(ANKARA) - CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, limonda üretim maliyetinin altında kalan alım fiyatlarını ve narenciye ihracatındaki taşıma sorunlarını gündeme taşıdı. Ticaret Bakanlığının önergesine verdiği yanıtı değerlendiren Kış, “Bakanlığın cevabı var; fakat üreticinin kazancını koruyacak somut kararlar o cevapta yok. Biz bu kararların takipçisi olacağız. Mersin’in bereketinin üreticisinin borcuna dönüşmesine izin vermeyeceğiz” dedi.
CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış’ın, Mersin’de narenciye hasat ve ihracat sezonu sürerken, limon üreticisinin gündeminde düşük alım fiyatları, yüksek üretim maliyetleri ve dış pazarlara ulaşımda yaşanan güçlükler bulunduğunu belirttiği 10 soruluk önergesine Ticaret Bakanı Ömer Bolat yanıt vermişti.
Kış, üretici temsilcilerinin uyarılarına dikkati çekerek, Ticaret Bakanlığından üreticinin gelirini koruyacak önlemleri ve bunların uygulama takvimini açıklamasını istedi. Bakan Bolat imzasıyla gönderilen cevapta ise genel ihracat destekleri, tanıtım faaliyetleri, alternatif güzergâh çalışmaları ve Ukrayna ile ticaret anlaşmasına yer verildi.
"MERSİNLİ ÇİFTÇİ BU SEZON EMEĞİNİN KARŞILIĞINI NASIL ALACAK"
Gülcan Kış, Bolat’ın yanıtının ardından şu açıklamalarda bulundu:
“Navlun desteği sorduk, genel destekleri anlattılar. Üreticinin ürününü nasıl koruyacaklarını sorduk, somut bir tedbir açıklamadılar. Mersinli çiftçinin bir yıllık emeği, ‘değerlendiriyoruz’ cümlesine bırakılamaz. Üretici temsilcisi, alım fiyatlarının maliyeti karşılamadığını söylüyor. Çiftçi gübreye, ilaca, sulamaya, işçiliğe para harcıyor; aylarca bahçesinde çalışıyor. Hasat geldiğinde ise ürününü satıp masrafını çıkarıp çıkaramayacağını düşünüyor. Bakanlığın cevap vermesi gereken soru budur: Mersinli çiftçi bu sezon emeğinin karşılığını nasıl alacak? Üreticilerimiz yalnızca sorun anlatmadı, çözüm de önerdi. Biz de bu taleplerin hangi aşamada olduğunu sorduk. Bakanlık on soruyu tek başlık altında cevapladı. Kaç sevkiyat aksadı, ne kadar kapasite kaybedildi, hangi destek ne zaman verilecek; bunlar açıklanmadı. Üreticinin önünü görebilmesi için açık karar, yeterli kaynak ve uygulama takvimi gerekiyor.”
"MALİYET HESABI, ÇİFTÇİYİ KORUYACAK KARARA DÖNÜŞMEDİĞİ SÜRECE BAHÇEDEKİ SORUNU ÇÖZMEZ"
Tarım ve Orman Bakanlığının 30 Eylül tarihli duyurusunda, Mersin’de narenciye üretim maliyetlerinin belirlenmesine yönelik teknik toplantı yapıldığının açıklandığına dikkati çeken Kış, toplantıda ele alınan maliyetlerin sonuçlarının da kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi. Gübreleme, sulama, işçilik, hasat ve taşıma giderlerinin değerlendirildiği çalışmayı hatırlatan Kış, iki bakanlığa şu soruları yöneltti:
“Kamunun elinde maliyet çalışması varsa sonuçlarını açıklayın. Mersin’de limonun, mandalinanın, portakalın kilogram başına üretim maliyetini ne kadar hesapladınız? Bu maliyetlerle bahçedeki alım fiyatlarını karşılaştırdınız mı? Üretici maliyetinin altında satış yapmak zorunda kalıyorsa hangi önlemi devreye sokacaksınız? Maliyet hesabı, çiftçiyi koruyacak karara dönüşmediği sürece bahçedeki sorunu çözmez.”
Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliğinin açıkladığı dokuz aylık verilerde, ihracat artışı bulunduğunu belirten Kış, toplam ihracat gelirinin yeni hasat dönemindeki üretici fiyatlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Aynı Birliğin Karadeniz’de güvenli ticaret koridoru oluşturulması çağrısı yaptığına işaret eden Kış, “İhracatın artması ülkemiz için değerlidir. Ancak ihracat tablosundaki artış, çiftçinin cebine ne kaldığını tek başına göstermiyor. Üreticinin maliyeti, satış fiyatı ve borcu da o tablonun yanında görülmelidir. Mersin’in ihracattaki gücünü sürdürebilmesi için önce üreticisinin ayakta kalması gerekir” ifadesini kullandı.
"KAPATİSTE, MALİYET VE KAMUNUN SAĞLAYACAĞI DESTEK AÇIKLANMALI"
Arkas’ın 30 Ekim tarihli açıklamasında, Mersin ile St. Petersburg arasında yıl sonuna kadar iki gemiyle çalışılması planlanan servise ilişkin bilgi verildiğini belirten Kış, alternatif deniz bağlantılarının geliştirilmesini önemli bulduğunu ifade etti. Kış, bu gelişmenin üretici ve ihracatçı açısından somut sonuçlarının izlenmesi gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:
“Yeni bağlantının sezonun ihtiyacını ne ölçüde karşılayacağını, taşıma maliyetini nasıl etkileyeceğini görmek istiyoruz. Kaç ton ürün taşınabilecek, seferler hangi sıklıkla yapılacak, küçük üretici ve ihracatçı bu imkândan nasıl yararlanacak? Bakanlık, özellikle sorduğumuz bu hat hakkında önerge cevabında bilgi vermedi. Şimdi kapasiteyi, maliyeti ve kamunun sağlayacağı desteği açıklamalıdır.”
Bakanlığın bilgilendirmesine göre, anlaşmanın 1 Ekim’de yürürlüğe girdiğini, mal ticaretine ilişkin gümrük vergisi indirimlerinin ise 1 Ocak 2027’de uygulanmaya başlayacağını belirten Kış, “Anlaşmanın bugünkü taşıma sorununa, navlun maliyetine ve üreticinin satış fiyatına katkısı nedir? Hasat takvimi ilerliyor. Çiftçinin ödemeleri beklemiyor. Bu sezonun ürününü ve üreticisini koruyacak kararların şimdi açıklanması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Kış, Bakanlıklara üretim maliyetlerini yayımlama, sevkiyat kayıplarını açıklama, navlun desteği konusunda karar verme ve üretici örgütleriyle birlikte takvimli bir çalışma yürütme çağrısında bulunarak, şunları kaydetti:
“Bu mesele bahçeden limana kadar Mersin’in meselesidir. Üreticinin kazanamadığı yerde tarım işçisi, nakliyeci, paketleme tesisi ve esnaf da etkilenir. Mersinli çiftçi üretmekten vazgeçmesin diye emeğinin karşılığını güvence altına almak zorundayız. Bakanlığın cevabı var; fakat üreticinin kazancını koruyacak somut kararlar o cevapta yok. Biz bu kararların takipçisi olacağız. Mersin’in bereketinin üreticisinin borcuna dönüşmesine izin vermeyeceğiz."
