Haber: İlhan Baba
(MANNHEİM) –Almanya'da faaliyet gösteren CHP Baden Birliği, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında düzenlediği etkinlikte “aydınlık meşalesi”ni yaktı. Yoğun katılımla gerçekleşen programda demokrasi, cumhuriyet ve gençliğin rolü vurgulanırken, konuşmalarda Atatürk’ün mirasına sahip çıkma mesajı öne çıktı.
CHP Baden Birliği, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında Wiesloch’ta özel bir etkinlik düzenledi. CHP Heidelberg Temsilciliği Wiesloch Şubesi’nde gerçekleştirilen programa, CHP Bursa Milletvekili ve Yurtdışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Sosyal Demokrat Parti (SPD) Milletvekili Derya Türk-Nachbaur, CHP Almanya Birlik Başkanları, CHP Almanya Kadın Kolları Temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının başkan ve temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Etkinlik, “aydınlık meşalesi”nin yakılmasıyla başladı. Açılış konuşmasını yapan CHP Baden Birliği Başkanı Cengiz Yavuz, 19 Mayıs 1919’un Cumhuriyet’e giden yolun ilk adımı olduğunu belirterek, Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü gençliğe armağan ettiğini söyledi. CHP Baden Birliği’nin gençlik odaklı bir anlayışla hareket ettiğini ifade eden Yavuz, 14 kişilik yönetim kurulunun 9’unun 25 yaş altındaki gençlerden oluştuğunu kaydetti.
Türkiye’deki siyasi gelişmelere de değinen Yavuz, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere birçok siyasetçi ve belediye yöneticisine yönelik uygulamaları eleştirdi. Sürecin yalnızca CHP’ye değil, demokrasiye ve halk iradesine yönelik olduğunu savunan Yavuz, “Korkmuyoruz, yılmıyoruz, geri adım atmıyoruz” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel öncülüğünde Türkiye genelinde demokrasi ve adalet mitingleri düzenlendiğini hatırlatan Yavuz, CHP Baden Birliği’nin de son bir yılda 8 miting ile 2 özgürlük ve adalet yürüyüşü gerçekleştirdiğini söyledi.
Konuşmasının sonunda Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve bağımsızlık mücadelesinin tüm kahramanlarını saygı ve minnetle andıklarını belirten Yavuz, “Yaşasın demokrasi, yaşasın özgürlük, yaşasın Cumhuriyet, yaşasın 19 Mayıs ruhu” sloganlarıyla 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutladı.
NJURHAYAT ALTACA KAYIŞOĞLU: CUMHURİYET, BİR KİŞİNİN KULU OLMAK DEĞİL
Etkinlikte konuşan CHP Bursa Milletvekili ve Yurtdışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu ise, Cumhuriyetin eşit yurttaşlık anlayışına dayandığını vurguladı.
Kayışoğlu, “Cumhuriyet, bir kişinin kulu olmak değil; eşit yurttaşlar olarak eşit haklara sahip olmaktır. Seçme ve seçilme hakkıdır” ifadelerini kullandı.
Gençlerin cumhuriyete sahip çıkma kararlılığını sürdürdüğünü belirten Kayışoğlu, “Bugün gençler vazifelerini çok iyi biliyor. Burada bir kez daha gördük ki binlerce kilometre ötede de olsalar cumhuriyete sahip çıkma ve onu yaşatma azim ve kararlılığını, Büyük Atatürk’ten aldıkları ilhamla sürdürüyorlar. İyi ki varsınız gençler. Bayramınız kutlu olsun” dedi.
CHP Baden Birliğinin düzenlediği 19 Mayıs etkinliğinde Aydınlık meşalesi yakıldı
Aile Dayanışma Ağı'ndan çıplak arama iddialarına ilişkin açıklama
Aile Dayanışma Ağı, kadın tutukluların gözaltı ve cezaevi süreçlerinde çıplak aramaya maruz kaldıklarına yönelik beyanlarına ilişkin açıklama yaptı.
09 Haziran 2026 23:40

(ANKARA) - Aile Dayanışma Ağı, kadın tutukluların gözaltı ve cezaevi süreçlerinde çıplak aramaya maruz kaldıklarına yönelik beyanlarına ilişkin açıklama yaptı.
Açıklamada, hukuk devletinde hiç kimsenin, özellikle de kadınların, insan onurunu zedeleyen ve mahremiyetini ihlal eden muamelelere maruz bırakılamayacağı belirtildi. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
"Bir hukuk devletinde hiç kimse, hele ki kadınlar, gözaltı ve cezaevi süreçlerinde insan onurunu hiçe sayan, mahremiyetini ihlal eden muamelelere maruz bırakılamaz. Kadın tutukluların maruz kaldığını beyan ettiği çıplak arama uygulamaları; beden dokunulmazlığına, insan onuruna ve temel haklara yönelik ağır bir ihlaldir. Hiçbir güvenlik gerekçesi, insanı aşağılayan ve psikolojik olarak yıpratan uygulamaları meşru kılamaz. Bir kadının bedenine yönelik bu müdahale yalnızca bireysel bir hak ihlali değil, tüm kadınların onuruna yönelmiş bir saldırıdır. Aile Dayanışma Ağı olarak; insan haklarına aykırı bu iddiaların etkin ve şeffaf biçimde soruşturulmasını, sorumluların ortaya çıkarılmasını ve onur kırıcı uygulamaların tamamen son bulmasını talep ediyor ve takipçisi olacağımızı bildiriyoruz. Hiçbir kadın, hiçbir insan onurundan mahrum bırakılamaz."
NE OLMUŞTU?
İBB Davası'nda savunmasına devam eden Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, çıplak arama sürecini anlatmış ve “Böyle arşiv odası gibi bir yere aldı kadın memur beni. ‘Soyun’ dedi. ‘Nasıl yani’ dedim. Eldiven taktı eline. Arkada klasörler, çok küçük bir oda. ‘Üstünü çıkar’ dedi. Üstümü çıkardım. Kontrol yaptı. ‘Tamam. Üstünü giyebilirsin’ dedi. ‘Gidebilir miyim’ dedim. ‘Hayır. Eşofmanını da indir’ dedi. İndirdim. ‘Çamaşırını da’, ‘Nasıl yani’ dedim. ‘İndireceksin’ dedi. Dolayısıyla ikisini de ayak bileklerime kadar indirdim. ‘Şimdi yere çömel’ dedi. Utananlar varsa çıkabilir, ben utanmıyorum ama yani bu insanların onurunu, gururunu yıkmak için yapılıyormuş ama yapan utansın, ben utanmıyorum. ‘Cinsel organını aç’ dedi. ‘Başını, arkanı dön, eğil’ filan. ‘Tamam’ dedi. Hani eldiven taktı ya eline, eldiveni kullanmadığı için biz mutlu olduk. Çünkü ben böyle jinekolojik muayene filan gibi bir şey olacak zannettim. Hani eldiven takınca biz sevindik nezarette sonra, tutuklandıktan sonra Fatoş’un çığlıklarıyla Elif’in ağlamasını hiç unutmuyorum.” ifadelerini kullanmıştı.
En çok okunanlar
CHP Baden Birliğinin düzenlediği 19 Mayıs etkinliğinde Aydınlık meşalesi yakıldı
Haber: İlhan Baba
(MANNHEİM) –Almanya'da faaliyet gösteren CHP Baden Birliği, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında düzenlediği etkinlikte “aydınlık meşalesi”ni yaktı. Yoğun katılımla gerçekleşen programda demokrasi, cumhuriyet ve gençliğin rolü vurgulanırken, konuşmalarda Atatürk’ün mirasına sahip çıkma mesajı öne çıktı.
CHP Baden Birliği, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında Wiesloch’ta özel bir etkinlik düzenledi. CHP Heidelberg Temsilciliği Wiesloch Şubesi’nde gerçekleştirilen programa, CHP Bursa Milletvekili ve Yurtdışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Sosyal Demokrat Parti (SPD) Milletvekili Derya Türk-Nachbaur, CHP Almanya Birlik Başkanları, CHP Almanya Kadın Kolları Temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının başkan ve temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Etkinlik, “aydınlık meşalesi”nin yakılmasıyla başladı. Açılış konuşmasını yapan CHP Baden Birliği Başkanı Cengiz Yavuz, 19 Mayıs 1919’un Cumhuriyet’e giden yolun ilk adımı olduğunu belirterek, Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü gençliğe armağan ettiğini söyledi. CHP Baden Birliği’nin gençlik odaklı bir anlayışla hareket ettiğini ifade eden Yavuz, 14 kişilik yönetim kurulunun 9’unun 25 yaş altındaki gençlerden oluştuğunu kaydetti.
Türkiye’deki siyasi gelişmelere de değinen Yavuz, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere birçok siyasetçi ve belediye yöneticisine yönelik uygulamaları eleştirdi. Sürecin yalnızca CHP’ye değil, demokrasiye ve halk iradesine yönelik olduğunu savunan Yavuz, “Korkmuyoruz, yılmıyoruz, geri adım atmıyoruz” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel öncülüğünde Türkiye genelinde demokrasi ve adalet mitingleri düzenlendiğini hatırlatan Yavuz, CHP Baden Birliği’nin de son bir yılda 8 miting ile 2 özgürlük ve adalet yürüyüşü gerçekleştirdiğini söyledi.
Konuşmasının sonunda Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve bağımsızlık mücadelesinin tüm kahramanlarını saygı ve minnetle andıklarını belirten Yavuz, “Yaşasın demokrasi, yaşasın özgürlük, yaşasın Cumhuriyet, yaşasın 19 Mayıs ruhu” sloganlarıyla 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutladı.
NJURHAYAT ALTACA KAYIŞOĞLU: CUMHURİYET, BİR KİŞİNİN KULU OLMAK DEĞİL
Etkinlikte konuşan CHP Bursa Milletvekili ve Yurtdışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu ise, Cumhuriyetin eşit yurttaşlık anlayışına dayandığını vurguladı.
Kayışoğlu, “Cumhuriyet, bir kişinin kulu olmak değil; eşit yurttaşlar olarak eşit haklara sahip olmaktır. Seçme ve seçilme hakkıdır” ifadelerini kullandı.
Gençlerin cumhuriyete sahip çıkma kararlılığını sürdürdüğünü belirten Kayışoğlu, “Bugün gençler vazifelerini çok iyi biliyor. Burada bir kez daha gördük ki binlerce kilometre ötede de olsalar cumhuriyete sahip çıkma ve onu yaşatma azim ve kararlılığını, Büyük Atatürk’ten aldıkları ilhamla sürdürüyorlar. İyi ki varsınız gençler. Bayramınız kutlu olsun” dedi.
Aile Dayanışma Ağı'ndan çıplak arama iddialarına ilişkin açıklama
Aile Dayanışma Ağı, kadın tutukluların gözaltı ve cezaevi süreçlerinde çıplak aramaya maruz kaldıklarına yönelik beyanlarına ilişkin açıklama yaptı.
09 Haziran 2026 23:40

(ANKARA) - Aile Dayanışma Ağı, kadın tutukluların gözaltı ve cezaevi süreçlerinde çıplak aramaya maruz kaldıklarına yönelik beyanlarına ilişkin açıklama yaptı.
Açıklamada, hukuk devletinde hiç kimsenin, özellikle de kadınların, insan onurunu zedeleyen ve mahremiyetini ihlal eden muamelelere maruz bırakılamayacağı belirtildi. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
"Bir hukuk devletinde hiç kimse, hele ki kadınlar, gözaltı ve cezaevi süreçlerinde insan onurunu hiçe sayan, mahremiyetini ihlal eden muamelelere maruz bırakılamaz. Kadın tutukluların maruz kaldığını beyan ettiği çıplak arama uygulamaları; beden dokunulmazlığına, insan onuruna ve temel haklara yönelik ağır bir ihlaldir. Hiçbir güvenlik gerekçesi, insanı aşağılayan ve psikolojik olarak yıpratan uygulamaları meşru kılamaz. Bir kadının bedenine yönelik bu müdahale yalnızca bireysel bir hak ihlali değil, tüm kadınların onuruna yönelmiş bir saldırıdır. Aile Dayanışma Ağı olarak; insan haklarına aykırı bu iddiaların etkin ve şeffaf biçimde soruşturulmasını, sorumluların ortaya çıkarılmasını ve onur kırıcı uygulamaların tamamen son bulmasını talep ediyor ve takipçisi olacağımızı bildiriyoruz. Hiçbir kadın, hiçbir insan onurundan mahrum bırakılamaz."
NE OLMUŞTU?
İBB Davası'nda savunmasına devam eden Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, çıplak arama sürecini anlatmış ve “Böyle arşiv odası gibi bir yere aldı kadın memur beni. ‘Soyun’ dedi. ‘Nasıl yani’ dedim. Eldiven taktı eline. Arkada klasörler, çok küçük bir oda. ‘Üstünü çıkar’ dedi. Üstümü çıkardım. Kontrol yaptı. ‘Tamam. Üstünü giyebilirsin’ dedi. ‘Gidebilir miyim’ dedim. ‘Hayır. Eşofmanını da indir’ dedi. İndirdim. ‘Çamaşırını da’, ‘Nasıl yani’ dedim. ‘İndireceksin’ dedi. Dolayısıyla ikisini de ayak bileklerime kadar indirdim. ‘Şimdi yere çömel’ dedi. Utananlar varsa çıkabilir, ben utanmıyorum ama yani bu insanların onurunu, gururunu yıkmak için yapılıyormuş ama yapan utansın, ben utanmıyorum. ‘Cinsel organını aç’ dedi. ‘Başını, arkanı dön, eğil’ filan. ‘Tamam’ dedi. Hani eldiven taktı ya eline, eldiveni kullanmadığı için biz mutlu olduk. Çünkü ben böyle jinekolojik muayene filan gibi bir şey olacak zannettim. Hani eldiven takınca biz sevindik nezarette sonra, tutuklandıktan sonra Fatoş’un çığlıklarıyla Elif’in ağlamasını hiç unutmuyorum.” ifadelerini kullanmıştı.