(ANKARA) - DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, "Terörsüz Türkiye" sürecinde yapılacak hukuki düzenlemelerin belirli kişi veya gruplarla sınırlı tutulmaması gerektiğini belirterek, toplumun bütün kesimlerini kapsayan adil, eşit ve öngörülebilir bir hukuk düzeni kurulması çağrısında bulundu.
DEVA Partili İdris Şahin, yaptığı yazılı açıklamada, terörün sona ermesinin, silahların susmasının ve sorunların hukuk ile siyaset zemininde çözülmesinin toplumun ortak temennisi olduğunu ifade etti.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ülkenin temel meselelerinin çözüm adresi olması gerektiğini vurgulayan Şahin, kalıcı çözümlerin kapalı kapılar ardında değil, şeffaf, katılımcı ve toplumsal meşruiyeti yüksek yasama süreçleriyle üretilebileceğini kaydetti.
Türkiye'nin ihtiyacının yalnızca belirli bir kişi veya gruba yönelik hukuki düzenlemeler olmadığını belirten Şahin, hak ve özgürlüklerin herkes için güvence altına alınması gerektiğinin altını çizdi.
İNFAZ SİSTEMİNİN YENİDEN DÜZENLENMESİ ÇAĞRISI
Birbirini izleyen yargı paketlerinin adalet sistemindeki kronik sorunları çözemediğini savunan Şahin, KHK ile kamu görevinden çıkarılanlar, 31 Temmuz kovid-19 düzenlemesi nedeniyle infaz eşitsizliği yaşayanlar, uzun tutukluluk nedeniyle hak ihlaline uğrayanlar ile hasta tutuklu ve hükümlülerin adalet beklentisinin sürdüğünü bildirdi.
Şahin, bugüne kadar kabul edilen yargı paketlerinde mevzuata yeni hükümler eklendiğini ancak adalet bekleyen binlerce kişinin kapsam dışında bırakıldığını ifade ederek, şunları kaydetti:
"On iki yargı paketi geçti. Her pakette mevzuata yeni bir parça eklendi fakat adalet bekleyen binlerce vatandaşımız yine dışarıda bırakıldı. Milletin hakkını paketlere bölüp taksit taksit ödeyemezsiniz. İnfaz mevzuatımız, birbirini izleyen geçici maddeler ve günü kurtaran değişiklikler nedeniyle yamalı bohçaya dönmüştür. Bu sistem artık yeni bir geçici maddeyi değil, baştan sona tutarlı ve öngörülebilir bir infaz kanununu zorunlu kılmaktadır. Geçici maddelerle kalıcı adalet kurulmaz."
Talebinin cezasızlık veya genel af olmadığının altını çizen Şahin, suçun ağırlığını, failin kusurunu, mağdurun hakkını ve kamu güvenliğini gözeten, aynı zamanda hükümlülerin ıslahını ve topluma yeniden kazandırılmasını esas alan tutarlı bir infaz sistemi oluşturulması gerektiğini belirtti.
"Cezada adalet, infazda eşitlik sağlanmalıdır." ifadesini kullanan Şahin, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un yeni geçici maddelerle değiştirilmesi yerine bütüncül biçimde ele alınmasını istedi.
Şahin, KHK kaynaklı mağduriyetlerin de aynı hukuk anlayışıyla giderilmesi gerektiğini dile getirdi. Şahin, "Hukuk, bir kesim için daraltılıp başka bir kesim için genişletilemez" dedi.
