Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı Eskişehir'deki Hacı Süleyman Çakır Huzurevi’nde Covid-19 salgını nedeniyle yaşanan ölümlere ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu. Kronik rahatsızlığına rağmen salgın döneminde huzurevinde çalıştırılan ve yaşamını yitiren huzurevi personeli Sadık Kaya’nın kızı Merve Kaya Erdoğan Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı suç duyurusunda, “Babam huzur evinde çalışırken kronik hastalığı olduğuna dair elinde doktor raporları olmasına rağmen ne kadar izin istese de verilmedi. Çalıştırılmaya devam etti. Babam ölüme terk edildi. Biz bu aşamada sorumluların, bizim canımızın yandığı kadar canlarının yanmasını istiyoruz. Bu konuda suç duyurusunda bulunduk” dedi.
Huzurevinde yaşanan olağan dışı ölümleri Meclis gündemine taşıyan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer’de Merve Kaya Erdoğan’a destek verdi. Çakırözer ve Kaya Erdoğan, huzurevinde yaşanan ölümlere ilişkin Eskişehir Valiliği, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Cumhuriyet Savcılarına çağrıda bulunarak, huzurevinde yaşanan ölümlerde ihmali olanlar hakkında adli ve idari soruşturma açılmasını istedi.
Eskişehir’de Süleyman Çakır Huzurevi’nde çok sayıda yaşlı ve personelde korona virüs tespit edilmiş, yaşamını yitirenler olmuştu. Huzurevi çalışanlarından biri olan ve kronik hastalığı bulunan 57 yaşındaki Sadık Kaya, 10 Nisan’da kaldırıldığı hastanede 26 günlük yaşam mücadelesini kaybederek hayatını kaybetmişti. Sadık Kaya’nın kızı Merve Kaya Erdoğan, babasının şeker, obezite ve tansiyon hastalıkları olduğunu anlattı. Kaya’nın iddialarına göre baba Sadık Kaya, kronik olarak sınıflandırılan bu hastalıklarına rağmen huzurevinde çalıştırılmaya devam edildi. Merve Erdoğan Kaya Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Erdoğan’a CHP’li Utku Çakırözer de destek verdi.
“DEVLET SORUŞTURMALARI DERHAL BAŞLATMALI”
Çakırözer, Merve Kaya Erdoğan ile Eskişehir Adliyesi önünden yaptığı çağrısında, “Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesi ise devletin yapması gereken tek şey soruşturmaları derhal başlatmak, sorumluları cezalandırmak ve yaşamını yitirenlerin ailelerine ve kamuoyuna sonuçlar hakkında aydınlatıcı bilgi vermektir. Eskişehir Valiliğimizi, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızı ve Cumhuriyet Savcılarımızı bu sorumluluğu yerine getirmeye davet ediyoruz” dedi.
“20’NİN ÜSTÜNDE ÖLÜM YAŞANDI”
Çakırözer, merhum Sadık Kaya’nın kızı Merve Kaya ve avukat Kemal Sayılır ile şu açıklamalarda bulundu:
“Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Hacı Süleyman Çakır Huzurevimizde Nisan ayında yaşanan Covid19 salgını sırasında 100’e yakın yaşlımız ve personele hastalık bulaştığı, 20’den fazla yaşlımız ile bir idari personelimizin hayatını kaybettiği ortaya çıkmıştı. Eskişehir’de ve ülke genelindeki diğer huzurevlerinde böylesine çok sayıda yaşam kaybı yaşanmazken Süleyman Çakır Huzurevi’nde yaşanan can kayıpları ile ilgili görevi ihmal iddialarını iki hafta önce gündeme getirmiştim. TBMM’de Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk tarafından yanıtlanmak üzere bir soru önergesi verip, salgının huzurevine bulaşması ve yaşanan can kayıplarıyla ilgili derhal idari ve adli soruşturma açılmasını, sorumluğu bulunan kamu görevlilerinin de görevden alınarak yargılanmasını istemiştim. Bu açıklamalarımızdan 15 gün sonra bugün ikinci kez karşınızdayız.
“KRONİK RAHATSIZLIĞI BULUNANLAR ZORLA ÇALIŞTIRILDI”
O günden bugüne elimize ulaşan bilgiler ve gelişmeler hakkında kamuoyunu bilgilendirmek isterim:
Huzurevinde çalışırken salgına yakalanarak hayatını kaybeden idari personel merhum Sadık Kaya’nın kronik rahatsızlığı olmasına ve bu nedenle yöneticilerinden izin talep etmesine rağmen ısrarla salgın ortamında çalışmaya zorlandığı ortaya çıktı. Merhum Sadık Kaya’nın ailesi bugün salgın döneminde görev yapan Huzurevi ve Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulunuyor.
“İL MÜDÜRÜ GÖREVDEN ALINDI”
Bu süreçte Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Alper Sezer’in görevinden alındığını öğrenmiş bulunuyoruz. Görevden alma gerekçesine ilişkin çok iddia olmakla birlikte, hakkında yürütülen ya da yürütülecek valilik soruşturmalarda kendisinin mutlaka Süleyman Çakır Huzurevimizdeki ölümcül ihmallerden de sorumlu tutulması zaruridir.
"İZOLASYON ÖNLEMLERİ, KARANTİNA TEDBİRLERİ ALINMADI"
Daha önce hiç yaşlı bakım deneyimi olmamasına rağmen salgın döneminde Huzurevinde vekil kurum müdürlüğü yaptırılan Meryem Türk ölümler sonrasında bir başka kuruma yönetici atanmış durumda. Salgının Huzurevine bulaşmasından, izolasyon önlemlerinin, karantina tedbirlerinin alınmamasından ve huzurevi sakinleri ile Sadık Kaya’nın ölümünde ihmali olduğu için mutlaka soruşturulması ve yargılanması gerekmektedir
Gerek İl Müdürü, gerekse Huzurevi müdür vekilinin yerlerinin değiştirilmesi yetmez. 20’nin üzerinde can kaybı yaşanan böylesine vahim bir olayda bu ihmaller, suiistimaller mutlaka yargının konusu olmalıdır.
"SORUŞTURMALAR BİR AN ÖNCE AÇILMALI"
Eskişehir Valimiz Sayın Erol Ayyıldız ile geçen hafta yaptığımız görüşmede, Huzurevine salgın bulaşması ve Sadık Kaya ve 20’nin üzerinde yaşlının ölümünde Huzurevi yönetimi ile Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü yönetiminin ihmalleri hakkında idari ve adli soruşturma talebimizi ilettim. Buradan Sayın Valimize bir kez daha henüz açılmamışsa bu soruşturmaların bir an önce açılmasını, açılan soruşturmaların da bir an önce sonuçlandırılarak hem sorumlular hakkında adli süreçlerin başlatılması hem de kamuoyunun bilgilendirilmesi çağrımızı yineliyorum.
"İDDİALAR AÇIĞA ÇIKARILSIN"
Mecliste verdiğimiz soru önergemize Sayın Bakan Zehra Zümrüt Selçuk’tan henüz yanıt gelmedi. Kamuoyuna da soruşturma merhum Sadık Kaya’nın ailesi adına, ölen yaşlılarımızın geride kalanları adına ve aslında hepimiz adına Sayın Bakan’a Huzurevindeki ölümlerdeki ihmallerin açıklığa kavuşturulması için bir kez daha çağrıda bulunuyorum. Sayın Bakandan, Sayın Valimizden yürütülmekte olan ya da yürütülecek soruşturmalarda şu vahim iddiaların açıklığa kavuşturulmasını talep ediyoruz.”
“ÖLÜM RAPORLARINA NEDEN DOĞAL ÖLÜM YAZILDI”
Huzurevi’nde yaşanan ölümleri Meclis gündemine de taşıyan Çakırözer, 15 gün geçmesine rağmen sorulara yanıt gelmediğini belirterek, sorularının yanıtlaması çağrısını yeniledi:
1.Süleyman Çakır Huzurevinde Türkiye’ye pandeminin bulaştığı 11 Mart itibariyle kaç yaşlımız bakılmaktaydı? Şu anda kaç yaşlı var?
2. Yaşlı sayısının 72’den 50’nin altına düştüğü iddiaları doğru mudur?
3. Bu süreçte kaç huzurevi sakini hayatını yitirdi? Yaşamını yitirenler kimlerdir?
4. 2019 yılının Mart, Nisan ve Mayıs ayları ile 2020 yılının Mart, Nisan ve Mayıs aylarına aylarında Süleyman Çakır Huzurevinde kaç yaşlı ölmüştür? Bu yıl sadece Nisan ayında 20’den fazla yaşlı ölmesi olağandışı değil midir?
5. Huzurevinde ölen yaşlılarımızdan kaçı için COVİD teşhisi kondu? Kaçı için doğal ölüm dendi?
6. Salgında ölen yaşlıların bir bölümüne, COVİD semptomu göstermelerine, hastanelerin COVİD bölümünde yatmalarına rağmen ölüm nedeni olarak COVİD yazdırılmadığı iddiaları doğru mudur? Son üç ayda Süleyman Çakır Huzurevinde ölen ve doğal ölüm olarak raporlanan yaşlıların dosyaları kayıtları üzerinde kapsamlı bir inceleme yaptıracak mısınız?
“ATEŞİ ÇIKAN YAŞLILARA AĞRI KESİCİ İLAÇ VERİLDİ”
7. Huzurevinde salgın döneminde ateşi yükselen yaşlıları hastaneye sevk etmek yerine, uzun süre sadece ateş düşürücü ağrı kesici ilaçlar verildiği, hastaneye gidip geri dönen yaşlıların izole edilmeden diğerlerinin arasına konulduğu iddiaları doğru mudur? Doğru ise soruşturulacak mıdır?
8. Kronik rahatsızlığı olmasına rağmen huzurevi personeli Sadık Kaya neden çalıştırılmaya devam etmiştir. Sadık Kaya pandemi başladığı süreçte izin istediği halde İl Müdürlüğü tarafından kurumda yatılı olarak çalışmaya zorlandığı doğru mudur? Bu yapılan Cumhurbaşkanlığı genelgesine aykırı bir talimat değil midir? Böyle bir talimat varsa bunun sorumluları hakkında nasıl bir işlem başlatacaksınız?
9. Merhum Sadık Kaya dışında Huzurevinde görevli bazı idari ve sağlık personeli de kronik rahatsızlıklarına rağmen zorla çalıştırılmıştır. Bu personelin sayısı kaçtır? Sağlık durumları nedir?
10.Eskişehir ve Türkiye’deki diğer huzurevlerinde pandeminin başından itibaren alınan izolasyon tedbirleri Süleyman Çakır Huzurevinde neden titizlikle uygulanmamıştır?
11. Salgın döneminde huzurevinde karantina önlemlerinin alınmamasının sorumluları kim veya kimlerdir? Ölümler sonrasında huzurevinde salgın önlemlerini almayanlara ilişkin idari ve adli soruşturma açılmış mıdır?
“YAŞANANLARA GÖZ YUMULMASINA VALİLİK Mİ İZİN VERDİ?”
12. Huzurevinin atanmış müdür ve müdür yardımcısının yerine getirmediği müdürlük görevini, neden geçmişte huzurevi idareciliği vasfı dahi olmayan çocuk gelişim uzmanı Meryem Türk’ üstlenmesine izin verilmiştir? Huzurevi yönetimi deneyimi olmayan bu idareci salgın döneminde huzurevinde hangi ihmallere neden olmuştur?
13.Şehirdeki en yüksek mülkü idare amiri olan o dönemin Eskişehir Valisinin bu yaşananlardan haberi var mıdır? Yaşananlara göz yumulmasına Valilik nasıl izin vermiştir?