Anka Haber

İZMİR KUYUMCULAR ODASI'NDAN SAHTE VE DÜŞÜK AYARLI ALTIN UYARISI

Mahreç: Anka Haber
10.04.2022 14:15
Güncelleme: 03.06.2026 16:42

Yavuz Ağıralioğlu'ndan, iktidara NATO Zirvesi çağrısı: Türkiye'nin menfaatlerini duyurabileceğiniz imkana dönüştürün

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'nin Türkiye için önemli bir fırsat olduğunu belirterek, hükümete "Zirveyi Türkiye'nin menfaatlerini, hukukunu ve endişelerini uluslararası platformda duyurabileceğiniz bir imkâna dönüştürün" çağrısında bulundu.

25 Haziran 2026 16:23

Aa

(ANKARA) - Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'nin Türkiye için önemli bir fırsat olduğunu belirterek, hükümete "Zirveyi Türkiye'nin menfaatlerini, hukukunu ve endişelerini uluslararası platformda duyurabileceğiniz bir imkâna dönüştürün" çağrısında bulundu.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştirilecek olan NATO Zirvesi'nin mühim olduğunu belirten Ağıralioğlu, "Uzunca zamandır siyasetine, sistemine ve işleyişine yönelik eleştirilerin konusu olan, vazifelerini yerine getirmesi konusunda sorumluluğa davet edilen bir kurumun geleceğinin, bölgedeki hareketlilikle birlikte konuşulacağı bir zirve olacaktır. Biz, NATO'nun güney kanadını bekleyen bir ülkeyiz uzunca zamandır. NATO'nun kölesi değiliz; NATO'nun ortağıyız. NATO'nun güçlü bir partneriyiz" dedi.

NATO Zirvesi'ne ilişkin iktidara tavsiyelerde bulunan Ağıralioğlu, "Hükümetimize tavsiyemiz şudur: Ev sahipliği yaptığınız NATO Zirvesi'ni, Türkiye'nin menfaatlerini, Türkiye'nin hukukunu ve Türkiye'nin endişelerini uluslararası platformda duyurabileceğiniz bir imkâna dönüştürün" ifadelerini kullandı.

"HÜKÜMETİN RUH ÇAĞIRMA SEANSLARINDAN İLLALLAH ETTİM"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin ortaya koyduğu "Yenikapı ruhu" yaklaşımına tepki gösteren Ağıralioğlu, şöyle konuştu:

"Ben, bu hükümetin ruh çağırma seanslarından illallah ettim. Bunlar her 'ruh' dediklerinde bizim hissemize düşen kaygı hep aynı yere getiriyor bizi. 'Hazreti Ebu Bekir'in ruhu' derler, tasarruf diye; peşinden israf gelir. 'Hazreti Ali Efendimizin ilminin ruhu, hikmetinin ruhu' derler; peşinden cehalet kurumsallaşır. 'Hazreti Ömer'in ruhu' derler, adalet diye. Yahu, adaletin böyle itibar kaybettiği, insanların adaletten endişe ettiği bir tablo başımıza gelir. 'Hazreti Osman'ın ruhu' derler peşinden hayasızlık, utanmazlık siyasetin hükmü hâline gelir. 'Fatih'in ruhu' derler, İstanbul gider. 'Kuvayımilliye ruhu' derler, memleket parçalı hâle gelir. 'Diriliş ruhu' derler, millet ölür.

Ben bunların her 'ruh' dediğinde, 'Aman Allah'ım, sağlam durmamız lazım' diyen taraf hâline geldim. Şimdi bu ruh çağırma seanslarından vazgeçin de ruhunuza, hakikatinize tabi olun. Memlekette devlet yönetme ruhu varsa, devlet yönetme ruhu adına bir şey diyorsanız bunun ciddiyetine nezaret edin. Millî beraberlik ruhu diyorsanız ona nezaret edin. Yani sözünüzün hakikatine bağlı olun. 'Asım'ın nesli' derler, millî marşımızın, İstiklal Marşı'mızın ruhu derler, istiklal davamızın ruhu derler. Ruh, ruh, ruh... Canımızı çıkardınız. Bu ruh çağırma seanslarınızdan vardığımız sonuç bizi şuraya getirdi: Şimdi de diyorsunuz ki 'Yenikapı ruhu.' Kimle efendim? Öcalan'la. Kimle efendim? PKK'yla. Yahu sizin bu ruhunuzun gittiği yerlerde mi problem var, çağırdığınız ruhlarda mı problem var?"

"CUMHURİYETÇİ, DEMOKRAT VE KALKINMACIYIZ"

Anahtar Parti'nin siyasi yalaşımına ilişkin de konuşan Ağıralioğlu, "Biz; Cumhuriyetçi, demokrat ve kalkınmacı bir partiyiz. Koordinatlarımız budur. Dışarıdan iktidar dilenmedik, dileneni de meşru görmedik. Hiçbir hevesin içerisinde, ay yıldızlı al bayrağa gölge olacak, devletimizi haleldar edecek en ufak bir lekeye tebessüm etmedik; tebessüm edenleri de sevmedik. Bundan sonra da böyle bileceğiz. Partimizi, devlet hizmetine ve milletin önümüzdeki dönemdeki hizmetine talip bu hassasiyetin merkezi hâline getiriyoruz" dedi.

"YÜCEL BULUT’A VİDEOYU GÖNDERDİM 'MONTAJLANMIŞ' DEDİ"

MHP Tokat Milletvekili Yücel Bulut'un eski bir konuşmasının montajlanarak sosyal medyada paylaşılmasının ardından bazı gazetecilerin söz konusu ifadelerin kendisini hedef aldığı yönündeki yorumlarına ilişkin Ağıralioğlu, şu ifadeleri kullandı:

"İlgili kesiti Yücel Bey’e de gönderdim, dedim ki: ‘Ben bunu yeni gördüm.’ Ona gönderdim. Dedi ki: ‘Ben de yeni gördüm, bu montajlanmış.’ Bu arada Yücel Bey’in de üstüne bir yük düşüyor, şöyle, mesela benim üzerimden, benim sözlerimden birisinin şahsiyetine gölge yapılsa, benim sözlerim üzerinden birine iftira atılsa ben mesul olarak, bir Müslüman-Türk olarak, bu memleketin evladı olarak derim ki: ‘Ben böyle bir şey demem, ben böyle bir şey demedim, bu montajdır’ derim. Bu vazifemizdir bizim yani. Gazetecilerin de hissesine düşen ‘Bu nedir?’ diye sormaktır. Yani münasebetsiz münasebetsiz değerlendirmeler yapıp, sanki onlar olmuş bitmiş gerçekmiş gibi falan konuşup yorumlarda bulunmak, Anahtar Parti’nin gece gündüz millet için çalışan evlatlarına hürmetsizliktir, ayıptır. Biz üstüne herhangi bir ima yoluyla bir leke konduracağınız insanlar değiliz. Bizim siyasi koordinatlarımızı devlet, millet düşmanlarının gölgesine teslim edemezsiniz; biz devletin, milletin hasımlarıyla bir araya getireceğiniz insanlar değiliz."

"ADALET SARAYLARI GÜZEL AMA MİLLETİN İÇİNDE HUZURSUZLUĞU VAR"

İktidarın politikalarına tepki gösteren Ağıralioğlu, şunları kaydetti:

"Yol yapmışsınız güzel; ama üstünde gidecek arabalar çok pahalı, dolduracağımız depoya gücümüz yetmiyor. Hastane yapmışsınız güzel; ama sıra alamıyoruz, üç dakikadan fazla doktora durumumuzu anlatamıyoruz. Yani yaptıklarınız güzel de bizim bunlardan istifade etme imkânımız yok. Aslında altyapı yapmışsınız güzel ama üstünde yaşayan insanların canı çıkmış, bu kötü. Adalet Bakanlığı’nın bir vizyonu var, adalet sarayları yapıyorsunuz güzel ama adalet saraylarında milletin huzursuzluğu var, binalar güzel. Okullar yapıyorsunuz güzel ama mezun olan çocukların canı çıkıyor, mezun olana kadar canı çıkıyor, mezun olduktan sonra yine canı çıkıyor. Yani aslında altyapısını yaptıklarınız güzel ama üstünü yaşanabilir hale getiremediğiniz için biz Anahtar Parti’yi kurduk."

"AK PARTİ AKLANMA MERKEZİNE DÖNMEMELİDİR"

Ağıralioğlu, son dönemdeki bazı siyasilerin parti değişikliğine ilişkin de "Siyaset savruluyor, siyasetçinin itibarı kalmıyor" değerlendirmesinde bulunarak şu ifadeleri kullandı:

"Görünen şey şudur: AK Parti bir aklanma merkezine dönmemelidir. Adalet ve Kalkınma Partisi; adaletin ve kalkınmanın adresi haline gelebiliyorsa gelmeli; gelemiyorsa memlekette yönetim nöbetini, bu işi daha iyi yapabilecek olan Anahtar Parti’ye devretmelidir. Bunun mücadelesini vereceğiz, sandıkta biz"

"'ERDOĞAN SANDIĞI KALDIRACAK' DEMEK KABA BİR DEĞERLENDİRME"

Ağıralioğlu, kamuoyunda bazı kesimlerin "iktidarın sandığı kaldıracağı" yorumlarına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

"Sayın Recep Tayyip Erdoğan bütün gücünü sandıktan almış biridir. Sağda solda böyle değerlendirmeler duyuyorum; ‘İşte seçim olmayacak, sandık kurulmayacak’ falan... Böyle şeyleri dile almamak lazımdır. Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasi hayatımızın son 24 senesinde iktidarda gördüğümüz, belediyesini de katarsanız 30 senedir siyasetin gündeminde olan bir isimdir ve sandıkla, millet gücüyle milletin önündedir. Dolayısıyla millet iradesiyle ve bu kadar milletin hizmetini görme iddiasıyla buralarda duran birine ‘Sandığı ortadan kaldıracak, sandıktan vazgeçecek’ falan demek son derece kaba bir değerlendirmedir."

"SADECE SİZİN DEDİKLERİNİZE DİYEN İNSANLARIN AKREDİTE OLDUĞU TÜRKİYE Mİ HAYAL EDİYORSUNUZ?"

Ağıralioğlu, bazı basın mensuplarının NATO Zirvesi'ni takip etmek amacıyla yaptıkları akreditasyon başvurularının herhangi bir gerekçe gösterilmeden reddedilmesine ilişkin soruyu yanıtlarken, durumu "şaşkınlık verici" olarak nitelendirdi. Ağıralioğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Bir taraftan dış imajımızla ilgili misafirlerimizin geçeceği güzergâhlar göz estetiğine uygun hale getiriliyor, makyajlanıyor; diğer taraftan ülkenizin demokratik görünümünü böyle kararlarla hasarlı hale getiriyorsunuz, bunu yapmamak lazımdır bence. Bunlar da sizin memleketinizin basın yayın kuruluşları, sizinle aynı şeyi söylemek zorunda değiller. Ama ‘Ülkenizde demokrasi var, özgürlük var, basının hürriyeti var’ dedirtmek varken, kendi elinizi niçin zayıflatıyorsunuz? Yahut bunun tersine niçin heves ediyorsunuz? Yani ‘Türkiye’de basın hürriyeti birtakım siyasi baskılar altındadır’ eleştirisine konu olacak bir şeyi niçin yapıyorsunuz mesela, ne gerek var böyle bir şeye? ‘Burası demokratik bir ülkedir’ görüntüsünü vermek, yol güzergâhını makyajlamaktan bence çok daha itibarlı bir hevestir, çok daha itibarlı bir teşebbüstür. Bunu gereksiz ve şaşırtıcı buluyorum. Siz sadece sizin dediklerinizi diyen insanların akredite olduğu bir Türkiye hayalini mi kurdunuz? Yani böyle bir demokrasi hayaliniz mi vardı? ‘Bizim dediklerimizi diyebilirsiniz, bizim söylediklerimizi söyleyebilirsiniz, bizim istediğimiz gibi söyleyebilirsiniz, ancak o zaman gelebilirsiniz...’ Böyle bir ülke hayali demokratik bir ülke hayali sayılabilir mi? Denilemez. Yani bu yaklaşım AK Parti’ye de yaramaz…"