Kayı İnşaat işçileri, 2 yıldır alamadıkları tazminat ve maaşlarının ödenmesi için başlattıkları eylemin 10'uncu gününde Çalışma Bakanlığı'nın İstanbul İl Müdürlüğü önünde bir araya gelerek eylem yaptı. İşçiler, “İşçiler burada bakanlıklar nerede?” diyerek Çalışma Bakanlığı'nı göreve çağırdı.
Cezayir'deki inşaatlarında çalıştıkları Kayı İnşaat'tan 2 yıldır alamadıkları maaş ve tazminatları için mücadele eden işçiler, İnşaat Emekçileri Sendikası'nın öncülüğünde bugün ellerinde arabuluculuk sözleşmeleriyle, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü önünde eylem yaptı.
Çok sayıda işçinin katıldığı açıklamada, "İşçiyi koruyun, bu soruna el koyun. Çalışma Bakanlığı göreve" pankartı açılırken, "Kayı inşaat işçilerinin alacağı hepimizin alacağıdır", "İşçiyi koruyun bu soruna el koyun. Çalışma Bakanlığı göreve" dövizleri taşındı. Sık sık "Direnen direne kazanacağız" ve "Zafer direnen emekçinin olacak", "İşçilerin birliği Coşkunları yenecek" sloganları atıldı. İşçilerin konuşmalarına yer verilen açıklamada işçiler, haklarını alana dek direnecekleri mesajını verdi.
İşçiler tarafından müdürlük önünde yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:
"Eğer bir patron işçilerin parasını ödemiyorsa bu konu Çalışma Bakanlığı'nın sorumluluğu altındadır. Bu konu özel hukuka sıkıştırılamaz. Kayı İnşaat İşçileri 60 derece sıcakta Sahra Çölü’nde çalıştı. Kışın ortasında 10 gündür emeğinin hakkı için direniyor.
İşçiler çalışırken, bu ihaleler alınırken, işçiler Cezayir’e giderken tüm bu adımlardan Dışişleri Bakanlığı'nın, Çalışma Bakanlığı'nın haberi var. Buradaki işçilerin her biri vergi ödüyor. Bakanlık bu ülkenin yurttaşına sahip çıkmalı. Konu patronla işçiler arasına bırakılmamalı. Bu özel hukuk olarak tanımlanıp Coşkun Yılmaz’ın inisiyatifine bırakılamaz. Çalışma Bakanlığı’nın görevi işçileri korumak, çalışma hayatını düzenlemektir. Kayı İnşaat işçileri çalışıp hakkını alamıyorsa Çalışma Bakanlığı bu duruma el atmak zorundadır. Çalışma Bakanlığından en kısa sürede bir randevu bekliyoruz. Bakanlık bu sorunu çözene kadar buradan gitmeyeceğiz. Kayı İnşaat patronu Coşkun Yılmaz, işçilerle arabuluculuk sözleşmesi yaptı. Borcunu ödeyeceğine dair teminat verdi. Coşkun Yılmaz’ın yeni yatırımlar yaparken parası var da işçiler hakkını isteyince mi yok?"
İşçiler, Çalışma Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’a seslenerek; “Neden hakkımızı aramıyorsunuz, biz bu ülkenin vatandaşı değil miyiz? Coşkun Yılmaz o ihaleleri alırken sizin bakanlığınızın izni ile aldı. Şimdi neden bizi görmüyorsunuz?” diye sordu.
"BU SOĞUKTA DİRENİYORUZ. KİMSE SESİMİZİ DUYMUYOR"
İlk olarak konuşan işçi Ali Gürler, insanüstü bir güçle çalışmalarının karşılığını alacaklarını ifade ederek, "50 derece sıcakta, güvencesiz şartlarda çalıştık. 10 gündür sokaklardayız. Hâlâ bizi aldatıyor, oyalıyorlar. Çocuklarımızın gözüne bakamaz olduk. Bu soğukta direniyoruz. Kimse sesimizi duymuyor" dedi.
"ADALET DİYORLAR, NEREDE ADALET"
Ardından söz alan işçi Abdülsamet Kete, yüzünü Çalışma Bakanlığı'na dönerek, "Direnişimizi duyun Coşkun Yılmaz’la görüşün" diye seslenirken, "Evimin doğalgazı dahi yok. Adalet diyorlar, nerede adalet. Adalet Coşkun Yılmaz'ların iktidarlarıyla mı olacak. İstemiyorum bu kirli düzenin adaletini" diye konuştu.
“İKTİDAR GÖRMÜYOR MU BU HAKSIZLIĞI”
İşçi Serkan İsimtekin de, onurlu bir şekilde direndiklerini belirterek alın terlerinin karşılığını istediklerini ifade etti. Haksızlığa uğradıklarına dikkati çeken İsimtekin, "İktidar görmüyor mu bu haksızlığı. Görüyor, her gün eylemlerimizi görüyorlar. İskelelerde canlarımız yitiyor. Emeğimizin karşılığını alamıyoruz. İsterse zelzele kopsun biz vazgeçmeyeceğiz. Kendileri sıcak yerde kalıyor bir yediğini bir daha yemiyorken, biz kuru ekmekle karnımızı doyuruyoruz. İsterlerse tutuklasınlar. Bize bu ülkenin vatandaşı değilmişiz gibi davranmaktan vazgeçene kadar, emeklerimizin karşılığını alana kadar mücadelemiz sürecek" diye belirtti.
BAKANLIK MÜDAHALE ETSİN
İşçi Mehmet Salih Aşra da eylemler için Batman'dan geldiğini belirterek, "Çocuklarımızın eğitim görmesini dahi karşılayamıyoruz. Ailemizin yüzüne bakamıyoruz. Bakanlıkların bu duruma müdahale etmesi gerekiyor" dedi.
'ADALETTEN BAHSETMESİNLER'
Muzaffer Korkmaz, parasını alamayan yüzlerce insanlardan biri olduğunu vurgulayarak, şöyle dedi: "Adaletten bahsediyorlar fakat haksızlıklara imza atıyorlar. Hiçbir sosyal hakkımız, tazminatımız, sigortamız yok. Biz buraya hakkımızı almaya geldik."
"ÇOCUKLARIMIN GÖZLERİNE BAKAMIYORUM"
Ali Bahri Öksüz ise şunları söyledi: "Ben hakkımı alamazsam kendimi yakacağım. Çocuklarımın gözlerine bakamıyorum. Ben bu kadar ıstırap yaşarken hem de hiç kimsenin hakkını gasp etmeden bunları yaşarken, Coşkun Yılmaz kendi ailesinin gözlerine nasıl bakıyor."
Öte yandan işçiler eylemimizin ardından tekrar Coşkun Yılmaz’ın Levent’teki ofisinin önüne gitti.