Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan ODA TV Haber Müdürü Müyesser Yıldız’ın avukatı Erhan Tokatlı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na verdiği dilekçede Yıldız’ın tutukluluğunun 'her gününün özgürlük hakkının ihlali’ olduğunu belirterek, tahliyesini ve iddianamenin bir an önce hazırlanmasını istedi. Tokatlı dilekçesinde Yıldız’ın evinden alınan dijital materyallerin de savcının talimatına rağmen iade edilmediğini ekledi. .
Yıldız’ın avukatı Erhan Tokatlı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na dilekçe vererek Yıldız’ın iddianamesinin bir an önce hazırlanmasını istedi. Tokatlı, aradan geçen yaklaşık 2,5 aylık süreye rağmen halen iddianame hazırlanmadığını belirterek, “Her geçen gün özgürlük hakkının ihlal edilmeye devam ediyor. Bu durumun telafisinin mümkün olmadığının göz önüne alınarak öncelikle soruşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi veya iddianamesinin bir an önce hazırlanması, müvekkilin tahliyesine karar verilmesini talep ederiz” dedi.
Yıldız’ın 76 gündür cezaevinde olduğunu dikkat çeken Tokatlı, Yıldız’ın daha önce de O DA TV davasından Silivri Cezaevi’nde 15,5 ay hapis yattığını ve yaklaşık 8 yıl süren yargılama sonucunda beraat ettiğinin altını çizerek, “Beraat kararına rağmen devletine olan bağlılığı nedeni ile tazminat davası hakkı olmasına rağmen açmamıştır. Şu anda tek korkumuz aynı olayların tekrar yaşanmamasıdır” dedi.
‘SAVCININ TALİMATINA RAĞMEN DİJİTAL MATERYALLER İADE EDİLMEDİ’
8 Haziran günü Yıldız’ın evine TEM Şube görevlilerinin gittiğini ve evdeki bilgisayar vb. dijital materyallere el konulduğunu hatırlatan Tokatlı, Cumhuriyet Savcısı Veysel Kaçmaz’ın talimatıyla 10 Haziran günü sadece el konulan dijital materyallerden sadece 1 adet telefonun Yıldız’ın eşine iade edildiğini kaydederek, “Ancak o talimatın üzerinden 2 ayın üzerinde bir zaman geçmesine ve müteaddit defalar talep etmemize rağmen söz konusu cep telefonu dışında hiçbir dijital materyalimiz iade edilmemiştir” ifadelerini kullandı.
NE OLMUŞTU?
ODA TV Ankara Haber Müdürü Müyesser Yıldız, TELE1 TV Ankara Temsilcisi İsmail Dükel ve İstanbul’da görevli astsubay E.B. 8 Haziran günü TEM Şube polisleri tarafından evleri basılarak gözaltına alınmıştı. Sabah Gazetesi tarafından servis edilen haberde soruşturmanın “askeri casusluk” suçlamasıyla yürütüldüğü kaydedilmiş ancak soruşturma dosyasına avukatlar dahi erişememişti. 4 günlük gözaltının ardından önce savcılığa çıkarılan oradan da tutuklanmaları talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilen 3 isimden İsmail Dükel adli kontrolle serbest bırakılırken, Müyesser Yıldız ve E. B. tutuklanmıştı. Hakimlik, tutuklama gerekçesi olarak Türk Ceza Kanunu'nun 329'uncu maddesindeki 'devletin güvenliğine ilişkin bilgi ve belgeleri açıklama' suçunun işlendiğine ilişkin kuvvetli suç şüphesi bulunması, delilleri karartma ihtimali ve kaçma şüphesini göstermişti. Daha sonra E. B.’nin etkin pişmanlıktan yararlandığı ve ruhsal hastalığı olduğu ortaya çıkmıştı.