Haber: İlhan Baba
(BERLİN)-Almanya’da ehliyet maliyetlerini düşürmek amacıyla hazırlanan sürücü belgesi reformu kabineden geçti. Dijital teori eğitimi, sadeleştirilen sınav sistemi ve özel eşli sürüş uygulaması öngören düzenleme, sürücü kursları ve uzmanlar tarafından “fiyatları düşürmek yerine artırabilir” endişesiyle tartışılıyor.
Almanya’da Ulaştırma Bakanı Patrick Schnieder tarafından hazırlanan ve kabinede kabul edilen kapsamlı sürücü belgesi reformu, ülkede büyük tartışma yarattı. Reformun amacı, uzun yıllardır ortalama 3400 euroya kadar çıkan B sınıfı ehliyet maliyetini düşürmek. Ancak hem sürücü kursları hem de sektör temsilcileri, düzenlemenin ters etki yaratabileceği uyarısında bulunuyor.
Yeni düzenlemeyle birlikte teorik eğitimde köklü değişiklikler planlanıyor. Derslerin sınıf ortamında zorunlu olarak yapılması şartı kaldırılacak. Adaylar, mobil uygulamalar üzerinden sınava hazırlanabilecek. Ayrıca 1100’ü aşkın soru sayısının yaklaşık üçte bir oranında azaltılması öngörülüyor.
Bürokrasinin azaltılması kapsamında sürücü kurslarının fiziksel derslik bulundurma zorunluluğu kaldırılacak ve belge yükümlülükleri hafifletilecek. Pratik sınavda da değişiklikler var. Zorunlu sürüş senaryoları sadeleştirilerek sadece şehir dışı, otoyol ve gece sürüşü temel alınacak. Sınav süresi ise 30 dakikadan 25 dakikaya indirilecek. Ayrıca “özel eşli eğitim” sistemi geri getiriliyor. Adaylar, belirli şartları sağlayan yakınlarıyla birlikte özel araç kullanarak deneyim kazanabilecek.
Kabinede kabul edilen kapsamlı sürücü belgesi reformuna, sürücü kursları ve meslek birlikleri reforma temkinli yaklaşıyor. Almanya Eğitmenleri Dernekleri Birliği ve Alman Sürüş Eğitmenleri Akademisi, dijitalleşmenin her teorik dersi karşılayamayacağını savunarak, bunun pratik eğitim ihtiyacını artırabileceğini belirtiyor. Kuruluşlara göre, gelir kaybı yaşayan kurslar bu açığı zorunlu olarak artırılmış direksiyon ücretleriyle kapatabilir. Bu durumun da “fiyatları düşürmek yerine artırma riski” taşıdığı ifade ediliyor.
Auto Club Europa (ACE) uzmanları ise reformda özellikle şeffaflık adımlarını olumlu buluyor. Sürücü kurslarının fiyat ve başarı oranlarını merkezi bir sistemde açıklaması, tüketici açısından avantaj olarak değerlendiriliyor. Ancak ACE, özel sürüş eğitimine geçiş için planlanan minimum uygulama süresinin yetersiz olabileceği görüşünde.
Reformun 2027 yılı başında yürürlüğe girmesi bekleniyor. Ancak uzmanlara göre, her öğrenci için maliyetin gerçekten düşeceğine dair kesin bir garanti bulunmuyor. Araç ve aile desteği imkânı olmayan adaylar için sistemin daha pahalı hale gelme ihtimali de gündemde.
Almanya’da ehliyet reformu tartışması

Kurtulmuş'tan "Terörsüz Türkiye raporu" açıklaması: "Siyaset üzerine düşen sorumluluğu yerine getirecek"
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu'nun gereğini yerine getirmek için siyasetin üzerine düşen sorumluluğu yerine getireceğini belirterek, "İnşallah en kısa zamanda bu meseleyi de hallederek Türkiye'nin önündeki en önemli sorunu aşmış olacağız" dedi.
02 Haziran 2026 01:15

(HELSİNKİ) - TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu'nun gereğini yerine getirmek için siyasetin üzerine düşen sorumluluğu yerine getireceğini belirterek, "İnşallah en kısa zamanda bu meseleyi de hallederek Türkiye'nin önündeki en önemli sorunu aşmış olacağız" dedi.
Kurtulmuş, resmi ziyaret gerçekleştirdiği Finlandiya'nın başkenti Helsinki'de, Türk toplumu temsilcileri ve Finlandiya'daki Tatar toplumunun çatı kuruluşu Finlandiya İslam Cemaati temsilcileriyle ayrı ayrı bir araya geldi.
İslam (Türk-Tatar) Cemaati Merkezinde Tatar toplumuyla gerçekleşen görüşmede Kurtulmuş, Finlandiya'da Tatar toplumunun varlığının, 18 bin civarındaki Türk vatandaşının Türkiye ile Finlandiya arasındaki ilişkileri kuvvetlendiren önemli bir köprü olduğunu belirtti.
Finlandiya ile her alanda iş birliğini güçlendirmeyi arzuladıklarını ifade eden Kurtulmuş, Helsinki’de Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Finlandiya Parlamentosu (Eduskunta) Başkanı Jussi Halla-Aho ve Finlandiya Dışişleri Bakanı Elina Valtonen ile yapacakları görüşmelerin, başkentteki diğer programlarının Türkiye-Finlandiya ilişkilerine olumlu katkı sağlaması temennisinde bulundu.
Tatar toplumunun Finlandiya’da huzur içerisinde yaşamasından memnuniyet duyduklarını söyleyen Kurtulmuş, "Türkiye olarak biz her zaman hem Finlandiya'daki hem dünyanın diğer yerlerindeki Tatar kardeşlerimizle çok yakın bir ilişki içerisindeyiz. Şartlar ne olursa olsun, iyi günde kötü günde her zaman Tatarların yanındayız, dostuyuz, kardeşiyiz, aynı ailenin mensuplarıyız. Bunu bundan sonraki süreçlerde de titizlikle devam ettireceğiz ve her zaman sizlerin güzel haberlerinizi duymayı arzu ediyoruz" diye konuştu.
"ÇOK MERKEZLİLİĞİN GEÇERLİ OLDUĞU YENİ BİR DÜNYANIN KURULMAKTA OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ"
TBMM Başkanı Kurtulmuş, daha sonra Türk toplumu temsilcileriyle bir araya gelerek görüş ve önerilerini dinledi, sorularını yanıtladı.
Kurtulmuş, Finlandiya’da Türk toplumuyla bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirterek, Finlandiya’daki Türklerin ülkelerindeki gelişmeleri yakından takip ettiklerini bildiklerini, Türkiye’nin uluslararası alanda itibarının güçlenmesi için her alanda çaba gösterdiklerini anlattı.
Türkiye’nin, bölgesindeki birçok alt üst oluşlara rağmen bir istikrar adası haline geldiğini belirten Kurtulmuş, çatışma bölgelerindeki arabuluculuk rolüyle de Türkiye’nin, sözüne itibar edilen bir ülke konumunda olduğunu kaydetti. Kurtulmuş, milli savunma, sanayi başta olmak üzere uluslararası alanda Türkiye’nin gerçekleştirdiği atılımlarla dikkatleri üzerine çektiğini ifade etti.
Dünyada bu kadar çok gerilimin, çatışmanın, türbülansın yaşanmasının sebebinin yeni bir dönemin başlayacağının işareti olduğunu dile getiren Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dünya bundan sonra nasıl şekillenirse şekillensin ne iki kutuplu ne tek kutuplu dünya olacak. Bundan sonra çok merkezliliğin geçerli olduğu yeni bir dünyanın kurulmakta olduğunu görüyoruz ve yeni ülkeler, yeni bölgeler, yeni güç merkezleri, dünyada adından söz edilen yeni merkezlerin ortaya çıkmasının muhtemel olduğu bir döneme girdik. Çok kuvvetle muhtemeldir ki bu ülkelerden birisi de Türkiye’dir. Türkiye bundan sonraki çok merkezli dünya sisteminin kurucu öğelerinden birisi olmaya aday bir ülkedir. Cenab-ı Allah, Türkiye’nin gücünü, kuvvetini, kudretini artırsın, Türkiye’nin sahip olduğu bu istikrarı daha da pekiştirebilmek için gücümüzü, kuvvetimizi artırsın. Türkiye’nin en büyük gücü, millet olarak birlik ve beraberliğimizdir. Türkiye’de farklı etnik kökenlerden insanlar bir aradayız. Dolayısıyla bizim bu farklılıklar içerisinde bir arada yaşama kabiliyetimizi artırarak yolumuza devam edeceğiz. Aramızdaki bu farklılıkların hiçbirisini, bir ayrılık, ayrıştırma vesilesi olarak asla kabul etmeyeceğiz. Hepimizin eşit, özgür yurttaşlar olduğu, birinci sınıf insanlar olduğu bir Türkiye’nin inşa edilmesi için canla başla gayret ediyoruz."
"ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEM, TÜRKİYE'NİN ÖNLEMEZ YÜKSELİŞİNE ŞAHİT OLACAĞIMIZ BİR DÖNEMDİR"
Türkiye’nin bir diğer önemli gücünün de "millet varlığı" olduğunu aktaran Kurtulmuş, bu millet varlığının her gün biraz daha güçlendiğini görmekten memnuniyet duyduklarını kaydetti.
Kurtulmuş, Türkiye’yi daha güçlü hale getirmek için mücadele edeceklerini belirterek, "Dünyanın birçok yerindeki kardeşlerimizi, dostlarımızı, bizi sevenleri, bizim sevdiklerimizi, aynı fikir, aynı gönül coğrafyasına sahip olduğumuz çok sayıda insanla irtibat içerisinde olmayı başarıyoruz. Türkiye’nin artan gücü, Allah’ın izniyle önümüzdeki dönemlerde de devam edecek. Şunu çok açıklıkla söylemek isterim ki önümüzdeki dönem, Türkiye’nin önlemez yükselişine şahit olacağımız bir dönemdir. Bunun emarelerini şimdiden görüyoruz. Yurt dışındaki Türk vatandaşlarının varlığı da gücümüzü artıran en önemli unsurlarımızdan birisidir" diye konuştu.
"ARAMIZA SOKULMAK İSTENEN FİTNE FESADIN TAMAMIYLA ORTADAN KALDIRILDIĞINA HEP BİRLİKTE ŞAHİT OLACAĞIZ"
Türkiye içinde birlik ve beraberliğin artırılması, terörün sona erdirilmesi, barış ve kardeşliğin sağlanması, etnik kökende bölücülüğün, ayrımcılığın ortadan kaldırılması için son zamanlarda büyük bir gayretle Terörsüz Türkiye sürecini yürüttüklerini ifade eden Kurtulmuş, Meclis’te bütün siyasi partilerin ortak fikirleriyle oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, şunları kaydetti:
"Hiçbir insanın teröre kaybedilmediği, hiçbir kimsenin kendisini ayrı ya da ikinci sınıf vatandaş hissetmediği bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız. Aramıza sokulmak istenen fitne fesadın tamamıyla ortadan kaldırıldığına hep birlikte şahit olacağız. Milli birliğimiz, aynı vatanın, aynı kültürün, aynı inancın, aynı geçmişin bir parçası olarak aynı istikbalin ortakları olmayı sürdüreceğiz. Bunun için de gayretle Türkiye’deki bu süreci bitirmek için mücadele ediyoruz. Ümit ediyorum ki en kısa süre içerisinde başarıyla da o süreci tamamlayarak Cumhuriyetimizin ilk asrının yarısına mal olmuş olan, on binlerce insanımızın canına mal olan ve en az 2,5 trilyon dolarlık büyük bir kayba neden olan bu meseleyi de geride bırakmış olacağız."
Komisyon çalışmalarının sonucunda bir raporun ortaya konulduğunu hatırlatan Kurtulmuş, "Onun gereğini yerine getirmek için siyaset üzerine düşen sorumluluğu yerine getirecek ve inşallah en kısa zamanda bu meseleyi de hallederek Türkiye’nin önündeki en önemli sorunu aşmış olacağız" dedi.
Görüşmelerde, Türkiye-Finlandiya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Tuğba Işık Ercan, AK Parti Konya Milletvekili Abdullah Ağralı, TBMM İdare Amiri ve DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, TBMM İdare Amiri ve MHP Gaziantep Milletvekili Sermet Atay, CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar, AK Parti Mardin Milletvekili Faruk Kılıç ile Türkiye’nin Helsinki Büyükelçisi Deniz Çakar da yer aldı.
En çok okunanlar
Almanya’da ehliyet reformu tartışması

Haber: İlhan Baba
(BERLİN)-Almanya’da ehliyet maliyetlerini düşürmek amacıyla hazırlanan sürücü belgesi reformu kabineden geçti. Dijital teori eğitimi, sadeleştirilen sınav sistemi ve özel eşli sürüş uygulaması öngören düzenleme, sürücü kursları ve uzmanlar tarafından “fiyatları düşürmek yerine artırabilir” endişesiyle tartışılıyor.
Almanya’da Ulaştırma Bakanı Patrick Schnieder tarafından hazırlanan ve kabinede kabul edilen kapsamlı sürücü belgesi reformu, ülkede büyük tartışma yarattı. Reformun amacı, uzun yıllardır ortalama 3400 euroya kadar çıkan B sınıfı ehliyet maliyetini düşürmek. Ancak hem sürücü kursları hem de sektör temsilcileri, düzenlemenin ters etki yaratabileceği uyarısında bulunuyor.
Yeni düzenlemeyle birlikte teorik eğitimde köklü değişiklikler planlanıyor. Derslerin sınıf ortamında zorunlu olarak yapılması şartı kaldırılacak. Adaylar, mobil uygulamalar üzerinden sınava hazırlanabilecek. Ayrıca 1100’ü aşkın soru sayısının yaklaşık üçte bir oranında azaltılması öngörülüyor.
Bürokrasinin azaltılması kapsamında sürücü kurslarının fiziksel derslik bulundurma zorunluluğu kaldırılacak ve belge yükümlülükleri hafifletilecek. Pratik sınavda da değişiklikler var. Zorunlu sürüş senaryoları sadeleştirilerek sadece şehir dışı, otoyol ve gece sürüşü temel alınacak. Sınav süresi ise 30 dakikadan 25 dakikaya indirilecek. Ayrıca “özel eşli eğitim” sistemi geri getiriliyor. Adaylar, belirli şartları sağlayan yakınlarıyla birlikte özel araç kullanarak deneyim kazanabilecek.
Kabinede kabul edilen kapsamlı sürücü belgesi reformuna, sürücü kursları ve meslek birlikleri reforma temkinli yaklaşıyor. Almanya Eğitmenleri Dernekleri Birliği ve Alman Sürüş Eğitmenleri Akademisi, dijitalleşmenin her teorik dersi karşılayamayacağını savunarak, bunun pratik eğitim ihtiyacını artırabileceğini belirtiyor. Kuruluşlara göre, gelir kaybı yaşayan kurslar bu açığı zorunlu olarak artırılmış direksiyon ücretleriyle kapatabilir. Bu durumun da “fiyatları düşürmek yerine artırma riski” taşıdığı ifade ediliyor.
Auto Club Europa (ACE) uzmanları ise reformda özellikle şeffaflık adımlarını olumlu buluyor. Sürücü kurslarının fiyat ve başarı oranlarını merkezi bir sistemde açıklaması, tüketici açısından avantaj olarak değerlendiriliyor. Ancak ACE, özel sürüş eğitimine geçiş için planlanan minimum uygulama süresinin yetersiz olabileceği görüşünde.
Reformun 2027 yılı başında yürürlüğe girmesi bekleniyor. Ancak uzmanlara göre, her öğrenci için maliyetin gerçekten düşeceğine dair kesin bir garanti bulunmuyor. Araç ve aile desteği imkânı olmayan adaylar için sistemin daha pahalı hale gelme ihtimali de gündemde.
Kurtulmuş'tan "Terörsüz Türkiye raporu" açıklaması: "Siyaset üzerine düşen sorumluluğu yerine getirecek"
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu'nun gereğini yerine getirmek için siyasetin üzerine düşen sorumluluğu yerine getireceğini belirterek, "İnşallah en kısa zamanda bu meseleyi de hallederek Türkiye'nin önündeki en önemli sorunu aşmış olacağız" dedi.
02 Haziran 2026 01:15

(HELSİNKİ) - TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu'nun gereğini yerine getirmek için siyasetin üzerine düşen sorumluluğu yerine getireceğini belirterek, "İnşallah en kısa zamanda bu meseleyi de hallederek Türkiye'nin önündeki en önemli sorunu aşmış olacağız" dedi.
Kurtulmuş, resmi ziyaret gerçekleştirdiği Finlandiya'nın başkenti Helsinki'de, Türk toplumu temsilcileri ve Finlandiya'daki Tatar toplumunun çatı kuruluşu Finlandiya İslam Cemaati temsilcileriyle ayrı ayrı bir araya geldi.
İslam (Türk-Tatar) Cemaati Merkezinde Tatar toplumuyla gerçekleşen görüşmede Kurtulmuş, Finlandiya'da Tatar toplumunun varlığının, 18 bin civarındaki Türk vatandaşının Türkiye ile Finlandiya arasındaki ilişkileri kuvvetlendiren önemli bir köprü olduğunu belirtti.
Finlandiya ile her alanda iş birliğini güçlendirmeyi arzuladıklarını ifade eden Kurtulmuş, Helsinki’de Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Finlandiya Parlamentosu (Eduskunta) Başkanı Jussi Halla-Aho ve Finlandiya Dışişleri Bakanı Elina Valtonen ile yapacakları görüşmelerin, başkentteki diğer programlarının Türkiye-Finlandiya ilişkilerine olumlu katkı sağlaması temennisinde bulundu.
Tatar toplumunun Finlandiya’da huzur içerisinde yaşamasından memnuniyet duyduklarını söyleyen Kurtulmuş, "Türkiye olarak biz her zaman hem Finlandiya'daki hem dünyanın diğer yerlerindeki Tatar kardeşlerimizle çok yakın bir ilişki içerisindeyiz. Şartlar ne olursa olsun, iyi günde kötü günde her zaman Tatarların yanındayız, dostuyuz, kardeşiyiz, aynı ailenin mensuplarıyız. Bunu bundan sonraki süreçlerde de titizlikle devam ettireceğiz ve her zaman sizlerin güzel haberlerinizi duymayı arzu ediyoruz" diye konuştu.
"ÇOK MERKEZLİLİĞİN GEÇERLİ OLDUĞU YENİ BİR DÜNYANIN KURULMAKTA OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ"
TBMM Başkanı Kurtulmuş, daha sonra Türk toplumu temsilcileriyle bir araya gelerek görüş ve önerilerini dinledi, sorularını yanıtladı.
Kurtulmuş, Finlandiya’da Türk toplumuyla bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirterek, Finlandiya’daki Türklerin ülkelerindeki gelişmeleri yakından takip ettiklerini bildiklerini, Türkiye’nin uluslararası alanda itibarının güçlenmesi için her alanda çaba gösterdiklerini anlattı.
Türkiye’nin, bölgesindeki birçok alt üst oluşlara rağmen bir istikrar adası haline geldiğini belirten Kurtulmuş, çatışma bölgelerindeki arabuluculuk rolüyle de Türkiye’nin, sözüne itibar edilen bir ülke konumunda olduğunu kaydetti. Kurtulmuş, milli savunma, sanayi başta olmak üzere uluslararası alanda Türkiye’nin gerçekleştirdiği atılımlarla dikkatleri üzerine çektiğini ifade etti.
Dünyada bu kadar çok gerilimin, çatışmanın, türbülansın yaşanmasının sebebinin yeni bir dönemin başlayacağının işareti olduğunu dile getiren Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dünya bundan sonra nasıl şekillenirse şekillensin ne iki kutuplu ne tek kutuplu dünya olacak. Bundan sonra çok merkezliliğin geçerli olduğu yeni bir dünyanın kurulmakta olduğunu görüyoruz ve yeni ülkeler, yeni bölgeler, yeni güç merkezleri, dünyada adından söz edilen yeni merkezlerin ortaya çıkmasının muhtemel olduğu bir döneme girdik. Çok kuvvetle muhtemeldir ki bu ülkelerden birisi de Türkiye’dir. Türkiye bundan sonraki çok merkezli dünya sisteminin kurucu öğelerinden birisi olmaya aday bir ülkedir. Cenab-ı Allah, Türkiye’nin gücünü, kuvvetini, kudretini artırsın, Türkiye’nin sahip olduğu bu istikrarı daha da pekiştirebilmek için gücümüzü, kuvvetimizi artırsın. Türkiye’nin en büyük gücü, millet olarak birlik ve beraberliğimizdir. Türkiye’de farklı etnik kökenlerden insanlar bir aradayız. Dolayısıyla bizim bu farklılıklar içerisinde bir arada yaşama kabiliyetimizi artırarak yolumuza devam edeceğiz. Aramızdaki bu farklılıkların hiçbirisini, bir ayrılık, ayrıştırma vesilesi olarak asla kabul etmeyeceğiz. Hepimizin eşit, özgür yurttaşlar olduğu, birinci sınıf insanlar olduğu bir Türkiye’nin inşa edilmesi için canla başla gayret ediyoruz."
"ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEM, TÜRKİYE'NİN ÖNLEMEZ YÜKSELİŞİNE ŞAHİT OLACAĞIMIZ BİR DÖNEMDİR"
Türkiye’nin bir diğer önemli gücünün de "millet varlığı" olduğunu aktaran Kurtulmuş, bu millet varlığının her gün biraz daha güçlendiğini görmekten memnuniyet duyduklarını kaydetti.
Kurtulmuş, Türkiye’yi daha güçlü hale getirmek için mücadele edeceklerini belirterek, "Dünyanın birçok yerindeki kardeşlerimizi, dostlarımızı, bizi sevenleri, bizim sevdiklerimizi, aynı fikir, aynı gönül coğrafyasına sahip olduğumuz çok sayıda insanla irtibat içerisinde olmayı başarıyoruz. Türkiye’nin artan gücü, Allah’ın izniyle önümüzdeki dönemlerde de devam edecek. Şunu çok açıklıkla söylemek isterim ki önümüzdeki dönem, Türkiye’nin önlemez yükselişine şahit olacağımız bir dönemdir. Bunun emarelerini şimdiden görüyoruz. Yurt dışındaki Türk vatandaşlarının varlığı da gücümüzü artıran en önemli unsurlarımızdan birisidir" diye konuştu.
"ARAMIZA SOKULMAK İSTENEN FİTNE FESADIN TAMAMIYLA ORTADAN KALDIRILDIĞINA HEP BİRLİKTE ŞAHİT OLACAĞIZ"
Türkiye içinde birlik ve beraberliğin artırılması, terörün sona erdirilmesi, barış ve kardeşliğin sağlanması, etnik kökende bölücülüğün, ayrımcılığın ortadan kaldırılması için son zamanlarda büyük bir gayretle Terörsüz Türkiye sürecini yürüttüklerini ifade eden Kurtulmuş, Meclis’te bütün siyasi partilerin ortak fikirleriyle oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, şunları kaydetti:
"Hiçbir insanın teröre kaybedilmediği, hiçbir kimsenin kendisini ayrı ya da ikinci sınıf vatandaş hissetmediği bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız. Aramıza sokulmak istenen fitne fesadın tamamıyla ortadan kaldırıldığına hep birlikte şahit olacağız. Milli birliğimiz, aynı vatanın, aynı kültürün, aynı inancın, aynı geçmişin bir parçası olarak aynı istikbalin ortakları olmayı sürdüreceğiz. Bunun için de gayretle Türkiye’deki bu süreci bitirmek için mücadele ediyoruz. Ümit ediyorum ki en kısa süre içerisinde başarıyla da o süreci tamamlayarak Cumhuriyetimizin ilk asrının yarısına mal olmuş olan, on binlerce insanımızın canına mal olan ve en az 2,5 trilyon dolarlık büyük bir kayba neden olan bu meseleyi de geride bırakmış olacağız."
Komisyon çalışmalarının sonucunda bir raporun ortaya konulduğunu hatırlatan Kurtulmuş, "Onun gereğini yerine getirmek için siyaset üzerine düşen sorumluluğu yerine getirecek ve inşallah en kısa zamanda bu meseleyi de hallederek Türkiye’nin önündeki en önemli sorunu aşmış olacağız" dedi.
Görüşmelerde, Türkiye-Finlandiya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Tuğba Işık Ercan, AK Parti Konya Milletvekili Abdullah Ağralı, TBMM İdare Amiri ve DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, TBMM İdare Amiri ve MHP Gaziantep Milletvekili Sermet Atay, CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar, AK Parti Mardin Milletvekili Faruk Kılıç ile Türkiye’nin Helsinki Büyükelçisi Deniz Çakar da yer aldı.