Haber: Erva GÜN - Kamera: Uğur DEMİRCİ
(TBMM) - CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Dışişleri Bakanlığı’nın Astana Büyükelçiliği yapım işi davasında mahkemeye sahte imzalı ödeme belgeleri sunduğunu, 15 milyon doların elden nakit verilmiş gibi gösterildiğini ileri sürerek, "Bakanlık kasasından çıkan para şirkete ödenmediyse bu 15 milyon dolar kimlerin cebine girdi? Müfettişlerin mutlaka bulması gerekiyor" dedi.
CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Dışişleri Bakanlığı'nın Kazakistan'ın başkenti Astana'daki Büyükelçilik İdari Binası, Rezidans ve Lojman Binaları yapım işine ilişkin mahkemeye sunduğu ve sahte olduğu ileri sürülen imzaların yer aldığı ödeme belgelerine ilişkin ANKA Haber Ajansı'na değerlendirmelerde bulundu.
Astana'daki Büyükelçiliğin yapım işini yapan müteahhit şirketin, Dışişleri Bakanlığı'na "Paramı ödemediniz" dediğini aktaran Yavuzyılmaz, şirketin Bakanlığı mahkemeye verdiğini kaydetti. Bakanlığın da şirkete parayı ödediklerini gösteren tutanakları mahkemeye sunduğunu söyleyen Yavuzyılmaz, "Ancak ilk dört hakedişteki 15 milyon dolarlık ödeme tutanaklarının üretilmiş belgeler olduğu ve sahte imzalı oldukları ortaya çıkıyor" dedi.
Yavuzyılmaz, Bakanlığın ödemelerle ilgili Ankara 12. İdare Mahkemesi'ne sunduğu işin dört hakedişine ait ödeme tutanaklarında yer alan büyükelçinin, idari ateşenin ve şirket yetkilisi olarak yazılan kişinin adı, soyadı ile imzalarının sahte olduğunu ileri süren Yavuzyılmaz, "Bu bir kepazeliktir" ifadelerini kullandı.
"15 MİLYON DOLAR ELDEN NAKİT VERİLMİŞ"
Sahte imzalı ve "üretilmiş" dört tane sahte imzalı tutanak belgesinin bulunduğunu kaydeden Yavuzyılmaz, "Bunların dışında da olması gereken hakediş belgeleri var. 5 numaralı hakediş burada, 6 nuamaralı hakediş, 7 numaralı hakediş, 8 numaralı hakediş ve 9 numaralı hakedişlerin resmi, geçerli, orijinal imzalı evrakları mevcut. Ve bu evraklarla da yine önceki sahte imzalı 4 ödeme tutanağı karşılaştırıldığında aradaki farklar görünüyor" şeklinde konuştu.
Sahte imzalı ödeme tutanaklarında 15 milyon doların elden nakit olarak elden verildiğine dikkati çeken Yavuzyılmaz, "Böyle bir işlem yapıldıysa bu da ayrıca başlı başına bir suç. Kamu kaynağı, hazineden ve bakanlıkların kasasından 15 milyon dolar gibi yüksek bir tutarda nakit olarak elden çıkarılmaz ve ödeme yapılmaz" dedi. Yavuzyılmaz, şunları söyledi:
"Şimdi şirket 'Bana siz 15 milyon dolarlık ödemeyi eksik yaptınız' diyorsa ve Dışişleri Bakanlığı'nı mahkemeye veriyorsa, Dışişleri Bakanlığı da 'Hayır, ben bu ödemeyi yaptım' deyip ödemeyi yaptığına dair belge olarak sahte imzalı ve üretilmiş belgeleri sunuyorsa, dolayısıyla da eğer 15 milyon doların Dışişleri Bakanlığı'nın kasasından çıktığında ısrar ediyorsa, demek ki Dışişleri Bakanlığı'nın kasasından 15 milyon dolar çıkmış ancak ödenmesi gereken yere, şirkete ödenmemiş sonucu çıkıyor. Buradan da anlaşılıyor ki 15 milyon dolar birilerinin cebine girdi. Kimlerin cebine girdiğini de yetkililerin, mahkemelerin, müfettişlerin mutlaka bulması gerekiyor."