CHP Sözcüsü Faik Öztrak, “Bölücülük yaparak bölücü terörle mücadele edilmez” dedi. Suudi Arabistan Kralı için yas ilan edildiğini anımsatan Öztrak, Gara’da şehit edilen 13 yurttaş için ulusal yas ilan edilmesi çağrısı yaptı. Öztrak, “Milletimiz derin bir yasta ama bugün Erdoğan’ı izledik. Espriler, sloganlar, tezahüratlar… Gerçekten içimiz sızladı. Milletin içi kan ağlarken, bu görüntüleri üzüntüyle karşıladık” diye tepki gösterdi.
CHP Sözcüsü Faik Öztrak, CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı ardından basın toplantısı düzenledi. Öztrak’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
DEFALARCA GÜNDEME TAŞIDIK: Irak’ın Gara Bölgesi’nde yürütülen askeri operasyonda, hain bölücü terör örgütü, yıllardır rehin tuttuğu, askerlerimizi, polislerimizi, kamu görevlisi 13 yurttaşımızı, 13 silahsız insanımızı, bir mağarada acımadan vurdu. Alçakça şehit etti. Terör bir insanlık suçudur, nereden ve kimden gelirse gelsin, terörden fayda ummak ya da terör karşısında suskun kalmak da bir insanlık suçudur. Biz, terörün ve teröristin her türlüsünü lanetledik, lanetliyoruz. Bu güzel topraklar terörden çok çekti. Gencecik fidanlarımız, vatan toprağına düştü. Analar, aileler perişan oldu. Nice ocaklar söndü. Dün de 13 aileye, 13 baba ocağına kor ateşler düştü. Biliriz, ateş düştüğü yeri yakar. CHP olarak, bölücü terör örgütünün rehin aldığı kamu görevlilerimizin durumunu TBMM gündemine defalarca taşıdık. Arkadaşlarımız defalarca sordu. Bir tane cevap almışız: ‘Operasyonel faaliyetler azimle devam etmektedir. Hulusi Akar’. Bu. Şimdi de genel görüşme yapacaklarmış. Genel Başkanımız evlatları kaçırılan ailelerle görüştü. Ailelerin sıkıntı, beklenti ve şikâyetlerini, dönemin başbakanına aktardı. Arkadaşlarımız kaçırılanların aileleriyle beraber, TBMM’de basın toplantıları yaptı. Yine arkadaşlarımız bu konuda çok sayıda önerge verdi. Terör örgütünün kaçırdığı kamu görevlilerinin akıbetini, yurttaşlarımızı sağ salim evlerine döndürmek için Erdoğan’ın şahsım hükümetinin neler yaptığını, hep öğrenmeye çalıştık ve dün, insanı kahreden o acı haberle sarsıldık. Gara’daki operasyonlarda, şehit olan üç Mehmetçiğimizle beraber, şehitlerimizin sayısı 16’ya çıktı. İçimiz yandı, yüreğimiz parçalandı ve her acı olayda olduğu gibi bu acı haberin de detaylarını vermek, Malatya Vali’mize düştü. Tıpkı İdlib ’de 36 aslan Mehmetçiğimiz, Rus uçakları tarafından şehit edildiğinde, acı haberi Hatay Valisi’nden öğrendiğimiz gibi.. Geçtiğimiz yıl tam da bu zamanlar yaşanan bu acı olayın, nedenini, niçinini ve sorumlularını hala bilmiyoruz. Bu konuda kamuoyunun bir an önce aydınlatılmasını bekliyoruz.
BEDELİ ŞEHİTLERİMİZİN AİLELERİ VE MİLLETİMİZ ÖDÜYOR: Bölücü örgütün rehin aldığı görevlilerin tamamı, 2015 ve 2016’da kaçırılmış. Yani o ilk düğmesi yanlış iliklenen, milletin meclisinden kaçırılan, kapalı kapılar ardında, gizli saklı işi kotarmaya çalışan, şahsım hükümetinin yürüttüğü sözde çözüm sürecinde. Yani şahsım hükümetinin valilere; ‘aman teröristlere dokunmayın’ talimatının verdiği, Erdoğan’ın Dolmabahçe’de kimin nereye oturacağını, A-4 kâğıda bizzat çizip verdiği dönemde. Şimdi o süreçte yapılan hataların bedelini, şehitlerimizin aileleri ve milletimiz ödüyor. Tekrarlıyorum: Terör bir insanlık suçudur. Mücadele buna göre ve bu ciddiyetle yapılmalıdır. Hatalardan ders çıkarmak bir erdemdir. Yeter ki ifrat ile tefrit arasında savrulma olmasın. Yeter ki yeni hatalara yelken açılmasın. Yeter ki tam da terörün ve teröristin istediği gibi ‘terörle mücadele ediyorum deyip, milletimiz ‘senden, benden’ diye bölünmesin. Bölücülük yaparak, bölücü terörle mücadele edilmez. Ağızlardan çıkanı kulaklar duyacak, akılla, izanla, sağduyuyla hareket edecek. Kendi kusurlarının üstünü örteyim derken, bölücülerin değirmenine su taşımayacak.
ERDOĞAN’I İZLEDİK, İÇİMİZ SIZLADI: Dün 13 şehidimizin olduğunu öğrendik. Milletimiz derin bir yasta ama bugün Erdoğan’ı izledik. Espriler, sloganlar, tezahüratlar… Gerçekten içimiz sızladı. Milletin içi kan ağlarken, bu görüntüleri üzüntüyle karşıladık. Ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan’ın bugünkü sözlerinden öğrendik ki 13 kamu görevlisi, başarısız bir kurtarma operasyonu esnasında şehit düşmüş. Üzüntümüz, bu haberle daha da katlandı. Biz, CHP olarak, ulusal yas ilan edilmesini istiyoruz. Suudi Arabistan’ın müteveffa kralı için yas ilan edip, Bayrağımızı yarıya çekenler, 13 şehidimiz için ulusal yas ilan etmelidir.
EDEBİNİZLE SUSMAYI BİLİN: AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal ve sarayın iletişim memurunun, milletin aklıyla alay eden açıklamalarını kınıyoruz. Beyler bir kendinize gelin. 13 aslan parçamız mağaralarda rehin tutulurken, sizler bölücü elebaşından mektup dilenip, kardeşini devlet televizyonlarına çıkarıyordunuz. Kırmızı bültenle aranan Osman Öcalan’ı, devletin televizyonuna çıkaran, ‘gerekirse Karayılanı ’da TRT’ye çıkarırız’ diyerek savunan, siz değil miydiniz? Yine çözüm sürecine ‘Yeni Türkiye’nin Kuruluş Sözleşmesi’ diyen, siz değil misiniz? Daha fazla rezil olmadan, edebinizle susmayı bilin. Türkiye Cumhuriyeti büyük bir devlettir. Terörün üstesinden elbette geliriz. Akılla, yürekle, azimle ve güçlü bir iradeyle, bu terör belasını alt üst deriz. Bundan kimsenin şüphesi, kuşkusu olmasın.
ÇALGILI ÇENGİLİ KONGRELER YAPIYOR: Bir hükümetin en öncelikli görevi, yurttaşlarının canını ve sağlığını korumaktır. Erdoğan’ın şahsım hükümeti, milletimizin ne canını ne de sağlığını koruyabiliyor. Salgın da günlük vaka sayıları, kritik seviyelerin üzerinde geziniyor. Buna karşın geçtiğimiz günlerde, 180 binleri bulan günlük test sayısı, şimdi 104 binlere düştü. Düşük test sayısı eşittir, düşük vaka sayısı. Bu gerçeğe rağmen, dünyada toplam vaka sayısında ilk 10 ülke arasındayız. Salgınla mücadele denilerek lokantalar kapatılıyor, ama ülkeyi yöneten AK Parti Genel Başkanı, sosyal mesafe dinlemeden, çalgılı, çengili kongreler yapıyor. Hal böyle olunca, salgının artışa geçmesine çok da şaşırmamak gerekiyor. Uzmanlar salgında yeni pikler olabileceğine, mutant virüs tehlikesine işaret ediyor. Çünkü aşılamada işler yavaş gidiyor. Her gün 1 milyon 100 bin kişiye aşılayacağız diyenler. Bunun onda birini ancak yapabildiler. Bir ayda yaptıkları toplam aşı 3 milyon 900 bin. ABD’de her 100 kişiden 15’i, İngiltere’de 22’si, Birleşik Arap Emirlikleri’nde 51’i, İsrail’de ise 73’ü aşılandı. Bizde ise her 100 vatandaşımızdan ancak 4’ü aşıya ulaşabildi. Bu hükümet salgını yönetemedi. Şimdi de aşılama sürecinde patinaj yapıyor.
MİLLETİMİZ CANIYLA CÜZDANI ARASINDA SIKIŞTI: Ülkeyi kim yönetiyor? Bu beceriksizliklerin sorumlusu kim? Elbette Erdoğan’ın şahsım hükümeti… Erdoğan’ın şahsım hükümeti, salgında milletimizi bir başına bıraktı. Canıyla cüzdanı arasına sıkıştırdı. Dünyada tüm hükümetler, vatandaşlarını ve işletmelerini virüsün ekonomik etkilerinden korumak için salgın bittiğinde güçlü bir başlangıç yapabilmek için işletmelerinin, vatandaşlarının kaybettikleri geliri bütçelerinden destek olarak verdiler. Erdoğan’ın şahsım hükümeti ise bildiği en iyi işi yaptı. Vatandaşlarımıza destek yerine, faiziyle borç verdi. Tefeciyi sevindirdi, vatandaşı üzdü. Millete beş maskeyi bedava dağıtamadı, 40 yıl vergi veren esnaflarımıza, salgında 40 gün bakamadı.
‘NEFES ALAMIYORUZ’ DİYE AFİŞ ASIYOR: Bu fotoğraf bu hafta sonunda, Ankara’da Tunalı Hilmi Caddesi’nde çekildi. Kafe, bar ve restoran çalışanları ve işletmecileri, dükkânlarına afişler asarak, hükümete haykırıyor: ‘Dükkânımızı kapatma, kapatacaksan da sahip çık’ diyor. Yine bu da Kayseri’den bir başka haykırış. Kayserili esnafımız; ‘Nefes alamıyoruz, sesimizi duyan var mı” diye dükkânına afiş asıyor. Bunların sorumlusu kim? Ülkeyi kim yönetiyor? Erdoğan’ın şahsım hükümeti. Erdoğan’ın şahsım hükümeti elinde, Sadece esnaf değil, çiftçi de perişan. Çiftçi mazotçuya borçlu, gübre satana borçlu, yem ve tohumcuya borçlu, Tarım Kredi Kooperatifleri’ne borçlu, Ziraat Bankası’na borçlu… Çiftçinin traktörüne, tarlasına, ineğine haciz yağıyor. Dün, Yozgat Yerköy’den acı bir haber geldi. Bir çiftçimiz, Osman Yılmaz, pancarı tarlada kalınca, 25 bin lira borcunu ödeyemedi, traktörüne haciz kondu. Çiftçimiz bunun yükünü taşıyamadı, kalp krizi geçirerek vefat etti. Şimdi bu ölümün sorumlusu kim?
HACETTE KULLANILACAK AKÇELERİ BİLE TÜKETİLDİ: Bugün, 2021 Ocak ayı bütçe rakamları açıklandı. Sadece ocak ayında, bütçeden yapılan faiz ödemesi 21 milyar 943 milyon lira. Bu, cumhuriyet tarihimizde, tek bir ayda yapılan en yüksek faiz ödemesi. Millete tüm salgın döneminde bütçeden verilen destek 6,5 milyar lira. Faiz baronlarına tek bir ayda bütçeden verilen 22 milyar lira. Milletten esirgenen kaynak, faiz lobilerine akıtılmış. Kayınpeder, damat bir oldular, Merkez Bankası kasasındaki 128 milyar doları buhar ettiler. Şimdi millet yüksek faiz, yüksek kur arasına sıkıştırıldı. Merkez Bankası’nın hini hacette kullanılacak akçeleri bile tüketildi. Merkez Bankası’ndan para gelmeyince, ocak ayında bütçe açığı da arşa ulaştı. Ocakta bütçe 24 milyar lira açık verdi. Bu da tüm ocak ayları itibariyle en yüksek bütçe açığı… Millete verilmeyen destekler, faiz lobilerine verildiyse, millet yüksek faiz, yüksek kur arasında ezildiyse, Merkez Bankası’ndaki kefen paraları bile talan edildiyse, 128 milyar dolar birilerine peşkeş çekildiyse, Sorumlu kim? Bu ülkeyi kim yönetiyor? Elbette Erdoğan’ın şahsım hükümeti.
SORUMLU KİM: Erdoğan’ın şahsım hükümetinde, postacılar mektup yerine icra tebligatı taşır oldu. Muhtarlarımızın masaları icra tebligatlarıyla doldu. İnsanlarımız aldıkları borçları ödeyemiyor. Bakkalların veresiye defterlerindeki borçlar ise Everest’e ulaşmış. İstanbul İstatistik Ofisi’ne göre; salgın döneminde İstanbul’da veresiye alışveriş yapanların sayısı yüzde 32, veresiye defterlerindeki borç ise yüzde 55 artmış. Yine İstanbul Barometresi araştırmasına göre, kentte yaşayanların yüzde 57’si, geçtiğimiz ay, geçinebilecek kadar para kazanamamış. Millet geçinemiyorsa, icra tebligatları çığ gibi büyüdüyse, veresiye defterleri arşı alaya ulaştıysa bunun sorumlusu kim? Ülkeyi kim yönetiyor? Elbette Erdoğan’ın şahsım hükümeti…
ŞANSÖLYE O ZAMAN ‘ÜF’ DEĞİL, DERİN BİR ‘OF’ ÇEKERDİ: Boğaziçi Üniversitesi’nde olmadık işler yapıyor. Gençlerin sesini dinlemiyor. Sarayın Pogrom medyası, yani linç makinesi, gencecik yavrularımızı bugün de hedefine koymuş. Uludağ’da sosyal mesafesiz tatile izin verip, bir de oradaki eğlence resimlerini ‘Boğaziçililer eğlendi’ diye servis etmek, düpedüz alçaklıktır. Bugün üniversitelerimiz bilim üretemez hale geldiyse, Yandaşlar üniversitelere doldurulduysa, intihal, yani akademik hırsızlık yol olduysa, iyi yetişmiş gençlerimiz linç ediliyorsa, Bunun sorumlusu kim? Ülkeyi kim yönetiyor? Erdoğan’ın şahsım rejimi. Erdoğan’ın şahsım rejimi, Üniversiteleri en tepede buluşturmak yerine, vasatta buluşturmaya çalışıyor. Böyle üniversitelerden bilim çıkar mı? Nitelikli yetişmiş gençler çıkar mı? Çıkmaz. Ailelerin bin bir emekle büyüttükleri, türlü fedakârlıklarla okuttukları gençlerimiz iş bulamıyor. Üniversite mezunu işsiz sayımız 1 milyon 195 bin. Erdoğan çıkmış; ‘Almanya Şansölyesi, üniversitelerdeki gençlerimizin sayısını öğrenince, ‘üf’ dedi’ diyor. Yanında bir de ülkemizdeki üniversiteli işsizlerin sayısını söyleseydiniz ya… Şansölye o zaman ‘üf’ değil, derin bir ‘of’ çekerdi.
MAFYA TEHDİT MEKTUBU GÖNDERİYOR: Erdoğan’ın şahsım hükümetinin yönettiği ülkede, sokaklarda gazetecilere, siyasetçilere saldırılar başladı. Bu ülkenin ana muhalefet partisi liderine; mafya, tehdit mektubu gönderiyor, ama ülkeyi yönetenlerden ses çıkmıyor. Çıkan ses de mafyayı sahipleniyor. En son Sayın Selçuk Özdağ’a saldıranlar serbest bırakıldı. Erdoğan’ın şahsım rejimi taşları bağlıyor, gerisini sokağa salıyor. Bu ülkede gazetecilere, siyasetçilere güpegündüz saldırılıyorsa; mafya, siyaset kurumuna tehditler savuruyorsa, bunun sorumlusu kim? Bu ülkeyi kim yönetiyor? Erdoğan’ın şahsım hükümeti…
Öztrak, basın mensuplarının sorularını da yanıtladı.
“ERDOĞAN BAŞARISIZ OPERASYONU İTİRAF ETMİŞTİR”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun şehitler için yaptığı paylaşımda “Terör örgütü PKK” dememesi ile ilglii bir soru üzerine Öztrak, şu şanıtı verdi:
“Bizim bölücü terör örgütünün ismini telaffuz etmemizde hiçbir sıkıntı olmaz. CHP terör ve terör örgütleri karşısında tavizsiz bir duruş sergilemiştir. Terör örgütünün suikast girişiminde bulunduğu genel başkan, CHP Genel Başkanı’dır. 13 vatandaşımızın bir mağarada şehit edilmesi, çok vahim bir olaydır ve bu olayda en yetkili ağızlar başarısız olduğunu söylemiştir. Hükümetin başarısız olduğu bir olayda, örgüt adının telaffuz edilmesi örgütün propagandasının yapılmasından başka bir şey değildir. Olay vahimdir. Erdoğan, kurtarma operasyonunun başarısız olduğunu itiraf etmiştir. Devletin yetkili ağızlarının bu AK Parti’nin geçmişteki çeşitli bakanlarını söylediği gibi terör örgütünün adını telaffuz etmek, terör örgütünün değirmenine su taşımaktır. Milli Savunma Bakanlığı’nın sitesine açın bakın, genelde, ‘bölücü terör örgütü’ ifadesini kullanmıştır. Kimse kendi kabahatini örtmek için öküz altında buzağı arayarak propaganda stratejisi oluşturmasın. Biz ne terör örgütünün başının kardeşini devlet televizyonuna çıkardık ne terör örgütü başının mektubunu açıkladık. CHP, terör örgütüyle mücadelenin en önemli kalelerinden biri olmuştur ve olmaya devam edecektir.”
“CHP’nin dış politikadaki tavrı değişti mi?” sorusunu Öztrak, “Ülkemizin çıkarının milli menfaatlerinin söz konusu olduğu her yerde biz taviz verilmesine karşı çıkarız ve yönetimlere destek olacağımızı söyleriz. Yeter ki yönetim doğru yerde dursun” diye yanıtladı.
BİZE HAZİRAN-KASIM SÜRECİNİ ANIMSATIYOR
“İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un ‘HDP eşittir PKK’ sözleri HDP’nin kapatılmasına gidecek sürecin işareti mi” sorusuna Öztrak, “2015 yılındaki çözüm sürecini ‘Yeni Türkiye’nin kurulması’ diye tanımlayan ve bu sürece ‘yanlış yapıyorsun’ diyenlere, ‘eski sürecin elitleri’ diyen Altun’un sözlerini dikkate almıyoruz. Yeniden terör ve parti kapatma noktasına gelmesi, bize haziran-kasım sürecini anımsatıyor. Artık güvenlik kaygılarını kaşıyarak seçim kazanamazsınız. Parti kapatılma meselesinde de bizim duruşumuz açıktır. Partileri millet açar millet kapatır” yanıtı verdi.
TÜİK Başkanı’nın görevden alınması için Öztrak, “Yanlıştan dönmek de bir erdemdir. Bir yıl dolmadan görevden alındığına göre bugüne kadar söylediğimiz hatalar, yanlışlar, makyajlar fark edilmiş. Olumlu karşılıyoruz. Açıklanan verilerin ciddi bir denetimden geçirilmesini bekliyoruz” dedi.
AKP kongrelerinin devam etmesi için Öztrak, “Salgınla mücadele için lokantaları kapatacaksınız, ama sosyal mesafenin hiçe sayıldığı tıklım tıklım kongreler yapacaksınız. Yetmeyecek, sarayın kibirli adamı bu manzaraya bakıp keyiflenecek, teşekkür edecek. BU ülkeyi yönetenler bu kafadaysa, salgının artışa geçmesine şaşırmamak gerek” dedi.
AKP Grup Başkanvekili Cahit Özkan’ın kendi sözlerini düzelterek, “yeniden dirilişimize vesile olacak anayasa” demesi için Öztrak, “Ne aya yolculuk hikayeleri ne anayasa girişimleri AK Parti’yi diriltmez. Bizim derdimiz milletin işi, aşı, mutfağındaki boş tencere” dedi.
“HDP’nin operasyon ile ilgili açıklamalarından sonra CHP-HDP ilişkileri nasıl etkilenir” sorusuna Öztrak, “Bu sorunun muhatabı biz değiliz, HDP’nin yönetimine soracaksınız” yanıtını verdi.