Jiyan CİN ERKILIÇ
Türk ve Suriyeli çocuklar bir araya geldikleri 'Ortak Hikâye Projesi' kapsamında hayallerini hem yazarak hem de çizerek “Gökçe” adlı kitapta buluşturdu.
Goethe-Institut, Hollanda Büyükelçiliği, İstanbul İsveç Başkonsolosluğu, Fransız Kültür Merkezi, İstanbul Kültür Sanat Vakfı ve Anadolu Kültür'ün yürüttüğü "Kültür İçin Alan Programı" kapsamında eğitimci Aslı Gökgöz koordinatörlüğünde bir grup eğitimci ve akademisyen, Türk ve Suriyeli çocukların hayallerine dokunmak amacıyla Ortak Hikâye Projesi'ni hazırladı.
HEM FARKLI HEM AYNI OLDUKLARINI GÖRDÜLER
Proje koordinatörü Gökgöz, birbirinden farklı çocuklarla proje kapsamında gerçekleştirdikleri tüm atölye ve etkinliklerde “birbirlerinden farklı oldukları ama aynı oldukları, aynı haklara sahip oldukları ve aynı zamanda imece usulünün, dayanışmanın, birbirlerinin fikirlerini dinlemenin, dile getirmenin, birbirlerini duyabilmelerinin önemli olduğunu anlatmayı amaçladıklarını belirtti.
Gökgöz proje boyunca çocuklarla yaratıcı yazı ve resim çizme çalışması yaptıklarını belirterek şunları söyledi:
“Projemizde yer alan çocuklar zaten okumayı, yazmayı ve çizmeyi seven çocuklardı. Bu anlamda onlar yapılan çalışmalara istekle katıldılar. Hikâye yazma aşamasına gelindiğinde ise çocuklar kendiliğinden bu hikâyeyi kurguladılar. Biz onlara sadece ‘Bir varmış, bir yokmuş…’ diye başlayan bir masal cümlesi verdik. Çocuklar bunu oldukça güzel devam ettirdiler. Sanıyorum bunda yazarlar ve çizerlerle bir araya geldiğimiz atölyelerin de katkısı var. Geleceğin yazarları ve çizerleri olarak seslendiğimiz bu çocukların aynı zamanda çalışmak, okumak, düşünmek ve ifade etmek noktasında bu çalışmalarla bir araya gelmeleri de önemli ve güzeldi."
"ÖNYARGISIZ İLETİŞİM MÜMKÜN"
Projede yer alan çocukların birbirinden farklı olduklarını, projeyi yazma aşamasındayken sadece tek bir noktaya odaklanan bir çalışma olmasını istemediklerini vurgulayan Gökgöz konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Farklı çocukların birbirine temas etmesini istedik. Ancak gördüğümüz şey şuydu: Çocuklar bu farklılığa odaklanmıyor. Çocuklar farklı kültür ve dile sahip olduklarının farkındalar ama bu onlar için bir sorun olmuyor. Onlar için tek bir özne var: Çocuk. Çocuklar birbirleriyle çok rahat iletişim kuruyorlar, oyun oynuyorlar, birbirlerini tanıyorlar. Bu belki de hayatın genelinde yapmamız gereken bir şey. Bu projeden bunu deneyimlediğimiz bir şey de buydu. Birbirlerini daha önce hiç tanımayan Türkiyeli ve Suriyeli çocuklar yan yana gelip bir oyun kurabiliyor. Çocukların dünyasında ayrımcılığa yer olmaması, önyargılardan bağımsız iletişim kurabiliyor olmaları çok güzeldi. Ve her seferinde şunu düşündük: Sanırım önyargılar, ayrımcılık biz yetişkinler olarak çocukların omuzlarına yüklediğimiz çok ağır yükler. Bütün bunlardan uzak bir iletişim mümkün."
GÖKÇE, BİRÇOK ÖZELLİĞİYLE İLK
27 yazar çocuğun birbirlerinin cümlelerini devam ettirerek hikâye kitabını ortaya çıkardığını aktaran proje koordinatörü Gökgöz, “Çocukların başından sonuna kadar kahramanı, mekânı, olayı kendilerinin tasarladığı ve şekillendirdiği bir hikâye söz konusu. 24 çizer çocuk da sahne sahne hikâyeyi resimledi. Dolayısıyla tam anlamıyla kolektif bir çalışma ve bu özellikleriyle dünyada bir ilk olma özelliği taşıyor" dedi. Hikâyenin içeriği konusunda çocukları hiç yönlendirmediklerini vurgulayan Gökgöz, kitaba "Aynı gökyüzünün altında beraberce yaşadığımızı vurgulamak için 'Gökçe' isminin yine çocuklar tarafından verildiğini belirterek, ”Gökçe güzel bir isim çünkü bu proje aynı gökyüzünün altında hep birlikte yaşadığımızı anlatmak için aslında ortaya çıkan bir projeydi aynı zamanda" dedi.
EGE MAİ: "KİTABIN ARAPÇA DA OLMASI ÇOK GÜZEL"
Projenin katılımcı çizeri 8 yaşındaki Ege Mai, birçok çizer ve yazar çocuklar bir araya gelmekten mutluluk duyduğunu belirterek şunları söyledi:
“Projenin devam etmesinde birden fazla kişinin katkısı var. Onlar olmasaydı proje devam edemezdi. Projede yer almak benim için çok güzeldi çünkü farklı kişileri tanıdım. Onlarla yardımlaştım. Onlarla konuşma fırsatım ve bir sürü de arkadaşım oldu. Farklı alanlarda etkinlikler yaptık, kütüphanelerde. Bunları ayarlamak da biraz zor oldu Covid-19’dan dolayı. Gökçe kitabımızın arkasında Arapçası da var. Anadili Arapça olan çocuklar da rahatlıkla okuyabilirler. Bence onlar için bu da çok güzel bir şey.”
SURİYELİ NASSER: "HAYAL GÜCÜMÜZ GELİŞTİ"
Suriye’nin Halep kentinden savaş sebebiyle daha çok küçükken Gaziantep’e ailesiyle göç eden katılımcı Mariam Nasser ise proje kapsamında yapılan atölyelerde hayal gücünün ve kaleminin geliştiğini belirtti. Nasser, “Türkiyeli çocuklarla tanışmak ve kaynaşmak bana iyi geldi. Bu kitap çıktıktan sonra cesaretlendim. Başka projelere de katılmak istedim. Arkadaşlarımızla bu proje sayesinde güzel bir kitap çıkarttığımız için çok mutlu olduk. Bu sayede ailelerimiz de birbirleriyle tanışıp, arkadaş oldular. Gökçe, bütün çocukların aynı gökyüzü altında, bir arada her şeyi başarabilecekleri anlamına geliyor bence" dedi.
Kapak tasarımında proje katılılımcısı çocukların parmak izinin yer aldığı kitabın daha fazla kişiye ulaşabilmesi için Türkçe, Arapça ve İngilizce olarak https://www.hikayeortak.com/ sitesinde erişime açıldı.