Ankara'da bir plazanın 20. katından şüpheli şekilde düşerek hayatını kaybeden üniversite öğrencisi 22 yaşındaki Şule Çet’in ölümüne ilişkin İstinaf Mahkemesi sanık Çağatay Aksu'ya ‘kasten öldürmek’, ‘nitelikli cinsel saldırı’ ve ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından müebbet ve 12 yıl 6 ay, sanık Berk Akand’a ise tüm suçlarda Aksu’ya yardım ettiği gerekçesiyle 18 yıl 9 ay verilen hapis cezasını onadı.
Kadınların davada kamuoyu oluşturmak için açtığı Twitter hesabında “Şule Çet darp edilip, tecavüz edilerek boynu sıkılarak öldürülüp yirminci kattan aşağı atılmıştır. Yanımızda olan herkese teşekkür ederiz” denildi.
NE OLMUŞTU?
Şule Çet, 23 yaşındaydı. Gazi Üniversitesi Sanat Tasarım Fakültesi Tekstil Tasarımı bölümü 2. sınıf öğrencisiydi. Eğitim masraflarının bir bölümünü karşılamak için Çağatay Aksu’nun da ortak olduğu işyerinde yarı zamanlı çalışmaya başladı. İşyerine sonradan ortak olan kişi, Çet’in işine son verdi. Aynı zamanda asistanlığını da yaptığı Çağatay Aksu ise Çet’i arayarak, “Yeni ortağımızla konuşuruz, yeniden işe dönersin, ofiste buluşup, konuşuruz” diyerek 28 Mayıs tarihine randevu verdi. Çağatay Aksu ile Şule Çet, o gün Çankaya’daki bir plazanın 20. katındaki ofiste buluştu. Sabah saat 04.00 sıralarında ise Çet, 20. kattan düşerek öldü.
Üniversite öğrencisi Şule Çet’in tecavüz edilerek öldürülmesine ilişkin Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada, Çağatay Aksu’nun müebbet ve 12 yıl 6 ay hapis, Berk Akand’ın ise 18 yıl 9 ay hapis cezası verilmişti.
Kararın gerekçesinde dosyada yer alan raporlar ve Şule Çet’in arkadaşına gönderdiği ‘off analog’ mesajının “Anal yoldan cinsel saldırı dışında başkaca bir anlama gelmediği delillerle sabit olduğu” vurgusu yapılmış ve Şule Çet’in, Çağatay Aksu’nun nitelikli cinsel saldırısına uğradığını sabit gördüğünü kararında belirtilmişti.
Kararda, Çet’in tecavüz eylemine sert tepki göstererek, saçlarını yolduğu, Aksu ile tartıştığı belirtilerek şunlar kaydedilmişti: “Çağatay Aksu’nun şikayet edileceğini ve zor durumda kalacağını düşünerek maktuleyi darp ettiği, boğazını sıkması nedeniyle ölen veya şuurunu kaybedip bayılmış olan maktulenin öldüğünü düşünerek, intihar görüntüsü vermek için binanın 20. katındaki ofisin penceresinden aşağı atmak suretiyle, işlediği cinsel saldırı suçunu gizleme ve delilleri ortadan kaldırmak amacıyla nitelikli kasten öldürme, nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlemiştir.”
“Aksu’nun delilleri yok ettikten sonra ofisin penceresinden, 03.50 sıralarında maktuleyi aşağı attığı sabittir. Berk Akand’ın beyanına göre, ofisten çıkmadan kısa süre önce Aksu tarafından kullandıkları bardakların yıkanmış olmasıyla da delillerin yok edildiği kanaatine varılmıştır.”
Berk Akand’ın, Aksu’nun, Çet’e yönelik cinsel saldırı, darp ve aşağı atma eylemlerini gördüğü halde engel olmadığına dikkat çekilerek, “Aksu’nun yanında yer alarak, onu cesaretlendirerek eylemini kolaylaştırmak suretiyle, Çet’in direncinin kırılmasını sağlamış, Aksu’nun nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli kasten adam öldürme suçlarına yardım eden sıfatıyla katıldığının tüm dosya kapsamı delillerle sabit olduğu anlaşılmıştır” denilmişti.