Haber: ÇAĞATAN AKYOL - Kamera: ADEM KARABAYIR
Bahçeşehir Üniversitesi’nde (BAU) düzenlenen "Siyaset Okulu '22" programı kapsamında “Rusya-Ukrayna Savaşı Özel Oturumu” düzenlendi. Eski Moskova Büyükelçisi Halil Akıncı, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri müdahalesine ilişkin, “Rusya’nın göze aldığı şu: Batı’ya artık dur demek, ‘Ben icabında şiddet de kullanırım’ demek. Şiddetin dozunu kaçırdı. İkincisi ise eski Sovyet devletlerine gözdağı vermek” dedi.
BAU'nun Türkiye’yi ve dünyayı etkileyen siyasi olayların tartışıldığı "Siyaset Okulu ’22" programları sürüyor. BAU Güney Kampüsü’nde 4. haftasına giren ve bugün yapılan programda, Rusya’nın Ukrayna’ya askeri müdahalesine ilişkin özel bir oturum düzenlendi.
Oturumun birinci birleşimi, “Tarih, Siyaset ve Diplomasi Boyutuyla Ukrayna Savaşı” başlığıyla gerçekleştirildi. Eski Moskova Büyükelçisi ve eski Türk Konseyi Genel Sekreteri Halil Akıncı, bu birleşime video konferans yöntemiyle katıldı.
Akıncı, askeri müdahalenin etkili olmasındaki gelişmeleri tarihsel süreçle anlattı. Saldırının anlamının bir nevi Minsk Anlaşması'nı uygulamak üzere olduğunu belirten Akıncı, şöyle konuştu:
“RUSYA’NIN AMACI BATI’YA ‘DUR’ DEMEK: Minsk Anlaşması'nı uygulamaya yanaşarak Ukrayna’yı dize getirmeye karar verdiler. Akla yatkın olmayan iş yaptılar. Eğer Ukrayna kardeş devletse, eğer onlar Slav’sa, Ukrayna’yı işgal etmek ve işgali sürdürmek mümkün olmadığına göre araya kan sokmamak gerek. Askeri hedefleri bombaladılar ama ister istemez araya kan girdi. Amaç askeri harekâtı genişletmekse bunun tedavisi zor. Rusya’nın göze aldığı şu: Batı’ya artık 'Dur' demek, ‘Ben icabında şiddet de kullanırım’ demek. Şiddetin dozunu iyi ayarlaması lazımdı, o doz biraz kaçtı. İkincisi ise eski Sovyet devletlerine gözdağı vermek.
Rusya hem borcunu yapılandırıyor hem dolar borcunu azaltıyor. Avrupa’nın, Amerika’nın arkasına tamamen geçmesi mümkün değil. Çünkü enerji bakımından bizden daha fazla bağımlı Almanya. Rusya’nın, uzun vadede etkilenmemesi mümkün değil. Kısa ve orta vadede ise etkilenmez. Yiyecek ve yakıt bakımından dışarıya muhtaç değil. Gaz ve petrol sanayinde modern teknoloji bakımından dışarıya muhtaçlar. Kendi teknolojisinin ancak ilave girdiyle kullanılacak vaziyete gelmiş hâlde. Teknolojiyi Batı geliştirebilecek durumda.
TÜRKİYE’NİN NE YAPTIĞINI TAHMİN EDEMİYORUM: Son iki günde Rus Merkez Bankası rakamlarına göre bankalardan 111 milyar ruble çekildi. Önümüzdeki yakın geleceğe bakarsak Rusya’nın oradan çıkmaya niyeti yok. Bu gerginlik devam edecek. Belki Karadeniz limanlarını kontrol etmek için doğrudan doğruya işgal etmese bile birtakım harekatlarda bulunacak. Bizim politikamız açısından açıkçası ben, Rusya’nın ve Ukrayna’nın ne yaptığını aşağı yukarı tahmin edebiliyorum. Türkiye’nin ne yaptığını tahmin edemiyorum. Çünkü bir yandan Ukrayna bağımsızlığı için diğer Batılı devletlerden biraz daha ileri giderek ‘Aracı oluruz’ denirken, arkasından Avrupa Konseyi’nde çekimser oy kullanmak pek tutarlı bir politika değil. Çıkarımızın nerede olduğunu önceden hesap edilmesi icap ettiği ortada.”