Anka Haber

BAROLAR BAŞKANLARI 4. GÜNDÜR MECLİS ÇANKAYA KAPISI ÖNÜNDE

Mahreç: Anka Haber
05.07.2020 17:49
Güncelleme: 01.06.2026 23:17

Atılım Üniversitesi'nin mezuniyet defilesinde öğrenciler "Z" temasıyla koleksiyonlarını sergiledi

Atılım Üniversitesi Tekstil ve Moda Tasarım Bölümü Başkanı Doç. Dr. Serdar Egemen Nadasbaş, mezuniyet defilesinde öğrencilerin "Z" temasıyla kendi dünyalarını tasarlayarak koleksiyonlarına yansıttığını belirterek, bölümde öğrencilerin tasarım sürecinin tüm aşamalarını deneyimlediğini söyledi.

27 Haziran 2026 09:17

Güncelleme: 27 Haziran 2026 09:21

Aa

(ANKARA) - Atılım Üniversitesi Tekstil ve Moda Tasarım Bölümü Başkanı Doç. Dr. Serdar Egemen Nadasbaş, mezuniyet defilesinde öğrencilerin "Z" temasıyla kendi dünyalarını tasarlayarak koleksiyonlarına yansıttığını belirterek, bölümde öğrencilerin tasarım sürecinin tüm aşamalarını deneyimlediğini söyledi.

Atılım Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarım Bölümü'nün mezuniyet defilesi, fakülte binasında öğrenciler ve velilerin katılımıyla gerçekleştirildi. Mezun olacak öğrencilerin kendi koleksiyonları ile katıldığı etkinlikte, Tekstil ve Moda Tasarım Bölümü Başkanı Doç. Dr. Serdar Egemen Nadasbaş mezuniyet teması, eğitim anlayışı, sektörel iş birlikleri ve moda sektörünün bugünkü durumuna ilişkin açıklamalarda bulundu.

"Z JENERASYONUNUN KENDİ BAKIŞ AÇISIYLA DÜNYALARINI YARATMALARINI İSTEDİK"

Defilede 15 öğrencinin mezuniyet tasarımlarının sergilendiğini aktaran Nadasbaş, öğrencilerden "Z" teması üzerinde çalışmalarını istediklerini ifade ederek, süreci şu sözlerle anlattı:

"Z jenerasyonunun kendi bakış açısıyla dünyalarını yaratmalarını ve bu dünyalar doğrultusunda da giysilerini tasarlamalarını istedik. Aslında böyle çok kompleks bir şey, iç mekanından dış mekanına, yani bir evren yaratıp kendi hayallerinde, bunu da kıyafete dönüştürmek onlar için çok ayrı bir süreç oldu. Hem bir ifade becerisi hem bir vizyon geliştirme, farklı alandan bakabilme becerisi geliştirdiler. Biz onların yaptığı işlerden çok memnunuz, umarım yolları açık olur."

"ÖĞRENCİ, TASARIMIN BÜTÜN AYAKLARINI DENEYİMLİYOR"

Bölüm olarak öğrencilere tasarım sürecinin tüm aşamalarını yaşatmayı hedeflediklerini dile getiren Nadasbaş, üniversite eğitiminin doğrudan bir meslek edindirme süreci olmadığını belirterek, şöyle devam etti:

"Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü olarak biz, Atılım Üniversitesi'nde işin hem mutfağını hem teknik kısmını hem artistik kısmını, yaratıcılık kısmını komple vermeye çalışıyoruz. Yani bir öğrencinin normal bir tasarım sürecinde devam eden akışı sınıf ortamımızda yaşamasını istiyoruz. Tasarımın bütün ayaklarını, çocuk giysisi tasarımını, erkek giysisi tasarımını, her süreci burada deneyimliyor. Tabii üniversite dediğimiz şey bizim doğrudan meslek edindirmeye yönelik bir süreç değil, her şeyi öğrencilere gösterdiğimiz ve ileride bunların arasında kendilerine en uygun olanı seçip devam edebilecekleri bir süreçtir."

SEKTÖR VE PAYDAŞLARLA İŞ BİRLİĞİ

Defilede çok sayıda sektör temsilcisinin de yer aldığını kaydeden Nadasbaş, eğitim sistemini sektörden aldıkları dönüşlerle yenilediklerini vurgulayarak, iş birliği süreçlerine ilişkin şunları kaydetti:

"Biz sektörle çok dirsek temasında olan, çok yan yana olan bir bölümüz. Bugün davetlilerimizin arasında da sağ olsunlar çok sayıda sektör temsilcisi var. Biz öğrenci projelerimizin içerisine bunu bol miktarda entegre ediyoruz. Bir firma kumaşları gönderiyor, bizim öğrencilerimiz onlara göre tasarımı yapıyorlar ya da kendi dokumalarını yapıyorlar. Geçen hafta öyle bir projemiz vardı, dokuma tasarımlarını metraj dokumaya çeviriyorlar. Başka bir firmanın mesela moda fotoğrafı çekimlerini yapıyorlar, styling'lerini bizim öğrencilerimiz kurguluyor. 'Biz bu eğitimi nasıl kurgulamalıyız?' dediğimiz noktada sektörden de sürekli dönüt alarak kendimizi yeniliyoruz."

"MODA VE TEKSTİLİN ASLA BİTECEĞİNİ DÜŞÜNMÜYORUM"

Pandemi sonrasında yükselen on-line satışlarla birlikte styling alanında çalışan öğrencilerin sayısında artış yaşandığını ifade eden Nadasbaş, küresel krizlerin sektöre etkilerine de değindi. Nadasbaş, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Moda tasarımı alanında özellikle kadın giyim üzerine çok fazla yoğunlaşma var ama son zamanlarda, pandemiden sonra bu on-line satışın yükselmesiyle birlikte styling kısmında da çok fazla çalışan öğrencimiz var. Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de tekstil sektöründe, moda sektöründe biraz daralma var. Bazı alanlar genişliyor ama genel olarak bir darboğazdan geçtiğimiz noktadayız. Çünkü savaşlar, krizler bütün sektörleri olduğu gibi tabii moda sektörünü de çok fazla etkiliyor. Çünkü ham maddeye ulaşmak, temin etmek, transfer etmek gibi konularda zorlanıyoruz. Ama hep söylediğimiz bir şey var: Üç temel ihtiyaçtan bir tanesi giyinmektir ve hiçbir zaman sona ermececek bir sektördür. En kolay şekilde kendinizi ifade etmenize, insanların sizi gördüğünde kim olduğunuzu, nasıl baktığınızı anlamasına yarayacak şeyi yapan bizleriz; tasarımcılarımızdır, moda tasarımcılarıdır. O yüzden bu süreç elbet geçecek, daha refah düzeyi artacak ama modanın ve tekstilin asla biteceğini düşünmüyoruz."

ÖĞRENCİ BABAT: ŞİNTOİZM İNANIŞINDAN YOLA ÇIKARAK BİR EVREN OLUŞTURDUM

Kendi koleksiyonunu hazırlayan öğrencilerden Türkan Babat, mezuniyet defilesinin ardından büyük bir heyecan yaşadığını belirterek, "İnanılmaz heyecanlıyım ve çok garip hissettiriyor. Çünkü ben okulu hep çok seven bir öğrenciydim. Okulun bitiyor olması ve okula gelemeyecek olma düşüncesi birazcık boşluğa sokacak büyük ihtimalle beni ama tabii ki yeni başlangıçlar... Hayatın ne getirdiğini bilemeyiz, heyecanla bekliyorum" dedi.

Babat, kendi koleksiyonunun referans noktasına ilişkin, "Her birimiz bir koleksiyon hazırladık. Ben de kendime ait bir evren oluşturdum. Bu evreni oluştururken de tabii ki kendime bir referans alarak oluşturdum. Şintoizm inanışından yola çıkarak aslında bir evren oluşturdum. Bu inanışta doğadaki her şeyin bir ruhu olduğuna inanılıyor. Kamiler Evreni adı altında özgün bir evren oluşturdum. Bu evrende her biri doğadaki bir unsuru, bir şeyi temsil ediyor. Fakat bu evrende insanların doğa üzerinde yarattığı tahribattan dolayı bozulmalar meydana geliyor ve bu kamiler yozlaşıyor."

SÜER: "GÜNEŞ VE AY'IN TEK BİR GÖKYÜZÜNDE BULUŞTUĞUNU ANLATTIM"

Defile sonrası büyük bir heyecan ve mutluluk yaşadığını, 4 yıllık zorlu sürecin ile tüm projelerinin gözünün önünden geçtiğini belirten Tara Berna Süer de bir moda öğrencisinin her süreçte görünenden fazla emeği olduğunu vurguladı. Süer, koleksiyonunun temasına ilişkin şunları söyledi:

"Mezuniyet koleksiyonu evren oluşturuyorduk. Hepimiz kendi evrenlerimizi oluşturuyorduk. Kendimiz nasıl biriysek onu o şekilde daha böyle olmayan bir evrende nasıl bir şey üretebilirdik diye düşünerek ben Güneş ve Ay'ın farklı evrenlerde değil de tek bir gökyüzünde böyle buluştuğunu ve aynı gökyüzünü paylaştıklarını aslında anlattım ve işte sarı kumaşlarla, parlak taşlarla, sert derilerle, küklerle o zıtlıkları birleştirerek iki zıt kutbu birleştirerek bir gökyüzü yarattım. Benim aslında evrenim böyle bir evrendi. Bunun üzerinden de koleksiyon yarattım."

ÖZTÜRK: PANDEMİ DÖNEMİNDE EVDE BEBEK DİKEREK DİKİŞİ ÖĞRENDİM

Moda serüveninin ilginç bir hikayesi olduğunu dile getiren Sinem Öztürk, iki çocuk sahibi olduğunu ve dikiş dikmeyi pandemi döneminde evde bebek dikerek öğrendiğini belirtti. Yarattığı mezuniyet evreninde sadece yaz mevsiminin hakim olduğunu ifade eden Öztürk, tasarımlarında kullandığı formları ve koleksiyonu hakkında, "Benim dünyamda sadece yaz mevsiminin olduğu, evlerin içine denizlerin girdiği, aquaparkların olduğu, kumdan kalelerin oluşturduğu Bir evren yarattım ben aslında. Hiçbir heyecanı, stres, hastalığa yer olmayan bir koleksiyon yarattım. Bunları da kum şeklinde kumaşlarla oluşturdum. Daha böyle uçuş uçuş kıyafetler yaratmak istedim bu şekilde" dedi.