Anka Haber

Yozgat’ta eğitime bir gün daha ara verildi

Mahreç: Anka Haber
12.01.2026 23:21
Güncelleme: 03.06.2026 16:42

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Kahveci: "Emeklilik artık huzurun değil, ekonomik kaygının adı haline gelmiştir"

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, "2023 yılında yapılan düzenlemeyle kamu görevlilerine ilave ek ödeme verilmiştir. Ancak bu ödeme emeklilik sisteminin dışında bırakılmış, çalışan memurlara ödenirken emeklilere ve gelecekte emekli olacak kamu görevlilerine yansıtılmamıştır. Bu durum yalnızca teknik bir ücret meselesi değil adalet meselesidir. Bugün Türkiye'de binlerce kamu çalışanı emeklilik hakkını kazanmasına rağmen emekli olmak istemiyorsa bunun en önemli sebeplerinden biri budur. Emeklilik artık huzurun değil, ekonomik kaygının adı haline gelmiştir" dedi.

19 Haziran 2026 12:53

Aa

(ANKARA) - Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, "2023 yılında yapılan düzenlemeyle kamu görevlilerine ilave ek ödeme verilmiştir. Ancak bu ödeme emeklilik sisteminin dışında bırakılmış, çalışan memurlara ödenirken emeklilere ve gelecekte emekli olacak kamu görevlilerine yansıtılmamıştır. Bu durum yalnızca teknik bir ücret meselesi değildir. Bu mesele adalet meselesidir. Bu mesele eşitlik meselesidir. Bu mesele sosyal devlet meselesidir. Bugün Türkiye'de binlerce kamu çalışanı emeklilik hakkını kazanmasına rağmen emekli olmak istemiyorsa bunun en önemli sebeplerinden biri budur. Emeklilik artık huzurun değil, ekonomik kaygının adı haline gelmiştir" dedi.

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci ve beraberindeki sendika yöneticileri, "ilave ek ödemenin emeklilere de verilmesi" istemiyle açılan bireysel hak ihlali davasının biran önce gündeme alınmasını isteyen dilekçeleri Anayasa Mahkemesi'ne verdi. Kahveci burada yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:

"Bugün burada yıllardır kamu hizmetine emek vermiş, ömrünü devletine adamış milyonlarca memur emeklisinin sesi olmak için bulunuyoruz. Türkiye Kamu-Sen olarak kamu görevlilerinin hak ve hukukunu korumayı yalnızca sendikal bir görev değil, aynı zamanda vicdani bir sorumluluk olarak görüyoruz. İşte bugün de bu sorumluluğun gereği olarak, 2023 yılında memurlara verilen ilave ek ödemenin emekli maaşlarına yansıtılmaması nedeniyle ortaya çıkan büyük adaletsizliğin giderilmesi amacıyla yürütülen hukuki mücadeleye dikkat çekmek ve sürecin hızlanması talebimizi iletmek üzere Anayasa Mahkemesi önündeyiz.

"ÇALIŞIRKEN ALDIĞI ÖNEMLİ ÖDEME KALEMİ EMELİLİK HESABINA DAHİL EDİLMİYOR"

Bilindiği gibi 2023 yılında yapılan düzenlemeyle kamu görevlilerine ilave ek ödeme verilmiştir. Ancak bu ödeme emeklilik sisteminin dışında bırakılmış, çalışan memurlara ödenirken emeklilere ve gelecekte emekli olacak kamu görevlilerine yansıtılmamıştır. Bugün itibarıyla emekli maaşı hesabına dahil edilmeyen ilave ek ödeme tutarı 22 bin lirayı aşmıştır. Bunun sonucunda görev aylığı ile emekli maaşı arasında kabul edilemez bir fark oluşmuştur. Bir memur 30 yıl, 40 yıl boyunca devlete hizmet ediyor. Aynı görevi yapıyor, aynı sorumluluğu taşıyor, aynı vergiyi ödüyor. Ancak emekli olduğu gün maaşında ciddi bir düşüş yaşıyor. Çünkü çalışırken aldığı önemli bir ödeme kalemi emeklilik hesabına dahil edilmiyor. Bu durum yalnızca teknik bir ücret meselesi değildir. Bu mesele adalet meselesidir. Bu mesele eşitlik meselesidir. Bu mesele sosyal devlet meselesidir.

"KAMU ÇALIŞANI EMEKLİ OLMAK İSTEMİYORSA EN ÖNEMLİ SEBEPLERİNDEN BİRİSİ KESİNTİLERDİR"

Bugün Türkiye'de binlerce kamu çalışanı emeklilik hakkını kazanmasına rağmen emekli olmak istemiyorsa bunun en önemli sebeplerinden biri budur. Emeklilik artık huzurun değil, ekonomik kaygının adı haline gelmiştir. Bu noktada Türk Büro-Sen tarafından başlatılan hukuki mücadeleyi son derece önemli bulduğumuzu özellikle ifade etmek istiyorum. Türk Büro-Sen, ilave ek ödemenin emekli maaşlarına yansıtılması talebini yargıya taşımış, konuyu Anayasa Mahkemesi'nin gündemine getirmiş ve memur emeklilerinin haklı mücadelesinde çok önemli bir adım atmıştır. Bu mücadele yalnızca bir dava süreci değildir. Bu mücadele, milyonlarca kamu görevlisinin geleceğini ilgilendiren bir hak arayışıdır. Anayasa Mahkemesi'ne taşınan bireysel başvurunun yalnızca bir kişinin başvurusu olarak görülmemesi gerekir. Bu dosya bütün memurlarımızın ortak beklentisini temsil etmektedir. Bu dosya gelecekte emekli olacak milyonlarca kamu görevlisinin umutlarını taşımaktadır. Bu dosya çalışma hayatı ile emeklilik hayatı arasındaki adalet köprüsünün yeniden kurulmasına yönelik bir çağrıdır. Bugün burada bulunmamızın bir diğer önemli sebebi de budur.

"BİZ YENİ BİR İMTİYAZ TALEP ETMİYORUZ"

Kamu çalışanları ve emeklilerimiz, Anayasa Mahkemesi'ndeki bu başvurunun bir an önce sonuçlandırılması ve adil bir karar verilmesi talebiyle dilekçeler göndermiştir. Bizler de bu dilekçeleri Anayasa Mahkemesi'ne teslim ediyoruz. Teslim ettiğimiz her dilekçe, bir emeklinin sesi, bir kamu çalışanının beklentisi, bir ailenin geleceğe dair umududur. Bu dilekçeler, milyonlarca kamu çalışanının ‘İlave ek ödeme emekli maaşlarına yansıtılsın, emeklilikte yaşanan mağduriyet sona ersin’ çağrısıdır. Bu nedenle Anayasa Mahkememizden beklentimiz, bu başvuruyu öncelikli olarak ele alması ve kamu çalışanları ile emeklilerimizin yıllardır beklediği adil kararı vermesidir. Anayasamızın 2'nci maddesi sosyal hukuk devletini, 10'uncu maddesi eşitlik ilkesini, 60'ıncı maddesi ise sosyal güvenlik hakkını güvence altına almaktadır. Biz herhangi bir ayrıcalık istemiyoruz. Biz yeni bir imtiyaz talep etmiyoruz. Biz yalnızca hakkın sahibine teslim edilmesini istiyoruz. Çalışırken ücretin bir parçası haline gelen bir ödemenin emeklilik hesabında da dikkate alınmasını istiyoruz.

"HUKUKİ YOLLARI KULLANARAK MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ"

Türkiye Kamu-Sen olarak dün olduğu gibi bugün de kamu görevlilerimizin ve emeklilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Türk Büro-Sen tarafından başlatılan bu haklı mücadelenin sonuna kadar destekçisi olacağız. Bu mesele sonuçlanıncaya kadar takipçisi olacak, tüm demokratik ve hukuki yolları kullanarak mücadelemizi sürdüreceğiz. Çünkü biliyoruz ki; emeklilerimizin hakkı alın terinin hakkıdır. Emeklilerimizin hakkı yılların emeğinin hakkıdır. Emeklilerimizin hakkı sosyal devletin namus borcudur. Bu vesileyle Anayasa Mahkememizin söz konusu başvuruyu hakkaniyet, eşitlik ve sosyal devlet ilkeleri çerçevesinde değerlendireceğine olan inancımızı ifade ediyor; memur emeklilerimizin ve geleceğin emeklilerinin haklı beklentilerinin karşılık bulmasını temenni ediyoruz."