem'in, Sinem'in değil; yurttaşın seçme ve seçilme hakkının, demokrasinin yanında durduk. Biz saldırının konusu Selahattin ya da Figen olunca başka türlü, saldırının konusu Can olunca başka türlü, belediye başkanları işte Ekrem Bey olunca başka türlü pozisyon almadık."
"FIGÜRANLIK SİYASETİ ÇOK TEHLİKELİ"
CHP İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen programa "figüran taşındı" haberine ilişkin de konuşan Erkan Baş, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Şunu söylemem lazım: Umuyorum bu memleketi halkı sadece seçmen olarak gören siyasetçilerden hep beraber kurtarırız. Çünkü halkı sadece seçmen olarak gören, halkın katılımını seçimlere ve sandığa indirgeyen bir yaklaşım geçmişte de çare değildi, bundan sonra da çare olmayacak. Geçen gün Türkiye siyasi tarihinin en utanç verici günlerinden birini yaşadık. Ya sözde bir katılım töreni yapılacak, bir ajansla anlaşılmış, 950 lira karşılığında bir grup emekçi kardeşimiz bu zulme, bu rezilliğe izletip alkışlatılmış. Üstelik BirGün gazetesinden sevgili muhabir arkadaşımız Ebru Çelik bunu fotoğraflarıyla, delilleriyle haberleştirince gazeteci arkadaşımızı hedef haline getiriyorlar."
SENDİKALAŞMA ORANLARI VE BARAJ ELEŞTİRİSİ
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın 2026 Temmuz ayına ilişkin sendikalı çalışan verileri üzerinden ekonomik tabloya ve çalışma hayatına dair rakamlar paylaşan Baş, son 6 ayda kayıtlı çalışan sayısının 931 bin kişi arttığını ancak aynı dönemde yalnızca 19 bin kişinin sendikalı olduğunu açıkladı. Kayıtlı çalışan her 100 işçiden 86'sının sendikasız olduğuna dikkati çeken Baş, bazı sendikaların da baraj altında bırakıldığını ifade etti.
Baş, "Bağımsız Maden İş Sendikası, DİSK'in Güvenlik-Sen'i, DİSK'in Basın-İş Sendikası, BİRTEK-SEN, DGD-SEN... Bunlar geride kalan 6 aya bakın, 1 seneye bakın, Türkiye'deki en mücadeleci sendikalar. Maalesef hepsi açıklanan sendikal istatistiklere göre baraj altı kaldı, toplu sözleşme yetkileri gasbedildi. Üstelik bunu o kadar alçakça yapmışlar ki arkadaşlar toplasanız 235 üye daha olsa bu üç sendikada, toplam 564 bin işçiyi kapsayan bu sektörde üç sendikanın da toplu sözleşme yetkisi olacak. Ama ayak oyunlarıyla, bir kişiyi oradan düşürerek, iki işçiyi oradan sürerek kendi yaptıkları kanunun bile orada bir barajını kuruyorlar" ifadelerini kullandı.
"ÖRGÜTLÜ BİR İŞÇİ SINIFI HAREKETİNİ İNŞA ETMEK ZORUNDAYIZ"
Ekonomik ve siyasal mücadelenin birbirinden ayrılamayacağını dile getiren Erkan Baş, konuşmasının sonunda tüm çalışanları ve yurttaşları örgütlenmeye çağırarak sözlerini şöyle tamamladı:
"Aklımızı başımıza toplamak zorundayız. Ekonomik mücadeleyle siyasal mücadele birbirine kopmaz biçimde bağlıdır. Maaşın eriyorsa bu siyasi bir karardır kardeşim. Fabrikada üzerine kapı kilitleniyorsa bu siyasi bir karardır. Sendikaya üye olduğun için işten atılıyorsan bu siyasi bir karardır. Hukuk seni değil patronunu koruyorsa bu siyasi bir karardır. Öyleyse çözüm nettir: Hem iş yerimizde hem sokakta örgütlü bir işçi sınıfı hareketini inşa etmek zorundayız. Sendikalarımızı güçlendirelim. Bize dayatılan barajları, engelleri iş yerlerinde birleşerek yıkalım geçelim. Siyasal mücadeleyi de büyütelim kardeşlerim. İşçinin, emekçinin, bu ülkenin üreten insanlarının alın terinin öz partisi Türkiye İşçi Partisi'ni güçlendirelim. Çünkü siyasette de patronların sesine karşı işçinin sesini yükseltecek, patronların düzenine karşı emeğin bayrağını dalgalandıracak bir güce hepimizin ihtiyacı var."