Anka Haber Ajansı

2024 Nobel Ekonomi Ödülü sahiplerini buldu

Mahreç: ANKA HABER
14.10.2024 13:16
Güncelleme: 01.06.2026 23:17
2024 Nobel Ekonomi Ödülü sahiplerini buldu

DEM Parti Grup Toplantısı... Tuncer Bakırhan'dan CHP'ye: "Bugün rakibine yapıştırdığın etiket yarın senin yakanı tutacak elin provasıdır"

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, CHP içindeki her aktörü söylediklerinin sonuçlarını düşünmeye davet ettiklerini belirterek, "Bugün rakibine yapıştırdığın etiket yarın senin yakanı tutacak elin provasıdır. Siyaset bugünün öfkesiyle değil yarının yüzleşmesiyle yapılır. Unutmayalım ki bir partinin kapısı kırıldığında aslında siyasetin kapısı kırılır. Toplumun, siyaset kurumuna dair umut ve güveni aşınır. Tarafların buna uygun hareket etmelerini bekliyoruz. CHP'nin bu fırtınadan bütünlüklü çıkarak gemiyi limana yanaştırmasını temenni ediyoruz" dedi.

02 Haziran 2026 14:13

Aa

(TBMM) - DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, CHP içindeki her aktörü söylediklerinin sonuçlarını düşünmeye davet ettiklerini belirterek, "Bugün rakibine yapıştırdığın etiket yarın senin yakanı tutacak elin provasıdır. Siyaset bugünün öfkesiyle değil yarının yüzleşmesiyle yapılır. Unutmayalım ki bir partinin kapısı kırıldığında aslında siyasetin kapısı kırılır. Toplumun, siyaset kurumuna dair umut ve güveni aşınır. Tarafların buna uygun hareket etmelerini bekliyoruz. CHP'nin bu fırtınadan bütünlüklü çıkarak gemiyi limana yanaştırmasını temenni ediyoruz" dedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, TBMM'deki grup toplantısında Türkiye ve dünya gündemini değerlendirdi. Geçen hafta Kurban Bayramı'na tarihin en derin yoksulluğunun gölgesinde girildiğini belirten Bakırhan, "Çok iyi biliyorum. Kimileri evine bir kilo tatlı bile alamadı ya da zar zor aldı. Kimileri de bayram vesilesiyle çocuklarına bir açlık, bayram açlığı vermek istedi, veremedi. Uzatamadı bile. Bu çok büyük bir ayıptır. Dünya tarihinin en zor ekonomik krizinin tam ortasındayız" dedi.

Bakırhan, iktidarın bugüne kadar yapmıştığı planlar, programlar, projelerin birer birer çöktüğünü söyleyerek "Her seferinde bize ekonominin düzeleceğini, yoksulluğun giderileceğini, açlıkla mücadele, yoksullukla mücadele edeceklerini söylüyorlar ama maalesef bugüne kadar gerçekleşmedi. Bundan sonra gerçekleşir mi? Ona da çok emin değilim" ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE SİYASETİNİN ANAHTAR KAVRAMI DEMOKRATİK MEŞRUİYETTİR"

Türkiye'nin tarihinin en uzun ekonomik krizini yaşarken bir yandan da en sert siyasi krizlerinden birini yaşadığını kaydeden Bakırhan, CHP'de yaşananlara ilişkin şu ifadelere yer verdi:

"Ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi'ne karşı istinaf mahkemesinin verdiği mutlak butlan kararı ve genel merkezin kolluk şiddetiyle basılması bu krizin en çıplak yüzü oldu. Butlan kararı salt hukuki bir meselenin çok ötesindedir. Bu karar demokratik siyaseti dışarıdan zorla şekillendirme girişimidir. Hiç kimse bize başka hikaye anlatmasın. Demokratik siyaset dışarıdan hukuk müdahalesiyle şekillendirilmek isteniyor. Siyaseti yargı kararnamesiyle şekillendirmek demokrasiyi prosedürün arkasına saklayarak etkisizleştirmektir. Öte yandan kimse 'bu bir yargı kararıdır' diyerek 86 milyona 'cambaza bak' oyununu da oynamasın. Türkiye'de bu rejimin en yakın tanığı, sanığı ve şahidi bizleriz. Bu gelenektir. Hiçbir zaman biz cambaza bakmadık. Bundan böyle de cambaza bakmayacağımızı bir kez daha belirtmek istiyorum.

İstisnanın kural haline geldiği bir düzende tek pusula demokratik meşruiyettir. Hiçbir zaman sandığın iradesinin yargı kararnamesi ile iptal edilmesini kabul etmeyeceğiz. Kimse de bize kabul ettirmeyecek. Çok net söylüyoruz. Bizler açısından Türkiye siyasetinin anahtar kavramı demokratik meşruiyettir. Bu sebeple şunu açıkça ilan ediyoruz. İstinaf mahkemesinin verdiği karar yalnızca bir siyasi partiyi değil tüm siyaset ve sivil toplum alanının örgütlenme hakkını, demokratik yaşamı derinden tehdit etmektedir. Bu kararla siyasi partilerin ve sivil toplumun tek bir güvencesi kalmamıştır. Yargıtay derhal toplanarak bu garabete bir son vermelidir, Türkiye'de demokratik ve sivil yaşamın önünü açmalıdır. Hukuksuzluk adrese teslim ile başlar ama hiçbir zaman yerinde kalmaz. Bugün bir partinin kapısını kıran anlayış, yarın bütün siyasetin kapısına dayanır. Biz bunu geçmişte çok gördük ve deneyimledik. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi'ne giden kolluk yarın AKP'ye gider. Başka gün MHP'ye, DEVA'ya, Gelecek Partisi'ne, Saadet Partisi'ne gider. Bize zaten hep geldi. Biz o hukuksuzluğu iyi tanıyoruz. O da bizi çok iyi tanıyor. Bizim kapımızın önüne gelse de çok bir şey alamayacağını zaten sistemin kendisi de biliyor. O halde bugünün faili yarının mağduru olmak istemiyorsa rota demokrasi, pusula siyaset, teminat hukuk olmak zorundadır."

"CHP'NİN BU FIRTINADAN ÇIKARAK GEMİYİ LİMANA YANAŞTIRMASININ TEMENNİ EDİYORUZ"

Bakırhan, siyasi rekabetin başkalarının sözlüğüyle yapılmayacağını belirterek "Maalesef birileri başkalarının sözlüğüyle siyasi rekabet yapmaya çalışıyor. Bu yanlıştır. İftiralar, damgalamalar, etiketler, ahlaki mahkumiyet hükümleri... Bunlar operasyonun siyasi tarafını perdelemenin en kestirme yoludur, en ucuz yoludur. Türkiye'nin siyasi tarihinde bazı etiketler başka hiçbir suçlamayla kıyaslanmayacak bir yıkım gücü taşır. Hangi niyetle söylenirse söylensin. Bu tür ithamlar siyasi operasyonlara kapı arar. Bu yüzden CHP içindeki her aktörü, her söylediğinin sonuçlarını düşünmeye davet ediyoruz. Onun için samimiyetle uyarıyoruz. Bugün rakibine yapıştırdığın etiket yarın senin yakanı tutacak elin provasıdır. Siyaset bugünün öfkesiyle değil yarının yüzleşmesiyle yapılır. Unutmayalım ki bir partinin kapısı kırıldığında aslında siyasetin kapısı kırılır. Toplumun, siyaset kurumuna dair umut ve güveni aşınır. Tarafların buna uygun hareket etmelerini bekliyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi'nin bu fırtınadan bütünlüklü çıkarak gemiyi limana yanaştırmasını temenni ediyoruz" ifadelerini kullandı.

"YÜZ YILDIR ULUS DEVLET ANLAYIŞI ORTA DOĞU'DA DİKİŞ TUTTURAMADI"

Barış sürecinin hedefinin eşitliğin ve adaletin en yüce değer olduğu demokratik bir Türkiye'yi inşa etmekten geçtiğini söyleyen Bakırhan, "Bu süreci başarıyla ulaştırabilirsek, belki de bu yaşadığımız şeyler yaşanmayacak. Bu süreç sadece Kürtlerin sorunu değil. Sadece Kürt meselesinin çözümü değil. Bu süreç aslında Türkiye'nin demokratikleşme sorunudur. Dolayısıyla muhalefetiyle, sivil toplumuyla, demokratik kitle örgütüyle Adanalısı, Sinoplusu, Edirnelisi karşısıyla birlikte bu sürece sahip çıkarak Türkiye'yi yeni bir zemine, yeni bir noktaya taşırabiliriz. Bu yaşananlar barış sürecinde atılması gereken adımları gölgeleyecek her türlü iç gerilimi yaratır. Bu da yarar değil, zarar verir. Topluma zarar verir, sürece zarar verir, ülkenin geleceğine zarar verir" dedi.

Bakırhan, bugün Orta Doğu'nun en karanlık günlerden çıkış yolu aradığını kaydederek "Beraber izliyoruz. Bir türlü çıkamıyorlar. 100 yıl önce cetvellerle ülkeler yarattılar. Ülkelerdeki özgürlüklere, renklere, kimin nerede yaşadığına bakılmaksın tekçi inkarcı rejimler inşa ettiler. 100 yıldır bu ulus devlet anlayışı Orta Doğu'da bir türlü dikiş tutmadı. Sadece yönetimle ilgili değil, gelenle gidenle ilgili değil. Kurulurken yanlış kuruldu. Kurulurken tekçi olarak kurulduğu için Orta Doğu bir türlü yaralarını sararak demokratik bir zemine çıkamadı. Orta Doğu kendisine bir yol arıyor, bir çıkış yolu arıyor" diye konuştu.

Sürecin temel hedefinin demokratik uzlaşı, evrensel hukuk ve özgür siyaset olduğunu belirten Bakırhan, "Bu sağlandığı ölçüde bu ülkede muhafazakar, Kemalist, milliyetçi, yurtsever, devrimci, demokrat, liberal, kim ne fikirde olursa olsun demokratik rekabet ölçülerinde hukuki güvenlikle yaşayabilecek ve siyaset yapabilecektir. DEM Parti olarak fikrimiz şudur, birimizin hakkı hepimizin hakkıdır. Birimizin hukuku hepimizin hukukudur. Geçmişte birileri böyle demese de biz böyle bakıyoruz. Biz herkesin hakkını, hukukunu kendi hakkımız ve hukukumuz gibi görüyoruz. Buna hazırız ve bunun mücadelesini birlikte yürüteceğiz" ifadelerini kullandı.


Anka | 2024 Nobel Ekonomi Ödülü sahiplerini buldu