Anka Haber

Narin Güran cinayeti davası… 13 saat süren duruşma 2 Mayıs’a ertelendi

Mahreç: Anka Haber
25.04.2025 23:11
Güncelleme: 03.06.2026 16:42

TBMM Adalet Komisyonu'nda 12. Yargı Paketi kabul edildi: IBAN mağdurlarına ilişkin yasal düzenleme eklendi

Kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen kanun teklifi, TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edildi. Tekliften, ilk derece mahkemesi kararlarının Yargıtay tarafından yalnızca görevsizlik veya yetkisizlik gerekçesiyle bozulamamasını öngören 27’nci madde çıkarılırken, IBAN mağdurlarına ceza indirimi yapılmasını öngören düzenleme metne eklendi.

25 Haziran 2026 02:28

Güncelleme: 25 Haziran 2026 02:30

TBMM Adalet Komisyonu'nda 12. Yargı Paketi kabul edildi: IBAN mağdurlarına ilişkin yasal düzenleme eklendi
Aa

(TBMM) - Kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen kanun teklifi, TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edildi. Tekliften, ilk derece mahkemesi kararlarının Yargıtay tarafından yalnızca görevsizlik veya yetkisizlik gerekçesiyle bozulamamasını öngören 27’nci madde çıkarılırken, IBAN mağdurlarına ceza indirimi yapılmasını öngören düzenleme metne eklendi.

TBMM Adalet Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel başkanlığında toplandı. Komisyonda, kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak adlandırılan 29 madde ve bir geçici maddenin yer aldığı toplam 30 maddelik "Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" kabul edildi.

İDAREYE KARŞI İCRA TAKİBİ ÖNCESİNDE BAŞVURU ZORUNLULUĞU

Teklifle, İcra ve İflas Kanunu'na eklenecek yeni maddeyle, idare aleyhine hükmedilen para alacakları, vekalet ücretleri ve yargılama giderleri için doğrudan icra takibi başlatılmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.

Düzenlemeye göre alacaklılar, icra takibine başlamadan önce idareye yazılı başvuruda bulunacak ve ödeme yapılabilmesi için hesap numarası bildirecek. İdareye bir aylık ödeme süresi tanınacak. Bu süre içinde ödeme yapılmaması halinde icra takibi başlatılabilecek.

Amaç, gereksiz icra takiplerini önlemek, kamu kaynaklarının daha verimli kullanılmasını sağlamak ve alacakların daha kısa sürede tahsil edilmesine imkan tanımak olarak ifade edildi.

MİRAS KALAN TAŞINMAZLARIN SATIŞINDA YENİ YÖNTEM

Teklifte, miras yoluyla intikal eden taşınmazlarda ortaklığın giderilmesi amacıyla yapılacak satışlarda ilk açık artırmanın yalnızca mirasçılar arasında gerçekleştirilmesi öngörülüyor.

Bu ilk artırmada tekliflerin taşınmazın tamamının değerini ve satış masraflarını karşılayacak düzeyde olması gerekecek. İlk artırmada alıcı çıkmaması halinde ikinci artırma herkese açık olarak yapılacak.

Düzenlemenin amacı, mirasçıların mülkiyet hakkını korumak ve uygulamada ortaya çıkan suistimalleri önlemek olarak açıklandı.

PAYDAŞLARIN TEMİNAT MUAFİYETİ KALDIRILIYOR

Ortaklığın satış suretiyle giderilmesi işlemlerinde artırmaya katılacak pay sahiplerinin, payları oranında teminat yatırmaktan muaf tutulmasına ilişkin uygulama kaldırılıyor.

Gerekçede, bazı paydaşların teminat yatırmamanın sağladığı avantajı kullanarak yüksek teklifler verdiği, daha sonra bedeli ödemeyerek ihalenin iptaline yol açtığı belirtildi.

Düzenlemeyle paydaşların da diğer katılımcılar gibi teminat yatırması sağlanacak. Hazine ise tüm açık artırmalarda teminattan muaf tutulacak.

İHALE BEDELİNİ YATIRMAYANLARA YAPTIRIM GELİYOR

Teklifte, en yüksek teklifi vermesine rağmen ihale bedelini süresinde yatırmayan kişiler için yeni yaptırımlar öngörülüyor.

Buna göre yatırılan teminatın iade edilmemesi, satış masraflarının karşılanmasında kullanılması ve kalan kısmın hak sahiplerine ödenmesi düzenleniyor.

Ayrıca ihale bedelini süresinde yatırmayan kişilere, teklif ettikleri bedelin yüzde 5'i oranında idari para cezası uygulanacak.

NOTERLİK EVRAKLARININ GÖNDERİLMESİNDE ELEKTRONİK SİSTEM

Noterlik Kanunu'nda yapılacak değişiklikle noterlik evrak ve defterlerinin mahkemeler, Cumhuriyet başsavcılıkları ve yetkili merciler tarafından incelenmesine ilişkin işlemler kolaylaştırılıyor.

Noterlik evraklarının onaylı örnekleri, güvenli elektronik imzayla elektronik ortamda ilgili mercilere gönderilebilecek. Elektronik gönderimin mümkün olmadığı durumlarda fiziki örnek kullanılacak.

Bu işlemler için posta ve yol masrafı dışında herhangi bir ücret alınmayacak.

DANIŞTAY'IN DAİRE SAYISININ AZALTILMASI ERTELENİYOR

Teklifte, Danıştay'ın mevcut iş yükü dikkate alınarak daire sayısının azaltılması için öngörülen sürenin dört yıl uzatılması öngörülüyor.

Bu kapsamda Danıştay'ın daire sayısının 23 Temmuz 2030 tarihine kadar mevcut düzeyde korunması ve boşalan üyelikler için aynı sayıda yeni üye seçilmesi amaçlanıyor.

İDARE MAHKEMELERİNDE TEK HAKİMLE GÖRÜLECEK DAVALAR GENİŞLETİLİYOR

İdare ve vergi mahkemelerinde tek hakim tarafından karara bağlanabilecek dava türlerinin kapsamı genişletiliyor.

Gerekçede, uygulamada içtihadı yerleşmiş ve heyet tarafından incelenmesi zorunlu olmayan bazı uyuşmazlıkların tek hakim tarafından görülmesinin yargılamanın hızlanmasına katkı sağlayacağı belirtildi.

İSTİNAF İNCELEMELERİNDE GEREKÇE DEĞİŞTİRİLEBİLECEK

İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda yapılacak değişiklikle, bölge idare mahkemelerinin ilk derece mahkemesi kararının sonucunu hukuka uygun bulduğu ancak gerekçesini eksik veya yanlış değerlendirdiği durumlarda kararı kaldırmadan gerekçeyi değiştirerek istinaf başvurusunu reddedebilmesine imkan tanınıyor.

Ayrıca bazı usul eksiklikleri nedeniyle dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilebileceği yeni durumlar da düzenleniyor.

BÖLGE İDARE MAHKEMELERİNİN BAZI KARARLARINA TEMYİZ YOLU AÇILIYOR

Teklifte, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda, bölge idare mahkemelerinin ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeniden hüküm kurduğu bazı kararlar için Danıştay'da temyiz yolu açılıyor.

Buna göre, kaldırma kararı üzerine verilen kararlar kural olarak temyiz edilebilecek. Ancak tek hakimle görülen davalar ile niteliği gereği temyiz incelemesine ihtiyaç duyulmadığı değerlendirilen bazı uyuşmazlıklarda temyiz yolu kapalı olacak.

ADLİ TIP KURULU ÜYELİKLERİNDE UZMANLIK ŞARTI

Teklifle, Adli Tıp Kurumu ihtisas kurulu başkan ve üyelerinin atanmasında en az tıpta veya diş hekimliğinde uzmanlık belgesine ya da alanında doktora derecesine sahip olma şartı getiriliyor.

Ayrıca kurul başkanları ve üyeleri ile bazı yöneticiler için dört yıllık görev süresi öngörülüyor.

HAKİM VE SAVCI YARDIMCILARININ SINAV SİSTEMİ DÜZENLENİYOR

Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda Türkiye Adalet Akademisi tarafından verilecek eğitimlerin kapsamı ve sınavlara ilişkin esaslar kanunla düzenleniyor.

Sınavların yüz tam puan üzerinden değerlendirilmesi ve mazeret sınavlarına ilişkin hükümler getiriliyor.

HUKUKİ KONULARDA BİLİRKİŞİYE BAŞVURAN HAKİM VE SAVCILARA DİSİPLİN YAPTIRIMI

Hakimler ve Savcılar Kanunu'nda yapılacak değişiklikle, hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenebilecek konularda bilirkişiye başvurulması disiplin cezası nedeni sayılıyor.

Düzenlemeyle bilirkişilik kurumunun yalnızca teknik veya özel uzmanlık gerektiren durumlarda kullanılmasının sağlanması amaçlanıyor.

KANUNİ FAİZ HESAPLAMASINDA YENİ SİSTEM

Teklifte, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkilerinde uygulanacak kanuni faiz oranına ilişkin yeni bir yöntem getiriliyor.

Buna göre faiz oranı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranı esas alınarak belirlenecek.

KISITLILARA AİT MALLARIN ELEKTRONİK ORTAMDA SATIŞI

Türk Medeni Kanunu'nda yapılacak değişikliklerle, kısıtlılara ait taşınır ve taşınmaz malların UYAP'a entegre elektronik satış portalı üzerinden satılması öngörülüyor.

Düzenlemenin amacı, daha fazla kişinin satışa katılmasını sağlayarak malların en yüksek bedelle satılması ve kısıtlıların menfaatlerinin korunması olarak belirtildi.

GENETİK VERİLERİN SAKLANMASI VE İMHASI DÜZENLENİYOR

Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yapılacak değişiklikle moleküler genetik inceleme sonucu elde edilen verilerin nasıl saklanacağı, ne kadar süre muhafaza edileceği ve hangi usulle imha edileceği ayrıntılı şekilde düzenleniyor.

Buna göre bazı durumlarda veriler derhal yok edilecek, mahkumiyet veya davanın düşmesi gibi hallerde ise kararın kesinleşmesinden itibaren 20 yıl saklanacak.

İlgili kişilere belirli koşullarda verilerin silinmesini talep etme hakkı da tanınacak.

BİLGİSAYAR VERİLERİNİN SAKLANMA SÜRESİ BELİRLENİYOR

Bilgisayarlarda yapılan arama ve elkoyma işlemleri sonucunda elde edilen verilerin adli emanette saklanmasına ilişkin hükümler yeniden düzenleniyor.

Veriler, kovuşturmaya yer olmadığı kararının veya mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 15 yıl muhafaza edilecek. Süre sonunda Cumhuriyet savcısı huzurunda imha edilecek.

İlgili kişilere belirli şartlarda verilerin silinmesini isteme hakkı da tanınacak.

HAGB BAZI SUÇLAR BAKIMINDAN UYGULANAMAYACAK

Teklifte, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kurumuna ilişkin düzenlemeler yeniden ele alınıyor. Buna göre HAGB hükümleri, işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi nedeniyle işlediği ve Anayasa'nın 17'nci maddesi kapsamında kötü muamele olarak değerlendirilebilecek suçlarda uygulanamayacak. Teklifte ayrıca Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen diğer bağlantılı hükümlerin de yeniden düzenlenmesi öngörülüyor.

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 247'nci maddesinde değişiklik yapılan düzenlemeye göre, hakkında güvenlik tedbirine hükmedilen kaçak sanığa, savunma hakkını kullanmak istediğini belirtmesi ve mahkemede bizzat hazır bulunması şartıyla yargılamanın yenilenmesini talep etme hakkı tanınacak. Böylece savunma hakkını kullanmak isteyen kaçak sanıklar bakımından yeniden yargılama yapılabilmesine imkan sağlanacak.

YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISININ İTİRAZ YETKİSİNİN KAPSAMI GENİŞLETİLİYOR

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308'inci maddesinde değişiklik yapılan düzenlemeyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisinin kapsamı yeniden belirleniyor. Buna göre, ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları dışında kalan onama, düzeltilerek onama, bozma, ret, düşme, incelenmeksizin iade ve tevdi dahil tüm kararlarına karşı itiraz edilebilecek. İtiraz süresinin başlangıcı da yeniden düzenleniyor. Süre, ilamın verilmesinden değil, dosyanın fiziki olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilmesinden itibaren başlayacak. Bir aylık itiraz süresi ise üç aya çıkarılıyor. Ayrıca itiraz isteminde bulunabilecek kişiler konusunda açıklık sağlanması amaçlanıyor.

DESTEKTEN YOKSUN KALMA VE İŞ GÜCÜ KAYBI TAZMİNATLARINDA FAİZ HESABI DEĞİŞİYOR

Türk Borçlar Kanunu'nun 55'inci maddesine yeni hükümler eklenen düzenlemeye göre, çalışma gücünün azalması veya yitirilmesinden doğan zararlar ile destekten yoksun kalma tazminatlarında, kazancın bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminata olay tarihinden itibaren; kazancın bilinmediği döneme ilişkin hesaplanan tazminata ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz uygulanacak.

Böylece geleceğe yönelik varsayımsal kazançlar üzerinden hesaplanan tazminatların tamamına olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi uygulamasına son verilmesi amaçlanıyor. Maddeyle ayrıca, dava açılmadan veya tahkikat başlamadan önce yapılan ödemelerin tazminattan hangi yöntemle mahsup edileceği de düzenleniyor. Buna göre, tahkikat başlayıncaya kadar yapılan ödemeler tazminattan oransal olarak mahsup edilecek. Düzenlemenin amacı, uygulamadaki farklılıkların giderilmesi ve hukuki öngörülebilirliğin sağlanması olarak ifade ediliyor.

BELİRSİZ ALACAK DAVASI KALDIRILIYOR

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107'nci maddesi yürürlükten kaldırılıyor. Gerekçede, belirsiz alacak davasının uygulamada çeşitli tartışmalara neden olduğu, hangi alacaklar bakımından açılabileceği konusunda tereddütler bulunduğu ve bunun yargılamaların uzamasına yol açtığı belirtiliyor. Teklifte, aynı kanunun 109'uncu maddesinde yapılması öngörülen değişiklikle belirsiz alacak davasının sağladığı hukuki yararın kısmi dava yoluyla karşılanacağı ifade edilerek maddenin yürürlükten kaldırılması öngörülüyor.

KISMİ DAVADA KALAN ALACAK İÇİN YENİ HAK GETİRİLİYOR

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 109'uncu maddesine yeni bir fıkra eklenerek alacağın yalnızca bir kısmının dava edildiği durumlarda davacıya, tahkikat sona erinceye kadar alacağın kalan kısmını ıslah yoluna başvurmadan talep etme hakkı tanınacak. Ayrıca zaman aşımının, sonradan talep edilen kısım bakımından da davanın açıldığı tarihten itibaren kesilmiş sayılması öngörülüyor. Düzenlemeyle hak arama özgürlüğünün daha etkin korunması amaçlanıyor.

DURUŞMALAR ARASINDA ÜÇ AYLIK SÜRE SINIRI

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 147'nci maddesinde değişiklik yapılıyor. Buna göre, yazılı yargılama usulüne tabi davalarda duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç ayı aşamayacak. Bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini göstermek suretiyle üç aydan daha uzun bir süre belirleyebilecek. Düzenlemeyle yargılamaların hızlandırılması ve makul sürede yargılanma hakkının güçlendirilmesi amaçlanıyor.

UZAKTAN KATILIMDA İMZA ZORUNLULUĞUNA İSTİSNA

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 149'uncu maddesine yeni bir fıkra eklenerek ses ve görüntü aktarımı yoluyla duruşmaya katılanlar bakımından ikrar, yemin, davadan feragat, davayı kabul, sulh ve davanın geri alınmasına muvafakat halleri dışında elle atılan imzaya ilişkin hükümler uygulanmayacak. Böylece taraf vekillerinin ve ilgililerin uzaktan katılım imkanından daha etkin şekilde yararlanabilmesi amaçlanıyor.

BİRLEŞTİRME KARARLARINA KARŞI İSTİNAF YOLU AÇILIYOR

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166 ve 168'inci maddelerinde değişiklik yapılarak aynı yargı çevresinde bulunan aynı düzey ve sıfattaki mahkemeler arasında verilen birleştirme kararları ancak kesinleştikten sonra ilk davanın açıldığı mahkemeyi bağlayacak. Ayrıca bu tür birleştirme kararlarına karşı, esas hükmün verilmesi beklenmeksizin doğrudan istinaf kanun yoluna başvurulabilecek.

BAZI İSTİFNAF KARARLARINA TEMYİZ YOLU GETİRİLİYOR

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362'nci maddesine yeni bir fıkra eklenerek istinaf başvurusunun kısmen veya tamamen kabul edilmesi üzerine ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi halinde, kararın miktar veya değeri kanunda öngörülen parasal sınırın üzerinde ise temyiz yoluna başvurulabilecek.

Parasal sınırın altında kalan kararlar ise temyize konu edilemeyecek. Düzenlemeyle, istinaf mahkemelerinin yeniden verdiği kararlar bakımından hükmün denetlenmesini talep etme hakkının güçlendirilmesi amaçlanıyor.

YARGITAY'IN GÖREV VE YETKİ NEDENİYLE BOZMA YETKİSİNE İLİŞKİN DÜZENLEME TEKLİFTEN ÇIKARILDI

Öte yandan kanun teklifinin 27'nci maddesinde, bölge adliye mahkemelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararlar hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin kararlarının Yargıtay tarafından yalnızca görevsizlik veya yetkisizlik gerekçesiyle bozulamamasına yönelik düzenleme yer alıyordu. Gerekçede, görev ve yetkiye ilişkin itirazların istinaf aşamasında bölge adliye mahkemelerince incelenebildiği, temyiz aşamasında bu nedenlerle verilen bozma kararlarının yargılamaların uzamasına yol açtığı belirtiliyordu. Ancak söz konusu madde, TBMM Adalet Komisyonu'ndaki görüşmeler sırasında AK Parti'nin verdiği önergeyle kanun teklifinden çıkarıldı.

"İBAN MAĞDURLARI"NA İLİŞKİN DÜZENLEME EKLENDİ

AK Parti'nin verdiği ihda ile kanun teklifin 14'üncü maddesinin ardından gelecek şekilde 5237 sayılı Kanunun 158'inci maddesine yeni bir fıkra eklenerek 157'nci maddede düzenlenen "dolandırıcılık" suçu ile 158'inci maddede düzenlenen üç yıldan 10 yıla kadar hapis cezası gerektiren "nitelikli dolandırıcılık" suçuna iştirakin fıkrada belirtilen fiil ile sınırlı olması halinde bu fiilin haksızlık içeriği dikkate alınarak, IBAN mağdurlarına yarı oranında cezada indirim yapılması öngörülüyor.