(ANKARA) - Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, 2025-2026 eğitim öğretim yılının sona ermesi nedeniyle yaptığı açıklamada, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i istifaya çağırarak, "Öğrenci ve velileri parasız, bilimsel, laik, demokratik ve anadilinde eğitim hakkı için; öğretmenleri güvenceli iş, insanca yaşamaya yetecek ücret ve eşit haklar için mücadeleye çağırıyoruz" dedi.
Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Yaklaşık 18 milyon öğrenci karne aldı ve 2025-2026 eğitim öğretim yılı sona erdi. Ancak geçtiğimiz eğitim yılında bırakın çözümü, eğitimin sorunları katlanarak büyüdü. Bir yandan hız verilen özelleştirme politikalarıyla eğitimin niteliği düşerken öte yandan 'Dindar ve kindar nesil' hedefiyle müfredat içeriğinin değiştirilerek biat eden kuşaklar yaratma hedefine doğru hızlı adımlar atıldı. İktidarın okulları tarikatlara ve sermayeye teslim eden politikaları çocukları ya işçileşmeye ya da şiddet sarmalının içerisine itti" dedi.
Aslan, şunları kaydetti:
"Derinleşen yoksullaşmayla okuldan kopan çocuk sayısı 1,5 milyona dayanırken, bunu fırsat bilen Saray rejimi MESEM adı altında çocuk işçiliğine meşruiyet kazandırdı, okuldan kopan yarım milyon çocuk sanayinin çarkları arasına sürüldü. MESEM adı altında sömürülen en az 20 çocuk çalıştırıldığı atölye ve fabrikalarda can verdi. Okulların kapanmasıyla yüz binlerce çocuk da çalışmak üzere tarlanın, bahçenin yolunu tutacak. 2026’nın ilk 4 ayında okullarda 16 ayrı şiddet ve silahlı saldırı olayı yaşandı. Uyguladığı eğitim politikalarıyla çocukları okuldan uzaklaştırarak, gençleri geleceksizliğe mahkum ederek şiddet sarmalının parçası haline getiren Saray rejimi büyük travmalara neden olan okul saldırılarının ardından güvenlikçi tedbirleri öne sürüp, sorumluluğu ailelere yıkarak sorunun kaynağını görünmez kılmaya çalıştı.
Saray iktidarı, bütçede aslan payını eğitime ayırdığını öne sürüyor. Ancak okula aç giden, okuldan aç dönen milyonlarca çocuğa bir öğün ücretsiz yemek çok görüldü; kaynaklar özel okul patronlarına aktarıldı. MEB’e ayrılan yaklaşık 1 trilyon liralık bütçenin yüzde 80’i personel giderlerine harcanıyor. Ancak bu öğretmenlerin hakkını alabildiği anlamına gelmiyor. Yaklaşık 1 milyon ataması yapılmayan öğretmene karşın kamu okullarında 80 bin öğretmen açığı bulunuyor; 80 bin öğretmen kadrosu ise güvencesiz ve düşük ücretle çalıştırılan ücretli öğretmenlerle dolduruluyor. 65 bin öğretmen ise yine güvencesizliğin bir diğer adı olan sözleşmeli statüde çalıştırılıyor.
Özel okullara milyarlarca lira aktaran Milli Eğitim Bakanı, okul patronlarının insafına terk ettiği öğretmenlerin çağrılarına da sağır. Açlık sınırının, hatta asgari ücretin dahi altında çalıştırılan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri, günlerdir taban ücret düzenlemesinin yeniden uygulanması talebiyle günlerdir Ankara’da seslerini duyurmak isterken polis şiddetine maruz kalıyor. Büyüyen sorunlara gözünü kapatan; öğretmenlerin, velilerin ve öğrencilerin yükselen seslerine kulaklarını tıkayan; kalemini okul patronları ve sermayenin çıkarları için oynatan bu iktidar eğitimin yumağa dönüşen sorunlarını çözemez. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir.
Öğrenci ve velileri parasız, bilimsel, laik, demokratik ve anadilinde eğitim hakkı için; öğretmenleri güvenceli iş, insanca yaşamaya yetecek ücret ve eşit haklar için mücadeleye çağırıyoruz."

