Anka Haber

YUNANİSTAN SAĞLIK BAKANI: İKİ CEPHEDE MÜCADELE VERİYORUZ

Mahreç: Anka Haber
18.03.2020 13:11
Güncelleme: 01.06.2026 23:17

Özgür Özel: Baş vermeye ama baş eğmemeye söz veriyorum

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Garip Dede Cemevi’ndeki On Muharrem Orucu programında, “Gerekirse baş vermeye ama baş eğmemeye söz veriyorum. Hacı Bektaş’ın ektiği tohuma su vereceğime, su verenlere yoldaş olacağıma bir kez daha söz veriyorum. İncinsem de incitmemeye söz veriyorum” dedi.

25 Haziran 2026 21:35

Güncelleme: 25 Haziran 2026 21:38

Aa

Haber: ÇAĞATAN AKYOL - Kamera: MEHMET ÇALPAR

(İSTANBUL) - CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Garip Dede Cemevi’ndeki On Muharrem Orucu programında, “Gerekirse baş vermeye ama baş eğmemeye söz veriyorum. Hacı Bektaş’ın ektiği tohuma su vereceğime, su verenlere yoldaş olacağıma bir kez daha söz veriyorum. İncinsem de incitmemeye söz veriyorum” dedi.

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Küçükçekmece’deki Garip Dede Cemevi’nde gerçekleştirilen On Muharrem Orucu programına katıldı. Özel’e İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanvekili Nuri Aslan da eşlik etti. Özel, aynı zamanda eski CHP milletvekilleri olan sanatçılar Sabahat Akkiraz ve Arif Sağ ile yan yana oturdu.

Burada konuşan Özel, Silivri’de tutuklu bulunan CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun selamlarını iletti. Özel şunları söyledi:

“Bu topraklar çok acı gördü ama Alevi toplumu acıyı hep sessizce taşıdı. Sizler her çağın Kerbela’sında mazlumun yanında oldunuz. Mağdur oldunuz ama hiçbir zaman zalim olmadınız. Bugün de zalimin karşısında, mazlumun yanında dimdik duran canlara yürekten teşekkür ediyorum. Sizler kurtuluşta, kuruluşta vardınız. Mustafa Kemal Paşa Samsun’a çıkıp, daha sonra kongreleri başlatıp, Anadolu topraklarında kurtuluşu örgütleyip, daha başkent olmayan Ankara’ya doğru giderken Hacı Bektaş’a uğradı. Hacı Bektaş’tan maddi ve manevi destek aldı. Arkasında canların desteği, cesareti ve varlığının kendisine kattığı gücü hissederek Ankara’ya girdi. Biliyoruz ki bu ülkenin sizlere borcu çok. Aynı vergiyi verip aynı hakkı ve hizmeti alamamak… Cami ibadethaneyken cemevini ibadethane saymayanların yaptıkları haksızlıkları bir kenara bir kez daha not etmek isterim. Buradan bir kez daha söylüyorum. Alevilik bir kültür değildir, bir inançtır. Semah bir müzik, folklor değil, ibadettir. Cami ne kadar ibadethaneyse cemevi o kadar ibadethanedir.

“AĞIR SALDIRI ALTINDAYIZ”

Madımak utancıyla bu devlet mutlaka yüzleşmelidir. Madımak bir utanç müzesi olarak tarihe kazınmalıdır. Eğer bu ülkenin temel kurucu unsuru olan Aleviler, ‘Devlet bana eşit davranmıyor’ diyorsa son can bunu söylemeyene kadar eşitlik için çalışmak, hakkaniyet için çalışmak hepimizin boynunun borcudur. Çünkü her bir yurttaşımız eşitliği kalbinde hissetmeli, bizim sözümüz ‘Ayrımcılığa uğruyorum’ diyen tek bir yurttaşımız kalmayana kadar eşit vatandaşlık için mücadele etmeliyiz. Biz bugün ağır saldırılar altındayız. Operasyonlara, tehditlere, şantajlara, kayyumlara muhatap olduk. Zulüm gördü arkadaşlarımız, görmeye devam ediyorlar. Çile çekiyorlar, cezaevlerinde tutuluyorlar. Her türlü ağır saldırının altındayız. Bu saldırılar karşısında memleketin güzel insanlarının vicdanlarından, siz canların o temiz yüreklerinden başka sığınacak hiçbir yerimiz yoktur. Biz kalp gözüyle bakmaya, nefis karanlığını marifet ışığıyla aydınlatmaya, kendine ağır geleni başkasına yapma öğüdünü unutmayarak sizlerle yan yana, omuz omuza yürümeye devam edeceğiz. Yaşadığımız saldırılar bu ülkenin demokratik yaşamını, adalet sistemini, barışını ve 86 milyonun kim tarafından yönetilmek istiyorsa onun tarafından yönetilmeyi seçme hakkını hedef almakta, iktidarın demokratik yollardan değiştirilebilir olmasını gündemden çıkarmaya çalışmakta, rıza yerine zoru, zorbalığı dayatmaya çalışmaktadır.

“MİLLETİMİZE İNANARAK YÜRÜYORUZ”

O yüzden bugün verdiğimiz mücadeleyi asla bir parti mücadelesi, parti içi mücadele olarak görmüyoruz. Bu mücadele ülkenin birliğine, beraberliğine, huzuruna ve refahına kasteden bir kara düzene karşı 86 milyon için hep birlikte vermemiz gereken bir mücadeledir. Hünkâr Hacı Bektaş-ı Veli’nin şu sözünü asla unutmuyoruz; ‘Hararet nardadır, sacda değildir; keramet baştadır, taçta değildir.’ Biz bu yolculukta taçları, makamları geride bıraktık. Sadece ve sadece milletimize inanarak yürüyoruz. Biz bir yola çıktık. Bilirsiniz ki en iyi de sizler bilirsiniz ki yol cümleden uludur. Aslolan yolda olmaktır. Biz o zorla, şiddetle, genel merkezimizden atılıp da düştüğümüz yolda Gazi’nin kurduğu Meclis’e doğru yürürken her türlü kötülüğü arkamızda bırakıp iyiliğe doğru yürümeye, kararlılıkla yürümeye, barışla ve sevgiyle yürümeye karar verdik ve milletimize, size sığındık. Bu yolda sizlerle birlikte sonuna kadar yürümeye söz veriyorum. Boyun eğmemeye söz veriyorum. Gerekirse baş vermeye ama baş eğmemeye söz veriyorum. Hacı Bektaş’ın ektiği tohuma su vereceğime, su verenlere yoldaş olacağıma bir kez daha söz veriyorum. İncinsem de incitmemeye söz veriyorum. Hepinizi çok seviyorum. Tutulan Yas-ı Matem oruçlarının, edilen duaların Hak katında kabul olmasını niyaz ediyorum. Allah kabul etsin.”