Haber: Mehmet Duran ÖZKAN / Kamera: Erdal AKBUĞA
(MALATYA)- CHP Genel Merkezi tarafından Malatya İl Başkanlığı’na atanan Hakan Satılmış ve yönetimi, gece yarısı çilingir çağırarak kapılarını açtırdığı il binasına sabah saatlerinden itibaren partilileri, merkez ilçe başkanlarını ve gençlik kolları yöneticilerini almadı. Emniyet güçlerinin yoğun güvenlik önlemi aldığı CHP Malatya İl Başkanlığı binası önünde toplanan partililer, ilçe başkanları ve gençlik kolları yöneticileri yaşananları protesto etti.
"SEÇİLMİŞ İLÇE BAŞKANLARI OLARAK KENDİ YERİMİZE GİREMİYORUZ"
CHP Yeşilyurt İlçe Başkanı Hakkı Ayas, seçilmiş ilçe başkanlarının kendi ilçe binasına alınmadığını belirterek, şunları söyledi:
"Seçilmiş ilçe başkanları olarak kendi yerimize giremiyoruz. Polisimizin şu anda elinde herhangi bir emir yok. Kimi koruyoruz? Benim yasal hakkım değil mi kendi yerime girmek? Benim en doğal yasal hakkım değil mi arkadaşlar? Böyle bir şey olabilir mi? Bu polis kardeşlerimiz onların polisi değil. Onları mı koruyacak? Bizi kim koruyacak? Beni de koruyacak, benim hakkımı da koruyacak. Benim hakkımı da koruması lazım. Kendi binama giremiyorsam bu benim hakkım değil midir? Seçilmiş insanlara yapılan bu uygulama zulüm değil midir? İl Başkanlığımıza yönelik herhangi bir tebligat da yok. İçeri giriliyor, kapılar açılıyor, onlara müsaade ediliyor. Ama biz mevcut yöneticiler olarak 'Alın bizi görevden' diyoruz, onu da yapmıyorsunuz. Bırakın girelim binamıza. Bu olmaz arkadaşlar. Yasa herkese yasadır. Benim de haklarımın korunması gerekir."
"BİZİM ÇİLİNGİRE DE İHTİYACIMIZ YOK, ANAHTARIMIZ BURADA"
CHP Battalgazi İlçe Başkanı Alper Gürsoy ise görevden alınmadıklarını ve ilçe başkanlığı katına çıkmalarının engellendiğini savunarak şöyle konuştu:
"Bakın sevgili arkadaşlar, bizler seçilmiş ilçe başkanlarıyız. Ben Battalgazi İlçe Başkanıyım. Benim çilingire de ihtiyacım yok. Anahtarım burada. Bizi görevden almadılar. Bizim yerimiz de burası, üçüncü kat. Bizim istediğimiz katımıza çıkmak, arkadaşlarımızla birlikte oturmak, çayımızı içmek ve görevimizi yapmaktır. Bugün burada Sayın Satılmış, 'Ben Cumhuriyet Halk Partisi Malatya İl Başkanıyım' diyor. İyi, tamam, il başkanısın. Peki bunlar kim? Bunlar Cumhuriyet Halk Partisi'nin üyeleri. Bunlar Cumhuriyet Halk Partisi'nin emekçileri ve yöneticileri. Gel başkanlık yap. Madem bundan korkuyordun, buraya gelmeyecektin. O zaman neden il başkanı oldun? Ne hakla il başkanı oldun? Madem korkuyorsun, korktuğun işi neden yapıyorsun? Biz burada taşkınlık yapmaya çalışmıyoruz. Bizim amacımız kendi yerimize gitmek. Beni görevden almadılar. Ben hâlâ seçilmiş Battalgazi İlçe Başkanı'yım. Dolayısıyla biz yerimize çıkacağız, sakin sakin oturacağız. Arkadaşlarımıza da bunu söylüyoruz. Fakat içeride üç beş kişi var. Herhalde il başkanı da yok. Büyük ihtimalle bunlar partinin üyeleri bile değil. Kapıları kilitliyorlar, hiçbir diyaloğa girmiyorlar. Biz de burada bekliyoruz."
"ÖRGÜTE RAĞMEN SİYASET YAPILAMAZ"
CHP Malatya Gençlik Kolları Başkanı Hasan Ciğerci de yaptığı açıklamada, parti örgütünün iradesinin yok sayılamayacağını belirterek şunları kaydetti:
"Cumhuriyet Halk Partisi, 102 yıllık onurlu tarihi boyunca darbelerden yasaklara, baskılardan antidemokratik girişimlere kadar her türlü saldırıya karşı dimdik ayakta kalmıştır. Gücünü her zaman örgütünden, üyelerinden ve halktan almıştır. Bu büyük çınarı bugünlere taşıyanlar makam sahipleri değil, mahalle mahalle, sokak sokak mücadele eden örgüt emekçileridir.
Ne yazık ki bugün partimizin köklü geleneklerini, örgüt kültürünü ve demokratik işleyişini hiçe sayan bir anlayışla karşı karşıyayız. Kişisel hırslarını ve siyasi hesaplarını partimizin ve örgütümüzün iradesinin önüne koyanlar, Cumhuriyet Halk Partisi'nin tarihsel birikimini ve mücadele mirasını yok saymaktadır.
Açıkça ifade ediyoruz; Cumhuriyet Halk Partisi'nde hiçbir güç örgütün üzerinde değildir. Hiç kimse kendisini örgütün iradesinin yerine koyamaz. Hiç kimse milyonlarca Cumhuriyet Halk Partilinin emeğini, alın terini ve fedakârlığını kişisel çıkarları uğruna yok sayamaz.
Örgüte rağmen siyaset yapılamaz. Örgütü yok sayanlar, örgütün sesini kısmaya çalışanlar ve parti içi demokrasiyi ayaklar altına alanlar şunu iyi bilmelidir; karşılarında her zaman örgütün kararlı iradesini bulacaklardır."