Enerji Piyasası Kanunu’nda yapılan son değişiklikle kayıp-kaçak bedelinin abone sahiplerinden alınmasını içeren düzenleme beş yıl daha uzatıldı. CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, Türkiye’nin kayıp-kaçak oranının yüzde 11,8 seviyesinde olduğunu ve bunun Akkuyu Nükleer Santrali’nin üreteceği enerjiye denk geldiğini belirterek, “Kayıp-kaçağın bedelinin vatandaştan değil, şirketlerden alınması gerekir. Çünkü elektriği dağıtmak ve kayıp-kaçağı önlemek aslında onların sorumluluğunda” dedi.
TBMM’de kabul edilen Elektrik Piyasası Kanun değişikliğiyle kayıp-kaçak elektriğin bedelini tüketiciye yansıtan düzenleme beş yıl daha uzatıldı. CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’in yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesiyle, kayıp oranlarıyla kaçak oranları arasındaki farkları TBMM gündemine taşıdı.
AKKUYU’NUN ÜRETECEĞİ ENERJİ KADAR ELEKTRİKTE KAYIP KAÇAK VAR
Kayıp-kaçak bedelinin vatandaş tarafından karşılanması kuralının beş yıl daha uzatılmasına ilişkin Tarhan, “Halkımız şu gerçeği iyi bilmeli, Türkiye’de dağıtılan her 100 birim elektriğin 12’si kayıp-kaçak. Kayıp-kaçak elektrik miktarı Akkuyu Nükleer Santrali’nin üreteceği enerji kadar. Kayıp-kaçağı önleme noktasında gerekli tedbiri almayan şirketler ve Bakanlık bu büyük israftan sorumlu” dedi.
FATURAYI ŞİRKETLER ÖDESİN
Türkiye’nin kayıp-kaçak oranı yüzde 11,8 seviyesinde olduğunu ve bu oranın Avrupa ortalamasının çok üstünde kaldığını belirten Tarhan, “Kayıp-kaçak bedeli 2013’ten beri ulusal tarife adıyla tüm abone sahibi vatandaşlardan alınmakta. Ulusal tarife 2015’te beş yıllığına uzatılmıştı, 2020’de TBMM gündemine alınan Elektrik Piyasası Kanun Teklifi ile bir 5 yıl daha uzatılma kararı çıktı” dedi.
Kayıp-kaçak bedelinin vatandaştan alınmasının yanlışlığının altını çizen Tarhan, şunları söyledi:
“Özellikle batılı bölgelerdeki vatandaşlar doğudaki yüksek kayıp kaçak oranları nedeniyle fatura bedellerinin aşırı ölçüde pahalı olduğunu düşünmekte. Bu kanaat toplumsal barışa zarar vermektedir. Oysa yapılması gereken çok açık. Öncelikle kayıp oranlarıyla kaçak oranları birbirinden ayrılmalı. Böylelikle vatandaş üretilen elektriğin başına ne geldiğini bilecek. Ardından etkin bir denetim sistemi yürürlüğe konulmalı. Bakanlık şirketleri kayıp kaçağı aşağı çekecek yatırımları yapmaya zorlamalı. Son ve en önemli husus ise faturayla ilgili. Dağıtım ihalelerine giren şirketler bölgelerindeki kayıp-kaçak oranlarını biliyorlar. Teklif bu bilgi dahilinde veriliyor. Kayıp-kaçağın bedelinin vatandaştan değil, şirketlerden alınması gerekir. Çünkü elektriği dağıtmak ve kayıp-kaçağı önlemek aslında onların sorumluluğunda.”
