MHP’nin kurucu genel Başkanı Alpaslan Türkeş’in vefatının 23. yıldönümünde koronavirüs önlemleri nedeniyle anma toplantısı yapılamadı. MHP Lideri Bahçeli, Türkeş’i anma mesajında, “Tıpkı bugünlerde benzerlerine şahit olduğumuz üzere, yaşarken kuyusunu kazanlar, siyasi cambazlık yapanlar, arkadan konuşanlar, fitne imal edenler, vefatından sonra gecikmeyle de olsa hakkını teslim etmişler, değerini anlayıp anlatmaya başlamışlardır” dedi.
Bahçeli mesajında şu görüşlere yer verdi:
DERİN ÜZÜNTÜ: “Bugüne kadar her 4 Nisan günü merhum Başbuğumuzun aziz hatırasını kabri başında Fatihalarla yâd etmiştik. Fakat bu yılki manevi görevimizi Koronavirüs salgını nedeniyle yerine getirememenin şüphesiz derin üzüntüsünü yaşıyoruz.
ALARM ZİLLERİ: İnsanlık, tehdit düzeyi çok yüksek, aynı zamanda da görünmeyen bir felaketle kesintisiz ve kıyasıya boğuşmaktadır. Dünya ayaktadır, alarm zilleri her ülkede çalmaktadır. KOVİD-19 hastalığı bulaşıcı özelliğinden dolayı tehlike saçmakta, kıtalara, ülkelere, insan bedenlerine sıçrayıp sirayet etmektedir.
ŞAHSİYET TİMSALİ: Türkeş Bey, şartlara ve olaylara körü körüne boyun eğmeyen dirayet ve şahsiyet timsaliydi. Sahip olduğu meziyetlerle, savunduğu değerlerle siyaset ve devlet hayatımızda müstesna bir yer tutmuştu. Her şeyden önce bir dava insanı; ilkelerine, ülkülerine ve ülkesine meftun bir mücadele şuuruydu.
Türkiye’nin en zorlu dönemlerinde tarihin doğru tarafında duran, milli ve manevi emanetleri rehber edinen, taviz ve teslimiyete kapalı duran bir fıtrata haizdi.
Tıpkı bugünlerde benzerlerine şahit olduğumuz üzere, yaşarken kuyusunu kazanlar, siyasi cambazlık yapanlar, arkadan konuşanlar, fitne imal edenler, vefatından sonra gecikmeyle de olsa hakkını teslim etmişler, değerini anlayıp anlatmaya başlamışlardır.
Özellikle bilinmesini arzu ederim ki, merhum Türkeş Bey’in yaktığı meşale sönmeyecek, yaptığı zamanlar üstü çağrısı asla silinmeyecektir.
İNŞA VE İHYA MÜJDESİ: Ne mutlu bizlere ki, partimizin kurulduğu 1969’dan itibaren elde ettiğimiz birikim ve tecrübeler bugünlerde geleceğin Türk asırlarının inşa ve ihya müjdesi haline gelmiştir.
İnancım ve ümidim odur ki, Türkiye’miz maruz kaldığı KOVİD-19 salgınına birlik ve beraberlik ruhuyla direnecek, Allah’ın izniyle geçmişten çok daha mamur, müreffeh ve muzaffer bir hale nihayetinde ulaşacaktır.
AYDINLIK GELECEĞİN ŞAFAĞI: Korkuya prim vermeden, telaşa müsaade etmeden, sabrı, sağduyuyu ve soğukkanlılığı elden bırakmadan, daha da mühimi imanla çarpan yüreklerle zor günleri aşacağız, aydınlık geleceğin şafağında buluşacağız.
Sağlam irademizi, sarsılmaz iyimserliğimizi inançla koruyup, iradeyle yoğurup alınan tedbirlere tevekkül içinde riayet etmek, devlet-millet dayanışmasına en üst düzeyde destek vermek herkes açısından milli bir sorumluluktur.
Bu sorumluluğumuza bağlı kaldığımız müddetçe, fert fert umutlarımızı diri tuttuğumuz sürece hiçbir musibetin tesiri mücadelemize engel çıkaramayacak, milli varlığımıza zarar veremeyecektir.
Aziz milletim metin ve müsterih olsun, Türk devleti muvaffakiyetle her güçlüğün üstesinden gelmeye muktedirdir.
Nitekim kalplerimizdeki yeri, gönlümüzdeki zirvesi hiç değişmeyecek olan merhum Başbuğumuzun duruşu da buydu, gayesi ve gayreti de bu şekildeydi.
