Anka Haber

TOKAT'TA ALEVİLİK ÜZERİNE 250 CİLTLİK KÜTÜPHANE OLUŞTURULACAK

Mahreç: Anka Haber
15.10.2021 12:02
Güncelleme: 01.06.2026 23:17
TOKAT'TA ALEVİLİK ÜZERİNE 250 CİLTLİK KÜTÜPHANE OLUŞTURULACAK

TBMM Genel Kurulu... Mehmet Emin Ekmen: "'Zaman baskısı var' diyorsunuz ama NATO haftasında Meclis'i çalıştırmıyorsunuz"

TBMM Genel Kurulu'nda konuşan Yeni Yol Grup Başkanı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, NATO zirvesi sebebiyle TBMM'nin çalışmamasını eleştirerek "'Zaman baskısı var' diyorsunuz ama NATO haftasında Meclis'i çalıştırmayacaksınız. Allah aşkına, NATO görüşmeleri devam ederken Genel Kurul'un çalışmasının NATO görüşmelerine nasıl bir etkisi olabilir?" dedi.

24 Haziran 2026 00:42

TBMM Genel Kurulu... Mehmet Emin Ekmen: "'Zaman baskısı var' diyorsunuz ama NATO haftasında Meclis'i çalıştırmıyorsunuz"
Aa

(TBMM) - TBMM Genel Kurulu'nda konuşan Yeni Yol Grup Başkanı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, NATO zirvesi sebebiyle TBMM'nin çalışmamasını eleştirerek "'Zaman baskısı var' diyorsunuz ama NATO haftasında Meclis'i çalıştırmayacaksınız. Allah aşkına, NATO görüşmeleri devam ederken Genel Kurul'un çalışmasının NATO görüşmelerine nasıl bir etkisi olabilir?" dedi.

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da yapılan açık oylamada, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Brezilya Federatif Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Savunma Sanayi İş Birliği Anlaşmasının Notalarla Birlikte Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi" kabul edilerek kanunlaştı. Kanun Teklifinin açık oylama sonucuna göre 258 kabul, 28 ret ve 4 çekimser oy kullanıldı. Toplam kullanılan oy sayısı 290 olarak kaydedildi.

Oylamanın ardından verilen ara sonrasında Emniyet Teşkilatı ve basınla ilgili düzenlemeler içeren "Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"nin ikinci bölümü görüşüldü.

Kanun teklifinin 14 ile 26'ncı maddelerini kapsayan ikinci bölüm üzerine söz talebinde bulunan Yeni Yol Grubu adına Mehmet Emin Ekmen, görüşülmekte olan kanunun tam bir torba kanun olduğunu belirterek, şu ifadelere yer verdi:

"Torba kanunla ilgili burada defalarca kez derdimizi anlattık, iktidarın dikkatini çektik ama kimseye maalesef bir adım attıramadık. Bu düzenleme içerisinde tam 13 kanun var. Peki, bir torba kanun yapmak zorunda kalabilirsiniz, bunu bir derece anlamaya çalışalım, o zaman ilgili ihtisas komisyonlarından bu kanun metinlerini kaçırmayın. Bizzat bize dağıtılan sıra sayılı metnin kapağına göre bu kanunun Plan Bütçe'den sonra İçişleri Komisyonu'nda, Sanayi, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar Komisyonu'nda görüşülmesi gerekirdi ama bu Komisyonun da çoğunluğu Cumhur İttifakı'nda olmasına rağmen, İçişleri Komisyonu ile Sanayi, Ticaret, Enerji Komisyonu'nun uzman birikiminden bu kanun görüşülmeyerek kaçırılmıştır. 'Zaman baskısı var' diyorsunuz ama NATO haftasında Meclis'i çalıştırmayacaksınız. Allah aşkına, NATO görüşmeleri devam ederken Genel Kurul'un çalışmasının NATO görüşmelerine nasıl bir etkisi olabilir? Tek bir etkisi olabilir. Biz burada hem NATO'yla hem NATO'nun uluslararası politikalardaki ayıpları ve tutarsızlığıyla hem de Türkiye ve NATO ilişkileriyle ilgili eleştiriler yaptığımızda bu basın bültenlerine düşebilir, yabancı liderler ülkemizdeyken bunu görebilirler. Peki, bundan utanıyorsunuz da bundan çekiniyorsunuz da ilişkilerinizi niçin buna göre dizayn etmiyorsunuz?"

TÜRKKAN: "ATATÜRK İLKE VE İNKILAPLARINDAN RAHATSIZ OLAN ARKADAŞLAR KİMLER?"

İYİ Parti adına Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, kanun teklifinde basın yayın ilkeleriyle ilgili düzenlemeye tepki göstererek, şunları kaydetti:

"'Türkiye Cumhuriyeti devletinin varlık ve bağımsızlığına, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı yayın yapılamaz' Şimdi soruyorum, bu yemini edenler nasıl oluyor da bu hükmü metinden çıkarabiliyorlar, bunu merak ediyorum. Atatürk ilke ve inkılaplarından rahatsız olan bu arkadaşlar kim? Türkiye Cumhuriyeti'nin bölünmez bütünlüğüne vurgu yapılmasından niye rahatsız olunur? Bu değişiklik hangi ihtiyacın sonucu hasıl olmuştur da bu, metinden çıkarılmıştır? Veya kim istedi de bu hüküm ortadan kaldırıldı? Kendisini sömürge valisi zanneden o Tom Barrack'ın verdiği yazılı emirlerin içinde bu var mı merak ediyorum veya İmralı'dan herhangi bir talimat mı geldi 'Bunu çıkartın' diye? Çünkü burada niyet çok belli; ulus devleti kendilerine engel gören, milletleri çeşitlendiren, haritaları yeniden yazıp çizmeye kalkan, Türksüz bir Türkiye için kirli hesaplar peşinde koşanların ajandası için ince bir ayar yaptığınızın farkındayız."

ÖZLALE: "TÜRKİYE'NİN BÖLGESELLEŞEN DÜNYADA NASIL DAHA İYİ BİR KONUMDA OLACAĞINI KONUŞMAMIZ GEREKİYOR"

CHP Grubu adına İzmir Milletvekili Ümit Özlale de yasama yılının sonlarına doğru gelindiğini hatırlatarak, "Türkiye'nin çok acil problemleri var, biraz bundan bahsetmek gerekiyor. Artık küreselleşmenin yerini bölgeselleşmeye bıraktığı bir dönemde Türkiye'de bizim yeni altyapı yatırımlarını, lojistik yatırımlarını nasıl daha iyileştirebileceğimizi, Türkiye'nin bu bölgeselleşen dünyada nasıl daha iyi bir konumda olacağını konuşmamız gerekiyor. Burada bununla ilgili en ufak bir kanun teklifi, en ufak bir çalışmayı görüştüğümüzü hatırlamıyorum" dedi.

Dijitalleşen bir dünyada yepyeni bir sanayi devrimine girildiğini belirten Özlale, "Üniversitelerin dört yıllığına tamamıyla öğrencileri oyalayan ve özellikle vakıf üniversitelerinde kent ekonomisine talep yaratmaktan başka hiçbir görevinin olmadığı yerlerde biz neden yeni dönemde beceri politikalarını konuşmuyoruz bu Meclis'te? Neden gelen torba yasanın içinde bir tane de yükseköğrenim kurumlarında çocuklarımıza yeni dönemin becerileriyle ilgili bir politikayı getiren bir şeyi tartışmıyoruz?" diye sordu.

İkinci bölüm üzerindeki görüşmeler tamamlanmasının ardından ikinci bölümde yer alan maddeleri ve o maddeler üzerinde önergelerin oylanmasına geçildi.

ÇALIŞKAN: "BU MADDE AK PARTİ'NİN GENÇLERLE NASIL ALAY ETTİĞİNİ GÖSTERİYOR"

Kanun teklifinin 14'üncü maddesi üzerine verilen önerge için söz talebinde bulunan Yeni Yol Grubu adına Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, yasanın söz konusu maddesinde gençlerden at yarışı, sirk ve lunapark gibi alanlarda eğlence vergisinin alınmamasına ilişkin olmasını "komik" olarak nitelendirdi.

"Güler misin ağlar mısın; 200 liralık vergiden yüzde 10 eğlence payı alınmayacakmış" diyen Çalışkan, şöyle konuştu:

"İşte, burası tam olarak AK Parti'nin durduğu yeri gösteriyor, gençlerle nasıl alay ettiğini gösteriyor. Gençlerin bütün beklentileri bitmiş, bir tek eğlence yerlerine girdiğinde -at yarışı için, sirk izlemek için girecekmiş- ondan eğlence vergisini kesecekmiş; işte, AK Parti ne yazık ki bu. Oysa, bu gençler aynı zamanda bu politikalarla kumara, bahse teşvik ediliyor ve burada, bu vergiyi kaldırmadaki amaç da belediyeler, belediyelere gidecek vergiyi kesmek üzere yapılan bir durum. Burada başka bir tezat da şu: Sirk ve at yarışını gündeme alan AK Parti, bu eğlence yerlerinde kültürel faaliyet olabilecek kitap, CD, DVD ve kaset gibi ürünlerin satışını yasaklamış. Bunların burada satışı yasak -kültüre katkı olan- ama 'Sirk izlemeye, at yarışı izlemeye gelin, biz sizden vergi almayacağız' gibi bir ifadeyle ne yazık ki karşı karşıyayız. Tabii, böyle olduğu için de yasanın her tarafı ayrı bir cümbüşle karşı karşıya."

OLUÇ: "TAŞINMAZLARIN SATILMASINA İLKESEL OLARAK KARŞI DURMAK GEREKİR"

DEM Parti Grubu adına Antalya Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç, yerel yönetimlerin taşınmazlarının satılması meselesiyle ilgili teklifin 15'inci maddesine ilişkin, "Yerel yönetimlerin taşınmazları neden satılmak zorunda kalır? Birinci soru bu yani neden yerel yönetimler borçlanırlar, neden yerel yönetimler kendilerini idare edemezler? Birkaç nedeni olabilir bunun. Bir tanesi hakikaten kötü yönetimdir; kötü yönetim sonucunda ellerindeki imkanları çarçur ederler ve borçlanırlar ve kendilerini idare edemezler. Bu bir neden, önemsiz de değil yani önemli bir neden" dedi.

Yerel yönetimlerin yeterince demokratik bir şekilde idare edilmediğini söyleyen Oluç, "Merkezi iktidar açısından baktığımızda yerel yönetimlere gereken destek verilmemektedir, bu bir neden. Yerel yönetimlerin mali özerkliğinin olmaması bir nedendir, merkezî vesayet geçerlidir, bu bir neden. Birçok neden sayılabilir ama sonuç olarak baktığımızda, yerel yönetimlerin borçlanması ve kendilerini, kendi çalışmalarını çevirememelerinin sonucunda taşınmazların satılması gündeme gelebilir. Bu iyi bir şey değil. Neden? Taşınmazlar halkın malı, kamu malı sonuç olarak ve bunların satılmasına esas itibarıyla ilkesel olarak karşı durmak gerekir" diye konuştu.

Kanun teklifinin ikinci bölümünde yer alan 14, 15 ve 16'ncı maddelerinin kabul edilmesi sonrasında TBMM Başkanvekili Celal Adan, gündemde başka bir iş bulunmadığından, alınan karar gereğince Sayıştay Başkanı seçimi ve kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işleri sırasıyla görüşmek için 24 Haziran Çarşamba günü saat 14.00'te toplanmak üzere birleşimi kapattı.