Anka Haber

CHP'li Tanal: Tarım Bakanlığı, Şanlıurfa ve Gaziantep’i afet bölgesi ilan etmeli

Mahreç: Anka Haber
06.05.2026 18:35
Güncelleme: 03.06.2026 16:42

Bingöl'de ormanda ağaç kesimlerine köylüler tepkili: Üç yıldır sesimizi duyan yok

Bingöl'ün Dallıtepe (Cafran) Köyü'nde 2023'ten bu yana sürdüğü belirtilen ağaç kesimlerine köylüler ve çevreciler tepki gösterdi. Kesimlerin "orman gençleştirme" çalışması değil, doğa tahribatı olduğunu savunan bölge halkı, resmi başvuruların sonuçsuz kaldığını belirterek yetkilileri çalışmaları durdurmaya ve bölgede inceleme yapmaya çağırdı.

26 Haziran 2026 23:29

Güncelleme: 26 Haziran 2026 23:30

Aa

Haber: Kemal BATUR

(BİNGÖL) - Bingöl'ün Dallıtepe (Cafran) Köyü'nde 2023'ten bu yana sürdüğü belirtilen ağaç kesimlerine köylüler ve çevreciler tepki gösterdi. Kesimlerin "orman gençleştirme" çalışması değil, doğa tahribatı olduğunu savunan bölge halkı, resmi başvuruların sonuçsuz kaldığını belirterek yetkilileri çalışmaları durdurmaya ve bölgede inceleme yapmaya çağırdı.

Bingöl merkeze bağlı Dallıtepe (Cafran) Köyü'nde 2023 yılından bu yana devam ettiği belirtilen ağaç kesimleri, köylülerin ve çevrecilerin tüm itirazlarına rağmen sürüyor. Bölge halkı, "orman gençleştirme" çalışması adı altında yürütülen uygulamaların, seyrekleştirme sınırını aşarak geniş alanlarda orman tahribatına dönüştüğünü savunuyor. Köylüler, Bingöl ve Elazığ Orman teşkilatlarına yapılan başvuruların yanıtsız kaldığını, kesim ihalelerine ilişkin ise kamuoyuna herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını öne sürüyor.

Bingöl'ün kuzey ormanlarının önemli bir bölümünü oluşturan Dallıtepe kırsalında sürdürülen kesimlerin, bölgenin ekolojik dengesini bozduğu, heyelan riskini artırdığı, su kaynaklarını tehdit ettiği ve geçimini hayvancılıkla sağlayan köylülerin yaşamını doğrudan etkilediği belirtiliyor.

Köylüler ve çevreciler, üç yıla yaklaşan mücadelelerine rağmen kesimlerin durdurulamadığını ifade ederek, yetkilileri bölgede inceleme yapmaya çağırıyor.

RESMİ BAŞVURULAR SONUÇSUZ KALDI İDDİASI

Bölge halkı, Bingöl Orman İşletme Müdürlüğü ile Elazığ Orman Bölge Müdürlüğü'ne çok sayıda başvuruda bulunduklarını ancak herhangi bir sonuç alamadıklarını ileri sürdü.

Kesimlerin hangi plan kapsamında yapıldığı, ihale edilen alanın büyüklüğü, kesilecek ağaç miktarı ve uygulamanın denetimine ilişkin kamuoyuna açıklama yapılmadığını belirten köylüler, sürecin şeffaf yürütülmediğini savunuyor.

Köylüler ayrıca Bingöl'deki siyasi temsilcilerin, meslek örgütlerinin ve yerel kurumların yaşanan orman tahribatına karşı yeterli duyarlılığı göstermediğini öne sürüyor.

DOĞAN KARASU: BU BİR GENÇLEŞTİRME ÇALIŞMASI DEĞİL

Yaklaşık üç yıldır bölgedeki kesimlere karşı mücadele yürüten eğitimci-yazar Doğan Karasu, ilk kesim alanlarından biri olan Dallıtepe'de yaptığı açıklamada uygulamanın ormancılıkta kullanılan gençleştirme veya seyrekleştirme çalışması olmadığını iddia etti.

Karasu, "Burada yalnızca yaşlı ya da ekonomik ömrünü tamamlamış ağaçlar kesilmiyor. Tür ayrımı yapılmaksızın çok sayıda ağaç kesiliyor. Kesilen ağaçların bir bölümü kereste olarak satılıyor, bir bölümü ise ormanda kömür üretiminde kullanılıyor. Karşımızda sistematik bir doğa talanı var" dedi.

Kesimlerin durdurulamadığını öne süren Karasu, "Bu sürecin içerisinde resmi kurumlar var, siyasi irade var. İstenirse bu kesimler bugün durdurulabilir. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın bir talimatıyla bu uygulamaya son verilebilir" ifadelerini kullandı.

KÖYLÜ KADINLAR: ORMANLARIMIZI KORUYUN

En sert tepkiyi köyde yaşayan kadınlar gösterdi.

Cemile Kişin, 2023 yılından bu yana süren kesimlerin köy yaşamını olumsuz etkilediğini belirterek, "İstemiyoruz. Elimizden bir şey gelmiyor. Devletin bu duruma sahip çıkmasını bekliyoruz" dedi.

Fazile Kişin ise ormanların her geçen gün yok olduğunu savunarak, "Kimse bu kadar orman neden kesiliyor diye sormuyor. Orman kalmadı, ot kalmadı, odun kalmadı" diye konuştu.

Hamsiye Kişin de kesimlerin köylülerin görüşü alınmadan gerçekleştirildiğini öne sürerek, "Bir gidin görün. İnsan görünce içi parçalanıyor. İçimiz yanıyor. Hiç olmazsa kalan ağaçlarımız korunsun" ifadelerini kullandı.

KESİMLER MOTOR SESLERİ EŞLİĞİNDE DEVAM EDİYOR

Köylülerle birlikte gidilen kesim alanında ağaç kesimlerinin sürdüğü görüldü. Ormanlık alanda motor sesleri arasında devam eden çalışmalarda genç ve yaşlı ağaçlar ile farklı türlerdeki ağaçların kesildiği gözlemlendi.

Köylüler, kesimlerin geniş bir alana yayıldığını ve her geçen gün yeni bölgelere taşındığını belirtti.

"SU KAYNAKLARIMIZ VE MERALARIMIZ TEHLİKE ALTINDA"

Yaklaşık üç yıldır kesimlerin durdurulması için mücadele eden köy sakinlerinden Halis Kişin ise bölgenin heyelan kuşağında bulunduğunu belirterek ormanların yok edilmesinin ciddi çevresel sonuçlar doğuracağını söyledi.

Kişin, "Üç yıldır bu kesimi durdurmaya çalışıyoruz. Burası heyelan bölgesi. Defalarca Bingöl Orman İşletme Müdürlüğü'nü ve Elazığ Orman Bölge Müdürlüğü'nü aradık. Bu ormanlar su kaynaklarımızı besliyor. Kesimler devam ederse hem sularımız hem de mera alanlarımız zarar görecek. Yetkililerden artık sesimizi duymalarını istiyoruz" dedi.

"DOĞAYA VERİLEN ZARAR SINIR TANIMAZ"

Kesim alanında açıklamalarda bulunan Doğan Karasu, doğaya verilen zararın yalnızca Bingöl'ü değil tüm ekosistemi etkileyeceğini savundu.

Karasu, "Orman yalnızca ağaç değildir. Toprağı, suyu, havayı, yaban hayatını ve insan yaşamını ayakta tutan bir bütündür. Burada yaşanan tahribatın etkileri zamanla çok daha geniş alanlarda hissedilecektir. Rastgele yapılan bu kesimlerin önüne geçilmezse Bingöl'ün en önemli doğal zenginliği geri dönüşü olmayacak şekilde zarar görecektir" diye konuştu.

Bölge halkı ve çevreciler, orman kesimlerinin durdurulmasını, ihale sürecinin ve kesim planlarının kamuoyuna açıklanmasını, bağımsız uzmanlardan oluşacak bir heyetin bölgede inceleme yapmasını ve iddialara ilişkin yetkili kurumların kamuoyunu bilgilendirmesini talep ediyor.