(ANKARA) - DİSK/Enerji-Sen Genel Başkanı Süleyman Keskin ile Genel Sekreteri Emin Atsız'ın gözaltına alınmasına tepki gösteren Öğretmen Sendikası, "Sınıf kardeşlerimiz olan işçilerin mücadelesinin de tam merkezinde, onlarla omuz omuzayız. DİSK/Enerji-Sen Genel Başkanı Süleyman Keskin, Genel Sekreteri Emin Atsız ve enerji işçileri derhal serbest bırakılmalıdır" açıklamasını yaptı.
Doruk Madencilik'e bağlı Yunus Emre Termik Santrali'nde çalışan DİSK/Enerji-Sen üyesi işçiler, üç aydır ödenmeyen maaşları nedeniyle Beypazarı ilçesinden Ankara'daki Yıldızlar SSS Holding binasına doğru dün yürüyüş başlatmıştı. Yürüyüşün ikinci gününde Oğuzkent'ten Ayaş'a ilerlemek isteyen işçiler ile yürüyüşe izin vermeyen polis ekipleri arasında arbede yaşanmış, olayın ardından DİSK/Enerji-Sen Genel Başkanı Süleyman Keskin ile Genel Sekreteri Emin Atsız gözaltına alınmıştı.
Öğretmen Sendikası, gözaltıları protesto etmek amacıyla Madenci Anıtı önünde toplandı. Öğretmenlere, Türkiye Sosyalist Partisi (TSP), KESK, Öğrenci Kolektifi, Halkevleri ve Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu (BDSP) da destek verdi.
"İşçilerin emeğine çöken Yıldızlar SSS Holding kaybedecek, işçiler kazanacak" ve "Enerji işçileri yalnız değildir" yazılı pankartın ardında toplanan eylemciler, "Emekçiye değil çetelere barikat", "Baskılar bizi yıldıramaz" ve "Yaşasın sınıf dayanışması" diye slogan attı.
Basın metnini Mehmet Bakşi okudu. Bakşi, şunları söyledi:
"Bizler çok iyi biliyoruz ki; coplar, kalkanlar ve biber gazları, patronların ve sermayenin çıkarlarını korumak için hak arayan emekçilerin üzerine sıkılmaktadır. Üç aydır evine ekmek götüremeyen, sağlıksız koşullarda canı pahasına çalışan işçilerin karşısına kolluk kuvvetlerini yığan akıl, bizim de haklı taleplerimizi ters kelepçeyle bastırmaya çalışan aynı akıldır. Ücretini, iş güvenliğini ve sendikal haklarını isteyen işçiler suç işlemiyor! Asıl suç, işçinin emeğini gasp edenlerin ve bu tahakkümü devletin zor aygıtlarıyla koruma altına alanların suçudur. Anayasa’nın 34. ve 51. maddelerinin, Anayasa Mahkemesi kararlarının kâğıt üzerinde kaldığını, sokakta anayasal hakların fiilen askıya alındığını 1.5 aydır bizzat yaşayarak gören bizler, hukukun sadece egemenlerin ve patronların sopası olarak kullanılmasına itiraz ediyoruz.
Emeğin haklarının işkolu ayrımı olmaksızın bir bütün olduğunu; okullarda, kampüslerde, madenlerde veya enerji santrallerinde kurulan sömürü düzeninin birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğunu biliyoruz. Bizim sokaklarda sergilediğimiz direniş ile enerji işçilerinin Ankara yolundaki yürüyüşü, aynı düzene karşı verilen ortak bir mücadelenin farklı cepheleridir. Öğrencilerimize hak, adalet, eşitlik ve demokrasi kavramlarını anlatan eğitim emekçileri olarak; kendi haklarımız için bedenimizi siper edip bedel öderken, sınıf kardeşlerimiz olan işçilerin mücadelesinin de tam merkezinde, onlarla omuz omuzayız."
"İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ ÖNLEMLERİ DERHAL ALINMALIDIR"
Yetkililere seslenen Bakşi, şu talepleri sıraladı:
"Tıpkı bizlere yapıldığı gibi demokratik haklarını kullanırken darp edilerek gözaltına alınan DİSK/Enerji-Sen Genel Başkanı Süleyman Keskin, Genel Sekreteri Emin Atsız ve enerji işçileri derhal serbest bırakılmalıdır. Hak arayan emekçilere yönelik uygulanan sistematik polis şiddeti, biber gazlı müdahale, ters kelepçe ve kötü muamele derhal son bulmalı; sorumlular hakkında şeffaf ve etkili bir inceleme başlatılmalıdır. Yunus Emre Termik Santrali işçilerinin ödenmeyen bütün ücretleri eksiksiz ödenmeli, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri derhal alınmalıdır. İşçilerin sendikal örgütlenme iradesine saygı gösterilmeli, patronların yasadışı engellemelerine karşı kamu makamları işçinin haklarını güvence altına almalıdır"