(DİYARBAKIR-ANKARA) Haber: Ahmet ÜN – Kamera: İsmet MİKALİOĞULLARI
Tarım ve Orman Bakanlığı, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin makarnalık ve ekmeklik buğday için ton başına 16 bin 500 TL, arpada ise ton başına 12 bin 750 TL ödeme yapacağını duyurdu.
Açıklamada, üreticilere temel destek, planlı üretim desteği ve sertifikalı tohum kullanım desteği olarak dekara toplam 980 TL ödeneceği, bunun ton başına toplam 3 bin 14 TL destek ödemesine tekabül edeceği belirtildi.
Açıklamada, desteklerle birlikte üreticilerin eline toplamda ekmeklik ve makarnalık buğday için 19 bin 514 TL/ton, arpa için ise 15 bin 764 TL/ton geçmiş olacağı hesaplandı.
"TÜM TÜRKİYE GÖRSÜN Kİ BİZİ KANDIRIYORLAR"
Bakanlığın bu açıklamasına çiftçilerden tepki geldi. Diyarbakır Yenişehir Ziraat Odası Başkanı Süleyman İskenderoğlu, “Tüm Türkiye görsün ki bizi kandırıyorlar. Çiftçiyi kandırıyorlar. Dönüm başı 980 lira ödeniyor. Türkiye ortalamasının verimini 325 kilodan hesaplamışlar. 325 kiloyu hesapladıkları zaman 3 bin 14 liraya tekabül ediyor. Bu bize verilen 980 TL desteğidir. Ali Cengiz oyunuyla bizi kandırmaya çalışıyorlar. Ayıp ya. Çiftçinin gözünün içine bakıp çiftçiyi kandırıyorlar” dedi.
Süleyman İskenderoğlu şunları söyledi:
FİYAT İYİ OLSAYDI CUMHURBAŞKANI AÇIKLARDI: Bu sabah hububat fiyatları açıklandı. Fakat sessiz sedasız açıklandı. Fiyatın kötü olduğu TMO'nun sitesinde sessiz sedasız paylaşıldığı fiyatın kötü olduğu oradan belli oluyor. Şimdi fiyat iyi olmuş olsaydı ya Sayın Cumhurbaşkanı açıklama yapardı basını toplayıp ya da Tarım Bakanı basını toplayıp açıklama yapacaktı.
BİZ BİTTİK, ÖLDÜK: Biraz önce fiyatı gördüğüm zaman resmen şok oldum. Geçen yıl 13 bin 500 lira verilen fiyat hububat fiyatı bu yıl 16 bin 500 lira verilmiş. Artış yüzde 20 civarı. Fiyatları gördüğüm zaman inanmadım hem de şoka girdim. Bu olacak bir fiyat mı ya? Biz bittik ya. Çiftçi bitti. Biz bittik, öldük. Gözleri aydın. Bakın bu tarlaların hepsinde pamuk ekiliyordu. Pamuk bitti. Çiftçi buğdaya döndü, buğday da bitti. Bu sürdürülebilir bir tarım politikası değil. Bu şekilde çiftçilik yapılmaz. Bu şekilde üretim yapılmaz. Kimse kusura bakmasın. Ben buradaki rakamlara bakıyorum. Önceki yıllarda fiyat açıklanırken TMO 15 gün ve 20 günde ödüyordu. Bunu 45 güne çıkarmış. 45 gün sonra ödeme yapacak. Fiyatı 13 bin 500'den 16.500'e çıkarmış. Bu şartlar altında bizim üretim yapmamız imkansız hale geldi.
“BU ŞEKİLDE BİZ ÜRETİM YAPAMAYIZ, KİMSE KUSURA BAKMASIN”
Girdi maliyetlerinde yüzde 100 dolayında artış olduğuna dikkat çeken İskenderoğlu, hububat fiyatlarına yapılan yüzde 20’lik zammın kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Bu şekilde üretim yapamacaklarını sözlerine ekleyen İskenderoğlu, "Girdi maliyetleri, tohum yüzde 100 artmış. Bakın yüzde 100 gübre yüzde artmış. Mazot yaklaşık olarak yıl bazında sayarsanız totalde ortalama yüzde 70-80 gibi bir artış var. İlaç yüzde 100'den fazla maliyeti artmış. Fakat çiftçinin hububat fiyatına gelince yüzde 20. Eyvallah. Bu şekilde biz üretim yapamayız. Kimse kusura bakmasın” ifadelerini kullandı.
“ALİ CENGİZ OYUNU”
TMO’nun bu yıl belirlediği planlı üretim desteği ve sertifikalı tohum kullanım desteği olarak dekara toplam 980 TL ödeneceği belirten İskenderoğlu, şöyle devam etti:
"Gözümüzün içine bakarak bizi kandırıyorlar. Diyor ki bakın bütün Türkiye kamuoyu bunu görebilir mi? Herkes görebilir mi bunu? Bütün Türkiye kamuoyuna sesleniyorum. Bakın temel destek ve planlı üretim yanında da sertifikalı tohum üreten bir çiftçiye devletimiz çiftçiye dönüm başı 980 lira. Çiftçiyi kandırıyorlar. Dönüm başı 980 lira ödeniyor. Bakın hepiniz gördünüz değil mi? Diyor ki Türkiye ortalaması diyor. Türkiye ortalamasının verimini 325 kilodan hesaplamışlar. 325 kiloyu hesapladıkları zaman 3 bin14 liraya tekabül ediyor. Bu bize verilen 980 TL desteğidir. Ali Cengiz oyunuyla bizi kandırmaya çalışıyorlar. Ayıp ya. Ayıp ya. Çiftçinin gözünün içine bakıp çiftçiyi kandırıyorlar. Buyurun. Bir yıl içinde çiftçiye toplam verilen desteği söylüyorum. Planlı üretim, sertifikalı tohum ve temel girdi. Bu üçünün toplamı dönüm başı bu hububat arpa ve buğdayda dönüm başı 980 lira ödenir. Bunu da getirip hububat fiyatını içine koyuyorlar. Bu ton başı 3 bin 14 söyleniyor ya öyle bir şey yok. Zaten bu destek ödeniyor. Zaten bu çiftçinin desteği, bu destekle fiyatı niye karıştırıyor? İç içe koyuyorlar ki burada iç içe koyuyorlar ki 19 bin 514 TL'yi bulsunlar.”
“PAMUK BİTTİ TÜRKİYE'DE, SIRA BUĞDAYA MI GELDİ?”
Çitçiye verilen desteğin Adalet ve Kalkınma Partisi'nin 2006 yılında çıkardığı yasayla bütçenin yüzde 1'inin tarıma destek olarak belirlendiğini hatırlatan İskenderoğlu, şunları söyledi:
“Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kendisinin çıkarmış olduğu kanunla çiftçiye verilen destek bunu niye bu yılki fiyatın içine koyuyor? Biz aptal mıyız? Ya gözümüzün içine bakıp bakıp bizi kandırıyorlar. Olacak bir şey mi bu ya? Bizim köyde yaklaşık olarak 6 bin ila 7 bin dönüm arasında tarımda kayıt var. Pamuk ekilirdi bu alanlarda. Geçmiş olsun. Bu 300-400 dönüme düşmüş. 6 bin dönüm ekiyorduk. Pamuk bitti Türkiye'de. Çiftçi pamuk ekemiyor. Sıra buğdaya mı geldi? Zaten elimizde bir kalan bir buğday var. Çiftçi buğday ekebiliyor. Girdiği maliyetleri ortada. Biz ne yapalım ya? Nereye gidelim? Ya biz bu fiyatı kabul etmiyoruz.”
“BİZ BU RAKAMI KABUL ETMİYORUZ”
TMO’nun açıkladığı fiyatların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından revize edilmesi çağrısında bulunan İskenderoğlu, “Hükümetin bu fiyatı acil tarafından revize etmesini istiyoruz. Diyarbakır Yenişehir Ziraat Odamızın yaptığımız fiyat, maliyet, tespiti var. 20 bin lira bize mal oluyor ya. Bize 20 bin liraya mal olan bir şey biz 16 bin liraya satacağız. Zararına satacağız. TMO bu şekilde alıyorsa zarar edeceğiz. Biz bu şartlar altında nasıl üretim yapabiliriz? Biz nasıl yurt dışındaki, Rusya'daki, Ukrayna'daki bir çiftçiyle biz nasıl rekabet edelim? Biz nasıl mücadele edeceğiz? Bakın bu ne kadar güzel bir tohum, ne kadar güzel bir buğday. Biz bu rakamı kabul etmiyoruz arkadaş. Yani bu rakamın Sayın Cumhurbaşkanı bu rakamı acil tarafından revize edip çiftçiyi tatmin edecek bir rakam açıklanması lazım ve içinde destek olmayacak bir rakam. Bu fiyata şaşırmışım ve çok üzgünüz ve çok da kızgınız. Bu maliyet fiyatı değil ya” diye konuştu.
DEVA PARTİLİ İDRİS ŞAHİN: ÇİFTÇİ YALNIZ BIRAKILDI
DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin de açıklanan fiyata tepki göstererek şunları söyledi:
ÜRETİCİNİN ALIN TERİ BASKILANDI: TMO'nun açıkladığı hububat alım fiyatları, çiftçiye verilen değeri değil, çiftçinin nasıl yalnız bırakıldığını göstermiştir. Geçen yıl ton başına 13 bin 500 TL olan buğday alım fiyatı, bu yıl 16 bin 500 TL olarak açıklandı. Artış yüzde 22,2. Arpada tablo daha da vahim. Geçen yıl bir tonu 11 bin TL olan arpa fiyatı, bu yıl 12 bin 750 TL’ye çıkarıldı. Artış yalnızca yüzde 15,9. TÜİK'in makyajlı rakamlarına göre bile yıllık enflasyon yüzde 32’nin üzerindeyken, çiftçiye bu oranların altında fiyat vermek üreticiyi korumak değil, üreticinin alın terini baskılamaktır."
AĞIR MALİYETLE KARŞI KARŞIYA: Üstelik çiftçinin karşı karşıya kaldığı tablo sadece enflasyon rakamlarından ibaret değildir. Üretici tarlasına tohumu atarken de, gübresini alırken de, mazotunu deposuna koyarken de, sulama elektriğini öderken de çok daha ağır bir maliyetle karşı karşıyadır. Geçen yıl ton başına 24 bin TL olan üre gübresinin bugün 31 bin 500 TL'ye çıkması, çiftçinin yalnızca bir ton gübrede 7 bin 500 TL daha fazla ödeme yapması demektir. DAP gübresinde de tablo farklı değildir. Ton başına 30 bin TL olan fiyat bugün 40 bin TL'ye yükselmiş, çiftçinin sırtına her tonda 10 bin TL ek yük binmiştir. Bu artışlar, oran olarak da açık bir gerçeği göstermektedir. Üre gübresi yüzde 31,25, DAP gübresi yüzde 33,33 artarken; buğdaya verilen artış yüzde 22,2’de, arpaya verilen artış ise yüzde 15,9'da bırakılmıştır.
MAZOT FİYATLARI: Mazotta da çiftçinin yükü katlanmıştır. Geçen yıl 47 TL olan motorin bugün 68 TL’ye çıkmış, motorindeki artış yüzde 44,7’ye ulaşmıştır. Yani çiftçi, traktörünü çalıştırmak için neredeyse yarı yarıya daha fazla para öderken, ürününe verilen fiyat artışı bunun çok gerisinde kalmıştır. Sulama elektriğinde de benzer bir tablo vardır. Tarımsal sulamada kilovatsaat başına maliyet geçen yıl yaklaşık 3 lira 50 kuruş iken bugün 4 lira 37 kuruşa yükselmiştir. Bu da yaklaşık yüzde 25’lik bir artış anlamına gelmektedir. Çiftçi tarlasını sularken, ürününü taşırken, gübresini atarken, mazotunu alırken her kalemde daha fazla ödüyor; ama hasat zamanı geldiğinde ürününe enflasyonun ve temel girdi maliyetlerinin altında fiyat biçiliyor. Bu, üreticiyi koruyan bir tarım politikası değildir. Bu, çiftçiyi maliyetin altında ezmeye razı eden bir anlayıştır. Çiftçi mazotu, gübreyi, ilacı peşin alıyor. Tohumu, sulama elektriğini, işçiliği, nakliyeyi peşin ödüyor. Fakat ürününü teslim ettiğinde emeğinin karşılığını hak ettiği ölçüde alamıyor.
86 MİLYON KAYBEDER: Buğdayda üretici, arpada hayvancılık cezalandırılmıştır. Çünkü arpa sadece bir hububat ürünü değildir; yem maliyetidir, süt fiyatıdır, et fiyatıdır, hayvancılığın nefes borusudur. Bugün arpaya verilen yetersiz fiyat, yarın ahırda üreticiyi, markette vatandaşı vuracaktır. İktidar bir taraftan üretimden, gıda güvenliğinden, kırsal kalkınmadan söz ediyor; diğer taraftan üreticiyi maliyetinin altında ezmeye devam ediyor. Sayın Erdoğan, çiftçiler için 'sofraya bereket katan' diyor. Doğrudur, bu ülkenin sofrasına bereketi çiftçi katar. Ama o bereket güzel sözle değil, hakkaniyetli fiyatla korunur. Faize trilyonlar ayrılırken, çiftçiye enflasyonun ve temel girdi maliyetlerinin altında fiyat vererek bu ülkenin sofrasındaki yangını söndüremezsiniz. Tarlada kaybeden çiftçi olursa sadece üretici değil, 86 milyon kaybeder."
