(BURSA) - Nilüfer Belediyesi’nin "Çocuklar Kütüphanede" buluşmaları kapsamında Üçevler Kütüphanesi’ne konuk olan yazar Burcu Aktaş, çocuklarla "Vahşi Şeyler" romanı üzerinden kentsel dönüşümü, kaybolan anıları ve doğanın yaşam mücadelesini konuştu.
Nilüfer Belediyesi, sömestir tatili boyunca çocukları sanat ve edebiyatla buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda Üçevler Kütüphanesi’nde düzenlenen etkinlikte yazar Burcu Aktaş, çocuklarla bir araya gelerek yazarlık serüvenini ve son romanı "Vahşi Şeyler"in hikayesini paylaştı. Çocukların yoğun ilgi gösterdiği buluşmada Aktaş, değişen şehirlerin hem insanlar hem de hayvanlar üzerindeki etkilerini anlattı.
85 yaşındaki bir karakterin gözünden şehir
Aktaş ayrıca çocuklara "Vahşi Şeyler" romanının 85 buçuk yaşındaki kahramanı Mualla’yı tanıttı. Kendi yaşamadığı bir dönemi kaleme almanın zorluklarına değinen Aktaş, karakteri yaratırken yaptığı gözlemleri, "Bir karakter yaratırken onun gerçekçi olması gerekir. Ben henüz o yaşta olmadığım için, 85 yaşındaki birinin nasıl yürüdüğünü, nasıl oturduğunu çok iyi gözlemlemek zorundaydım. Mualla, değişen ve betonlaşan şehre artık sadece penceresinden bakan, dışarıdaki hıza ayak uyduramayan bir karakter" sözleriyle aktardı.
Söyleşinin odak noktasını kentsel dönüşüm ve bu dönüşümün hem insanlar hem de hayvanlar üzerindeki etkileri oluşturdu. İstanbul’da büyüdüğü yerlerin zamanla nasıl değiştiğini ve anıların geçtiği mekanların yok oluşunu anlatan Aktaş, çocukları "işgal edilen yaşam alanları" üzerine düşünmeye davet etti. Kitabın çıkış noktasının 2013 yılında gördüğü bir haber olduğunu belirten yazar, "Ormandan inip İstanbul Boğazı’nı yüzerek geçmeye çalışan yaban domuzlarını gördüğümde bu hikaye zihnimde canlandı. Doğasında yüzmek olmayan bu hayvanlar neden kaçıyordu? Şehir onların üzerine geldiği için mi? Temel soru şu: Yaşam alanı arayan hayvan mı vahşi, yoksa o alanı yok eden insan mı" ifadelerini kullandı.
Romanda geçen dürbün metaforuyla, insanın kendi yaşadığı sokağa bile ne kadar yabancılaşabileceğini vurgulayan Aktaş, çocuklara çevre bilinci ve empati üzerine önemli mesajlar verdi. Aktaş, kitabın hüzünlü bir yanı olsa da mutsuzluk vadetmediğini, aksine okuru düşünmeye sevk ettiğini belirtti.
Söyleşinin sonunda çocukların sorularını yanıtlayan Aktaş, günün anısına kitaplarını imzaladı.

