Türkiye’den başlayarak Avrupa’da biten ‘Aeneas Kültür Rotası’nın sertifika töreni, dün yapıldı. Avrupa Konseyi’nin onayını alan kültür rotasının sertifikası, Avrupa Konseyi Kültür Rotaları Enstitüsü Direktörü ve İcra Kurulu Sekreteri Stefano Dominioni tarafından Edremit Belediye Başkanı Selman Hasan Arslan’a takdim edildi.
Edremit Belediyesi, dün Fransa’nın Strasbourg kentinde toplanan Avrupa Konseyi Kültür Rotalarına İlişkin Genişletilmiş Kısmi Anlaşma (EPA) Genel Kurulu’na sunum yaptı. Sunumun ardından, 17 proje arasında 35 ülkenin oy birliğiyle ilk sırayı alan Aeneas Kültür Rotası projesinin sertifikası, Edremit Belediyesi’ne verildi.
Akdeniz’de beş ülkeyi kapsayan Aeneas Kültür Rotası’nın Türkiye sertifika töreni ile ‘Aeneas’ın İzinde’ kapanış toplantısı, Balıkesir’in Edremit ilçesinde yapıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Başkan Selman Hasar Arslan, şunları söyledi:
“Kentimizin kültürel gelişimine ve turizmine büyük katkı sağlayacağına inandığımız projemizin tescil sertifika töreninde, Türkiye’de bir ilk olmayı başarmanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz.
Aeneas, İda’nın ağaçlarından gemiler yaptı. O gemiler onu Roma İmparatorluğu’nun kuruluşuna taşıdı. Yıllar sonra Fatih Sultan Mehmet’in de İda’nın ağaçlarından gemiler yaptığını görürüz.
Bilirsiniz, medeniyetler su havzalarında kurulmuştur. Ama dağlarında etkisi çok büyüktür. Mesela, bir Japon için Fuji Dağı kutsaldır. Nuh’un gemisinin oturduğu sanılan Ağrı Dağı özeldir. Bir Yunan için tanrılar dağı Olimpos farklıdır. İtalya’da Spartaküs ile anılan Vezüv Dağı bir kıymettir.”
Başkan Arslan, Kazdağları’na (İda Dağı) da değinerek, “Biz, projemizin başlangıcını İda Dağı’nda yaptık. Bitirişi de yine İda Dağı’nda yapıyoruz. Truva’dan kaçarken, elinde küçük oğlu ve sırtında yaşlı babasını taşıyarak tıpkı Avrupa medeniyetini kuran kahraman Aeneas gibi bizler de tarihimizi sırtımızda, geleceğimizi elimizde tutarak barış, kardeşlik ve yeni kalkınma ufuklarına doğru hep birlikte yürümeye devam edeceğiz.”
Stefano Dominioni yaptığı konuşmada, şunları belirtti:
“Bu proje kültürel anlamda karşılıklı olarak birbirimizi zenginleştirmeyi, diyaloğu teşvik ediyor. Sınır ötesi iş birliği sayesinde, ortak Avrupa mirasımızı gösteriyor. Bugün sembolik olarak çok önemli olan rotanın başlangıç noktası Antandros’tayız. Antandros’tan başlayarak Akdeniz havzasında birçok arkeolojik alanı kapsayan bu rotanın, kültürel diyalog ve yakınlaşmanın altını bir kez daha çizmek için önemli bir fırsat olduğunu düşünüyorum.”