CHP Sözcüsü Faik Öztrak,İçişileri Bakanı Süleyman Soylu'nun Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin tutuklanmasıyla ilgili "4 LGBT sapkını gözaltına alındı" paylaşımını eleştirerek, "İçişleri Bakanı’nın yaşam tarzı ve tercihler üzerinden kullandığı 'sapkın' dil bir nefret suçudur. Bunu kınıyoruz" dedi.
Öztrak, CHP Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, İçişileri Bakanı Soylu'nun Boğaziçi Üniversitesi'nde açılan sergide Kabe görselinin bulunduğu eserin yere konulması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan öğrencilerle ilgili açıklamasının tercih ve yaşam tarzına yönelik nefret dili içerdiğini belirterek, bunun kabul edilemeyeceğini ifade etti.
"KABE’Yİ PASTALARINA MAKET YAPIP KESENLER"
Öztrak, Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyeleri ve öğrencilerinin direnişini desteklemeye devam edeceklerini belirterek şunları söyledi:
"Provokasyonlara ve provokatörlere izin vermemeliyiz. Biz CHP olarak inanların inançlarına yönelik aşağılamaları da insanların 'tercih' ve 'yaşam tarzına' yönelik nefret dilini ve hakareti de kabul etmeyiz. Hukukun siyasetin oyuncağı yapılmasını reddederiz. Savcıların, talimatla suçun vasfını değiştirerek öğrencileri tutuklamasını, yapılan tahrik ve kışkırtmanın bir devamı olarak görüyoruz. Ülkenin polis teşkilatının emanet edildiği İçişleri Bakanı’nın yaşam tarzı ve tercihler üzerinden kullandığı 'sapkın' dil bir nefret suçudur. Bunu kınıyoruz.
Görevleri toplumun hassasiyetlerini kaşımak değil, provokasyonları önlemek olan saray ataması şürekânın, nefret naraları, linç dili, bu işin senaryosunun belli mahfillerde yazıldığı izlenimini giderek güçlendirmektedir. Biz, oy devşirmek için toplumu bölüp, parçalayan her türlü değeri istismar etmekten çekinmeyen riyakâr bir siyasal anlayışla mücadele ettiğimizin farkındayız. Bu riyakârların niyetinin kirli olduğu açıktır. Mukaddes kitabımız Kuran-ı Kerim ile dalga geçen, rüşvetçi bir bakan eskisini, bu ülkenin büyükelçisi yapanların Kabe’yi pastalarına maket yapıp, kesenlerin, Kabe’nin etrafına oteller, AVM’ler yapılırken sessiz kalanların ne inanların kutsalını ne de Kabe’yi savunmak gibi bir dertleri olmadığını da biliyoruz. Türkiye bu riyakâr, ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı siyasetten artık çok yoruldu, çok çekti. Biz, Boğaziçi Üniversitesi öğretim görevlileri ve öğrencilerinin haklı ve barışçı direnişlerini destek vermeye devam edeceğiz."