(İZMİR) - CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, eğitim maliyetlerinin arttığını, okullarda güvenlik ve hijyen sorunları yaşandığını belirterek, "Okul binaları yapan, o binalardaki öğrencilerin güvenliğini sağlayamayan, temizliğini sağlayamayan, öğrencinin besinini sağlayamayan bir eğitim sistemi eğitim sistemi değildir" dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, yeni eğitim-öğretim yılına ilişkin partisinin İzmir İl Başkanlığında basın toplantısı düzenledi. Gümrükçü, eğitim sistemindeki değişiklikler, okul güvenliği, hijyen, eğitim maliyetleri ve öğretmenlerin çalışma koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Gümrükçü, "Adalet ve Kalkınma Partisi'nin iyi yaptığı birçok şeyi sıralayabiliriz. Biz her ne kadar muhalefet olsak da bu ülkenin 25 yıllık iktidarında olumluya giden bazı noktalar var elbette ki. Ama en kötü olduğu nokta nedir derseniz, o da bugünkü durum itibariyle eğitim sistemidir. Kurulduğu günden bugüne, iktidara geldiği günden bugüne neredeyse her iki senede bir Millî Eğitim Bakanı'nın değiştiği, sürekli liseye giriş sınavlarının, üniversiteye giriş sınavlarının değiştiği, eğitimin düzenli bir noktadan uzaklaştığı, millî içeriğinin zayıfladığı, başta andımızın kaldırılması ve sonraki süreçlerle bugün geldiğimiz noktada da adeta bir yapboz tahtasına dönüşmüş durumda bir eğitim sistemiyle karşı karşıyayız" ifadelerini kullandı.
BİR OKUL ÇANTASININ MALİYETİ 2 BİN 500 LİRA
“Bugün geldiğimiz noktada belki amaçları ülkeyi cahilleştirip daha kolay yönetilebilir bir ülke yaratmaktı, bu millî eğitimin. Fakat artık teknolojinin, yapay zekânın, bilimsel devrimin, dünyanın uzay çağına geçtiği bir günde Türkiye'nin millî güvenlik sorununa dönüşebilecek tehlikededir eğitim sisteminin içeriği” diyen Gümrükçü, “Çünkü eğitim hem içeriksizleştirilmiştir hem çocukların sağlığını tehdit eder bir hijyen problemine dönüşmüştür. Geçtiğimiz yıl ve bu yıl yaşanan olaylarla, en son Turgutlu'da güvenliğin dahi tehlikeye girdiği bir noktadadır. Bugün veliler çocuklarını okula yollayabilecek parayı bulabilirlerse eğer, çocukların okuldan hastalık kapmayacağının garantisi yoktur. Çocuklarının can güvenliğinin tehlikede olmadığıyla ilgili maalesef bu devlet bir güvence veremeyecek noktaya gelmiştir. ‘İtibardan tasarruf edilmez.’ diyenler, tasarrufu öğrencilerin güvenliğinden yapar hale gelmişlerdir. Kürsüden nutuk çekmek kolaydır ama bu nutuğu çekenler tuvaletlere sabun koyamayacak noktadadırlar” diye konuştu.
Gümrükçü elinde tuttuğu okul çantasını göstererek, “Bu çanta tek başına 2 bin 500 liraya dolmaktadır. Ortalama bir öğrencinin sırt çantası 2 bin 500 liraya dolmaktadır. Fakat eğitimin masrafları keşke sırt çantası ile bitebilir bir noktada olmalıdır. Kreşin 30-40 bin lira olduğu, ilkokulun ders kitapları, kurslar, etütler hariç yıllık yüz bin liralara ulaştığı, bir öğrencinin ilkokuldan üniversiteye kadar mezuniyetinin bugünkü parayla on milyon liraya ulaştığı bir eğitim problemiyle karşı karşıyayız. Eskiden eğitim Türkiye Cumhuriyeti'nin en büyük özelliğiydi. Mustafa Kemal Atatürk parasız eğitimi, laik, bilimsel, çağdaş eğitimi Türkiye'ye getirdi. Yakın bütün ülkelerden insanlar ücretsiz eğitim alabilmek için dünyadaki ilk örneklerinden biriydi Türkiye. Türkiye'ye okumaya geliyorlardı. Bu sayede okumuş ve profesör düzeyine ulaşmış birçok bilim insanı da mevcut” dedi.
KÖY ENSTİTÜLERİ VURGUSU
Gümrükçü, şunları kaydetti:
"Bizim Türkiye Cumhuriyeti'nin geçmişinden alacağımız derslerle, köy enstitüleri gibi pratiğe dayalı eğitimin güncel metotlarını yeniden kurmamız şarttır. Öğrenci okuyarak öğrenmez, öğrenci pratikle çalışarak sahada öğrendiğini hazmederse o zaman geleceğe daha faydalı bir bilgi edinmiş olur. Çünkü bilgi kullanılmazsa hiçbir şey ifade etmez. Bugün geldiğimiz noktada dünya bilişim devrimini, yapay zekâyı konuşuyor ama bizim geldiğimiz eğitim düzeyi daha bu noktalara ulaşmış değil. Geleceği yakalayamayan, çoğu yakalayamayan bir eğitim sistemiyle, bir millî eğitim sistemiyle karşı karşıyayız. Öğretmenin her gün zayıflatıldığı bir sistemde, öğretmenin güçsüz olduğu bir sistemde, öğretmenin tırnak içerisinde söylüyorum, bilinçsiz olduğu bir sistemde gençlerin eğitiminden, çocukların eğitiminden, eğitimin kalitesinden, kalite başarısından söz etmemiz mümkün değildir. Öğretmeni güçlendirmezsek eğitimi güçlendiremeyiz. Bizim ihtiyacımız halkçı, parasız, çağın ihtiyaçlarına odaklanmış, istihdamla buluşabilecek noktada ülkenin gelecekteki kadrolarını yetiştirebilecek bir eğitim anlayışının oluşturulmasıdır.
Biz CHP olarak böyle bir eğitim sistemini kurmaya talibiz. Geçmişten aldığımız güç, dünyanın değişik ülkelerinde incelediğimiz eğitim sistemleri, Atatürk'ten miras aldığımız eğitim devrimi ve CHP'nin kadroları bunu yapabilecek güçtedir. Biz Türkiye'nin eğitim sistemini düzeltebilmek için bütün halkımızdan yetki talep ediyoruz. Çünkü eğitim gerçekten pahalı olmuştur. Biz parasız yapmak istiyoruz. Pahalı eğitim istemiyoruz. Okul binaları yapan, o binalardaki öğrencilerin güvenliğini sağlayamayan, temizliğini sağlayamayan, öğrencinin besinini sağlayamayan bir eğitim sistemi eğitim sistemi değildir. Öğretmenin ay sonunu düşünerek yaşadığı bir eğitim sistemi eğitim sistemi değildir. Çocukların okula giderken ailelerinin can güvenliğinden endişe duyduğu bir eğitim sistemi eğitim sistemi değildir. Bunun tamamen değişmesi gerekir. Bu yüzden halkımızdan Cumhuriyet Halk Partisi olarak yetki istiyoruz.”
EĞİTİMİN MALİYETİ 10 MİLYON LİRA
CHP İzmir İl Eğitim Sekreteri Ruhisu Can Alp, "İlkokul seviyesinde yıllık bir özel ders maliyetinin 27 bin liralardan başlayıp 54 bin liraya geldiğini görüyoruz. Ortaokul seviyesinde 36 bin liralardan başlayıp 90 bin liraya kadar çıktığını ve lise seviyesinde bunun daha da katlanarak 45 bin liralardan başlayıp 160 bin liraya kadar ulaştığını görüyoruz. Gerçek değerler bunun çok daha üzerinde. Ve buna ek olarak üniversite çağına geldiğinde öğrencinin bir dershane ihtiyacı doğuyor. Bu dershane ihtiyacını bir ailenin karşılayabilmesi için en az 40 bin liradan başlayarak 120 bin liraya kadar çıkan bir maliyeti üstlenmesi gerekiyor. Bunun yanına yan ihtiyaçlardan hiç bahsetmiyorum bile. Ev interneti, bilgisayar ve diğer donanımsal açıdan ortaya çıkan ihtiyaçları karşılamak için maliyetler eklendiğinde bu maliyetler 320 bin liraya kadar bulabiliyor. Az önce Utku Başkanımızın belirttiği üzere ilkokuldan başlayarak üniversiteye kadar ortaya çıkan bu maliyeti üst üste koyduğumuzda 10 milyon lira rakamı hiç de şaka değil. Maalesef Türkiye'nin acı bir gerçeği" dedi.
GÜMRÜKÇÜ’DEN ONUR EMRAH YILDIZ’IN AK PARTİ’YE GEÇECEĞİ İDDİALARINA YANIT
Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Gümrükçü, Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız’ın AK Parti’ye geçeceği yönündeki iddialara ilişkin değerlendirmede bulundu. Gümrükçü, “Maçın ortasında takım değiştirmek, maçın yarısını Galatasaray'la, ikinci yarısını Fenerbahçe'yle oynamak doğru bir yöntem değil. Fakat bunu kanunen bağlayan bir nokta yok. Halef selef noktasında konuşmak bugün için erken. Böyle bir karar alır mı bilmiyorum. Ama böyle bir kararın ilk sorulacağı, bana göre yapay zekâdır. Yani önce yapay zekâya sormak lazım, geçer mi, geçmez mi, geçerse ne olur diye. Sonra referanslarına sormak lazım. Ne diyordu referanslarından bir tanesi Cumartesi günü, onu görünce milletvekillerinin bacakları titriyormuş. Kendi lideriyle ilgili öyle söyledi. Adalet ve Kalkınma Partisi'ne geçen arkadaşlar titriyor mu, titremiyor mu? Bir Murat Bakan'a sorun bence. Bir numaralı referansı olarak konuyu” ifadelerini kullandı.
“İZMİR CHP’DİR, CHP KALACAK”
AK Parti ve YENİ Parti tarafından İzmir'de yüzde 40 civarında oy oranına sahip oldukları yönündeki açıklamalara yanıt veren Gümrükçü, “Biz anketi sahada yapıyoruz, sokakta yapıyoruz. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin oyu 20 yıldır yüzde 30-40 bandında İzmir'de. Yani söyleyen çok yanlış bir şey söylememiş. Ama diğer arkadaşlar hayatında seçime girmemiş. Seçime girebilecekleri belli olmayan, adı belli olmayan, sandık kurulup da bir şeyi kazanmamış arkadaşlar. Biraz herhâlde havadan sudan konuşmuş durumdalar. Onlara da cevabı İzmir halkı verecektir. Bizim temel sloganımız İzmir CHP'dir, CHP kalacak. Bunu da ilk seçimde göreceksiniz” dedi.