(İZMİR) – Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin mahkeme tarafından verilen “mutlak butlan” kararını eleştirerek, “Bu parti 100 yıllık bir partidir. YSK kararları ve mazbatasına rağmen siyaset marifetiyle böyle bir oldubittiyle karşılaşıyorsa ve bu bir bölünme tehlikesi oluşturuyorsa bunun demokrasiye ve millet iradesine kaybettirdikleri hükümetin ve demokrasinin ayıbıdır” dedi.
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, bir dizi programa katılmak üzere geldiği İzmir’de basın toplantısı düzenledi.
Seçim startını İzmir’den verdiklerini duyuran Ağıralioğlu, "Bugün bizim için seçim startını verdiğimiz gün. Seçim otobüsüne biniyoruz. Ne zaman olur bilmem ama erken olacak gibi görünüyor. Tayyip Bey, kazandıklarını erken vermeyi sevmez. Eğer önümüzdeki dönem mücbir bir neden olmazsa seçim haddini sonuna kadar zorlayacaklar. Ama yeniden aday olmak için 2028’den önce seçim yapmak zorundalar. Eğer seçim zamanında yapılırsa yaklaşık 1,5 senemiz var. Meclis yakında tatile girecek ve sonbaharsa açılacak. Seçim 2027’nin sonbaharında yapılsa seçim için bir yılımız kalıyor demektir. Dokunulacak, sarıp sarmalanacak seçmenler, korunması gereken bir millet, yaşatılması gereken bir devlet var. Kurumlar devletine dönüştürülmesi gereken siyasi bir mesuliyet var. Biz önümüzdeki döneme hazırlanıyoruz. İzmir’de de seçim otobüsümüze biniyoruz” diye konuştu.
"MEMLEKETİN BÜTÜN GÖSTERGELERİNDE MUAZZAM BİR BOZULMA VAR"
İktidarın sürekli mazeretlere sığındığını, sanki her şeyle ilk kez karşılamış gibi hep mazeret sunulduğunu söyleyen Ağıralioğlu, şunları kaydetti:
"Savaş var diyorlar, önceden de vardı. 'Sınırlarımızda hareketlilik var' deniliyor, sınırlarımızda hep hareketlik vardı. 'Deprem oldu' diyorlar, ama deprem de olmuştu. Siyasetçilerin vazifesi mazeret değil, çözüm bulmaktır. ‘Siyasetçilerin vazifesi, devamlı başımıza gelen felaketlere dış güçler demek değildir.’ diyordu Recep Tayyip Erdoğan. Elimizdeki karnenin sebebi hükümet. Ama hala oy oralarında ön sıralarda yer alıyor. Bu bir paradokstur. Memleketin bütün göstergelerinde muazzam bir bozulma var.
“ANAHTAR PARTİ BU TAHTEREVALLİYİ BOZMAK İÇİN KURULDU”
Elimizde bir karne var. Bu saydığımız sorunların sebebi hala milletin ümit ufkunda bir tercih olarak duruyor. Türkiye’de orta direği yıktınız. Sosyal güvenlik sisteminiz alarm veriyor, emeklilerinizi suçlayarak devam ediyorsunuz, emeklilerimizi çok yaşadıkları için suçluyorsunuz istihdamı artırmak yerine. Her yerde üniversite açmışsınız, işsizliği gizliyorsunuz. Üniversiteliler işsizler ordusuna döndü. Tüm bunlara rağmen iktidarın iki kez galibiyeti var. Bunlara sahip olan iktidar iki kez daha muhalefeti yendi. Anahtar Parti bu tahterevalliyi bozmak için kuruldu. İktidar, ‘Eğer bize oy ermezseniz CHP gelecek’ diyor, CHP ise ‘Eğer bize oy vermezseniz AK Parti kalacak’ diyor. Seçim bölgelerinde siyasette rekabet kalite getirir diyoruz. Bu kalite, duyabilen siyaseti, çözü bulabilen ve milletiyle aynı hizada bulunabilen bir siyaseti sahaya çekti. Partimiz, tüm siyasette başka bir yolun mümkün olduğunu gösterenlerin partisi."
“MEMLEKETİ İÇİNE DÜŞTÜĞÜ DAR BOĞAZDAN ÇIKARAMIYORSUNUZ”
Ağıralioğlu, AK Parti'nin 2002’den beri girdiği, son seçim dışında bütün seçimleri aldığını belirterek, "Bu seçimi değil, bundan sonraki 10 seçimi de alsanız neyi değiştireceğiniz sorusunun cevabında anlamsızlaştınız. Sizin derdiniz sorunu yenmek değil, CHP’yi yenmek. 'Muhalefeti yendik' diyorsunuz ama enflasyonu, işsizliği, ithalatımızdaki bağımlılığı yenemiyorsunuz. Siz memleketi içine düştüğü dar boğazdan çıkaramıyorsunuz" şeklinde konuştu.
“BUNA CEVAP VERİLMESİ LAZIM”
ABD'nin Ankara Büyükelçisi, Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın, “Yeni Osmanlıcılık” söylemlerine ilişkin soruya yanıt veren Ağıralioğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Tehlikeli gördüğüm bir şey var. Türkiye’yi överek bataklığa çekiyorlar. Tom Barrack’ın ifadeleri bunlar. Kendisi eskiden Amerika'nın büyükelçisi oluyordu. Bu aralar kendisini bölge valisi gibi gönderdiler anladığım kadarıyla. Açıklamalarından da öyle anlıyorum. ‘İsrail için en büyük tehlike ulus devlettir’ diyor Tom Barrack, bir şey demeyecek misiniz, diyorum. Ulus devlet diye kastettiği başka bir ulus devlet var mı? Ben mi yanlış anlıyorum? Ara ara diyor ki, 'sizde demokrasi olmaz, siz monarşiyle yönetilmeniz lazım'. İyi bir şeyse siz yönetilin monarşiyle? Amerika'da 8 milyon ‘Biz başımızda kral istemiyoruz’ diyor ve bunu da Trump’ı kastederek söylüyor. Bir teklileşmenin, sistemsizliğin, otokratik yönetimlerin neye mal olduğunun en bariz göstergesi ABD Başkanı Donald Trump’ın ABD’ye yaptığıdır. İstenmeyen adam mı ilan edersiniz, elçiliğe çağırıp kendisine kınama mı verirsiniz, her şey aklına geldiği gibi konuşabileceğiniz bir ülke değildir Türkiye. Demokrasi size fazla gelir, Osmanlı mesuliyeti taşıyın demeleri, 2002’de uygulamaya girdi. Bu ise söylendiği gibi 2002’deki Büyük Orta Doğu Projesi’nin (BOP) son halidir diye düşünüyorum. Bizi methederek bataklığa çekiyorlar. Biz Orta Doğu’da yeniden Amerika ve İsrail’in kendisi için planladığı güvenlik çerçevesinin, Çin’e karşı bir dizaynın bir aparatı olmak için dönüştürülmek isteniyorsa buna hatırı sayılır bir devlet kapasitemiz var, buna da cevap verilmesi lazım. Her şeye cevap veren hükümetin, Tom Barrack’a cevap vermemesini çok anlamsız buluyorum. Bu açıklamalarını düzelten yok. Önümüzdeki dönemde de Anayasal süreçle ilgili bu bahsedilen yönlere de bakacağız. Devletimizi, cumhuriyetimizi, üniter yapımızı koruyacağız."
“KÖPRÜLERİN ALTINDAN ÇOK SULAR AKACAK”
Seçimde ittifak yapma planları olup olmadığına ilişkin soruya da yanıt veren Ağıralioğlu, CHP içerisindeki sürece de değinerek, şunları kaydetti:
“Zaman zaman Ümit Özdağ da tekrarlıyor. Kendisi, ‘Bizim hükümet, Öcalan ile görüşüyor, DEM ile yürüyor, Kandil’e heyet gönderiyor’ diyor. 'Onlar siyasi kurgular içerisinde çocuklarımızın katilleriyle görüştüğüne göre biz memleketin ideali için bir araya gelebiliriz' diyor. Ama daha çok sular akacak bu köprülerin altından. Bizim bir 6’lı masa tecrübemiz var. 6’lı masa, doğru bakanlar için güzel bir muhasebe imkanıdır. Bir seçim ne yapılarak kaybedilebilirin, bir ittifak nasıl olursa tutmazı tecrübe etmek için güzel bir imkan. Doğru muhasebe yapma zamanıdır. Parti ve şahıs konuşmadan memleketin geleceği konuşulmalıdır. İttifaklar Ankara’da masada değil, milletin kalbinde kurulmalıdır. Türk milleti bundan ne kazanacak üzerine kodlanmalıdır. Büyük bir vizon ortaya konuşmalıdır. O yüzden ittifak konuşmaları için erken. Ama Anahtar Parti bu tahterevalliyi bozma siyaseti yapacak.
“HÜKÜMETİN VE DEMOKRASİNİN AYIBIDIR”
Şu an ana muhalefet, mutlak butlan süreci nedeniyle biraz hasarlı. Bu süreçten nasıl çıkacaklarını bilmiyoruz. Ana muhalefetin seçime bir yıl kala böyle bir tribülansla karşı karşıya kalması hükümetin de demokrasinin de ayıbıdır. Bu parti 100 yıllık bir partidir. YSK kararları ve mazbatasına rağmen siyaset marifetiyle böyle bir oldubittiyle karşılaşıyorsa ve bu bir bölünme tehlikesi oluşturuyorsa bunun demokrasiye ve millet iradesine kaybettirdikleri, hükümetin ve demokrasinin ayıbıdır. Görünüyor ki önümüzdeki seçim kuralsız olacaktır. O yüzden kuraldan, ilkeden, ölçüden, kuvvetlenmekten vazgeçmemeliyiz. Masada ittifaka değil milletin kalbinde ittifak kurabilmeye yürümeliyiz.”
NATO ZİRVESİ YORUMU
Yavuz Ağıralioğlu, Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi’ne ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, “Dünyanı çivisi çıktı, kurumlar çalışmıyor. NATO’nun bize verdiği sözler vardı tutulmuyor. Kendi müttefikini ortada bırakıp kendi terör listesinde de olan bir tırlarla silah verdi. Parasını verdiğimiz F-35’ler bize verilmedi. Mavi Vatan’da bir oldubittiyle karşı karşıyayız" dedi. Türkiye'nin, sorumluluklarını yerine getiren ve buna rağmen kendisine verilen taahhütlerin tutulmadığı ülke haline geldiğini savunan Ağıralioğlu, "Görünüyor ki dünya 3. cihan harbine girdi. Bu çatışma alanında Türkiye mazeret beyan etmeyecekse, pozisyon beklemeyecekse ki beklemesin, ayağa kalkması, kendi milletine, üretim gücüne yaslanması lazım. 100 yıl önceki gibi bizim bizden başka kimsemiz yok" ifadelerini kullandı.
“AK PARTİ VE MHP’DEN EN FAZLA OY ALABİLEN PARTİ BİZİZ”
Yavuz Ağıralioğlu, Türkiye’nin siyasi merkezi olmaya çalıştıklarını, gömlek çıkararak siyaset yapmadıklarını, kimseye de "gömleğini çıkar gel" demediklerini söyledi. Türkiye’de şu anda oy çeşitliliği çok farklı yerden olabilen bir partiye dönüştüklerini, barajın üzerine çıkacakları bir siyasi ivme yakaladıklarını ama bunun anketlere yansımadığını ifade eden Ağıralioğlu, "Her kesimin oyuna talibiz. Oy çeşitliliğimiz harikulade. Her çeşit seçmenden oy alabiliyor, o çeşitliliği yönetebiliyoruz. Oy çeşitliliğimiz bizi nereye taşıyacak bilmiyorum" dedi.
Milletin iktidarına talip olduklarını, ukalalık etmeyeceklerini söyleyen Ağıralioğlu, şöyle devam etti:
"Kendimizi dayatmayacağız ama hedeflerimiz, irademizi ve memleketimizi korumak için tüm hassasiyetleri gözeteceğiz. Ne erken konuşacağız ne de geç kalacağız. Şahsımızı ve partimizi değil, milletimizi ve bağımsızlığımızı ve geleceğimizi muhafaza edeceğiz. Anahtar Parti seçimden 4. ya da 5. Parti olarak çıkabilir. AK Parti ve MHP’den en fazla oy alabilen parti biziz. İktidar olacaksanız herkesten oy alacaksınız ama daha çok iktidardan oy alacaksınız. Tayyip Bey, muhalefeti birbirinden oy alır hale getiriyor. Ben bu siyasal denklemin muhatabı değilim. Ben AK Parti ve MHP’ye oy verenlerin alternatifi gibi yürüyorum."
“GEÇMİŞİMİZLE İRTİBATIMIZI KOPARMAYACAĞIZ”
İstinafın mutlak butlan kararı sonrası CHP içindeki huzursuzluğun bir an önce sona ermesini dileyen Ağıralioğlu, "Umarım bu süreçten bütünleşerek çıkarlar. Ama olur da buradan parçalı bir yapı çıkarsa biz, memleketi sahipsiz bırakmayacağız" diye konuştu.
Kırmızı çizgileri olduğunu, bunları halka anlatacaklarını, "eli belinde" siyaseti benimsemeyeceklerini anlatan Yavuz Ağıralioğlu, "Elimizi kalbimizin üstüne koyduk" dedi. Kavgaya değil, milletin sorunlarına odaklanılması gerektiğine işaret eden Ağıralioğlu, "AK Parti'nin, MHP’nin, CHP’nin canına okuyacağız" siyasetinin memleketi yorduğunu söyledi.
Yavuz Ağıralioğlu, "Biz bu memlekete can olacağız. Değerler üzerinden siyaset yapmayacağız, buna müsaade etmeyeceğiz. Cumhuriyet ile Osmanlı'yı, Padişahlarla Atatürk'ü bilek güreşi yaptırmayacağız, Cumhuriyeti, demokrasiyi ve hukuku koruyacağız. Geçmişimizle irtibatımızı koparmayacağız” şeklinde konuştu.