Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN
(İSTANBUL) - Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB Davası'ndaki savunmasında, fon soruşturmasında adım atılmazken İBB’ye dokuz ayrı operasyon düzenlendiğini belirterek, "Fon vurguncuları için hiçbir şey yapılmadı. Hiçbir şey, yaprak kıpırdamadı. Ama uyaranlar gözaltına alındı" dedi.
Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53’ü tutuklu 436 sanıklı İBB Davası’nın 98. günü başladı. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde görülen İBB Davası’nın 98. gününde, 19 Mart 2025'ten bu yana cezaevinde bulunan Ekrem İmamoğlu savunma yapıyor.
FON KRİZİ TEPKİSİ...
İmamoğlu, savunmasında fon tasfiyeleri ve borsadaki kayıplara değinerek, "Fon vurgununun bu ülkeye şimdilik, 15-20 günlük maliyeti 107 milyar doları aşmıştır" dedi. Tasfiyeye alınan fonlarda 455 bin aşkın yurttaşın parasının bulunduğunu belirten İmamoğlu, halka açık şirketlerin piyasa değerinden bir ayda yaklaşık 90 milyar dolar silindiğini ifade etti. İmamoğlu, "Şimdi milleti aldatmaya çalışıyorlar. Aldanma ey halkım. Aldanırsak yokuz, aldanmazsak varız" diye konuştu.
İmamoğlu, büyük bir mali skandalın ortaya çıkması durumunda öncelikle delillerin ve paranın korunması, ardından ilişki ağının çözülmesi gerektiğini söyledi. Tasfiyeye alınan şirketlerin 15 gün boyunca diğer fonlarında işlem yapmayı sürdürdüğünü ve bu şirketlere bağlı bankaların yönetim kurulu başkanlarının eylül sonuna kadar görevlerinde kaldığını belirten İmamoğlu, "Çünkü iç içeydiler. Akrabaydılar. Bir aradaydılar. Birlikte kararlar alındı. Birlikte bu süreç yönetildi" ifadelerini kullandı.
"ESKİ BAKANA GÖZALTI BİLE YAPMADILAR, İMAMOĞLU'NU EVİNDEN ŞAFAK OPERASYONUYLA ALDILAR"
"Bir belediyeye şafak vakti girilir. Bilgisayarlarına aynı gün el konur. Vatandaşın milyarlarca dolarlık birikimi söz konusu olduğunda, o hız gösterilmedi" diyen İmamoğlu, şöyle konuştu:
"Bu soruşturmada tutuklu siyasetçi sayısı kaç? Sıfır. Kim inanıyor buna? Ey halkım, bu yapılan fon vurgunu, asrın soygunu; siyasi iktidarın, hükümetin yetkilileri içindedir. İçinde olmadan bunu yapmaları mümkün değildir. Denetimsizlik ve kurumlar arasındaki ilişkilerde ayırmacılık, kayırmacılık, nepotizm tavan yapmıştır ve bu süreci, bu süreci sorgulamaktan kaçmaktadırlar. Meclis'te yapılan 'Birlikte bu kararı verelim, birlikte bu komisyonu kuralım ve buradan soruşturalım' dediler, kabul etmediler. Çünkü korkuyorlar, kaçıyorlar."
İktidarın eski bir bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın 160 milyon liralık yatırımla 2 milyar 200 milyon lira kazandığını belirten İmamoğlu, "Gözaltı yok, tutuklama yok, bu paraya nasıl ulaştın diye soran yok. Bu sorular, kamuoyunun önüne ancak muhalefet getirince geldi. Muhalefet bazı tespitler yapınca geldi. Bir yanda aylarca, yıllarca tutuklu kalan belediye başkanları, öbür yanda gözaltı bile görmeyen bir süreç yönetildi. Yani eski bakana gözaltı bile yapmadılar. Ama 16 milyon İstanbullunun seçtiği belediye başkanını, evinden şafak operasyonuyla aldılar. Çünkü adalet arayışı yok. Bu çok net. Bu ülkede hukukun kime göre işlediği işte bu iki tablonun arasındaki farktır" dedi.
"DÖNEMİN BAŞSAVCISI, KONU ASRIN SOYGUNU OLUNCA KILINI KIPIRDATMADI"
İmamoğlu, dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı şimdiki Adalet Bakanı Akın Gürlek’in 26 Şubat 2025’te soruşturma kapsamında Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) müzekkere yazısı gönderdiğini, ancak sonraki 20 ay boyunca fon soruşturmasının ilerletilmediğini ileri sürdü. Gürlek'in iki gün önce, 24 Şubat 2025’te İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’ne diplomasının iptali için yazı gönderdiğini, 11 Mart’ta ise tekit (isteği yenileme, hatırlatma) yazısı yolladığını belirten İmamoğlu, iki süreç arasındaki farklılığa dikkati çekerek, fon soruşturmasında adım atılmadığını, buna karşılık kendisinin diploması için ısrarla işlem yapıldığını söyledi.
Ekrem İmamoğlu, "Anamın ak sütü gibi helal diplomam için çırpınan dönemin başsavcısı, şimdinin Adalet Bakanı, konu asrın soygunu, fon vurgunu olunca süreçte hiç kılını kıpırdatmadı. Kendi, 20 ay boyunca. Bir ay, iki ay değil bakın 20 ay boyunca. Araya Mehmet Şimşek'in açıklamaları girdi, araya başka açıklamalar, başka tespitler, başka yazılar çiziler. Uyaran eski MASAK başkanlarını, uyardığı için aynı Cumhuriyet Başsavcılığı onları gözaltına aldı" dedi.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 19 Mart 2025’te kendisine yönelik operasyonun ardından borsanın iki günde yüzde 16,3 değer kaybettiğini ve yatırımcıların 31,5 milyar dolar kaybettiğini öne sürdü. Aynı dönemde TERA’nın ağırlık verdiği hisselerin yükseldiğini savunan İmamoğlu, fon soruşturmasında adım atılmazken İBB’ye dokuz ayrı operasyon düzenlendiğini belirterek, "Fon vurguncuları için hiçbir şey yapılmadı. Hiçbir şey, yaprak kıpırdamadı. Ama uyaranlar gözaltına alındı" dedi.
İmamoğlu, mutlak butlan kararının gündeme geldiği süreçte borsanın yeniden düştüğünü ve TERA üzerinden bir günde 1 milyar 870 milyon dolarlık alım yapıldığını da ileri sürdü. Hakkındaki iddianamede "yolsuzluk fonu" ve "seçim fonu" ifadelerinin kullanıldığını belirten İmamoğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığı için fon oluşturduğu yönündeki iddiaları reddetti. Ailesinin, şirketlerinin ve yakınlarının hesaplarının incelendiğini söyleyen İmamoğlu, "Tek bir kuruş bulamadılar, tek bir kuruş. Çünkü o fon yok, öyle bir şey hiç olmadı" diye konuştu.
"FON VURGUNUNUN SİYASİ AYAĞINI AÇIKLAYIN"
İmamoğlu, kendisine yöneltilen "yolsuzluk fonu" ve "örgüt kurma" suçlamalarını reddederek, asıl fon vurgununun vatandaşların birikimlerini hedef aldığını ve siyasi iktidarın yakın çevresindeki kişilerin bu süreçte rolü olduğunu iddia etti.
İBB’ye yönelik operasyonlar sırasında borsadaki düşüşlere karşın bazı hisselerde olağan dışı alımlar yapıldığını savunan İmamoğlu, "Bu asrın soygunu fon vurgununda milli iradeye darbe yapan, 19 Mart ve 21 Mayıs operasyoncularının ve bu süreci yazdıranların ve yazanların siyasi ayaklarının ve içindeki herkesin katkısı var mıdır, yok mudur? Bunun cevabını verin. Asrın soygunu fon vurgununun siyasi ayağı, siyasilerin yakınları, akrabaları, bürokrat ortakları, yakınları, gizli ortakları kimdir? Bunların cevabını bu millete verin" dedi.
Beş ayrı başlıkta vatandaşın cebinden çıkan toplam tutarın 577 milyar 160 milyon dolara ulaştığını ifade eden İmamoğlu, yaşananları "siyaset, sermaye, suç" ilişkisiyle açıkladı. Bir yanda servetlerini artıranlar, diğer yanda geçim sıkıntısı yaşayan emekliler, işçiler ve gençler olduğunu belirten İmamoğlu, İstanbul’da sosyal destek bütçesini 2019-2026 döneminde beş katına çıkardıklarını söyledi ve Halk TV’ye yönelik operasyonun da ülkenin gerçek sorunlarından dikkatleri uzaklaştırdığını vurguladı.
Ekrem İmamoğlu, Türkiye’de yoksulluk ve gelir adaletsizliğinin siyasi tercihlerin sonucu olduğunu belirterek, "Kazanç yukarıda toplanıyor, bedel aşağıya yayılıyor" dedi ve ülkenin zenginliğini 87 milyon yurttaşla paylaşacaklarını, demokrasi, adalet ve refahı birlikte sağlayacaklarını söyledi.
Ekrem İmamoğlu'nun savunması verilen aranın ardından devam edecek. İmamoğlu salondan ayrılırken izleyicilere dönerek, "Sizi çok seviyorum" dedi. İzleyiciler de İmamoğlu’na "Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz" dedi.
(Sürecek)
