Karşıyaka Belediyesi tarafından 18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası dolayısıyla “İleri Yaş Etkinlikleri” kapsamında düzenlenen "Yaş Dostu Çevre" söyleşisine sanatçı Ediz Hun da katıldı. Hun, "Kaç yaşında olursak olalım özgüvenli ve cesur olmalıyız, kendimize hobi edinmeliyiz. Lütfen kendiniz için bunları yapın, düzenli beslenin, spor yapın" dedi.
Karşıyaka Belediyesi, 18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası nedeniyle düzenlediği etkinlikler kapsamında Zübeyde Hanım Nikah Sarayı’nda, sanatçı Ediz Hun'un katılımıyla "Yaş Dostu Çevre" söyleşi düzenledi.
“HEDEFİMİZ HER YAŞTA MUTLU OLAN BİR TOPLUM”
Söyleşinin açılış konuşmasını yapan Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay, ilçede yaşayan ileri yaştaki vatandaşlar için çeşitli çalışmalar düzenlediklerini belirterek şunları söyledi:
“Pandemi sürecinin başında 65 yaş ve üzeri vatandaşlarımızın birtakım kısıtlamalarla karşı karşıya olduğu dönemde onlarla temaslarımız oldu. O temaslarımızda insanların yaş aldıkça toplumun dışına itildiklerini fark ettim. Bu eksiği tamamlamak adına ayrı bir birim oluşturduk, bu birim insanların yaşları ilerledikçe onlara destek olmak amacıyla çalışmalar yapıyor. En büyük problemin onların yalnızlaşması olduğunu, yaşları ilerledikçe üretim mekanizmasında yer almadığını gördük. Hepimiz bu yaş alma işini yaşayacağız ama onu keyifle, üretkenlikle, sosyal yaşamdan kopmadan yaşama şansınız var. Bir de bunu kötü hissederek yaşayan insanlar var ve kimse bunu hak etmiyor. Hepimiz bu yaşamdan, ülkeden, toplumdan alacaklıyız. Biz belediye olarak sizlerin daha aktif yaşamı olsun istiyoruz ve bu konuda çeşitli çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Sizin mutlu ve sağlıklı olmanız için, yalnız olmamanız için elimizden geleni yapacağız. Hedefimiz her yaşta mutlu olan bir toplum.”
“İZMİR BENİM İÇİN ÇOK ÇOK ÖNEMLİ BİR KENT”
Açılış konuşmasının ardından Ediz Hun için hazırlanan kısa film gösterildi. Alkışlar eşliğinde söyleşiye başlayan Hun, İzmir’e yönelik anılarını ve duygularını paylaştı. İzmir’in çağdaş bir kent olduğunu vurgulayan Hun, konuşmasında şunları söyledi:
“İzmir, benim hayatımda çok önemlidir. Annem Felsefe öğretmeniydi, 1932-1935 yıllarında İzmir Kız Lisesi’nde ders vermekteymiş, o günlerden resimler var. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk liseyi ziyaret etmiş, Kazım Dirik Paşa ve Hasan Ali Yücel de eşlik etmiş. Annem de onların yanında yer almış, evde böyle bir resim var. İzmir ile ilgili anıları annemden dinledim ve burayı çok sevdim; benim de İzmir’de çekilmiş çok fazla filmim var. İzmir çok medeni bir kent, verdiği oylardan belli. O nedenle İzmir benim için çok önemli bir kent. Ayrıca çağdaş insanların olduğu bir kent burası, bu yönüyle de çok seviyorum. ‘Karanlıktan korkan bir çocuğu kolaylıkla bağışlayabiliriz. Gerçek trajedi eğitim almış yetişkinlerin aydınlıktan korkmasıdır’ der Platon. İşte bize bu aydınlığı bağışlayan Ata’mızı saygıyla anıyoruz. Siyaset konuşmaktan hoşlanmam, seçim yaklaşıyor umarım Türkiye hak ettiği aydınlığa kavuşur.”
“SİNEMA BANA DİSİPLİNİ, TAKDİR EDİLMEYİ BİLMESİNİ ÖĞRETTİ”
Sinema serüveninin nasıl başladığını katılımcılar ile paylaşan Hun, “Ben ilahi bir kudretin olduğuna çok inanırım ve bu kudret bizlere bir yol çiziyor. Almanya’da diş doktorluğu okurken 1963’te Türkiye’ye geldim; Büyükada’da oturuyoruz o zamanlar. Sabahattin Sürmeligil diye bir beyefendi ile tanıştım. Bana hiç sinemayı düşünüp düşünmediğimi sordu, iyi bir izleyici olduğumu söyledim. Tesadüfler karşıma çıkmıştı, kader ağlarını örüyordu. ‘Artist olmayı düşünmez misin’ diye sordu, git fotoğraf çektir dedi. Okuduğumu söyledim, arkadaşlık edinirsin deyince aklıma hemen kızlar geldi. Sonra gittim fotoğraf çektirdim ve gönderdim ama öyle kaldı, ilgilenmedim. Bana bir gün elemeyi geçtiniz diye bir mektup geldi. 1963’te sinemaya başladım, yüzün üzerinde filmde başrol oynadım; ilk filmim Genç Kızlar’dı. Kasımda çekmiştik, aralıkta filmi izleyince kendimi hiç beğenmedim. Fakat şans… Hayatta şans çok önemli, film müthiş iş yaptı. 1964 yılının Ocak ayında ikinci filmimi çektim ve serüvenim böyle başladı. Sinema bana disiplini, takdir edilmeyi bilmesini öğretti; sinema benim için her şey” dedi.
“DÜNYA ARTIK ÇEVREYE DUYARLI OLMAK, ÇEVREYİ KORUMAK ZORUNDA”
Oslo ve Trondheim üniversitelerinde biyoloji ve çevre bilimleri fakültesinde eğitim aldığını dile getiren Hun, her yaşta çalışmanın ve azmin önemine dikkat çekerek, şunları söyledi:
“1970’li yılların ikinci yarısında sinema farklı bir kulvara çekilmek istendi, ben de yeni evlenmiştim. Norveç’e o zaman gittik; ben çevre uzmanıyım, bölümümü de Norveç’te okudum. Bunu yaptığımda 35 yaşındaydım, burada azimden bahsetmeye çalışıyorum. Kaç yaşında olursak olalım özgüvenli ve cesur olmalıyız, kendimize hobi edinmeliyiz. Lütfen kendiniz için bunları yapın, düzenli beslenin, spor yapın, ne olur sözlerime güvenin. 79 yaşında tiyatro yapmaya başladım, şu an 62 sayfa var ezberimde. Her yaşta sağlığımız el verdiğince devam etmemiz lazım. Dünya nüfusu hızla artıyor ve dünyamız ısınıyor. Fazla kalabalığız ve fazlasıyla karbondioksit üretiyoruz. Dünya artık çevreye duyarlı olmak, çevreyi korumak zorunda.”
Hun, konuşmasının ardından katılımcıların sorularını yanıtladı. Söyleşi sonunda Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay, Ediz Hun’a barışın simgesi zeytin fidanı ve plaket takdim etti.
Ediz Hun tarafından açılışı yapılan Hilltown Alışveriş Merkezi sergi alanındaki Bilge Çınarlar Karma Resim Sergisi, 24 Mart Perşembe gününe kadar ziyaret edilebilecek.
ETKİNLİKLER DEVAM EDECEK
Karşıyaka’da Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında düzenlenen etkinlikler, saat 18.45’te Hasan Türker Futbol Sahası’nda Karşıyaka- Beşiktaş Masterlar futbol maçı ile devam edecek. 23 Mart Çarşamba günü Kent Balık Restoran’da Yaş Dostu Karşıyaka atölyesi düzenlenecek. Programın son günü olan 24 Mart Perşembe ise kortej ve sokak dansları gösterisi yapılacak.