Anka Haber

ÖMER FETHİ GÜRER: KAMUOYUNA YANSIYAN HIRSIZLIK VAKALARI, EKONOMİK BUHRANIN YANSIMASIDIR

Mahreç: Anka Haber
19.06.2022 12:10
Güncelleme: 01.06.2026 23:17
ÖMER FETHİ GÜRER: KAMUOYUNA YANSIYAN HIRSIZLIK VAKALARI, EKONOMİK BUHRANIN YANSIMASIDIR

Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren 33 kişi 33’üncü yılda Kadıköy’de anıldı: Katliamlarla hesaplaşılmadan demokrasi gelmez

Alevi kurum ve dernekleri Kadıköy’de, Sivas Katliamı’nın 33’üncü yılında katliamda yaşamını yitiren 33 kişi için yürüyüş ve anma gerçekleştirdi. Semah ve deyişlerle yapılan anmada, katliamın gerçekleştiği Madımak Oteli'nin bir "Utanç Müzesi"ne dönüştürülmesi talebi yinelendi. Anmada okunan açıklamada, “Bugün sokak ortasında katledilen kadınların, talan edilen doğamızın, derelerimizin, ormanlarımızın, halkın iradesine ipotek koyan kayyumların, hukuk darbelerinin ve irade gasplarının ana nedeni; katliamlarla hesaplaşılmaması ve faillerin cezasızlıkla ödüllendirilmesidir. Katliamlarla hesaplaşılmadan demokrasi gelmez; hesaplaşacağız ve er ya da geç ama mutlaka hesabını soracağız” denildi.

21 Haziran 2026 21:47

Aa

Haber: Beril Kaleli/Kamera: Belçim KILIÇKIRAN

(İSTANBUL) Alevi kurum ve dernekleri Kadıköy’de, Sivas Katliamı’nın 33’üncü yılında katliamda yaşamını yitiren 33 kişi için yürüyüş ve anma gerçekleştirdi. Semah ve deyişlerle yapılan anmada, katliamın gerçekleştiği Madımak Oteli'nin bir "Utanç Müzesi"ne dönüştürülmesi talebi yinelendi. Anmada okunan açıklamada, “Bugün sokak ortasında katledilen kadınların, talan edilen doğamızın, derelerimizin, ormanlarımızın, halkın iradesine ipotek koyan kayyumların, hukuk darbelerinin ve irade gasplarının ana nedeni; katliamlarla hesaplaşılmaması ve faillerin cezasızlıkla ödüllendirilmesidir. Katliamlarla hesaplaşılmadan demokrasi gelmez; hesaplaşacağız ve er ya da geç ama mutlaka hesabını soracağız” denildi.

Alevi kurum ve dernekleri Kadıköy’de 2 Temmuz 1993’te gerçekleşen Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenler için yürüyüş ve anma düzenledi. Kadıköy’de Sürayya Operası önünde bir araya gelen vatandaşlar Kadıköy Rıhtım’a yürüdü. Zılgıt ve alkışlarla gerçekleştirilen yürüyüşte “Sivas için adalet, herkes için adalet”, “Sivas’ın ışığı sönmeyecek”, “Gün gelecek, devran dönecek, katiller halka hesap verecek”, “Susma, sustukça sıra sana gelecek”, “Kurtluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganları atıldı.

"33 YILDIR ADALET PEŞİNDEYİZ"

Yürüyüşün ardından rıhtımda yapılan anmada, bağlama sanatçıları deyişler seslendirdi. Ardından ise semah dönüldü. Anma Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin basın açıklamasıyla sonlandırıldı.

“33 yıldır adalet peşindeyiz” denilen açıklamada katliamın gerçekleştiği Madımak Oteli'nin bir "Utanç Müzesi"ne dönüştürülmesi talebi yinelendi. Açıklamada, “Bugün yaşadığımız çürümüşlüğün temel sebebi, geçmişle yüzleşilmemesidir. Ülkemizin üstüne çöken bu zifiri karanlık bir tesadüf değildir. Bugün sokak ortasında katledilen kadınların, talan edilen doğamızın, derelerimizin, ormanlarımızın, halkın iradesine ipotek koyan kayyumların, hukuk darbelerinin ve irade gasplarının ana nedeni; katliamlarla hesaplaşılmaması ve faillerin cezasızlıkla ödüllendirilmesidir. Dünü aydınlatılmayan bir ülkenin bugünü karanlık, yarını ise esarettir. Geçmişin bu ağır hesapları verilmeden bu ülkeye ne demokrasi gelebilir ne de hakiki bir barış inşa edilebilir” ifadelerine yer verildi.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Örgütlenme Sekreteri Gülsem Kaya tarafından okunan açıklamada şu görüşler dile getirildi:

"Bugün 21 Haziran; Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanında, kalbi adaletten, özgürlükten ve eşitlikten yana atan canlarla yeniden meydanlardayız. Ülkemizin bir çok şehrinde, Britanya’dan Avustralya’ya, Avrupa’nın pek çok kentinden Kıbrıs’a kadar, pirlerimizin o boyun eğmez duruşuyla alanları dolduruyoruz. Meydanlarda adalet ve eşit yurttaşlık çağrımızla bir kez daha bir araya geldik.
Hakk’ın ve halkların huzurunda dara durduk; adalet istiyoruz.

Bizler bugün buraya sadece 33 yıl önce yitirdiğimiz canlarımızı anmaya gelmedik. Biz bugün buraya hesap sormaya, yüzleşmeye ve bu toprakların kötü talihini değiştirmek için omuz omuza vermeye geldik! Gerici, ırkçı, tekçi, inkârcı ve katliamcı zihniyetin utancını; basının ve halkımızın huzurunda o karanlık odakların yüzüne vurmaya geldik. Yüreğimizde 33 yıldır sönmeyen o kor ateşi haykırmak için buradayız!

33 yıldır adalet peşindeyiz. Bu mücadelenin en önünde, büyük bir direngenlikle yürüyen ailelerimiz ne yazık ki birer birer Hakka yürüyor. En insani hakları olan adaleti göremeden, Madımak Oteli’nin bir 'Utanç Müzesi' olduğuna şahit olamadan, Hak ile Hak oldular. Onların anıları önünde saygıyla eğiliyoruz. Devirleri daim olsun. Mücadele miraslarını sonuna kadar sahipleneceğimize; hem 33 canımızın hem de ardından uğurladığımız ailelerimizin düşlerini gerçeğe dönüştüreceğimizin bir kez daha sözünü veriyoruz.

"HAFIZAYI SİLMEK İSTEYENLERE, KATLİAMI UNUTTURMAYA ÇALIŞAN EGEMEN AKLA KARŞI..."

Bugün bu meydanda devlete ve hükümete bir kez daha sesleniyoruz: Canlarımızın katledildiği, insanlığın yakıldığı o karanlık mekan, yani Madımak Oteli derhal, amasız ve fakatsız utanç müzesi yapılmalıdır. Hafızayı silmek isteyenlere, katliamı unutturmaya çalışan egemen akla karşı; o bina bu ülkenin yüzleşme nişanesi olana kadar bu talebimizden asla vazgeçmeyeceğiz.

Bugün yaşadığımız çürümüşlüğün temel sebebi, geçmişle yüzleşilmemesidir! Ülkemizin üstüne çöken bu zifiri karanlık bir tesadüf değildir. Bugün sokak ortasında katledilen kadınların, talan edilen doğamızın, derelerimizin, ormanlarımızın, halkın iradesine ipotek koyan kayyumların, hukuk darbelerinin ve irade gasplarının ana nedeni; katliamlarla hesaplaşılmaması ve faillerin cezasızlıkla ödüllendirilmesidir. Dünü aydınlatılmayan bir ülkenin bugünü karanlık, yarını ise esarettir. Geçmişin bu ağır hesapları verilmeden bu ülkeye ne demokrasi gelebilir ne de hakiki bir barış inşa edilebilir"

Yakın tarihte yaşanan katliamlara değinilen açıklamada, bugün Suriye'de de Alevi halkına yönelik soykırım uygulandığı belirtildi ve "Ama unuttukları bir şey var: Kerbela'dan bu yana hiçbir zaman biat etmedik, zalimin önünde diz çökmedik, zulme boyun eğmedik. Bu onurlu duruşu Pirlerimizden devraldık. Asla zalime biat etmeyeceğiz" denildi. Açıklama şöyle devam etti:

"KATLİAMLAR EMPERYALİZMDEN BAĞIMSIZ DEĞERLENDİRİLEMEZ"

"Dünyanın her yerinde yaşanan katliamlar emperyalizmden bağımsız değerlendirilemez. Tıpkı ülkemizde Yeşil kuşak projeleri ve en önemlisi ‘bizim çocuklar başardı’ denilen 12 Eylül faşizmi emperyalizmin ve onun örgütü NATO’nun parmağı vardır. Emperyalist politikalara destek vermek katliamlara ortak olmaktır. Emperyalist boyunduruktan kurtulmak eşit yurttaşlık için olmazsa olmaz bir koşuldur.

Bizim adalet mücadelemiz sadece kendimiz için değildir. Bizim kavgamız; bu topraklarda yaşayan bütün halkların, bütün inançların ve tüm ezilenlerin ‘eşit yurttaşlık’ mücadelesidir. Alevileri asimile etmeye çalışanlara, işçiyi sömürenlere, kadını yok sayanlara karşı tek çaremiz: Eşit yurttaşlığa dayalı, demokratik ve laik bir Cumhuriyettir. İnançların özgür olduğu, devletin dinden elini çektiği, laikliğin ve demokrasinin bayraklaştığı bir ülkeyi mutlaka kuracağız.

"33 YILDIR SÜREN ADALET KAVGAMIZI ULUSLARARASI ALANDA DA BÜYÜTEREK DEVAM ETTİRECEĞİZ"

33 yıldır süren adalet kavgamızı uluslararası alanda da büyüterek devam ettireceğiz. Buradan; ezilen, sömürülen, kültürü ve inancı yok sayılan her bir cana sesleniyoruz: Gelin canlar bir olalım! Örgütlü gücümüzü birleştirelim. Barikatları yıkan, meydanları zapt eden omuz omuza duruşumuzla bu karanlığı yırtıp atalım.

Elimizde Pir Sultan’ın bağlaması, dilimizde Şah-ı Merdan Ali’nin avazı, dizlerimizde Asuman’ın, Belkız’ın yarım kalan semahıyla; Hasret’in, Nesimi’nin, Muhlis’in anısıyla buradayız, Serkan'ın, Koray'ın, Handan'ın, Murat'ın yani turna kanadında göğe yükselen 33 canımızın anılarını yaşatmak, hayallerini gerçekleştirmek için, 33 yıldır olduğu gibi, bundan sonra da hep buralarda meydanlarda olacağız. Katliamlarla hesaplaşılmadan demokrasi gelmez; hesaplaşacağız ve er ya da geç ama mutlaka hesabını soracağız."