(TBMM) - CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "Çiftçi için girdi maliyeti artı makul bir kâr sağlayamazsak çiftçi refahını sağlayamayız. Çiftçi refahını sağlayamazsak üretim desenindeki değişmelerden dolayı dışa bağımlılığımız artar, sorunlar katlanır ve Türkiye gıda açısından riskli bir sürece yuvarlanır. Bu yıl ürün var, alım fiyatı yok. Girdi maliyeti artıyor, çiftçiye, üreticiye gerekli alım fiyatı verilmiyor. Taban fiyatı uygulaması olmadığı için de bu kez tüccar devreye giriyor. Tüccar daha düşük fiyata, peşin fiyatına ürün alıyor" dedi.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında sözlerine basın özgürlüğünün önemine işaret ederek başladı. Gürer, "Gazetecilerin tutuklanması, ev hapsi verilmesi, yayınların durdurulması, kayyum atanması, basının haber verme özgürlüğünün sınırlanması kabul edilemez. Düşüncelerinden dolayı da hiç kimsenin tutuklanmasının doğru olmadığını ifade etmek istiyorum" ifadelerini kullandı.
Ülkenin yoğun gündemi arasında tarım ürünlerinin alım fiyatlarının art arda açıklandığını, çeltik ve şeker pancarıyla ilgili yapılan açıklamaların üreticilerin beklentilerinin altında kaldığını söyleyen Gürer, girdi maliyetindeki artışa işaret etti. Çeltik ve şeker pancarında alım fiyatlarındaki artışın enflasyon oranının altında olduğunu dile getiren Gürer, "Böyle giderse nişasta bazlı şurup ve tatlandırıcılara yol açılıp insan sağlığı açısından eleştiri noktasında olan tatlandırıcıların tüketimi daha da yükselecek. Şeker pancarı üreticisinin sayısı daha da düşecek. Bu tür düzenlemelerde üreticinin korunması gerekir. Ama öyle yapılmıyor. Gerek çeltik üreticisine gerek şeker pancarı üreticisine verilen fiyatlar enflasyonun altında, geçen yılki fiyatlara göre de eğer enflasyon üzerinden bakarsak daha geride fiyatlar oldu. Keza incirde de şu anda sorun, sıkıntı var. İşin ilginci Türkiye fındığı, üzümü, inciri, narenciyeyi, zeytini, domatesi yurt dışına ihracat yapan da bir ülke. Bu fiyatların düşük olması üreticinin önümüzdeki yıl bu ürünleri üretmesinde sıkıntı yaratacak" diye konuştu. Gürer, şöyle devam etti:
"Böyle olunca da fiyatların düşmesi, girdi maliyetlerinin artması üretici için önemli bir sıkıntı. Fındık üreticisinin beklentisi 370 lira civarında bir fiyattı. 200 lira civarında, 250 lira civarında bir fiyatla alıma girildi. Fındık üreticisi de isyanda. Bu anlamda limon dalda 5 lira, şu anda marketlerde 50 lira civarında satılıyor. Yani ürünler üreticideyken para kazanılmıyor. Üretici mağdur durumda; ilacı, gübresi, tohumu, elektriği, mazotu sürekli artış gösteriyor. İşçiliği, tarla kirası artıyor. Ama üreticiden ürün çıktıktan sonra fiyatla artış başlıyor. Oradan da daha yüksek fiyatla ürün gidiyor. Böyle olunca da üreten kazanamıyor, tüketen pahalı ürün alıyor. Aracılar ve ithalatçılar kazanıyor.
"ÇİFTÇİ NE YAPACAĞINI ŞAŞIRIYOR"
Türkiye'nin bu yıl uyguladığı kamunun alım fiyatları yeni ithalatlara önümüzdeki yıllarda daha çok kapı aralayacağı görülüyor. Onun için bu fiyatların yeniden değerlendirilmesi gerekiyor ama orada da şöyle bir sorun var. Nohutta, mercimekte yaşandı. Üreticideyken fiyat düşük tutuldu, tüccarın eline geçti. Çünkü üretici çiftçi elindeki ürünü satıp bir an önce borcunu ödemek istiyor. Orada fiyat artışları da beraberinde geldi. Şu anda buğdayda da benzer bir artış görülüyor. Esas olan üreticinin ürettiği ürünün değer bulması. Bir yıl önceden hangi bölgede hangi ürün yetişecek, buradan ne kadar verim alır, rekolte ne olur, bunun fiyatı ne olması gerekir; planlanarak belirlenirse ve denirse ki üreticiye 'Ben senin ürününü şu fiyata alacağım', o zaman o da tercihini ona göre belirler. Ama ürün oluyor, hasat dönemi geliyor, yine açıklanmıyor alım fiyatı; ardından açıklanan alım fiyatı girdi maliyetlerinin altında olunca çiftçi ne yapacağını şaşırıyor. Borcunu ödeyemiyor, icra kapıya dayanıyor ve farklı bölgelerde üreticiler traktörlerine binip tepkilerini gösteriyorlar. Birden çok ilde eylem yaptılar. Ama buna rağmen alım fiyatları enflasyonun altında belirleniyor."
Girdi fiyatlarındaki yükselişi rakamlarla aktaran Gürer, "Çiftçi için girdi maliyeti artı makul bir kâr sağlayamazsak çiftçi refahını sağlayamayız. Çiftçi refahını sağlayamazsak üretim desenindeki değişmelerden dolayı dışa bağımlılığımız artar, sorunlar katlanır ve Türkiye gıda açısından riskli bir sürece yuvarlanır. Bu yıl ürün var, alım fiyatı yok. Girdi maliyeti artıyor, çiftçiye, üreticiye gerekli alım fiyatı verilmiyor. Taban fiyatı uygulaması olmadığı için de bu kez tüccar devreye giriyor. Tüccar daha düşük fiyata, peşin fiyatına ürün alıyor" diye konuştu.
Gürer, alım fiyatlarının bir an önce girdi maliyetleri dikkate alınarak makul kâr ile belirlenmesi gerektiğini söyledi.