Haber: İlhan Baba
(BERLİN)-Almanya’da ehliyet maliyetlerini düşürmek amacıyla hazırlanan sürücü belgesi reformu kabineden geçti. Dijital teori eğitimi, sadeleştirilen sınav sistemi ve özel eşli sürüş uygulaması öngören düzenleme, sürücü kursları ve uzmanlar tarafından “fiyatları düşürmek yerine artırabilir” endişesiyle tartışılıyor.
Almanya’da Ulaştırma Bakanı Patrick Schnieder tarafından hazırlanan ve kabinede kabul edilen kapsamlı sürücü belgesi reformu, ülkede büyük tartışma yarattı. Reformun amacı, uzun yıllardır ortalama 3400 euroya kadar çıkan B sınıfı ehliyet maliyetini düşürmek. Ancak hem sürücü kursları hem de sektör temsilcileri, düzenlemenin ters etki yaratabileceği uyarısında bulunuyor.
Yeni düzenlemeyle birlikte teorik eğitimde köklü değişiklikler planlanıyor. Derslerin sınıf ortamında zorunlu olarak yapılması şartı kaldırılacak. Adaylar, mobil uygulamalar üzerinden sınava hazırlanabilecek. Ayrıca 1100’ü aşkın soru sayısının yaklaşık üçte bir oranında azaltılması öngörülüyor.
Bürokrasinin azaltılması kapsamında sürücü kurslarının fiziksel derslik bulundurma zorunluluğu kaldırılacak ve belge yükümlülükleri hafifletilecek. Pratik sınavda da değişiklikler var. Zorunlu sürüş senaryoları sadeleştirilerek sadece şehir dışı, otoyol ve gece sürüşü temel alınacak. Sınav süresi ise 30 dakikadan 25 dakikaya indirilecek. Ayrıca “özel eşli eğitim” sistemi geri getiriliyor. Adaylar, belirli şartları sağlayan yakınlarıyla birlikte özel araç kullanarak deneyim kazanabilecek.
Kabinede kabul edilen kapsamlı sürücü belgesi reformuna, sürücü kursları ve meslek birlikleri reforma temkinli yaklaşıyor. Almanya Eğitmenleri Dernekleri Birliği ve Alman Sürüş Eğitmenleri Akademisi, dijitalleşmenin her teorik dersi karşılayamayacağını savunarak, bunun pratik eğitim ihtiyacını artırabileceğini belirtiyor. Kuruluşlara göre, gelir kaybı yaşayan kurslar bu açığı zorunlu olarak artırılmış direksiyon ücretleriyle kapatabilir. Bu durumun da “fiyatları düşürmek yerine artırma riski” taşıdığı ifade ediliyor.
Auto Club Europa (ACE) uzmanları ise reformda özellikle şeffaflık adımlarını olumlu buluyor. Sürücü kurslarının fiyat ve başarı oranlarını merkezi bir sistemde açıklaması, tüketici açısından avantaj olarak değerlendiriliyor. Ancak ACE, özel sürüş eğitimine geçiş için planlanan minimum uygulama süresinin yetersiz olabileceği görüşünde.
Reformun 2027 yılı başında yürürlüğe girmesi bekleniyor. Ancak uzmanlara göre, her öğrenci için maliyetin gerçekten düşeceğine dair kesin bir garanti bulunmuyor. Araç ve aile desteği imkânı olmayan adaylar için sistemin daha pahalı hale gelme ihtimali de gündemde.
Almanya’da ehliyet reformu tartışması

MGK Bildirisi: KKTC'nin hak ve menfaatlerine halel getirecek ve Doğu Akdeniz’deki barış ortamını zedeleyecek herhangi bir oldubittiye müsaade edilmeyecek
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Milli Güvenlik Kurulu toplantısının ardından yapılan açıklamada, Türkiye'nin Kıbrıs Türklerinin güvenliği, huzuru ve refahı için uluslararası hukuk çerçevesinde her türlü tedbiri almaya muktedir ve kararlı olduğu vurgulandı. KKTC'nin hak ve menfaatlerine halel getirecek ve Doğu Akdeniz'deki barış ortamını zedeleyecek herhangi bir oldubittiye müsaade edilmeyeceği kaydedildi.
18 Haziran 2026 20:00

(ANKARA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Milli Güvenlik Kurulu toplantısının ardından yapılan açıklamada, Türkiye'nin Kıbrıs Türklerinin güvenliği, huzuru ve refahı için uluslararası hukuk çerçevesinde her türlü tedbiri almaya muktedir ve kararlı olduğu vurgulandı. KKTC'nin hak ve menfaatlerine halel getirecek ve Doğu Akdeniz'deki barış ortamını zedeleyecek herhangi bir oldubittiye müsaade edilmeyeceği kaydedildi.
Milli Güvenlik Kurulu, bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Toplantıya ilişkin bildiri, İletişim Başkanlığınca paylaşıldı. Bildiride şunlar kaydedildi:
"1. PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ terör örgütleri başta olmak üzere millî birlik ve beraberliğimiz ile bekamıza yönelik her türlü tehdit ve tehlikeye karşı yurt içinde ve yurt dışında azim, kararlılık ve başarıyla yürütülen faaliyetler ile son dönemde meydana gelen uluslararası gelişmeler hakkında Kurula bilgi sunulmuştur.
2. Ülkemizin ve bölgemizin istikbali bakımından kritik önem taşıyan Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine ulaşılması maksadıyla yürütülen çalışmalar değerlendirilmiş; milletimizi ve komşularımızı terörün ağır yükünden kurtarma yönündeki güçlü irade teyit edilmiştir.
3. Organize suçlarla mücadele kapsamında gerçekleştirilen operasyonlar ele alınmış; başta çocuklarımız ve gençlerimiz olmak üzere tüm vatandaşlarımızın huzur ve güvenliğinin mutlak surette muhafazası hedefiyle atılan adımların kararlı bir şekilde sürdürüleceğinin altı çizilmiştir.
4. Türkiye’nin garantör ülke sıfatıyla; Kıbrıs Türklerinin güvenliği, huzuru ve refahı için uluslararası hukuk çerçevesinde her türlü tedbiri almaya muktedir ve kararlı olduğu vurgulanarak; KKTC’nin hak ve menfaatlerine halel getirecek ve Doğu Akdeniz’deki barış ortamını zedeleyecek herhangi bir oldubittiye müsaade edilmeyeceği kaydedilmiştir.
5. İran ile ABD arasında mutabakata varılmasından duyulan memnuniyet dile getirilerek, sürecin akamete uğratılmamasının önemine dikkat çekilmiş; Türkiye’nin, bölgede kalıcı barış ve istikrarın sağlanması yönündeki çabalara etkin katkı sunmayı sürdüreceği belirtilmiştir.
6. Suriye’de barış, istikrar ve huzurun tesisi kapsamında katedilen mesafenin memnuniyetle karşılandığı ifade edilmiş; Suriye’nin birlik ve bütünlüğünün tahkimi ile kalkınmasına yönelik gayretlere olan desteğimizin devam edeceğinin altı çizilmiştir.
7. Gazze’deki ateşkes ihlallerini, Batı Şeria’daki yerleşimci terörünü ve Doğu Kudüs ile Mescid-i Aksa’nın statüsüne yönelik saldırılarını sürdüren ve Lübnan’ın egemenliği ile toprak bütünlüğüne kasteden İsrail Yönetimi’nin mütecaviz eylemlerinin, bölgede barış ve istikrarın tesisine yönelik gayretlere menfi tesir ettiği belirtilmiştir.
Uluslararası toplum, İsrail Yönetimi’nin evrensel insani değerleri ve uluslararası hukuku hiçe sayan ısrarlı tutumu karşısında ilkeli bir duruş sergilemeye davet edilmiştir.
8. Irak’la her alanda tesis edilen stratejik nitelikli iş birliğinin, yeni Irak Hükûmetiyle de sürdürülmesine yönelik güçlü irademiz teyit edilmiş; Irak’taki istikrar ve güvenlik ortamının muhafazasına olan desteğimiz vurgulanmıştır.
9. Rusya-Ukrayna Savaşı’nda son durum ele alınmış; çatışmaların tırmanmasının ve başta Karadeniz olmak üzere mücavir bölgelere yayılmasının mesuliyetini taşıyan taraflara, adil ve kalıcı bir barış için bir an evvel adım atma çağrısında bulunulmuştur.
10. Afrika kıtası genelindeki gelişmelerin seyri değerlendirilmiş; Türkiye’nin, dost ve kardeş Afrika ülkelerinin egemenliği ve toprak bütünlüğünün muhafazası ile kıtada barış, istikrar ve refahın sağlanmasına yönelik desteğini sürdüreceği kaydedilmiştir.
11. Güney Kafkasya’da barış, istikrar ve iş birliğinin kuvvetlendirilmesi doğrultusunda kaydedilen güncel gelişmeler ele alınmıştır.
Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunulur."
En çok okunanlar
Almanya’da ehliyet reformu tartışması

Haber: İlhan Baba
(BERLİN)-Almanya’da ehliyet maliyetlerini düşürmek amacıyla hazırlanan sürücü belgesi reformu kabineden geçti. Dijital teori eğitimi, sadeleştirilen sınav sistemi ve özel eşli sürüş uygulaması öngören düzenleme, sürücü kursları ve uzmanlar tarafından “fiyatları düşürmek yerine artırabilir” endişesiyle tartışılıyor.
Almanya’da Ulaştırma Bakanı Patrick Schnieder tarafından hazırlanan ve kabinede kabul edilen kapsamlı sürücü belgesi reformu, ülkede büyük tartışma yarattı. Reformun amacı, uzun yıllardır ortalama 3400 euroya kadar çıkan B sınıfı ehliyet maliyetini düşürmek. Ancak hem sürücü kursları hem de sektör temsilcileri, düzenlemenin ters etki yaratabileceği uyarısında bulunuyor.
Yeni düzenlemeyle birlikte teorik eğitimde köklü değişiklikler planlanıyor. Derslerin sınıf ortamında zorunlu olarak yapılması şartı kaldırılacak. Adaylar, mobil uygulamalar üzerinden sınava hazırlanabilecek. Ayrıca 1100’ü aşkın soru sayısının yaklaşık üçte bir oranında azaltılması öngörülüyor.
Bürokrasinin azaltılması kapsamında sürücü kurslarının fiziksel derslik bulundurma zorunluluğu kaldırılacak ve belge yükümlülükleri hafifletilecek. Pratik sınavda da değişiklikler var. Zorunlu sürüş senaryoları sadeleştirilerek sadece şehir dışı, otoyol ve gece sürüşü temel alınacak. Sınav süresi ise 30 dakikadan 25 dakikaya indirilecek. Ayrıca “özel eşli eğitim” sistemi geri getiriliyor. Adaylar, belirli şartları sağlayan yakınlarıyla birlikte özel araç kullanarak deneyim kazanabilecek.
Kabinede kabul edilen kapsamlı sürücü belgesi reformuna, sürücü kursları ve meslek birlikleri reforma temkinli yaklaşıyor. Almanya Eğitmenleri Dernekleri Birliği ve Alman Sürüş Eğitmenleri Akademisi, dijitalleşmenin her teorik dersi karşılayamayacağını savunarak, bunun pratik eğitim ihtiyacını artırabileceğini belirtiyor. Kuruluşlara göre, gelir kaybı yaşayan kurslar bu açığı zorunlu olarak artırılmış direksiyon ücretleriyle kapatabilir. Bu durumun da “fiyatları düşürmek yerine artırma riski” taşıdığı ifade ediliyor.
Auto Club Europa (ACE) uzmanları ise reformda özellikle şeffaflık adımlarını olumlu buluyor. Sürücü kurslarının fiyat ve başarı oranlarını merkezi bir sistemde açıklaması, tüketici açısından avantaj olarak değerlendiriliyor. Ancak ACE, özel sürüş eğitimine geçiş için planlanan minimum uygulama süresinin yetersiz olabileceği görüşünde.
Reformun 2027 yılı başında yürürlüğe girmesi bekleniyor. Ancak uzmanlara göre, her öğrenci için maliyetin gerçekten düşeceğine dair kesin bir garanti bulunmuyor. Araç ve aile desteği imkânı olmayan adaylar için sistemin daha pahalı hale gelme ihtimali de gündemde.
MGK Bildirisi: KKTC'nin hak ve menfaatlerine halel getirecek ve Doğu Akdeniz’deki barış ortamını zedeleyecek herhangi bir oldubittiye müsaade edilmeyecek
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Milli Güvenlik Kurulu toplantısının ardından yapılan açıklamada, Türkiye'nin Kıbrıs Türklerinin güvenliği, huzuru ve refahı için uluslararası hukuk çerçevesinde her türlü tedbiri almaya muktedir ve kararlı olduğu vurgulandı. KKTC'nin hak ve menfaatlerine halel getirecek ve Doğu Akdeniz'deki barış ortamını zedeleyecek herhangi bir oldubittiye müsaade edilmeyeceği kaydedildi.
18 Haziran 2026 20:00

(ANKARA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Milli Güvenlik Kurulu toplantısının ardından yapılan açıklamada, Türkiye'nin Kıbrıs Türklerinin güvenliği, huzuru ve refahı için uluslararası hukuk çerçevesinde her türlü tedbiri almaya muktedir ve kararlı olduğu vurgulandı. KKTC'nin hak ve menfaatlerine halel getirecek ve Doğu Akdeniz'deki barış ortamını zedeleyecek herhangi bir oldubittiye müsaade edilmeyeceği kaydedildi.
Milli Güvenlik Kurulu, bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Toplantıya ilişkin bildiri, İletişim Başkanlığınca paylaşıldı. Bildiride şunlar kaydedildi:
"1. PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ terör örgütleri başta olmak üzere millî birlik ve beraberliğimiz ile bekamıza yönelik her türlü tehdit ve tehlikeye karşı yurt içinde ve yurt dışında azim, kararlılık ve başarıyla yürütülen faaliyetler ile son dönemde meydana gelen uluslararası gelişmeler hakkında Kurula bilgi sunulmuştur.
2. Ülkemizin ve bölgemizin istikbali bakımından kritik önem taşıyan Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine ulaşılması maksadıyla yürütülen çalışmalar değerlendirilmiş; milletimizi ve komşularımızı terörün ağır yükünden kurtarma yönündeki güçlü irade teyit edilmiştir.
3. Organize suçlarla mücadele kapsamında gerçekleştirilen operasyonlar ele alınmış; başta çocuklarımız ve gençlerimiz olmak üzere tüm vatandaşlarımızın huzur ve güvenliğinin mutlak surette muhafazası hedefiyle atılan adımların kararlı bir şekilde sürdürüleceğinin altı çizilmiştir.
4. Türkiye’nin garantör ülke sıfatıyla; Kıbrıs Türklerinin güvenliği, huzuru ve refahı için uluslararası hukuk çerçevesinde her türlü tedbiri almaya muktedir ve kararlı olduğu vurgulanarak; KKTC’nin hak ve menfaatlerine halel getirecek ve Doğu Akdeniz’deki barış ortamını zedeleyecek herhangi bir oldubittiye müsaade edilmeyeceği kaydedilmiştir.
5. İran ile ABD arasında mutabakata varılmasından duyulan memnuniyet dile getirilerek, sürecin akamete uğratılmamasının önemine dikkat çekilmiş; Türkiye’nin, bölgede kalıcı barış ve istikrarın sağlanması yönündeki çabalara etkin katkı sunmayı sürdüreceği belirtilmiştir.
6. Suriye’de barış, istikrar ve huzurun tesisi kapsamında katedilen mesafenin memnuniyetle karşılandığı ifade edilmiş; Suriye’nin birlik ve bütünlüğünün tahkimi ile kalkınmasına yönelik gayretlere olan desteğimizin devam edeceğinin altı çizilmiştir.
7. Gazze’deki ateşkes ihlallerini, Batı Şeria’daki yerleşimci terörünü ve Doğu Kudüs ile Mescid-i Aksa’nın statüsüne yönelik saldırılarını sürdüren ve Lübnan’ın egemenliği ile toprak bütünlüğüne kasteden İsrail Yönetimi’nin mütecaviz eylemlerinin, bölgede barış ve istikrarın tesisine yönelik gayretlere menfi tesir ettiği belirtilmiştir.
Uluslararası toplum, İsrail Yönetimi’nin evrensel insani değerleri ve uluslararası hukuku hiçe sayan ısrarlı tutumu karşısında ilkeli bir duruş sergilemeye davet edilmiştir.
8. Irak’la her alanda tesis edilen stratejik nitelikli iş birliğinin, yeni Irak Hükûmetiyle de sürdürülmesine yönelik güçlü irademiz teyit edilmiş; Irak’taki istikrar ve güvenlik ortamının muhafazasına olan desteğimiz vurgulanmıştır.
9. Rusya-Ukrayna Savaşı’nda son durum ele alınmış; çatışmaların tırmanmasının ve başta Karadeniz olmak üzere mücavir bölgelere yayılmasının mesuliyetini taşıyan taraflara, adil ve kalıcı bir barış için bir an evvel adım atma çağrısında bulunulmuştur.
10. Afrika kıtası genelindeki gelişmelerin seyri değerlendirilmiş; Türkiye’nin, dost ve kardeş Afrika ülkelerinin egemenliği ve toprak bütünlüğünün muhafazası ile kıtada barış, istikrar ve refahın sağlanmasına yönelik desteğini sürdüreceği kaydedilmiştir.
11. Güney Kafkasya’da barış, istikrar ve iş birliğinin kuvvetlendirilmesi doğrultusunda kaydedilen güncel gelişmeler ele alınmıştır.
Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunulur."