Anka Haber Ajansı

İstanbul Giresunlular Çevre Kültür ve Dayanışma Derneği'nden, Giresun’daki maden faaliyetlerine tepki

Mahreç: BULTEN
13.10.2024 15:22
Güncelleme: 01.06.2026 23:17

Önder Sav: "İlk günde delegelerin yarısından fazlasının imza vermesi, devlete, yargıya ve iktidara verilmiş bir mesajdır"

Eski CHP Genel Sekreteri Önder Sav, istinafın CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin verdiği mutlak butlan kararını hukuka ve parti geleneklerine aykırı bulduğunu belirterek, CHP'nin kurumsal kimliğinin yargı kararlarıyla yönetilemeyeceğini söyledi. Olağanüstü kurultay için ilk günde delegelerin yarısından fazlasının imza vermesini "devlete, yargıya ve iktidara verilmiş bir mesaj" olarak değerlendiren Sav, delegelerin iradesinin er ya da geç sandığa yansıyacağını ifade etti. Sav, parti binasına polis zoruyla girilmesini içine sindiremediğini ifade etti.

02 Haziran 2026 14:45

Aa

(TBMM) - Eski CHP Genel Sekreteri Önder Sav, istinafın CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin verdiği mutlak butlan kararını hukuka ve parti geleneklerine aykırı bulduğunu belirterek, CHP'nin kurumsal kimliğinin yargı kararlarıyla yönetilemeyeceğini söyledi. Olağanüstü kurultay için ilk günde delegelerin yarısından fazlasının imza vermesini "devlete, yargıya ve iktidara verilmiş bir mesaj" olarak değerlendiren Sav, delegelerin iradesinin er ya da geç sandığa yansıyacağını ifade etti. Sav, parti binasına polis zoruyla girilmesini içine sindiremediğini ifade etti.

Eski CHP Genel Sekreteri Önder Sav, partisinin grup toplantısında katılarak gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Önder Sav, istinafın mutlak butlan kararı sonrasında yaşananlara ilişkin şöyle konuştu:

"Partimiz son zamanlarda bir mutlak butlan kararı icat edilerek seçilmiş yöneticileri başta genel başkan olmak üzere, görevden uzaklaştırmaları sağladılar. Binamız, Cumhuriyet Halk Partisi tarihinde görülmedik şekilde polis marifetiyle, demir kapılar kırılarak, cam çerçeve parçalanarak işgal edildi. Bunu bizim toplumumuz, partililerimiz, Cumhuriyet Halk Partisi’nin üyeleri, partisine inanarak yürekten oy veren insanlarımız, fevkalade büyük bir tedirginlikle karşıladılar.

Cumhuriyet Halk Partisi çok badireler atlatan bir partidir. Darbelerle kapatıldı, darbelerle siyasi faaliyetlerine ara verildi, barajın altında kaldı. İsmet Paşa genel başkanlıktan ayrılmak durumunda kaldı. Genel başkanlık yarışları oldu. Çok şey oldu ama parti binasının mahremiyetine hiç girilmedi. İlk defa parti binasının mahremiyetine, polis marifetiyle girildi. Bunu bizim gibi yıllarını oraya vermiş partililerin içine sindirmesi mümkün değildi. Ben o binada Cumhuriyet Halk Partisi’nde kırılmayacak bir rekoru yaşayan, 10 yılı aşkın genel sekreterlik yapmış bir siyaset adamıyım. Benim bunu benimsemem, içime sindirmemi kimse beklemesin.

"PARTİNİN ŞEMSİYESİ DELİNİRSE HERKES SAĞANAK ALTINDA KALIR"

Ayrıca bir hukukçuyum ben. Mahkemenin, Anayasa Mahkemesine, Medeni Kanuna, Borçlar Kanununa, Siyasi Partiler Kanununa aykırı olarak vermiş olduğu karar, hukukun üstünlüğü ilkesine tamamen aykırı, uygulanabilirlik kabiliyeti olmayan bir karardır. Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarına rağmen verilen tedbir kararına rağmen, orada partimizin seçimle gelmemiş, geçmiş dönemlerde görev almış insanların şu anda partiyi yönetir durumda olmaları, bizim geleneksel kurallarımıza da ters düşmektedir. Bizim tüzüğümüze de aykırı yönleri vardır. Mahkeme karar vermiştir; 'Biz istediğimizi yaparız' mantığı pek kolay içe sindirilecek bir mantık değildir.

Ünlü bir söz vardır, Talleyrand’a ait, ünlü Fransız siyasetçisi: 'Süngülerle her şey yapılır, ama üzerine oturulamaz.' Şimdi bizim bazı siyaset adamlarımız, 'ben yaptım oldu' felsefesiyle bir yerde ilanihaye kalabileceklerini, siyaset yapabileceklerini düşünüyorlar. Öyle olmayacağı yakında görülecektir. Cumhuriyet Halk Partisi başka partilere benzemez. Cumhuriyet Halk Partisi’nin tabanı başka partilerin tabanıyla karıştırılmamalıdır. Cumhuriyet Halk Partililer, tarihin derinliklerinden gelen, devlet kuruluşunda katkıları olan, öncülük eden, Cumhuriyet ile eşdeğer bir partidir.

Bu derecede dünyadaki en köklü partilerden birini, bir mahkeme kararı ile, içeriği tartışmalı, hiçbir anayasa hukukçusunun içine sindiremediği bir kararla yönetmeye kalkmak mümkün değildir. Tabii pek çok insanımız, pek çok partilimiz, pek çok vatandaşımız bana ve benim gibi diğer insanlara, 'ne oluyor, nereye gidiyor parti?' sorusunu yöneltiyorlar. Parti yerli yerinde duruyor. Kişiler değişir, kişiler gelir geçer ama kurumsal kimlik kalıcıdır. Parti hepimize lazım. Partinin şemsiyesi delinirse herkes sağanak altında kalır. Partinin şemsiyesini deldirtmemeye çalışmak zorundayız. İster yargı gücüyle olsun, ister başka nedenlerle olsun. Partinin şemsiyesi hepimize lazım."

"İLK GÜNDE YARIDAN FAZLA İMZANIN TOPLANMASI BİR MESAJDIR"

Sav, CHP Grup Başkanı Özgür Özel'in delegelere yaptığı Olağanüstü Kurultay çağrısının ardından kurultayın toplanmasına ilişkin imzalarla ilgili şu ifadeleri kullandı:

"İlk günde, bir günde yarıdan fazla imzanın toplanması bir yerlere mesajdır. Devlete de mesajdır, yargıya da mesajdır, diğer partilere de mesajdır; iktidar partisi başta olmak üzere. Bir parti nasıl yönetiliyor? Partinin en önemli organı kurultayı kimler seçiyor? Delegeler seçiyor. O delegeler, şimdi partide yöneticilik yapan arkadaşlarımızın döneminde kongrelerden süzülerek seçilmiş delegeler. Yani 4 Kasım 2023 kurultayına katılmış olan delegeler. Mahkemenin tartışılan, içeriğine katılmadığımız kararı, ondan sonraki kurultayı yok sayan kararı... O zaman geriye dönüp o kurultayı yapan delegelerle kurultayın yapılması zorunlu. Tedbir kararı var; biz kurultayı toplayamayız mantığını da hiç geçerli olarak görmüyorum. Kurultay yapılmasında hiçbir engel yoktur. Şu ya da bu nedenlerle kendilerine bahane bularak kurultayı yapmamayı düşünüp deneyebilirler. Ama burada CHP tabanı yarın öbür gün kapıları çalacak, seçmenle yüz yüze gelecek, oy isteyecek, çalışacak CHP tabanı, CHP’ye kayıtlı üyeler rencide edilir. Bu kadar tabandan süzülerek gelen delege imzalarıyla hiçbir yere varılamadığı diye...

CHP’nin bu bakımdan fevkalade duyarlı tabanının bu konunun takipçisi olacağını düşünüyorum. Umutsuzluğa yer yoktur. Mustafa Kemal Atatürk, 'Umutsuz durumlar yoktur; umutsuz insanlar vardır' diyor. Biz umutsuz insanlardan değiliz. Bugünkü genel başkanımız ve yöneticileri de umutsuz insanlar değildir. Pir Sultan Abdal da 'Şu ellerin taşı bana hiç değmez; ille dostum bir tek gül yaralar beni' diyor. Dostların gülü bizi yaralamasın. Biz ellerle uğraşırız. Dostlarla uğraşmak zorunda da kalmasın partili tabanımız. Tıpkı Tevfik Fikret'in 118 yıl önce 'Millet Şarkısı'nda söylediği gibi: 'Zulmün topu var, güllesi var; kalası varsa da, hakkın da bükülmez kolu, dönmez yüzü vardır.' Cumhuriyet Halk Partili’nin bükülmez kolları vardır, dönmez yüzleri vardır, mücadele azimleri vardır, kararlılıkları vardır. Başarmaya yola çıkmış olan insanlar, inanan insanları kimse yolundan döndüremez. Er ya da geç Cumhuriyet Halk Partili delegesi o kurultayı yapacak ve layık olanları göreve getirecektir."

"MESELELERİ PARTİNİN YERLEŞMİŞ GELENEKLERİNE İNATLAŞARAK YÖNETEMEZSİNİZ"

Bir gazetecinin, "Delege imzasına rağmen kurultay yapılmazsa, yeni bir parti seçeneğini nasıl yorumlarsınız" sorusuna ise Sav şöyle yanıt verdi:

"Hiç onu düşünmüyorum bile. Koca Cumhuriyet Halk Partisi'ni öyle yok sayarak bir yere varılacağını da düşünmüyorum. Çaresizliğe itilmek istenebilir insanlar. Ama önemli olan siyasette çaresizlikleri aşarak çare yaratmaktır. O çarenin de yaratılacağını düşünüyorum. Bu tür sorulara muhatap olmaktan dolayı da üzüntü duyuyorum. Meseleleri hukukla inatlaşarak, tüzükle inatlaşarak, partinin yerleşmiş gelenekleriyle inatlaşarak yönetemezsiniz. Hukuka uygun, hukukun üstünlüğüne uygun, kendi tüzüğünüze uygun kuralları uygulayarak yürütürsünüz."

"CHP ÜYESİNİ GERİLETECEK GÜÇ ANASINDAN DOĞMAMIŞTIR"

Önder Sav, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kurultay delegelerinin hesap hareketlerini istemesine ilişkin, "Onu da çok trajikomik buluyorum. Yani hangi akla hizmet böyle bir iş yapıldı? Delegeleri biraz sindirme politikası olarak görüyorum. İmza toplayan insanları gerileteceklerini zannediyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi üyesini geriletecek güç daha anasından doğmamıştır. Değil MASAK, değil şu bu... Ne yaparlarsa yapsınlar, o delege gelir, çatır çatır haklarını kullanır" değerlendirmesinde bulundu.


Anka | İstanbul Giresunlular Çevre Kültür ve Dayanışma Derneği'nden, Giresun’daki maden faaliyetlerine tepki