İYİ Parti Mersin Milletvekili Behiç Çelik, hükümetin tarım politikalarını eleştirerek, "Görünen o ki tarımsal piyasaların üstünde hakimiyet kurmaya çalışan çıkar gruplarının olduğu bir gerçektir. Yeni yasa düzenlemelerinde halkın, üreticinin çıkarlarının öncelik kazanması asıl tercih olmalıdır. Aksi halde tarım birkaç yıl içinde söner ve tarımda çalışan nüfus toprağını terk ederek üretim kültürünü de unutarak kent işsizliğinin bir ferdi olur. Bu bir cinayet olur" dedi.
Çelik, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında uygulanan tarım politalarını eleştirdi. Türkiye'nin 30 yıl önce 'Kendi kendine yeten 7 ülkeden biri' olduğunu belirten Çelik, "Ben, 'tarım olmadan yaşam olmaz' diyorum. Belki bu konu rating alır mı diye düşünebilirsiniz. Emin olun herkesin kulağı tarımda, geçimde, işsizlikte.Kısaca bir ekonomik ivme bekleniyor" diye konuştu.
Çelik, özetle şunları söyledi:
"SON 15 YILIN VEBALİ "
"30 yıl önce 'Kendi kendine yeten 7 ülkeden biri' olarak Türkiye’yi nitelendiriyorduk. Bugün ne yazık ki böyle değil. 1970’li yılların sonunda Türkiye’nin nüfusu 45 milyon iken 17 milyon ton buğday üretiyorduk. Nüfusumuzdan 1.5 kat fazla küçükbaş hayvan, nüfusumuzun 1/3’ü kadar büyükbaş hayvan kaynağımız vardı. 27.5 milyon hektar arazide tarım yapıyorduk. Bugün 23.2 milyon hektar tarım yapılabilen araziye geriledik. Bu arazileri eken biçen, hayvan yetiştiren bir kültüre sahip olan milyonlarca insan evini, barkını, tarlasını terk ederek kentlere göç etmiştir. Son 15 yılın bunda vebali çok büyüktür. Açlık ve sefaletin en önemli nedenlerinden biri de kent işsizliğidir. Bu aynı zamanda büyük bir güvenlik sorunu olarak ortaya çıkmaktadır."
"TÜRKİYE’NİN GERÇEK GÜNDEMİ; ÜRETİM, İSTİHDAM, TARIM"
"Türkiye’nin gerçek gündemi işte budur. Yani üretim, istihdam, tarım. Tarım başat sektördür. Ben, 'tarım olmadan yaşam olmaz' diyorum. Belki bu konu rating alır mı diye düşünebilirsiniz. Emin olun herkesin kulağı tarımda, geçimde, işsizlikte: Kısaca bir ekonomik ivme bekleniyor. Tarım Politikasının hedef kitlesi öncelikle üreticilerdir. Üreticinin refahı yani üretimden optimum karı elde etmesi tarımsal üretimin kalıcılığının kanıtıdır. Tedarik zinciri yoluyla nihai tüketicide son bulan tarımsal faaliyet, tüketici çıkarının da rasyonel bir noktada oluşmasıyla tamamlanır. Müstahsil-aracı- müşteri merhalelerinden geçerek amacın hasıl olması toplumsal yapıda bir paylaşımı gerçekleştirmiş olur."
"KENDİ KENDİNE YETEN BİR ÜLKE OLMAMIZ AYNI ZAMANDA TAM BAĞIMSIZ OLMAMIZIN ÖN KOŞULU OLARAK GÖRÜLMELİDİR"
"Görünen o ki tarımsal piyasaların üstünde hakimiyet kurmaya çalışan çıkar gruplarının olduğu bir gerçektir. Yeni yasa düzenlemelerinde halkın, üreticinin çıkarlarının öncelik kazanması asıl tercih olmalıdır. Aksi halde tarım birkaç yıl içinde söner ve tarımda çalışan nüfus toprağını terk ederek üretim kültürünü de unutarak kent işsizliğinin bir ferdi olur. Bu bir cinayet olur. Yakın geçmişte tarımda yaşanan yanlışlar tarım çalışanlarının bir kısmının büyük kentlere akışına sebebiyet vermiştir. Türkiye alacağı sağlam kararlar, yapılacak mevzuat düzenlemeleriyle bir üretim patlaması yapabilecek kapasiteye sahiptir. Yeter ki samimiyetle ülke insanımıza ve bereketli topraklarımıza sadakat ve sevgimizi gösterelim. Ancak bu yolla açlığa, sefalete ve işsizliğe dur diyebiliriz. "