Anka Haber

St. Petersburg Uluslararası Ekonomik Forumu’nun Türkiye tanıtım toplantısı İstanbul’da yapıldı

Mahreç: Anka Haber
10.12.2024 15:56
Güncelleme: 03.06.2026 16:42

İYİ Parti'den "Bayrak Açıyorum" mitingi... Dervişoğlu'ndan "Öcalan’a özgürlük” mitinglerine tepki: "Bunlar Türkiye'yi sahipsiz zannediyorlar"

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’a "özgürlük" talebiyle yapılan mitinglere ilişkin, "Milyonlarca insanın acısından sorumlu, elinde elli bin evladımızın kanı olan, şehitlerimizin sebebi olmuş o caniye özgürlük istiyorlar. Siz bu eli kanlı bebek katilinin mesajlarını Nevruz Bayramı'nda millete okutursanız işte olacağı budur. Bütün bunlar bu ülkeyi yönettiğini zannedenlerin himayesinde gerçekleşiyor, bu iktidarın göz yummasıyla, yol vermesiyle yapılıyor. Bunlar Türkiye'yi sahipsiz zannediyorlar" dedi.

27 Haziran 2026 20:26

Aa

(ANKARA) - İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’a "özgürlük" talebiyle yapılan mitinglere ilişkin, "Milyonlarca insanın acısından sorumlu, elinde elli bin evladımızın kanı olan, şehitlerimizin sebebi olmuş o caniye özgürlük istiyorlar. Siz bu eli kanlı bebek katilinin mesajlarını Nevruz Bayramı'nda millete okutursanız işte olacağı budur. Bütün bunlar bu ülkeyi yönettiğini zannedenlerin himayesinde gerçekleşiyor, bu iktidarın göz yummasıyla, yol vermesiyle yapılıyor. Bunlar Türkiye'yi sahipsiz zannediyorlar" dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 10 Haziran’da partisinin TBMM’de düzenlediği grup toplantısında açıkladığı "Bayrak Mitingini" bugün Ankara’da Tandoğan Meydanı’nda gerçekleştirdi. Mitingde konuşan Dervişoğlu, Türkiye'nin gerçek sorunlarının yerine siyasetin kendi gündeminin öne çıkarıldığını öne sürerek, "Sanki Türkiye'nin tek derdi, siyasetin kendi içindeki hesaplarmış gibi; günlerce, haftalarca aynı yapay gündemler aynı ekranlara kazınıyor" ifadelerini kullandı.

Televizyonlarda güvenlik yerine korkuların, gazetelerde haber yerine dedikoduların, telefonlarda siyaset yerine magazinin yer aldığını ileri süren Dervişoğlu, "Siyaset, kendi yarattığı krizleri, kendi şahsi sorunlarını, kendi koltuk dertlerini milletin omuzlarına yüklemiş, güveni değil çaresizliği, beklentiyi değil yılgınlığı, birleşmeyi değil ayrışmayı körüklüyor" diye konuştu.

DERVİŞOĞLU, HAYATINI KAYBEDEN KADİR İNANIR'I ANDI

Dervişoğlu, konuşmasında hayatını kaybeden Kadir İnanır'ı da anarak, "Malumunuz, maalesef dün Kadir İnanır'ı kaybettik. O, Türkiye için Kadir İnanır'dı. Yeşilçam'ın yüce dağıydı. Tatar Ramazan'dı, Şoför İlyas'tı; birçok karaktere ruh verdi" dedi.

İnanır ile uzun yıllara dayanan dostluğuna değinen Dervişoğlu, "Ben Müsavat Dervişoğlu, 50 senelik ağabeyime Allah'tan rahmet dileyemeyeceksem, bunun riyakârlığına batacaksam asıl bu siyaset batsın. Bu durumdan ben değil, Allah'ın rahmetini dilemekten imtina edenler utansın. Allah ruhunu şad, mekânını cennet eylesin Kadir abi. Sen hiç merak etme, 'Biz bu oyunu da bozarız'. Rahat uyu" ifadelerini kullandı.

"KAYYUM HEPİMİZİN BAŞINDADIR"

Ekonomik sorunlara da değinen Dervişoğlu, borçlu vatandaşlar, işsizler, çiftçiler, esnaf, emekliler, memurlar ve işçilerin ortak sorunlar yaşadığını belirterek, "25 milyon icra dosyasının yılını kutlayacaklarmış... Geleceğimizi ipotek eden, nesillerin umutlarını haczeden ama sebep olanların hiçbir bedel ödemediği 25 yıl. Geliyoruz, geleceğiz, hesap soracağız" dedi. Dervişoğlu, şöyle devam etti:

"Kayyum hepimizin başındadır, kayyum devletin başındadır, kayyum milletin başındadır. Bu yetkiler, bu siyaset çıkmazı, bu ahlaki çöküş büyük bir yıkım yaratmıştır. Mesele de bir kişi meselesi olmaktan çoktan çıkmıştır. Yine aynı sebeple kayıplarımız sadece maddi değildir. İş, ev, araba, dükkan, tapu, diploma, kenara koyduğumuz üç beş bilezik değildir tehlikede olan. Sahip olduğumuz hiçbir şey güvende değildir. Ne yazık ki en sevdiklerimizi, evlatlarımızı bile bu düzenin çarklarına o ya da bu şekilde kurban verebiliyoruz.

Artık sebebi münferit olaylarda aramanın bir manası yoktur. Saldırının odağı bellidir. Bizi millet yapan, bizi bir arada tutan büyük maneviyat saldırı altındadır. İşte ben bayrağı bu yüzden açtım. Bu bayrağı bu yüzden diktim. Çünkü başka bir gölge yok altında soluklanacağımız. Bu bayrak egemenliğimizin işaretidir, bu, milletin doğru gördüğünü yapma hakkıdır. Bu bayrak, milletin hak bildiğini istemesidir. Bu, milletin hürriyetidir, istiklalidir, şerefidir, onlarsa bunun taşıdığı değerleri çiğniyorlar, basıp geçiyorlar. Bu bayrak ülkenin toprağıdır, fabrikasıdır, alın terini döktüğü yerdir, ekmek teknesidir. Millet olacaksak, millet kalacaksak bundan öte yol yoktur, bundan öte nişan yoktur, bundan öte dava yoktur. Namustur, töredir, hukuktur ve hepsi bu aziz sancaktadır."

"DEVLETİN DERİNİ OLMAZ, HUKUKU OLUR"

"Devlet projesi" veya "devlet aklı" açıklamalarına ilişkin de konuşan Dervişoğlu, "Türk devletinin bir katilin danışmanlığına ihtiyacı olmadığını" dile getirerek, şu ifadeleri kullandı:

"Ne zaman milletin beklentisinin hilafına bir iş yapmaya kalkışsalar 'Devlet projesi' diyorlar. 'Devlet yapıyor, devlet istiyor, devlet geleneği' diyorlar. Bizim devletimiz vatandaşının geleceğini karartmaz. Bizim devletimiz Türk'ün şerefiyle, onuruyla oynamaz. Bizim devletimiz eli kanlı bir katilin danışmanlığına da ihtiyaç duymaz. Devletin derini olmaz, hukuku olur. Hukuksuz devlet olmaz. O hukuk da yalnız ve ancak Türk milletinindir. Adalet yoksa hürriyet olmaz, hürriyet yoksa güvenlik olmaz, güven olmaz. Güven yoksa hiçbir şey olmaz. Bugün bunların hiçbiri yok. O zaman 'Devletiz' diye bağıranlar kimlerdir kardeşim?

"TÜRKİYE NE KADAR HUKUK DEVLETİ İSE ANCAK O KADAR TERÖRSÜZDÜR"

Bunlar, Türkiye'ye kurulmuş tuzakların taşeronlarıdır. Bizlerse bu tuzağa düşmeyenleriz, bu tuzağı bozanlarız. Buradan ilan ediyorum: Türkiye ne kadar hukuk devleti ise ancak o kadar terörsüzdür. Türkiye ne kadar Cumhuriyet ise ancak o kadar güçlüdür. Türkiye ne kadar adil ise ancak o kadar bir bütündür. Devlet aklı, iktidarın her yaptığına giydirilen dokunulmazlık zırhı değildir. Devlet aklı, bir partinin menfaatini devletin menfaati gibi sunmak değildir. Devlet aklı, milletin birliğini, hukukun üstünlüğünü, bağımsızlığı ve ortak geleceği koruma kabiliyetidir. Bu iktidarda böyle bir kabiliyet yoktur, böyle bir niyet yoktur, böyle bir akıl da yoktur. Bizler, Türk milletinin haysiyet ve itibarından başka bir mertebe tanımıyoruz. O sebeple, herkes sussa da biz susmayacağız. Dünya sussa da ben susmayacağım."

"BİZ, 'TERÖRLE MASAYA OTURULMAZ, İHANET KARŞINIZA DİKİLİR' DEDİK, DİKİLDİ"

Parti olarak duruşlarının tarih tarafından haklı çıkarıldığını savunan Müsavat Dervişoğlu, geçmişte yaptıkları uyarılara atıfta bulunarak ve terör hükümlülerine yönelik düzenlenen mitingleri eleştirdi. Devişoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Biz her kim olursa olsun, hangi koltukta oturursa otursun doğruyu doğru, yanlışı yanlış bildik. Gücün etrafında pervane olanlara inat, hakikatin ateşinde yanmayı göze aldık. Bu mübarek muharrem ayında diyorum ki: Saraylarda Yezid olmaktansa, Kerbela’da Hüseyin olmakla şereflendiniz. Biz 'Bu gidişat millete zarar verir' dedik, zarar verdi. Biz 'Bu adaletsizlik er ya da geç bu devleti çürütür' dedik, çürüttü. Biz 'Terörle, teröristle masaya oturulmaz, ihanet bir gün karşınıza dikilir' dedik, dikildi. Bugün yüzleri keçeye dönmüş ve akılları ıskartaya çıkmış olanların hayasız akınına ve zulmüne karşı bir mukavemet varsa işte bu meydan sayesinde vardır. Utanmazlıklarına rağmen sıkılmıyorlar, ihanetlerine meşruluk dileniyorlar ama yetiremiyorlar. Yol aldıklarını zannediyorlar ama ayakları birbirine dolanıyor, tökezliyorlar.

"İHANETİN ZAMAN AŞIMI YOKTUR"

Çünkü sözlerim kulaklarında yankılanıyor: İhanetin zaman aşımı yoktur ama sizin verecek hesabınız olacak. Akıllarında hep o hakikat var: Türk milleti, ihanet edenleri, kendi şerefiyle oynayanları, haysiyet ve vatan düşmanlarını her daim azametiyle, haşmetiyle ve kudretiyle büyük tarihinin en derinlerinde boğmuştur. Bu millet, derin millettir. Evlatları da hayattadır, ayaktadır, vazifededir. Bugün Van'da ve Mersin'de mitingler yapılıyor, yarın İstanbul'da ve Diyarbakır'da da yapılacak. 'Devlet düşmanına, millet düşmanına, bebek katiline özgürlük' mitingleri. Milyonlarca insanın acısından sorumlu, elinde elli bin evladımızın kanı olan, şehitlerimizin sebebi olmuş o caniye özgürlük istiyorlar. Bu ne cürettir? Ben söyleyince kızıyorlar. Siz bu eli kanlı bebek katilinin mesajlarını Nevruz Bayramı'nda millete okutursanız işte olacağı budur! Bütün bunlar bu ülkeyi yönettiğini zannedenlerin himayesinde gerçekleşiyor, bu iktidarın göz yummasıyla, yol vermesiyle yapılıyor. Bunlar Türkiye'yi sahipsiz zannediyorlar.

"BİZ ÖZGÜRLÜĞÜ KATİLE EŞİTLEMİYORUZ"

Ben, Müsavat Dervişoğlu olarak sizin adınıza şunu soruyorum: Onlar kimi, neye razı etmeye çalışıyorlar? Onlar bu milletin bir kesimini kendilerine biat ettirmek, öte kesimini o terör hükümlüsüne tebaa yapmak istiyorlar. Biz ise her bir vatandaşımızı Cumhuriyet'in hür, eşit, onurlu ve kanun önünde eşit ferdi olarak görüyoruz. Biz özgürlüğü katile eşitlemiyoruz. Biz hukuku imtiyaz diye tanımlamıyoruz. Biz demokrasiyi ayrışma bahanesi diye anlamıyoruz. Yıllarca Kürt’ün derdiyle değil, Kürt’ü siyasetlerine alet etmenin hesabıyla ilgilendiler. Ona 'Karnın tok mu, çocuğun okula gidiyor mu, işin gücün var mı?' diye sormadılar. Çünkü Kürt’ün kendisini bu ülkenin yurttaşı diye görmesini istemediler. Çünkü onların derdi ne Kürt ne de Türk’tür. Onların derdi kendi küçük iktidar mıntıkalarıdır, pazarlıklarıdır, pazarlıklarıyla aldıklarıdır, verdikleridir.

Şunu biliniz ki milletin iradesi İmralı'da ve onun hamilerinde değil, bugün ve her daim burada, başkent Ankara’da, Tandoğan Meydanı’ndadır. Biz bugün Tandoğan'daysak Türkiye sahipsiz değildir. Bunlara da mecbur ve mahkum değildir. Çünkü Cumhuriyet sarayların değil, meydanların eseridir. Bütün kaleler zapt edilemez. Bütün ruhlar esir alınamaz. O ruh, Cumhuriyet’i kuran ruhtur. O beden, milli direnişin bedenidir ve e o ruh, o beden, işte bugün Tandoğan’dadır. Cisimleşmiştir, alnı açık, başı diktir."

(SÜRECEK)


Anka Haber | St. Petersburg Uluslararası Ekonomik Forumu’nun Türkiye tanıtım toplantısı İstanbul’da yapıldı